Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 19 Oca 2014

Mürşid-i Kâmil

Posted by Site - Yönetici Ocak 19, 2014

mursid-i-kamilsuleyman-efendi-hazretleri

Mürşid-i Kâmil

Şeyh Hüseynî (k.s.) buyurdular:
Tarikatta rehberin bilgin ve âlim olsun.
Şundan ki yol sarp ve uzaktır…
Yol kesen eşkıya (şeytan ve nefs-i emare ve sahte şeyhler) pusudadırlar…
O rehber, manâda başı yükseklerde olması lazım; şeriat ve tarikatın her birinden…
Rehber (mürşid) usûl, fürû, cüz ve küllü bilmiş olmalıdır. O kandildeki nur ve ışık olmalı ve etrafına ilim ve şeriat yaymalıdır.
Onun zahiri Allah rızâsı için kesbî ilim ile donatılmış olmalı; bâtını ise Mustafa (s.a.v.) hazretlerinin mirasından aldığı marifetle donatılmış olmalı… Her kim ki inayet elinden tutarsa, bir gün önce rehberinin eteğine yapışsın. Her kim bu zindanda (dünyada) kendi görüşüne kapılırsa, yıllar onu çekemez. Kalbi selîm olmak zor iştir. Tâ ki işitesin, dinleyesin, öğüt alasın! işin öğüt almak olmalıdır…

Mürşid-i Kâmilin Eteğine Yapış

Sâlik (seyr-ü sulûk’a giren) kişiye düşün vazife, mürşid-i kâmilin eteğine yapışmaktır. Ve kendisi sebebiyle tevhit ilmi üzerine vukufu sabit kılmaya teşebbüs etmektir.
Sonra nefsinden fena etmek (geçmektir. Çünkü mücerret fena, halin hakikati ile tahakkuk hâsıl olmadıkça kurtarmaz. Bundan dolayı Efendimiz (s.a.v.) hazretleri;
-“İnsanların en şerlisi, üzerine kıyamet koptuğu halde, kendisi diri olandır.”
Yani tevhit ilmi üzerine tevakkuf etti. Nefsi fena ile ölmedi, tâ ki Allâhü Teâlâ hazretleriyle dirilsin!
Bu takdirde eşyada ibâhe iddia etmesi ve söylemesiyle o zındıktır.
Allâhü Teâla hazretleri bizleri ve sizleri isyanlardan ve fuhuşlardan korusun! Âmin!

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/229-230.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Dünya Ehlinin İbâdeti Ve İbâdetin Tadı

Posted by Site - Yönetici Ocak 19, 2014

9-vahsi-r-a-m-musluman-olusuana-babaya-hutmetana-baba-hakki-copy-jpgss

Dünya Ehlinin İbâdeti Ve İbâdetin Tadı

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Dünya ehlinin hâli, suda yürüyenin hâli gibidir. Suyun içinde yürüyen kişi, ayaklarının ıslanmamasına gücü yetebilir mi?
Bu hadis-i şeriften, bedenleriyle dünya nimetlerine dalıp, kalblerinin dünyadan temiz olduğunu ve bâtınlarının (iç dünyalarının) dünyevî alâkalardan kesik ve uzak oluduğunu iddia ve zannedenlerin cehaleti bilinmekte (ve tarif edilmekte)dir.
Bu (düşünce) şeytanın hilesidir. Belki onlar, oldukları hâl’den çıkarılmış olsalar; ondan ayrılmaktan büyük acılar hissedeceklerdir.
Suda yürümek nasıl ki, ıslanmayı gerektiyor ve en azından ayakların ıslanmasından kaçınmak muhal ve imkansız ise; dünyaya sarılmak ve yapışmak da alâka ve kalbte zulmeti gerektirir.
Kalbin dünya ile beraber alâka duyması, ibâdetin halâvetine (tadını ve zevkini almaya) mânidir.

İbâdetin Tadı

Şeyh Ebû Abdullah Kureşî (k.s.) buyurdular:
-“Bâzı insanlar, salihlerden bir adama şikâyette bulundular. İyilik yaptığı halde kalbinde ibâdetin halâveti ve zevkini bulamadığını beyan ettiler!” O büyük zât:
-“Senin yanında şeytanın kızı var! Senin kalbindedir! O (şeytanın kızı) dünyadır! Babanın, elbette evinde kızını ziyaret etmesi gerekir. Onun evi de senin kalbindir. Şeytanın oraya girmesi ise ancak fesat ve bozgunculuk meydana getirir!

Allâhü Teâlâ buyurdu:
-“Ey Dâvûd! Eğer sen beni seviyorsan, kalbinden dünya sevgisini çıkart! Çünkü benim sevgimle dünyanın sevgisi bir kalbde ebediyyen toplanmazlar!

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/241-243

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İbadet | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: