Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

KURBAN – KURBANIN MAHİYETİ, VÜCUBU VE ŞER’İ HİKMETİ

Posted by Site - Yönetici Ekim 13, 2013

KURBAN Hakkında - Ayrıntılı Geniş Açıklama,serife sevval kardelen

KURBAN Hakkında – Ayrıntılı Geniş Açıklama

Kurban; Arapça bir kelime olup, (K- R- B) kökündendir. Lügatte “Manen yaklaşmak, yakın olmak ve müşavir olmak” gibi manalara gelir. Ömer nasuhı bilmen ise şöyle tasvir eder sözlükte yaklaşmak anlamına gelen kurban,hz. Allah’a yaklaşmayı hz.Allah yolunda malların feda edilebileceğini, hz.Allah’a teslimiyeti ve şükrü ifade eder

İslami ıstılahta; “Allahu Teâlâ’ya ibadet niyetiyle muayyen (Belirli) bir vakitte, hususi bir hayvanı kesmeye kurban denir” tarifi esas alınmıştır.

Kurban Bayramında kesilen kurbana udhiye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir
Kurban bayramı günlerinde (ilk üç günde) böyle Allah (c.c.) rızası için kesilen kurbana “Udhiyye“, bunu kesmeğe de “tazhiye“ denilir

Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır
Kurban kesmenin meşruiyeti Kitap, Sünnet ve icmâ-ı ümmet ile sabittirAllah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de; “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” (Kevser, 108/2), HzPeygamber sas)’in de “İmkânı olup da kurban kesmeyen bizim namazgâhımıza yaklaşmasın” (İbn Mâce, Edâhı, 2; Ahmed bHanbel, Müsned, II, 321) şeklindeki ifadeleri konunun önemini ortaya koymaktadırBu ve benzeri nasslardan hareket eden Hanefi fukahâsı kurban kesmenin vâcip olduğu görüşündedirler (Serahsî, el-Mebsût, Kahire 1324–31, XII, 8; Kâsânî, Bedâyîu’s-Sanâyi’, Kahire, 1327–28/1910, V, 61, 62; el-Fetâva’l Hindiyye, Bulak 1310, V, 291)

Kurban Allah’a yaklaşmak maksadıyla ve yalnız O’nun rızasını kazanmak için kesilir.Allah’tan başkası adına hayvan kesmek haramdır ve bu yola tevessül edenleri HzPeygamber (sas) “Allah’tan başkası nâmına hayvan kesene hz.Allah lânet etsin ” (Müslim, Edâhî, 43–45; Nesâî, Dahâyâ, 34; Ahmed bHanbel, age, I, 108, 118, 152, 217, 309, 317) şeklindeki ifadeleriyle uyarmıştır

(Şafiilere göre, kurban, tek bir şahıs için sünnet- i ayndır. Bir aile halkı için ise, sünnet- i kifayedir. Ailenin geçimini sağlayan kimse, kurban kesince, artık diğerlerinin üzerinden sünnete uyma borcu düşer.)

Udhiyye, kuşluk vaktinde kesilen hayvanın (Kurban’ın) ismidir. Zira nahr günlerinde (Kurban Bayramı’nda) kesilen hayvan, kuşluk vaktinde kesildiği için (Vaktin adı ile) “Udhiyye” olarak isimlendirilmiştir.

Vacib olan kurban görevi, Hak yolunda fedakârlığın bir nişanıdır. Yüce Allah’ın (c.c.) verdiği nimetlere karşı yapılan bir şükürdür. Bunun sonucu da sevaba ulaşmak ve birtakım belalardan korunmaktır.
Rasul- i Ekrem‘in (s.a.v.): “Kurban kesiniz! Zira Kurban babanız Hz. İbrahim‘in (a.s.) sünnetidir” (İmam-ı Serahsi – El Mebsut – Beyrut: ty D. Marife Yay. C: 12, Sh: 8.) buyurduğu bilinmektedir.

Allahü Teâlâ inanan kullarına kulluk borcu olarak bedenî, lisânî, kalbî ve mâlî ibadet ve mükellefiyetler yüklemiştir. Her biri hz.Allah’ın rızasını kazanmaya rahmet ve nusretine yakın olmaya ve ahiret hayatında büyük nimet ve yüce derecelere kavuşmamıza vesile olacak mâlî ibadetlerden birisi de kurban kesmektir.

Kurban hz.Allah’a yaklaşmak maksadıyla ve yalnız O’nun rızasını kazanmak için kesilir. hz.Allah’tan başkası adına hayvan kesmek haramdır mesela bir açılış veya bir devlet büyüğü bir yere geldiği zaman kesilen kurbanlarda niyet çok önemlidir dikkat edilmesi gereken hususlardan biridir zira bu yola tevessül edenleri Hz. Peygamber (s.a.s) “Allah’tan başkası nâmına hayvan kesene Allah lânet etsin ” (Müslim, Edâhî, 43-45; Nesâî, Dahâyâ, 34; Ahmed b. Hanbel, a.g.e., I, 108, 118, 152, 217, 309, 317) şeklindeki ifâdeleriyle uyarmıştır.

KURBANIN MAHİYETİ, VÜCUBU VE ŞER’İ HİKMETİ
Vacib olan kurban görevi, Hak yolunda fedakârlığın bir nişanıdır. Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı yapılan bir şükürdür. Bunun sonucu da sevaba ulaşmak ve birtakım belalardan korunmaktır.(ö.n bilmen)
Şu gerçek de bilinmeli ki, insanların ihtiyaçları için yeryüzünde yüz binlerce hayvan kesiliyor. Fakat bunlardan yalnız durumları yeterli olanlar yararlanıyor. Kurban Bayramında ise, Hak rızası için birçok hayvan kesiliyor. Bunların etlerinden ve derilerinden çok fakir kimseler de yararlanıyor. İktisadî olan mesele, dinî ve ahlakî bir mahiyet kazanıyor. Şahıs menfaati yerine toplumun menfaati bulunmuş oluyor. Bunun için kurban kesilmesi, İslama ait insanî ve sosyal büyük bir fedakârlık demektir. Kurban kesilmekle, kesilen hayvanların sayısı çok artmış olmaz; çünkü kurban kesilen günlerde kasapların kestiği hayvan sayısı azalır ve böylece o günlerde aynı mikdar hayvan kesilmiş olur.(ö.n bilmen)

Kendi zevkleri için hergün binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenlerin, senede bir defa hz.Allahın rızası için bir mikdar hayvanın muhtaçlar yararına olarak Kurban adı altında kesilmesini çok görmeleri, doğrusu büyük bir düşüncesizliktir.(ö.n bilmen)
Sonuç: Kurbanın meşru olması, din, ahlak ve toplum yararı bakımından birtakım hikmet ve hacetlere dayanır. Bunu değerlendiremeyecek bir akıl sahibi olamaz.(ö.n bilmen
Kurban; Allah’a (cc) Teslimiyetin RemziKurban, kendisine bahşedilen her şeyi asıl sahibine ait kılmanın en mukaddes bir tavırla anlatılmasıdır.Kurban, dünyayı reddedenlerden, orada kalanlar için bırakılmış bir veda hatırasıdır

وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ

سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ {36} لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا

وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

{37

“Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık.Sizin için onlarda hayır vardır.Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın.Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin.Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik. (Hac Suresi 36)

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz.Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır.Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız İyilik edenleri müjdele“ (Hac Suresi 37).

“Kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar.İşte bunlardan yiyin, sıkıntı içindeki fakiri de doyurun”(Hacc Süresi, 28)

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ {34}

“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık”(Hacc Suresi; 34)

Kurbanın bütün din ve kültürlerde fedakârlığın, erdemin, adamanın ve adanmanın en üst ifade ve eylem biçimi ve hayatımızı Hakk’a adadığımızın sembolüdür:

Kurbanın hac ibadetiyle aynı zamanda ifa edilmesi ayrı bir anlam kazandırmalıdır şuurumuza ve ruhumuza. hjz.Allah’ın adını anarak kurban etmek emredilmiştir.hz.Allah’ı unutanlar gibi olmamak lazım .dünyamızda Kurbanın makbuliyeti şirkten kaçınmakla mümkündür .Kurban haramları, yasakları özellikle yalan sözden kaçınmayı gerektirir.Kurban şeairdir Şeaire tazim kalbin takvasıdır(Hac sûresi, 32)

Kalbin takvası bedenin İslam’a teslimiyetinin manasıdır.Yakınlık önce kalpte başlamalıdır.
Selim kalplilerin kurbanı ve hayatı makûldur.Kurbandaki tekbirleri ruhumuza ve hayatımıza hissettirmeliyiz ki hamdi gerçekleştirmiş olalım.Kurban, hayatımızı Hakk’a adadığımızın sembolüdür.
“De ki: Benim namazım da, her türlü ibadetlerim de, hayatım ve ölümüm de, Rabbül Âlemin olan Allah’a aittirEşi ortağı yoktur O’nunBana verilen emir budurO’na ilk teslim olan da benim(En’am Sûresi 162, 163)

Emanet edilen her ne şey varsa, kurban şuuruyla Hakk’a teslim edilmelidir.İmran’ın hanımı,

الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرِينَ عَلَى مَا أَصَابَهُمْ وَالْمُقِيمِي الصَّلَاةِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ {35}

“Ya Rabbi, karnımda taşıdığım çocuğumu Sana adadım, her türlü bağdan âzâde olarak senin yoluna hizmet edecektir.Adağımı lütfen kabul buyur.Şüphesiz sen işiten ve bilensin(Âli İmran Sûresi, 35)

Bu samimi adayış hz.Meryem’i ve İsa (as)’ı kazandırmıştır.Bizim kurban ve adaklarımız da bizlere güzel bir gelecek sunmalıdır.Her neye ki sahibiz, onu Hakk’a yakınlaşmaya vesile bilmeliyiz.Ahiret yurdumuzu kazanabileceğimiz bir nimet olarak görmeliyiz.

قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ {27

“Allah müttakilerin kurbanını kabul eder” (maide suresi 27)
Kurbanın özünde Cenâb-ı Allah’a bir şey adayarak hz.Allah’a yaklaşma vardır. Emirlerine bağlılığını, gerekirse O’nun rızasını kazanmak için her fedakârlığa katlanacağını göstermiş olur. Cenâb-ı Allah’a ilk kurbanı Hazret-i Âdem’in (as) ilk çocuklarından Habil ile Kâbil adamışlar ve Habilbüyük gösterişli ve en sevdiği bir koyun, Kâbil ise bir cılız bir koyun takdim etmişlerdi.)habilin kurbanı kabul olurken kabilin kurbanı kabul edilmemişti.

Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan her şeyde esas olan iyi niyettir. Kurbanda da böyledir, iyi niyet ve ihlâs esastır. Bakınız, bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor:

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ

“Onların (kurbanların ) ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.”(Hacc, 37. )
Esasen Allah Teâlâ ancak takva sahiplerinin yapmış oldukları ibadetleri kabul eder. Maide suresindeki şu ayet-i kerimeler bu konuyu bir örnek vererek açıklıyor. Allah Teâlâ buyuruyor.
“(Ey Muhammed) Onlara Âdem’in iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine).
—Seni öldüreceğim, demişti. Diğeri ise :
—Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder, dedi ve devam etti :

لَئِن بَسَطتَ إِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَنِي مَا أَنَاْ بِبَاسِطٍ يَدِيَ إِلَيْكَ لَأَقْتُلَكَ إِنِّي أَخَافُ اللّهَ رَبَّ الْعَالَمِينَ28

“Allah’a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” dedi.( Maide, 27–28. )
Görülüyor ki, kurban kesenlerden biri iyi niyeti ve hz. Allah’tan korkması sebebiyle sunduğu kurban kabul görmüş, diğeri ise kötü niyeti sebebiyle kurbanı kabul edilmemiştir.

İlk örnekteki Âdemoğullarında, üç kurban vardır:
1-Kabil’in kabul olmayan kurbanı,
2- Habil’in kabul olan kurbanı
3-Habil’in elini kana bulamayı reddederek Kabil tarafından öldürülmesi ki; Habil için Hakk’a kurban oluştur
Kurbanı kabul edilme sonucunda kanı heder edilen Habil, bizim için en güzel örnektir

Takvalı oluşunun mükâfatı Habil’i öldürmekten alıkoymuş ve hayırlı evlat olarak, kurbanıyla Hakk’a vasıl olmuştur

Sevgili Peygamberimiz de bu konuda şöyle buyurmuştur : “Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.”(Buharî, Bedülvahiy, 1.)
Hazret-i İbrahim Aleyhisselâm çok ağır bir imtihana tâbi tutularak oğlunu haz.Allah’a kurban etmesi emrini aldı. Zilhicce’nin sekizinci günüydü ve rüyasında oğlunu hz.Allah’a kurban ediyordu. Bu rüyanın sadık bir rüya olup olmadığını araştırırken, Zilhicce’nin dokuzuncu günü aynı rüyayı tekrar gördü. Zilhicce’nin onuncu günü (Kurban Bayramının birinci günü), üçüncü defa aynı rüyayı görünce bunun bir vahiy olduğunu anladı. Cenâb-ı Hak bu emrini kesin bir şekilde bir defada indirmemiş, arka arkaya rüyalarla Hazret-i İbrahim’i (as) psikolojik olarak buna hazırlamıştı. Bu emre Hazret-i İsmail de (as) teslim olmuştu.
Kur’ân’ı kerimi dinleyelim:

رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ{100} فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ {101} فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ

يَا بُنَيَّ إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ أَنِّي أَذْبَحُكَ فَانظُرْ مَاذَا تَرَى قَالَ

يَا أَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِي إِن شَاء اللَّهُ مِنَ الصَّابِرِينَ {102}

فَلَمَّا أَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبِينِ {103} وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ {104} قَدْ

صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ {105} إِنَّ هَذَا لَهُوَ

الْبَلَاء الْمُبِينُ {106} وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ {107} وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي

الْآخِرِينَ {108

“(İbrahim): “-Ey Rabbim, bana Salihlerden (bir erkek evlat) ihsan buyur (diye dua etti)”. Biz de ona (İbrahim’e) çok uysal bir erkek evlat müjdesi verdik. Artık o (erkek evlat, babası İbrahim’in) yanında koşmak çağına erince (babası) “Oğulcağızım” dedi. “Ben seni rüyamda kurban ederken görüyorum. Bak artık ne düşünürsün”. (Oğlu) Dedi ki: “-Sana Allahu Teâlâ (c.c.) ne emretmişse, onu aynen yerine getir. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın”! Bu suretle ikisi de (Allah’ın emrine) ram oldular. (İbrahim) Onu alnı üzere (kurban etmek için) yatırdı. Biz ona: “-Ya İbrahim, rüyana (sana vahyettiğmiz emre) sadakat gösterdin. Şüphesiz ki biz iyi hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız” diye nida ettik. Hakikat bu apaçık ve kat’i bir imtihandı. Ona büyük bir kurbanlık fidye verdik. Sonra gelen (peygamberler ve ümmet) ler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık.” (37/es- Saffat Suresi: 100 – 108)

Hz. İbrahim (a.s.) Allahu Teâlâ’nın (c.c.) emrine teslim olarak kendi öz oğlunu kurban etmeye, Hz. İsmail de (a.s.) Allah (c.c.) rızası için kurban olmaya razı olmuştur. Kurban kesmek için bıçağına sarılan her mükellef bu mahiyeti iyi tefekkür etmelidir. Bilindiği gibi “Teşrik günlerinde alınan tekbirler”, Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Cebrail (a.s.) ve Hz. İsmail’in (a.s.) kurban anındaki tutumlarını ve teslimiyetlerini beyan etmektedir.

Cebrail (a.s.) koçu getirirken, “Allahu ekber”, İbrahim (as) da koçu yakalarken, “La İlahe İlallahu Vallahu Ekber”, İsmail (as) da, “Allahu Ekber ve lillahil hamd” dedi.

Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkanların ulaşabileceği bir sevaptır kurban hz.Allahla olan aranız, O’na sevdanız, güveniniz nasıl ki; O’ndan kabulünüzü bekliyorsunuz? Siz O’nu ve O’nun haber verdiklerini kabul ediyor musunuz, kulluğunuzu açıkça ikrar ediyor musunuz? Siz O’nu kabul ediyorsanız O sizi kabul etmez mi?

Sunduğumuz kurbanın kusurlardan uzak olmasından evvel bizim iman, amel ve ahlaki kusurlardan uzak olmamız gerekir.Neyi sunduğumuzdan önce hangi iman ve niyetle sunduğumuza dikkat etmeliyiz.İnsan öldürebilecek kadar vahşi duyguların barınağı olan insanın, kurbanı asla kabul edilmez.Kurban yaşatmanın, hayat vermenin şuurudur.

Kurban hayat kazandırır“İsmail’i kurban etmekten sizi muaf tuttuk” (Saffat 37/105) Kurban çok büyük bir imtihandır.Parayla, etle, deriyle ölçülemeyecek kadar büyük bir imtihandır.Allah’ın bizlere ihsan ve ikram ettiği nimetlere şükrün diğer bir adıdır.Rabb’imizi anmanın vesilesidir“Biz gerçekten sana Kevser (çok hayırlar) verdikSen de Rabb’in için namaz kıl ve kurban kesDoğrusu seni kötüleyenlerdir ebter (soyu kesik)(Kevser Suresi 1–3)

Kurban Sosyal Hayatımızdaki Yeri ve Önemi
Kurban kesenin evi ise, memnun olur, sahibine hayır dua eder.Bu bakımdan kurban kesmeyi bir nimet bilmelidir! Kurban kesen müslüman, kendini Cehennemden azat etmiş olur
Harika bir söz Allah cc razı olsun şem’ fermanlardan bir kaç tanesini aktarayım:Kim Rabbinin azametinden korkup nefsini heva ve hevese uymaktan menederse; onların varacağı yer cennettir”(Naziat; 40–41)

‘’Kim nefsinin hırsından korunursa, işte felah bulanlar onlardır” (Haşr, 9)

فَاتَّقُوا اللَّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَأَطِيعُوا وَأَنفِقُوا خَيْراً لِّأَنفُسِكُمْ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ {16

‘’Onun için gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun, dinleyin, itaat edin ve harcayın, kendiniz için hayır yapınHer kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir’’ (Teğabun, 16)

بَلْ جَاء بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَلِينَ {37

“Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik” (Saffat Sûresi; 37)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Cimrilerin en kötüsü [vacip iken] kurban kesmeyendir)
[SEbediyye](Hali vakti yerinde olup da kurban kesmeyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!)

[Hakim](Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevap vardır) [Hakim]
(Kurbanlarınız, semiz olsunOnlar, Sıratta bineklerinizdir) [Zâd-ül mukvin](Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevap vardırKanının her damlası kadar mükafat vardırO sizin mizanınıza konacaktırMüjdeler olsun!) [İbni Mace]
(Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiçbir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyamette kendi mizanına konan sevabı olmasın!)[Deylemi]

(Sevap umarak kurban kesen, Cehennemden korunur) [Taberani](Kurban bayramında yapılan amellerden Allahü teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yokturDaha kanı yere düşmeden Allahü teâlâ, onu muhafaza ederOnunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!) [Tirmizi]

(Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur) [İbni Mace]
(Ya Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günahların affedilir) [İbni Hibban]Diğer bir Hadisi Şerifte ise; “İnsanoğlu Allah nezdinde, kurban gününde kurban kesmekten daha sevgili bir iş işlememiştirO kurban; kıyamet gününde boynuzları, postu ve tırnakları ile gelirKurban kanının Allah nezdinde büyük itibarı vardırKan akıp yere düşmeden kurban kabul olurKurbanı temiz ve hâlis bir kalp ile Allah’a takdim edin”(Tirmizî)buyurmak suretiyle kurban kesmenin önemine dikkat çekmişlerdir
(Kesilen kurban, Kıyamette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mizana konur) [İsfehani]

” Kurbanlarınız, semiz olsunOnlar, Sırâtta bineklerinizdir” (Zâd-ül mukvîn)
Cabir (ra) rivayet ediyor:
Resulullah (sav) Kurban Bayramı’nda alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti
Koçları kesmek üzere yatırıp kıbleye yöneltince:

قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ {162}

“Şüphesiz ki ben, bir muvahhid (Allah’ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah’a yönelttimBen müşriklerden değilim” ve “Şüphesiz benim namazım da, menasikim de, hayatım da, ölümüm de hiçbir ortağı olmayan, âlemlerin Rabb’i Allah’ındırBen böylece emrolundumBen ,bu ümmette, Müslüman olanların ilkiyim” (En’am 162) ayetlerini okudu ve

“Ey Rabb’im!Bu kurban bize, sendendir, Senin rızan için kesiyoruz ve Sana ulaşacaktırEy Rabb’im, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyurBismillahi vallahu ekber!” deyip, sonra koçu kesti(Ebu Davud, Dahaya 4
Kurban taşıdığı manevi yönü
●Kurban; Hz. Âdem (a.s.) ile birlikte başlıyan “Tevhid Mücadelesi”nin tarihine ait bir bayramdır.
●Müminlere Hz. İbrahim‘in (a.s.) ve Hz. İsmail‘in (a.s.) teslimiyetini hatırlatır.
● Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz‘in (s.a.v.) Hz. İsmail‘in (a.s.) soyundan geldiği bilinmektedir.
●(İbrahim (as)in sınavının en zoru ile baş başa kalmıştı
● (İbrahim (as)in “insanlar içerisinde tek başına bir ümmet” diye anılacak kadar yalnız bırakılmıştı
● (İbrahim (as)in; imanı geçerli kılacak olan tevhidin peygamberi olarak adlandırılmıştı
● (İbrahim (as)in ateşin yakmadığını ateşin tam ortasına atıldığında müşahede ederek anlamıştı
● (İbrahim (as)in; yeryüzünde Kâbe ile birlikte hatırlanacak bir makama adı verilerek yüceltildi…
● Allah’a verdiği söze bağlı kalanlar, bir can verilir canı yerineYaşayan her kalbe bir hürmet bırakılır İbrahim (as) için
● Kurban hz.Allah’a söz verip sözünden sadakatin bayramıdır
● Kurban, kendisine bahşedilen her şeyi asıl sahibine ait kılmanın en mukaddes bir tavırla anlatılmasıdır
● Kurban, dünyayı reddedenlerden, orada kalanlar için bırakılmış bir veda hatırasıdır
● Kurban, başkası için yapılan bütün iyi işlerin kendisinde mezcedildiği en üst manadır
● hz.Allah’a yakınlaşmanın remzidir kurban!
● İhsz.brahim’den bu yana kurban, kalbiyle hz.Allah arasında bağ kurabilenlerin şükrüdür!
● hz.Allah’a dost olanların, bugün de dostluklarını bir kez daha ispatlamanın verdiği huşudur kurban;
● Resulullah’ın (sas) bize öğrettiği şekliyle; dualarla, tekbirlerle kesilen kurbanlar, bizden çok uzaklarda bir yerlerde bir şefkat eli olup mazlumların gözyaşlarına dokunur bugünKimsesizlere aş olur kurban!
● Kurbanla kardeş olur Asya’dan Afrika’ya Müslüman’ın.Bir kurbanı, kurbiyetin elçisi olur yaralı gönüllere…
● Müslüman arınır kurbanla!
● Bir gözyaşı diner birden;
● Bir kalpten keder gider!
● Duaların en makbulünü taşır Melekler semaya
● Kalpten kalbe sımsıkı bir kurbiyet bağı olur kurbanla!
● İlahi rıza için kesilen kurbanla,hz…… Allah’a teslimiyetin huzuru iner gönüllere; İhlâsın sükûnu iner!
● Karanlıkta bir mum ışığı arayan gönüllere aydınlığı doğar fecrin
● Sırat-ı Müstakimde; hz.Allah’ın dosdoğru yolunda atılan adımlar daha bir sağlam basar yere
● Sırat-ı Müstakimi bahar dalları süsler her mevsim
● En emin Olana emanet edilir ibadetler
●Kurbanın eti ve kanı değil, kurban edenin takvası ulaşır en emin Olana Ve Kıyamet Günü, emanetler bir bir verilir sahiplerine
●Ve onlar, Allah’ın söz verdiği müjdesine kavuşur O Gün!( Neşe Kutlutaş)
● Kurban ibadetinin hemen sonrasına bakalım: İnsanlara, dostlara, komşulara, fakir ve fukaraya ikram etmek ve böylece toplum fertleriyle kaynaşmak ne eşsiz bir sosyal davranıştır.
● Diğer milletlerin imrendiği ve bir benzerinin görülmediği kadar toplumu birleştiren sımsıcak bir ibadet

Bu güzel yazı için : Şerife Şevval Kardelen Hocaya Tesekkür eder sizlerinde dualarını bekleriz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: