Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Ulemâ-i Sû’un (Kötü âlimlerin) Alâmetleri

Posted by Site - Yönetici Şubat 7, 2014

dinlerarasi-diyalog

Ulemâ-i Sû’un (Kötü âlimlerin) Alâmetleri

(Dininden taviz veren bu kötü âlimlerin vasıfları şunlardır:)
1 – Dünyaya düşkündürler,
2- Müdâhene ederler.
3- Yağcılık yaparlar,
4- Maddî çıkar, makam, mevki ve şöhret için yaltaklanırlar.
5- Mala meylederler.
6- Makama düşkündürler.
7- Riyaseti severler.
8– Kabulü (halkın nezdinde saygı görmeyi) severler.
9- Bütün bunlar için sürekli dinî hükümlerden taviz verirler. (Bazılarının kötü emelleri doğrultusunda yanlış fetvalar verirler…)
10– Kötü âlimler, dini dünya karşılığında satarlar…

Ey ehli takva, peygamberlerin varisleri ve hakkın talipleri (hakikatin talebeleri) olan âlimler topluluğu! Kötü âlimler, istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız! Sizi kıskandıkları için, insanların içinden (özellikle) sizin hak yoldan sapıtmanızı istiyorlar.
1 – Sizin dalâlete düşmenizi istiyorlar.
2- Sizin değerinizi inkâr ediyorlar.
3- Sizi kınıyorlar.
4- Size eziyet ediyorlar.
5- Size (güya) nasihat ve muhabbetlerini izhâr etmekle size eziyet ediyorlar.

Ulemâ-i sû’un (kötü âlimlerin) sizi hak yoldan ayırmak ve da-lâlete düşürmek için yapmış oldukları nasihat ve öğütlerini asla dinlemeyin.
Onlar, Allah’ın gayrisini teşvik ederek ve Allah’tan gayrisinin hukukuna riâyet ederek; sizi o yoldan (hak yoldan) ayırıyorlar. Onlar, Allah’a varmaktan size mani oluyorlar.
Allâhü Teâlâ hazretlerinin emirlerine itaat edin; onların em-rettikleri şeyde, kötü âlimlerin sesine kulak vermeyin…

Âlimlerin Sapıtma sebepleri

Kötü âlimlerin en çok sapıtma sebebi, onların halkın elinde bulunanlara (maddî imkânlara) tama” etmeleridir. Dünyalık sev-dasına kapılan kötü âlimler, (maddî imkânlara sahip olan kişilere) müdâhene (yağcılık) yapmaktadırlar. Ve böylece (o kişilerin istek ve arzularının doğrultusunda, dinî hükümleri değiştirerek) sapıtmaktadırlar.
Âlimlerden müdâhene (yağcılık ve yaltaklanmanın) giderilmesinin yolu ve çâresi, (müdâhenin sebebi olan) tama’ kesmektir. (Âlimleri, yağcılıktan ve dolayısıyla sapıtmaktan korumanın ana sebebi onları tok gözlü bir kültürle yetiştirmek ve onların halka muhtaç olmaktan korumakla olur…)

“Ulemâ-i Sû (Kötü Âlimler) hakkında İmam Rabbânî (k.s.) hazretlerinden bir mektûb:
Otuz üçüncü mektûb. Lahor’lu Hacı Molla Muhammed’e gönderilmiştir. Dünya muhabbetinin esiri olan Ulemâ-i Sû (kötü âlimlerin) kınanmasının beyânı ve dünyadan yüz çeviren zâhid olan alimlerin medhi (övgüsü) hakkındadır: -“Muhakkak ki âlimlerden dünya muhabbeti ve onun (dünyanın) içindekilerine olan rağbetleri, âlimlerin güzel yüzlerinin üzerine bir lekedir. Her ne kadar kendilerinden mahlukatlar için faideler hasıl olsa da; lakin onların İlimleri kendileri hakkında faydalı (menfaatli) olmaz. Her ne kadar şeriatın te’yidi ve milletin (dinin) takviyesi, kendilerinin üzerine terettüp etmiş ise de; lâkin bunun üzerine itibâr edilmez. Zira muhakkak ki te’yîd ve takviye bazen fucûr ehlinden ve futûr erbabından da hâsıl olur. Nitekim, Peygamberlerin efendisi “aleyhi ve alâ âlihissalevâtü vetteslîmât” hazretleri, fâcir kişinin te’yidinden haber verdi. Ve bu cihetinden buyurdular:
-“Şüphesiz Allâhü Teâlâ hazretleri, bu dini fâcir bir adamla da te’yîd eder (destekler).” (Sahih-i Buhâri: 2834, Sahih-i Müslim: 262.)

Onlar (kötü âlimler), “Faris Taşı” gibidirler. Şu cihetle ki kendisine (bakırdan) pürüzsüz bir şey ve demir yapıştığında (dokunduğu)nda; altın olur. Kendisi (yine) taş olarak kalır.
(Kötü âlimler,) çakmak taşında ve ağaçta tutuşturulmuş ateş gibidirler. Kendisinden âleme birçok menfaat (ve faydalar) hasıl olur; lakin hiçbir nasibi yoktur, taş ve ağaç için, bu kendi bâtınlarında (içlerinde) tutuşturulan ateşten… (Lakin kendi içlerinde tutuşturulan bu ateşten taş ve ağacın hiçbir nasîbi ve menfaati yoktur.) Belki (hatta) derim ki, bu ilim kendileri hakkında zararlıdır. Çünkü bu ilim sebebiyle kendilerinin aleyhinde hüccet (delil) tamam oldu. Nebiy (s.a.v.) hazretleri buyurdukları gibi:
-“Muhakkak ki kıyamet günü azab cihetinden insanların en şiddetlisi, Allâhü Teâlâ hazretlerinin ilmi kendisine menfaat vermediği âlimdir.” “Kenzül’l-Ummâl: 29099,

İlmi Dünyaya Vesile Kılmak
ilim nasıl zararlı olmaz?
O ilim ki, Allâhü Teâlâ hazretlerinin katında bütün eşyanın en azizi, mevcudatın en şereflisidir…
Kötü âlimler, (Allâhü Teâlâ hazretlerinin katında çok değerli ve çok şerefli olan) o ilmi, çok değersiz (ve alçak) dünyanın malını toplamak için vesile kıldılar;
1- Maldan.
2- Makamdan
3- Veahbab’dan…
Halbuki, muhakkak dünya, Allâhü Teâlâ hazretlerinin katında çok zelil, hakir ve Allâhü Teâlâ’nın yanında mahlûkatın en buğzedilenidir. Allâhü Teâlâ hazretlerinin katında, zelil olanı aziz etmek veya aziz olanı zelil etmek son derece çirkin (ve gayet büyük bir kabahattir.) Hatta belki bu (ilmi dünyanın mal, makam ve dostluklarına vesile kılmaları) hakikatte. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Hak Subhânehû ve Teâlâ hazretlerine karşı gelmektir.

Tedris ve Fetvanın Faydalı Olmasının Şartları
Tedris (ders vermek) ve fetva işleri, (şu şartları taşıdıkları zaman) ancak faydalı o-lurlar.
1- Allâhü Teâlâ hazretlerinin rızâsı için oldukları zaman,
2- Ve;
a) Makam sevgisi,
b) Riyaset (baş olma sevdası),
c) Malın hâsıl olma tama’ı,
d) Ve yükselmek,
Bu şaibelerden hâli olduğu zaman (ders okutmak ve fetva vermek) faydalı olur. Tedris (ders okutmak) ve İftâ (fetva) vermenin bu zikredilenlerden (makam, riyaset, mal ve yükselmek gibi dünyevî çıkarlardan) arındığının alâmeti;
1- Dünyaya zâhid olmak,
2– Ona rağbet etmenin olmamasıdır. Bu belâlara mübtelâ olan bu âlimler.
1– Onlar esirdirler; dünya sevgisinin esirleridir…
2- Onlar, dünyâ âlimleridir,
3- Onlar, ulemâ-i sû (kötü âlimlerdirler.
4– İnsanların en şerlileridir.
5– Din hırsızlarıdır.

Onlar, kendilerinin (Müslümanların) din işlerinde (kendisine tabi olduğu) önder olduklarını görür (ve itikâd eder)ler.
(Onlar) kendilerini mahlûkatın en faziletlisi olduğunu zannedeler. (Onlar:)
Ve sanacaklar ki bir şey yapıyorlar. İşte onlar hep o yalancılardır! Şeytan üzerlerine istila etmiştir de kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. Onlar şeytan hizbi, (şeytan taraftan) dırlar. Uyanık ol ki şeytan’m hizbi hep hüsrana düşenlerdir!.” (El-Mücâdele: 58/18-19.)

Büyüklerden biri şeytanı, azdırmak ve sapıtmaktan gönlü (ve aklı) boş (bir halde) otururken gördü. Ona dertsiz (ve tasasız bir şekilde) oturuşunun sırrını sordu. Leîn (şeytan) dedi:
-“Muhakkak ki kötü âlimler, bu zamanda bana gerçekten İşlerimde büyük bir yardım ile yardımcı oldular. Ve benim için idlâl (halkı sapıtmayı) üstlendiler ve hatta beni (bütün mühim işleri başkaları tarafından görülen) dertsiz (ve kalbinde iş tasası ve elinde işi olmayan biri) kıldılar. Hakikaten, bu zamanda;
1- Şeriat işlerinde vaki olan her zayıflık (halkın dinden soğuması)
2- Ve bitkinlik:
3– İnancı yaymak (Ehl-i sünnet itikadını).
4- Ve dini takviye etmekte zahir olan her fütur (gevşeklik); ancak kötü âlimlerin işlerinden (fiillerinin neticesi) ve niyetlerinin bozuk olmasındandır.

Âhiret Âlimleri
Evet! Eğer âlimler:
1 – Dünyadan yüz çevirir (dünyaya rağbet etmez),
2– Hür kişiler olup;
a) Makam,
b) Riyaset (baş olmak),
c) Mala tama’,
d) Yükselmek (ve şöhret) sevgisinin esaretinden hürriyete kavuştuklarında; işte o takdirde; âhiret âlimlerinden olur,

Âhiret Âlimlerinin Faziletleri:
1- Peygamberlerin (a.s.v.) varisleri olurlar.
2- Onlar mahlûkatın en faziletlisidirler.
3- Onlar; kıyamet günü mürekkebleri. Allah yolunda şehid olanların kanlarıyla tartılır; ve onların mürekkebleri, tercih edilenlerdir.

(imam Rabbânî hazretlerinin bu güzel ifâdesi şu hadis-i şerifin mealidir:
Kıyamet günü, âlimlerin mürekkebi şehidlerin kanı ile tartılır. Âlimlerin mürekkebi şehidlerin kanı üzerine tercih edilir yani ağır gelir. Keşfül-Hafâ: 2276)
4- Onlar: “Âlimin uykusu ibâdettir.” (Keşfül-Hafâ: 2865) haklarında tahakkuk edilenlerdir.

Âhiret Âlimlerini Yükselten Hususiyetleri
1- Onlar, âhiretin güzellikleri ve göz alıcı nimetleri nazarlarında güzel olanlardır. ‘..
2- (Onlar nazarlarında) dünyanın çirkinliği ve şenaati zahir olanlardır.
3- Onlar âhirete beka nazarıyla baktılar.
4- Dünyayı nazil olmak (bitip tükenme) ve fânî olmak (sona ermek) mührüyle damgalanmış gördüler.
5- Hiç kuşkusuz (âhiret âlimleri) fânî’den kaçtılar, bâkî’ye ve âhiretin azametini (büyüklüğünü) müşahede etmeye yöneldiler. O sadece Celâl-i Lâ yezâli müşahede etmenin meyvesi (ve neticesidir.
Dünyayı zelil (küçük) ve içindekilerin! hakir (ve değersiz) görmek; âhiretin azametini müşahede etmenin gereklerindendir. Dünya ve Âhiret Birbirlerinin Kumaşıdır
Çünkü;
Dünya ve âhiret birbirlerinin kumaşıdır. Onlardan birini razı ettiğin zaman; diğerini kızdırırsın!” (Keşfü’l-Hafâ: 1310 hadisi şerifinin mealidir)

Eğer dünya aziz (değerli) olursa, âhiret hakir olur. Dünya hakîr olursa; âhiret aziz olur. Bu iki işi bir araya toplamak “cem’ul-ezdâd” (zıtların toplanması) kâbilindendir.
Ne güzel olurdu! Din ve dünya eğer içtimâ etselerdi (toplansalardı bir kişide)!

Evet! Gerçekten nefislerinin esaretinden ve tabiatlarının iktizâsından tamamen kurtulan, meşâyihten bir cemaat, hakkânî niyet sebebiyle dünya ehlinin suretini tercih ettiler. Sen onları zahirde dünyaya rağbet ediciler olarak görürsün. Lakin hakikatte asla onların (dünyaya) bir alâkaları yoktur. Belki onlar, hepsinden feragat ediciler ve onlar cemisinden halâs buldular.
Nice erler ki alıkoymaz; ne ticaret, ne bey’i kendilerini zikrullah’tan...” (en-Nur: 24/37)
Onlara mani olmaz, alış veriş Allâhı zikretmekten… Onlar bu işlerin (zikrin)
kendisiyle taalluk ettiklerinde gayri bir şeye taalluk etmezler.
Hace Bahâüddin en-Nakşıbend (k.s.) hazretleri buyurdular:
-“Minâ’nın çarşısında bir tüccar gördüm. Takriben elli bin dinarlık ticâret yaptığı halde kalbi bir lahza bile Hak Teâlâ ve Subhânehû ve Teâlâ Hazretlerinin zikrinden gafil olmadı.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/188-191.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: