Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Ömürlerine Göre Kullar

Posted by Site - Yönetici Ekim 18, 2013

1975165_717994444889150_1710145875_n-copy

Ömürlerine Göre Kullar

Bâzı meşâyih (k.s.) hazerât buyurdular: Ömürlerine göre kullar iki kısım üzeredirler.

1– Uzun ömürlü ve ameli az,

2– Kısa ömürlü ve ameli çok.

Nice kişiler vardır ki, ömürleri, geniş ve çok uzun, imdadı, (ve güzel ameli) çok azdır. İsrail oğullarının amelleri gibi. (Mûsâ Aleyhisselâm’ın zamanındaki) İsrail oğullarının içinden birileri bin sene ve benzeri (çok uzun ömür) yaşadağı halde; bu ümmete hâsıl olan şeyler onlara hasıl olmadı. Bu ümmetin ömürleri kısa olmakla beraber…

Nice az ve kısa ömürlü insanlar vardır. Ömrü kısa ama imdadı (güzel amelleri) çoktur.

Bu ümmetten kendisine (manevî kapılar) açılan kişilerin, bir ânda (göz açıp kırpayıncaya kadar) Allâhü Teâlâ hazretlerine vâsıl olmaları gibi…

Sidk-ü Samimiyet

Ahmed bin Ebi el-Havârî (k.s.) hazretleri,(*) buyurdular.

-“Ben Ebû Süleyman Dârânî hazretlerine; “İsrail oğullarına gıbta ediyorum!” dedim. O:

-“Hangi şeyden dolayı onlara gıbta ediyorsun?” dedi. Ben:

-“Sekiz yüz sene yaşayıp, eskimiş kırbalar ve kirişler gibi olup belleri bükülünceye kadar, Allâhü Teâlâ hazretlerine ibâdet etmeleri sebebiyle onlara gıbta ediyorum!” dedim. O da:

-“Ben senin bir şey söyleyeceğini zannetmiştim! Vallahi! Allâhü Teâlâ hazretleri, bizden derilerimizin kemiklerimizin üzerinde kurumasını (yemek ve içmekten kesilip bir deri ve bir kemik kalmamızı) istemiyor! O bizden niyyetlerde sıdk-ü samimiyet istiyor. Bu ümmet (ten herhangi bir fert) on gün sıdk-ü samimiyet ve ihlasla çalışıp ibâdet ederse, İsrail oğullarının (sekiz yıl ve bin yıl gibi) uzun ömürlerinde elde edemedikleri yüce makamlara erişirler!” dedi.

Bu takdirde, ömrü kendisine mübarek olan bir kişi, bu az ömründe Allâhü Teâlâ hazretlerinin ibarelerin altına girmeyen (kimsenin yazamadığı kadar) bir çok minnet ve lütuflarına mazhar olur. Onun elde ettiği makamların çokluğu, büyüklüğü, inceliği ve yüksekliğinden dolayı hiçbir şey ona işaret edemez.

Ömrü Az Olanların Okuyacakları Dua

Şeyh Şazelî (k.s.) hazretleri, “Tâcü’l-Arûs” isimli kitabında buyurdular:

-“Ömrü kısa olan (az yaşayacağını tahmin eden) kişi, (çok manâyı ve sevabı içinde) toplayan duaları okusun. Meselâ:

“Sübhânellâhi adede halkıhî- mahlûkunun adedince Allâhü Teâlâyı teşbih ederim! Allah noksan sıfatlardan münezzehtir!” desin. Ve buna benzer dualar, zikir ve evrat okusunlar. Yani kısa ömürlerinde uzun ömürlü kişilerin yapmış olduklarını yapmış olurlar.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 4/292-293.

(*)Ahmed bin Ebi el-Havâri (k.s.) Hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. İsmi. Ebû Hasan Ahmed bin Ebi’l-Havaridir. Şam’da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Sü­leyman Darânî. Muhammed bin Semmâk (k.s.) hazretleri gibi büyük velilerden irfan aldı. Hadis-i şerifler rivayet etmiştir. Ahmed ibni Ebi’l-Havarî hazretlerinin hocası. Muhammed bin Semmâk (k.s.) hazretleri bir ara hastalanmıştı. Ahmed ibni Ebi’l-Havârî hazretleri hocasının idrarını bir şişeye koymuş ve tahlil için nasrânî bir doktora götürüyordu.

Yolda güzel yüzlü, hoş kokulu, iyi giyimli bir pîr-i fâniye rastladılar. 0 yaşlı adam on­lara sordu:

-Nereye gidiyorsunuz?

-Tabibe…

-Neden?

-Hocamızın Hastalığını öğrenip Tabipten gerekli ilaçları almak için..

-Hocanıza dönün! Elini ağrıyan yere koyup: Oy

“Ve bil-Hakkı enzelnâhu ve bil-Hakkı nezel” âyeti kerimesini okusun. Inşaallâh hiçbir şeyi kalmaz, iyileşir. Eskisinden bile daha iyi olur. Ahmed ibni Ebi’l-Havarî hazretleri. Hadiseyi Hocası ibni Semmâk Hazretlerine anlatır. İbni Semmâk Hazretleri kendisine verilen manevî ilacı tatbik eder. Muhammed İbni Semmâk Hazretleri bu manevi ilacı kendilerine veren zatın kim olduğunu sordular. Buyurdu:

-Sizinle görüşen o zat Hızır Aleyhisselâm’dı.

Yine rivayet edilir. Ahmed bin Ebi’l-Havârî hazretleri, Hocası Ebû Süleyman Dârânî hazretlerine asla muhalefet etmeyeceğine söz vermişti. Bir gün Şeyh hazretleri, tale­be, murid ve muhibbâna ders anlatırken, Ahmed bin Ebi’I-Havâri içeriye girdi, hocası­na: “Fırın iyice ısındı ne pjşirelim?” diye sordu. Şeyh hazretleri cevab vermedi. Ahmed bin Ebi’I-Havâri hazretleri yine sordu. Bu soruyu üç defa sordu. Ders anlatmakla meş­gul olan hocası sorunun tekrarına üzüldü ve ona: “Git içinde otur!” dedi. Bunun üzerine Ahmed bin Ebi’I-Havâri hazretleri gidip kızgın fırının içine oturdu. Dersten sonra Şeyh hazretleri onu sordu. Yok dediler. Şeyh hazretleri gidin firma bakın, buyurdu. Talebeler

gidip fırına baktılar. Ahmed bin Ebi’I-Havâri hazretlerini kızgın fırının içinde oturur buldular. Hocasına itaat etmek ve sözünü dinleme kerametinden dolayı kendisine hiçbir şey olmamıştı.

.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: