Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for Ocak 2014

Kadınlara Vasiyet

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2014

11-kadinlara-vasiyetyeminin-cesitleri

Kadınlara Vasiyet

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, Hazret-i Âişe (r.a.) annemize hitaben (onun şahsında bütün kadınlara) şöyle buyurdular:

-“Ey Âişe! Her hangi bir kadın diliyle kocasına eziyet eder (ve onu incitirse), mutlaka Allâhü Teâlâ hazretleri de kıyamet gününde onun dilini yetmiş zira` uzatır ve boynunun arkasına dolandırıp bağlar.

Ey Âişe! Herhangi bir kadın, Rabbi için namaz kılar (namazdan sonra) kendi için dua ettikten sonra kocasına dua ederse; onun namazı yüzüne çarpılır, tâ ki önce kocasına sonra da kendisine dua edinceye kadar…

Ey Âişe! Herhangi bir kadın ölüsüne üç günden fazla ağlarsa, Allâhü Teâlâ hazretleri, onun amellerini mahvedip siler…

Ey Âişe! Herhangi bir kadın, ölünün üzerine ağıt yakıp sesli ağlarsa. Allâhü Teâlâ hazretleri kıyamet gününde o kadının dilini yetmiş zira uzatır ve kadını kendisine tabi olan diğer kadınlarla beraber cehenneme sevk eder.

Ey Âişe! Herhangi bir kadının başına bir musîbet gelir de, yüzünü tokatlar, elbisesini parçalarsa cehennem ateşinde, Lût Aleyhisselâm’ın ve Nûh Aleyhisselâm’ın (kâfir olan) hanımları ile beraber olur. Ve bu kadın, kıyamet gününde bütün hayırlardan ve şefaat edicilerin şefaatından ümitsiz olur.

Ey Âişe! Herhangi bir kadın (ağlamak, feryat ve figân etmek için ya da mezarlarla böbürlenmek için) mezarlıkları ziyaret ederse mutlaka Allâhü Teâlâ hazretleri ona lanet eder. Yaş ve kuru olan her şey ona lanet okur; ta ki o kadın evine dönünceye kadar lanet onun üzerine yağar. Mezarlıkları ziyaret edip orada ağlayan kadın, ertesi gün aynı saate kadar, Allah’ın gazabında, hiddet ve kızmasında olur. Ve eğer o vakit içerisinde Ölürse bu kadın cehennem ateşindedir.

Ey Âişe! Çalış! Çalış! Sonra mücâhede et (yine çalış)! Çünkü siz kadınlar(ın içinden), Yusuf Aleyhisselâm’ın sahibeleri, Davud Aleyhisselâm’ın fitneleri, Adem Aleyhisselâm’ın cennetten çıkaranları, Nuh ve Lut Aleyhisselâm’ın (nikâhı altında oldukları halde o yüce Peygamberlere inanmayıp onlara) isyan edenleri, oldular!

Ey Âişe! Cebrail Aleyhisselâm, bana kadınlar hakkında o kadar vasiyette bulundu ki, ben kadınları boşamanın haram olacağını zannettim!

Ey Âişe! Kocasının (suçlu bulup haklı olarak) boşadığı her kadının ben hasmı (ve düşmanı) yım!

Ey Âişe! Herhangi bir kadın kocasından hamile kalsa, hamile kaldığı zaman (dan itibaren) mutlaka onun için, gündüzleri oruç tutmuş, geceleri sabaha kadar namaz kılmış, ibâdet etmiş ve Allah yolunda savaşmış gâzînin ecri ve sevabının bir misli vardır.

Ey Âişe! Herhangi bir kadına doğum sancısı gelir, her sancı vuruşunda ve her çocuğunu emzirişinde bir köle azâd etmiş se-vabı verilir.

Ey Âişe! Kadın kocasından mehrini hafifletirse, mutlaka ona mebrûr (tam, mükemmel ve kabul olunmuş) bir hac, makbul bir umre sevabı vardır. O kadının, Eski ,Yeni, Gizli, Aşikâr, Önceki, Sonraki, Hata ile işlediği ve bilerek kasten yapmış olduğu her türlü günahı bağışlanır. Böyle bir kadının ilk ve son, büyük ve küçük bütün günahları affedilir.

Ey Âişe! Bir kadının kocası olur da, kadın da kocası tarafından kendisine gelen eziyetlere sabrederse, bu kadın Allah yolunda kanlara bulanmış ve şehit olmuş gibidir. O kadın, Allâhü Teâlâ hazretlerinin Kur’ân-ı kerimde övmüş olduğu şu kadınlardan olur:
“Bütün müslimler ve müslimeler, Müminler ve mü’mineler, kaanitler ve kaaniteler, sâdıklar ve sâdıkalar, sâbirler ve sâbireler, hâşi’ler ve hâşîalar, mütesaddıklar ve mütesaddıkalar, sâimler ve sâimeler, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çok anan zâkirler ve zâkireler, hep bunlara Allah bir mağfiret ve bir büyük ecir hazırlamıştır!”
Ravzatü’l-ulemâ” isimli kitapta böyledir.

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/122-125.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

ÇARŞI ve PAZARA ÇIKANLAR…

Posted by Site - Yönetici Ocak 30, 2014

carsi-ve-pazara-cikanlarcarsi-duasibazar_of_athens-copy

ÇARŞI ve PAZARA ÇIKANLAR…

Sokaklara ve Pazar yerlerine çıkmak birkaç bölüme ayrılır. Elbette ki bunların, yani iman sahiplerinin pazara çıkmaları dünyaya ve dine dair vazifelerini yerine getirmek için gereklidir. Bunları birkaç kısma ayırmak sureti ile anlatmak yerinde olur.
Bunlardan bir kısmı sokağa çıkar; yalnız şehevî şeylere bakar. Kötü şeylere bağlanır. Onların geçici zevkleri kalbini bozar. Devam ederse helak olur; dinini bırakır. Ahlakı bozulur. Tabiatın verdiği adi zevkleri yapar, bütün fazilet duygularını söndürür. Ancak aradan geçen devrede kötülüğünü sezer, tevbe ederse onu o kötülükten Allah (CC) kurtarır.

Çarşı-Pazar işiyle uğraşanlardan diğer bir kısmı ise gördüğünü görür. Mahvolacağı sırada aklı başına gelir. Dinî inançlarını düşünür, yaptığı işin hatalı olduğunu derhal anlar; nefsiyle mücadele etmeye başlar. Buna bir mücahid payesi verilir. Yaptığı iş dolayısıyle öbür alemin bol mükafatını kazanmaya namzet sayılır. Buna dair bir Hadis-i Şerif vardır. Onda şöyle buyurulur:
– “Bir kimse, kötülük yapamayacak halde iken kötü işlere yanaşmazsa ona bir sevap; yapmaya gücü yettiği halde yapmazsa ona da yetmiş sevap verilir.”
Bu çarşı-pazarlarda dolaşanlardan diğer kimse ise gider, alır, yer, içer. Allah’a (CC) şükreder. Kötülüğe meyil etmez. Hepsini Allah’ın (CC) vermiş olduğu bir nimet olarak kabul eder.
Yine onlardan bir kısmı çarşıya çıkar, gezer; fakat ilahi hikmetlerden gayri bir şey görmez. Sanki gördüğü Allah’ın (CC) nurudur. Ve bundan gayrısına kördür, sağırdır.
Bunun derecesi yüksektir. Bu dereceye erenler, Hak ‘tan gayrisini bilmezler. Söz gelişi buna:
– “Çarşı da bir şey gördün mü?” diye sorarsan şöyle der:
– “Hayır…”
Hakikatte görmüştür. Ama bu gördüğü kalbini sarmamıştır. Ani bir bakışla geçmiştir. Uzun boylu ve kötü arzularla bakmış değildir.
Bu zat, her şeye değeri kadar önem verir. Dışıyla halka bakar, ama kalbi Hakk’tadır (CC).
Bu anlattıklarımızın son kısmına dahil olanların kalbi Allah (CC) sevgisiyle doludur.
Kalbinde yalnız O’nun (CC) sevgisi ve O’nun (CC) yarattıklarının sevgisi vardır.
Çarşıları, pazarları dolaşır; ağzından hikmetler çıkar. Dualar okur, Allah’a (CC) yalvarır. Hamd eder.
Bu, büyük insandır. Buna kulların hamisi denir. Buna arif de denir. Bedel ismi de verilebilir. Zahid, alim ve yeryüzünde Allah’ın (CC) halifesi ismi de kullanılır, îlahî bir elçi adı da takılır… Ne dense yakışır.
Allah (CC) bunlara, bütün iman sahiplerine rahmet ve rızasını ihsan eylesin. Doğru yola Allah (CC) hidayet eder.

Kaynak : Futuhu`l Gayb – Abdulkadir Geylani ( K.s.a.)

 

Posted in Abdülkadir Geylani, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Allâhü Teâlâ Hazretleri, Musa Aleyhisselâm’a Nasihat.

Posted by Site - Yönetici Ocak 29, 2014

Hz musa,Musa aleyhisselam, hazreti musa, musa ve firavun,

Allâhü Teâlâ Hazretleri, Musa Aleyhisselâm’a Nasihat.

Allâhü Teâlâ Hazretleri, Musa Aleyhisselâm’a buyurdu:

– Ey Musa! Muhakkak ki ben Allah’ım, Benden başka ilâh (ma’bûd) yoktur. Yalnız bana ibâdet et! Benim şerik (ve ortağım) yoktur. Kim benim kazama razı olmaz, Benim nimetlerime şükretmez, Benim belâlarıma sabretmez Ve benim verdiğime kanaat etmezse, (kendisine) Benden başka Rab arasın!

-Ey Musa! Eğer bana secde edenler olmasaydı, gökten bir damla su akıtmazdım, yeryüzünde hiçbir ağaç ve yeşillik bitirmez ve yeşertmezdim.

Eğer ihlasla ibâdet edenler olmasaydı, bana karşı gelen münkirlere göz açıp kırpıncaya kadar bile olsa yine mühlet vermezdim.

Benim nimetlerime şükredenler olmasaydı, elbette yağmur damlalarını havada hapsederdim.

-Ey Musa! Tevbe edenler olmasaydı, elbette günahkârları yerin dibine batırırdım! Sâlihler olmasaydı elbette âsi ve günahkârları helak ederdim!”

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/141-142.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Musa, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Anne ve Babaya İhsan Ne Demektir?

Posted by Site - Yönetici Ocak 28, 2014

20ana-duasiannecigim

Anne ve Babaya İhsan Ne Demektir?

Anne ve  babanın hakkı, beşeriyette hakları en büyük olanlardır.
Anne ve babaya ihsan etmek,
1- Onların hizmetlerine koşmak,
2- İşlerini görmek,
3- Sesini onlardan yüksek çıkartmamak,
4- Sözde onlara karşı haşin ve kaba olmamak,
5- Anne ve babanın isteklerinin hâsıl olması için çalışmak,
6- İmkân ve kudreti nisbetinde anne ve babaya infakta bu-lunmaktır.

Yakın Akrabaya İhsan

Yakınlık sahibi olanlar,
1 – Kardeş,
2- Amca,
3- Dayı,
4- Teyze,
5- Hala,
6- Bunların çocukları…
7- Bunların benzerleri gibi…
Bunlara, ihsanda bulunmanın yolları:
1- Sıla-i rahm,
2- Merhamet,
3- Şefkat,
4- Onlardan bir şey istememek,
5- Akrabalarına yük olmamak,
6- Onlara vasiyette bulunmak,
7- Onlara doğru yolu göstermek,
8- Eğer fakir ve muhtaç iseler onlara güzel bir şekilde infakta bulunmak…
9- Ve benzeri şekillerle onlara ihsanda bulunmak gerekir.

Yetim ve Yoksullara İhsan

“Öksüzlere de…”
1 – Yetimler için en uygun ve en elverişli olanı onlara infak etmek,
2- Eğer vâsiy ise onların işlerini idare etmektir.
“Yoksullara da…”
1- Yoksullara iyilik yapmak,
2- Onlara sadakalar vermek,
3- Yoksullara yemek yedirmek,
4- Veya onları güzellikle geri çevirmektir.

Komşulara İhsan

“Ve yakın komşuya da…”
1- Komşulardan en yakın olan,
2- Veya komşulukla beraber neseb yakınlığı olanlar.
3- Ya da komşuluk ile beraber dinî yakınlık olanlar,

Komşu Hakları

Komşu hakkında Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
Muhammed (s.a.v.)’ın nefsi yed-i kudretinde olan Allah’a yemin olsun ki, Allah’ın kendisine rahmet ettiği kişilerden başka hiç kimse komşu hakkını edâ edemez. Onlar da çok azdırlar. Komşu hakkının neler olduğunu biliyor musun? (Sana komşu hakkını bildiren nedir? Komşu hakkı şunlardır:)
1- Fakir düştüğü zaman (onun elinden tutup) onu zengin etmen,
2- Senden borç istediği zaman ona borç vermen.
3- Kendisine bir hayır isabet ettiği zaman, sevincine ortak olman,
4- Kendisine bir şer ve musibet dokunduğu zamanda, ona taziyetlerini bildirmen.
5- Hastalandığı zaman onu ziyaret etmen,
6- Vefat ettiğinde de cenazesine teşyî etmen ve cenazesine katılmandır.”

Komşuların Sınıfları ve Hakları

“Ve uzak komşuya da,”
Uzak komşu veya aralarında akrabalık bağı bulunmayan komşu, demektir.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Komşu, üç kısımdır:
1 – Komşulardan kiminin üç hakkı vardır.
2- Komşulardan kiminin iki hakkı vardır.
3- Komşulardan kiminin de bir hakkı vardır.

Üç hakkı olanlar:

1- Komşuluk hakkı,
2- İslâm hakkı,
3- Akrabalık hakkıdır.

İki hakkı olan komşular:

1- Komşuluk hakkı,
2- İslâm hakkı.

Bir hakkı olan komşu.

Komşuluk hakkı olandır. Bunlar da kitap ehli (gayri müslim olan) komşulardır.”

Arkadaşa İhsan

“Ve arkadaşa da,”
Arkadaş demektir.
1- Talim,
2- Terbiye,
3- Tasarruf,
4- Sanat,
5- Sefer gibi işlerde beraber olunan arkadaşa ihsanda bu-lunmak gerek… Çünkü bu kişi seninle sohbet etti. Sana arkadaş oldu. Senin yanıbaşında oldu. Bu arkadaşlardan kimi, cami ve mescid ve medresede senin yanında oturdu. Meclislerde senin yanında bulundu…Ve bunlardan başka yer ve mekânlarda seninle oldu. Seninle onun arasında çok düşük bir mertebede de olsa yakınlık, sohbet ve itimat doğdu. Senin bu hakka riâyet etmen senin üzerine vâcibtir. Onu unutmamalısın! Ona ihsan ve iyilikte bulunmayı bir ahlak ve prensip haline getirmelisin!
Yolda Kalmışlara İhsan
“Ve yoda kalmışa da
Yolcu, demektir. Yolculuk edip şehrinden ve malından uzak olan kimsedir.

Yolcuya ihsan,
1- Onu barındırman,
2- Ona yedirmen ve içirmendir.

Müsâfîr Hakkı

Veya (yolcu), senin evine gelip Müsâfîr olan, kişi demektir.
Müsâfirin hakkı üç gündür. Bunun üzerine ziyâde kılınan (yani üç günden fazla Misâfir’e yapılan ikram ve ihsan) sadakadır. Onu çikarıncaya kadar onun anında İkâme etmesi (başına dikilip kalması) kendisine helâl olmaz. (Misafiri evden çıkarmaya ve gitmeye zorlamak caiz olmaz…)

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/136-139.

 

Posted in Ana - Baba Hakkı, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Zina Yaptığını Dört Kere İkrar Etti.

Posted by Site - Yönetici Ocak 27, 2014

2hz-ademi-hz-havva-mi-bastan-cikarttiimam-gazali

Zina Yaptığını Dört Kere İkrar Etti.

Yezid bin Nuaym’dan rivayet olundu. Maiz (r.a.), Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine geldi. Zina yaptığını dört kere ikrar etti. (Her defasında Efendimiz s.a.v. hazretleri ondan yüz çevirdi.) 0:
-“Bana Allah’ın kitabını uygula!” dedi.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, onun recmedilmesini emretti. Sonra da Hezzâla:
-“Onu elbisenle örtseydin senin için daha hayırlı olurdu,” dedi.
Bize Muhammed bin Ubeyd hadis etti. Hammed bin Zeyd hadis etti. Yahya bin el-Münker hadis ettiler ki:
-“Hezzâl, Muâz’a, yapmış olduğu zinayı gidip Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine haber vermesini (ve Efendimiz s.a.v. hazretlerinden recmedilmesini İstemesini) emretmişti.” Müsned-i Ahmed’in rivayetinde de Muaz (r.a.) recmedilirken, taşların acısından kaçmak istedi. Ama onu tuttular. Taşladılar. Sonra gelip bu durumu Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine haber verdiklerinde Efendimiz (s.a.v.) hazretleri:
-“Onu keşke bıraksaydınız; belki o tevbe ederdi, Allâhü Teâlâ hazretleri de onun tevbesini kabul ederdi. (Sonra Efendimiz s.a.v. Muaz’ın recmedilmesine ve onun hatasını İzhâr etmesine sebeb olan Hezzâl’a döndü ve ona) -“Ey Hezzâl. onu elbisenle örtmen senin için daha hayırlı olurdu,” buyurdular.

Müsnedi Ahmed: 20887,

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Ebdâl ( Abdal ) Kimlerdir ve Ne Demektir ? Ebdâl’dan Olmak.

Posted by Site - Yönetici Ocak 27, 2014

ummetim-benden-sonra-yetmis-uc-firkaya-ayrilacak-bir-firka-mustesna-digerleri-hep-atestedir

Ebdâl ( Abdal ) Kimlerdir ve Ne Demektir ? Ebdâl’dan Olmak.

İmam Suyûtî (r.h.) hazretleri buyurdular:
-“Eğer sen Ebdâl’dan olmak istersen, ahlakını çocukların bazı huy ve ahlaklarına çevir. Çocuklarda beş güzel ahlak vardır ki;
eğer bu güzel hasletler büyüklerde olmuş olsaydı elbette (Allah’ın) ebdâl kullarından olurlardı.
1- Çocuklar, rızık endişesi çekmez ve rızka ehemiyet vermezler.
2- Çocuklar, hastalandıkları zaman, Haliklarından (Yaratıcılarından) şikâyet etmezler.
3- Yemekleri topluca yerler.
4- Çocuklar, korktuklarında gözleri yaşlarla dolar.
5- Çocuklar birbirleriyle kavga ettiklerinde (aralarına düşmanlık girdiğinde) çok geçmeden hemen sulh edip barışırlar….

Kaynak : “Hüsnü’l-Muhâdara fî Ahvâl-i Mısır ve’l-Kâhire” İmam Suyûtî (r.h.) 

Ebdâl”, Allâhü Teâlâ hazretlerinin ermiş evliya kulları, demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu:
Ubâde bin Sâmit (r.a.)’dan rivayet olundu. Efendimiz {s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Bu ümmetin “Ebdâl”ları otuz kişidirler.
Halilurrahman Hazret-i İbrahim mislidirler.
Her ne zaman onlardan biri vefat etse. Allâhü Teâlâ ve tebârek hazretleri, onun yerine bir başkasını koyar.”

Müsned-i Ahmed: 21689, 

Başka bir hadisi Şerifte yine buyuruldu:

İbnü Ömer (r.a.) hazretlerinden Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular: “Ümmetimin seçkinleri. “beşyüz”Ierdir.
Ebdal kırk kişidir.
Ne beşyüzler eksilir ne de kırklar.
Ebdâl’dan herhangi biri vefat ettiği zaman, Allâh’ü Teâlâ hazretleri, beşyüzlerden birini onların yerine kırkların içine koyar. Beşyüzlerden biri vefat ettiği zamanda o makama layık bir kişi onun yerini alır ve böyle beşyüzler eksilmezler; kırklar da eksilmezler.” Sahabeler:
-“Ya Rasûlellah! Bunların amellerinin ne olduğunu bize delâlet edip anlat!” dediler. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Bunlar (beşyüzler ve kırklar) kendilerine zulmedenleri affederler, kendilerine kötülük edenlere ihsanda bulunup iyilik yaparlar ve Allâhü Teâlâ hazretlerinin kendilerine verdiği nimetleri başkalarıyla paylaşırlar.”

Kenzül-Ummal: 34591:

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Vera Nedir ?

Posted by Site - Yönetici Ocak 27, 2014

duavera-nedir-takva-nedirefendimizin-s-a-v-aglamasi

Vera Nedir ?

Vera’: Haramlardan ve helâl ve haram olduğu bilinmeyen şüpheli şeylerden sakınmak.
Hiçbir şey verâ gibi olamaz.
Dîninizin direği verâdır.
Kıyamet günü Allahü teâlânın huzurunda kıymetli olanlar verâ ve zühd sâhibleri (dünyâya düşkün olmayan la r)dir.
Verâ sahibi olmanın bazı şartlan:
1- Gıybet etmemek,
2- Mü’mine sû-i zân etmemek, kötü bilmemek,
3- Kimse ile alay etmemek,
4- Yabancı kadınlara, kızlara bakmamak,
5- Doğru söylemek,
6- Kendini beğenmemek,
7- Allahü Teâlânın, kendisine yaptığı ihsanları nimetleri düşün¬mek,
8- Malını helâl yere hare edip, haramlara vermemek,
9- Nefsi ve keyfi için, mevkî makam istemeyip, bunları insanlara hizmet yeri bilmek.
10- Beş vakit namazı vaktinde kılmayı birinci vazîfe bilmek,
11- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği îmân ve işleri iyi öğrenip, kendini bunlara uydurmak
12- Zerre kadar verâ sahibi olmak, bin nafile oruç ve namazdan daha hayırlıdır.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Efendimizin (s.a.v.) Ağlaması

Posted by Site - Yönetici Ocak 26, 2014

1peygamberimizin-s-a-v-bir-duasi-efendimizin-s-a-v-aglamasi

Efendimizin (s.a.v.) Ağlaması

Atâ bin Ebî Rebâh (r.h.) buyurdular:

-“Ben İbn-i Ömer (r.a.) ve Ubeydullah b. Ömer ile birlikte Hazret-i Aişe (r.a.) annemizin huzuna çıktım. Kendisine selâm verdim. Hazret-i Âişe (r.a.) annemiz sordu:
-“Kim bunlar?” Ben:
-“Ubeydullah bin Ömer!” dedim. Bunun üzerine, o:
-“Hoş geldinl Ey Ubeydullah bin Ömer. Neden beni ziyaret etmiyorsun?” diye sordu. Ubeydullah’ta:
-“Seyrek ziyaret et ki, sevgin artsın! dedi.
İbni Ömer (r.a.) hazretleri:
-“Bu kadar yeter. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden görmüş olduğun en acâib şeylerden birini bize anlat!” buyurdular.

Bunun üzerine Hazret-i Âişe (r.a.) annemiz ağladı, hem de çok şiddetli bir şekilde ağladı. Sonra Hazret-i Âişe (r.a.) annemiz buyurdular:
-“Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin bütün işleri acâibti. (Onun hangi işi acâib değildi ki?) Bir gece bana geldiler. Yatağıma girdi. Onun cildi benim cildime temas etti. Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri bana buyurdular:
-“Ey Âişe! Bana izin verir misin; Rabbime ibâdet edeyim?” Ben de:
-“Allah’a yemin ederim ki, ben senin ibâdetini de, bana yakın olmanı da seviyorum. Ben sana izin verdim!” dedim.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, ayağa kalktı. Bir kırba su alarak abdest aldı. Sonra namaza durdu. Kıyâm’da iken, Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ağlıyordu. Gözyaşları beline kadar aktı. Sonra secdeye vardı. Ve yer ıslanıncaya kadar ağladı. Namazını bitirince, sağ yanına dayandı. Sağ elini sağ yanağına koyarak tekrar ağladı. Sabah ezanı okuduktan sonra Bilal (r.a.) geldi. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerini, namaza çağırdı. Bilâl (r.a.) Efendimiz (s.a.v.) -hazretlerinin ağladığını görünce sordu:
-“Ey Rasûlüllah (s.a.v.)! Seni ağlatan nedir? Neden ağlıyorsun? Allâhü Teâlâ hazretleri, senin geçmiş ve gelecek bütün zellelerini gerçekten bağışladı!” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Ey Bilâl! Şükreden bir kul olmayayım mı? Neden bunu yapmayayım? Bana şu âyet-i kerimeler nazil oldu:
“Onlar ki, gerek kıyam u kuûdda ve gerek yanlan üzerinde hep Allah’ı zikrederler. Ve göklerin, yerin yaratılışında fıkrederler:
-“Yâ rabbenâ!” Derler: “Bunu sen boşuna yaratmadın, sübhânsın. O halde bizleri o ateş azabından koru.
Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Bu âyet-i kerimeyi okuyup onda tefekkür etmeyene yazıklar olsun!

Kaynak : Ed-DürrüI~Mensûr: c. 2, s. 409, bazı değişik lafızlarla…
İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/350-352.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Aişe ( r.a ), H.z Muhammed ( s.a.v ), Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

AKILLIYA GEREKEN…

Posted by Site - Yönetici Ocak 25, 2014

15-1-copy

AKILLIYA GEREKEN…

İnsan ilk başta nefsine bakmalı; yapılışını incelemeli. Kainatta mevcut olan harikalara göz atmalı. Onları bir bir tetkik etmeli. Bundan sonra Yaradanın (CC) varlığını istidlal eylemeli. Çünkü kainatta bulunan bütün varlıklar Allah’a (CC) götüren birer yoldur. O’nun (CC) kuvvetini, kudretini belirten birer hikmettir.
Güzel iş daima iyi bir ustaya delildir.
Bu manayı daha iyi anlatmak için İbn-i Abbas’ın (RA) bir açıklamasını anlatmak yerinde olur.
Önce bir ayet-i kerime meali:
– “Allah (CC), yeryüzünde olanların hepsini hizmetinize verdi.”
Bu ayetin tefsirinde İbn-i Abbas (RA) şöyle der:
– “Her şeyde Allah’ın (CC) isminden bir tanesi vardır. Ve her şeyin ismi Allah’ın (CC) ismidir. Sen ise, o isim ve sıfatların içindesin. Dışta olanlar onun kudretiyle olur. İç alemde olanlar onun hikmetiyle olur.”
Allah (CC), Zatını sıfatlarla gizlemiştir. Sıfatını da işlerle örtmüştür. İlim, irade ile olur. İrade ise, hareketlerle ortaya çıkar. Sanat, yapanı sakladı. Sanat irade ile belirdi. O (CC) gizliliği içinde saklıdır. Nimetleri yeryüzünde zahirdir. Kudreti açıktır. Hiçbir şey O’na (CC) benzemez. O (CC), görür ve işitir.
İbn-i Abbas (RA) Hz.leri burada marifet sırlarını açıklıyor. Bunları hiçbir yerde görmek mümkün değildir; bu gibi sözlere kolay rastlanılamaz. Bu büyük insana Peygamber (SAV) şöyle dua etmiştir:
– “Ya Rabbi (CC)! Sen onu dinde, fakiri yap, tevil yollarını ona öğret…
Allah (CC), bizi onların hayrına erdirsin; onlar arasında toplasın.Amin.

Kaynak : Futuhu`l Gayb – Abdulkadir Geylani ( K.s.a.)

Posted in Abdülkadir Geylani, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kalble Yapılan Tevbe

Posted by Site - Yönetici Ocak 24, 2014

kalp ile yapilan tevbe,tevbe nedir,nasil tevbe edilir.Allahin rahmeti,magfireti,Allah af eder,

Kalble Yapılan Tevbe

Rivayet olundu:
Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin vefatı anında Cebrail Aleyhisselâm geldi. Ve:
-“Ey Muhammed (s.a.v.)! Rabbin sana selâm ediyor! Ve buyuruyor ki:
-“Kim ölümünden bir Cuma Önce tevbe ederse; ben onun tevbesini kabul ederim!” Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri buyurdular:
-“Bir Cuma çoktur!”
Cebrail Aleyhisselâm gitti. Sonra döndü ve buyurdu:
-“Allâhü Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki:
“Kim ölümünden bir saat önce tevbe ederse, onun tevbesini kabul ederim!”
Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri buyurdular:
-“Bir saat çoktur!”
Cebrail Aleyhisselâm gitti. Sonra döndü. Buyurdu:
-“Allâhü Teâlâ Hazretleri, sana selâm ediyor! Ve buyuruyor ki:
-“Eğer bu saatlik süre çok ise, onun ruhu boğaza gelinceye kadar tevbesini kabul ederim! Eğer diliyle özür dilemek mümkün olmazsa ve (işlemiş olduğu günahlardan dolayı) benden utanır ve kalbiyle pişman olursa, onun bütün günahlarını bağışlarım! Hiç aldırış etmem!

Kaynak : Kenzu’l-Ummâl: 10265,
İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/605-606.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Tevbe, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: