Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 09 Ara 2013

Sahte şeyhler, İnsanın Manevî Hayatını Öldürür.

Posted by Site - Yönetici Aralık 9, 2013

Kur'an-ı Kerim okurken yapılan büyük hata.

Sahte şeyhler, İnsanın Manevî Hayatını Öldürür.

İnsanlar istidadlarına göre mürşid-i kâmillerden istifâde eder. Bu kapı her Müslümana açıktır. Hiç kimesinin tekelinde değildir.
Evliya ve irşâd makamına ermeden kendilerinin veraset yoluyla şeyhlik aldıklarını iddia edenlerden uzak durmak lazım.

İmam Rabbânî Hazretleri sahte şeyhler için şöyle buyurmaktadır: “Ermeyen bir şeyhin çevresinde bulunmak ve onunla sohbet etmek ve ona bağlanmak, zehirli bir kılıç ile yaralanmaktan daha beterdir. Zehirli kılıç insanın maddî hayatını alır, sahte şeyhler, insanın manevî hayatını öldürür, İmam-ı Rabbânî hazretleri, Mektubat; c. 1, s.73, Mektup: 61;

Seyyid Ahmed Rufai Hazretleri; “Tarikat, şeyhlik ve evliya olma derecesi, dede ve babadan kimseye miras kalmaz. Çalışmakla olur. İbâdetle olur. Göz yaşları dökmekle olur. Müslümanları sevmekle olur.” Mecâlisi Ahmed Rufâî, s. 47.

Evliyâ’nın büyüklerinden Mansûr el-Betâhî hazretlerinin vefatı yaklaşınca hanımı;
-“Efendi! Oğluna vasiyet et onu yerine vekîl bırak.” Dedi. Mürşidi-i kâmil olan Şeyh Mansûr el-Betâhî hazretleri;
-“Hayır! Ahmed Rufai’yi yerime vekil bırakacağım.” Dedi.
Hanımı çok ısrar etti. Ağladı. “Oğlumuz varken sen başkalarını yerine “Şeyh” tayin ediyorsun. Bizden sonra çocuklarımızın kıymeti kalmaz, gibisinden çok söylendi. 0 büyük zat hanımını, susturmak için, oğlu ile talebesi Ahmed Rufâî’yi yanına çağırdı.
-“Gidin bana biraz çiçek toplayın getirin.” Dedi. Gittiler. Oğlu demet demet çiçekler getirdi. Her biri değişik renkteydi. İnsanın içini açıyordu. Hoş kokular saçıyordu.
Ahmed Rufâî ise eli boş döndü. Boynunu büktü. Mahçûp bir edâ ile hocasının yanına geldi. Hocası:
-“Neden çiçek toplamadın?” diye sordu. Üzüntülü üzüntülü cevap verdi.

-“Efendim! Elimi uzattığım her çiçek Allâhü Teâlâ’yı tesbih ediyordu. Koparmaya kıyamadım.” Hamını bu hâli görünce şeyhliğin babadan oğula miras yolu ile geçen bir makam, mevki, saltanat ve mal olmadığını anladı. Sesini çıkarmadı. Israrından vazgeçti.

Ölümünden sonra tasarrufu devam ettiği kabul edilen dört büyük evliyadan biri olan Şeyh Ma’ruf-u Kerhî hazretleri, İranlı Hıristiyan bir anne ve babanın çocuğu iken hristiyanlığı Öğrenmesi için bir rahibe gönderildi. Rahibin;
– “Allah, baba, oğul ve ruhu’l-kudus olmak üzere üçtür” demesi üzerine hıristiyanlığı akıl ve mantık dışı bularak, Ehl-i beyt’ten İmam Ali Rızâ Hazretlerinin huzurunda şehâdet kelimesi getirip Müslüman oldu.

Çocuklarından birisi gibi İmam Ali Rıza’nın evinde büyüdü. İlim tahsil etti. Zamanla devrin büyük âlimi ve vefatından sonra tasarrufu devam eden dört velî’den biri oldu. Müslümanlar büyük bir ihlas, takva ve sıdk-u samimiyetle çalışıp, mürşid-i kâmillerin feyzinden istidadına göre faydalanmalı ve istidadının gelişmesi için dua etmelidir.

İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/518-519.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: