Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Bu Ümmetten, Hesap Vermeksizin Cennete Girecek Olanlar.

Posted by Site - Yönetici Ekim 7, 2013

Bu Ümmetten, Hesap Vermeksizin Cennete Girecek Olanlar:

Buharî… İbn Abbas’tan rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyur­muştur:

“Ümmetler (Kıyamet gününde) bana arzedilirler. Biz peygamberin üm-metiyle beraber geçtiğini, bir peygamberin bir cemaatle beraber geçtiğini, bir peygamberin on kişiyle beraber geçtiğini, bir peygamberin beş kişiyle bera­ber geçtiğini, bir peygamberin de yalnız başına geçtiğini, sonra da büyük bir kalabalığın gelmekte olduğunu görürüm. Birisi “Bunlar senin ümmetindir.

Runların ön tarafındaki yetmiş bin kişiye hesap ve azâb yoktur” der. Niçin? sorarım. O der ki: “Çünkü bunlar vücutlarını dağlamazlar, başkalarının gizliliklerini araştırmazlar, (eşyalarda ve olaylarda) uğursuzluk aramaz ve leblerine güvenip dayanırlardı.

Rasûlullah (s.a.v.)’i dinlemekte olan Ukkâşe b. Mihsan kalkıp; “Beni de bunların arasına katması için Allah’a duâ et” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) de; “Allahım! Bnu da onlardan biri kıl” diye duâ ett. Sonra başka bir adam da kalkıp; “Beni de bunların arasına katması için Allah’a duâ et” deyince Rasû­lullah (s.a.v.) ona: “Ukkâşe senden önce davranıp bunu elde etti” diye cevap verdi.” [476]

İmam Ahmed b. Hanbel… Ebû Hüreyre’den rivayet ett ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Aziz ve Celil olan Rabbimden dilekte bulundum. Bana ümmetimden yüzleri dolunay gecesindeki ay gibi parlak olan yetmiş bin kişinin (hesapsız olarak) cennete gireceğimi vâdetti. Daha fazlasını istedim. Bunu yetmişbin kat arttırdı. Ben: “Ya Rab, eğer ümmetimin muhacirleri bu kadar yoksa ne olacak?” diye sordum. “Öyleyse bu arabilerle tamamlarım” diye cevap ver­di.” [477]

İmam Ahmed b. Hanbel… Ebû Hüreyre’den rivayet etti ki; Rasûlul-lah(s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Biz (dünyaya) en son gelenler, kıyamet gününde önde olacağız. Üm­metimden yetmiş bin kişilik ilk zümre, kendilerine hesap sorulmaksızın cen­nete gireceklerdir. Bunlardan her birinin yüzü dolunay gecesindeki Ay gibi parlaktır. Bunlardan sonra gelecek olanların yüzleri, gökteki en parlak yıldız gibidir. Sonra da herkes mertebesine göre gelecektir.” [478]

İmam Ahmed b. Hanbel… Ebubekir es-Sıddik’tan rivayet etti ki; Rasû­lullah (s.a.v.) şöyle buyurmştur:

“(Ümmetimden) yetmiş bin kişinin hesap vermeksizin cennete girecek­leri (müjdesi) bana verildi. Onların yüzleri dolunay gecesindeki ay gibidir. Kalpleri bir adamın kalbi üzerindedir, (yani gönülleri beraberdir.) Aziz ve Celil olan Rabbimden, bunların sayılarını artırmasını diledim. Her bir kişiye yetmiş bin kişi daha ekledi.” Ebubekir (r.a.) dedi ki: Ben bunun kentliler aleyhine olacağını düşündüm, göçüp badiyeye gittim.” [479]

imam Ahmed b. Hanbel… Zer’den rivayet etti ki; İbn Mes’ud şöyle demiştir:

Rasûlulah (s.a.v.) rüyasında ümmetleri gördü. Kendisinin ümmeti de ya­nından geçtiğinde çoklukları hoşuna gitti. Dağları ve ovalan doldurmuşlardı. (Uyandıktan sonra) dedi ki: Bana şöyle denildi: “Senin için bunlarla birlikte Vetmiş bin kişi hesap vermeksizin cennete gireceklerdir. Bunlar vücutlarını bağlamaz, başkalarının gizliliklerini araştırmaz ve (olaylarda, eşyalarda) u£ursuzluk aramaz, Rablerine güvenip dayanırlar.”

Orada hazır bulunan Ukkâşe b. Mihsan dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü! aralarına katması için Allah’a duâ et.” Rasûlullah (s.a.v.): “Allahım! nu da aralarına kat” diye duâ etti. Ensardan bir başka adam da kalkıp: “Ey Allah’ın rasûlii! Benî de aralarına katması için Allah’a duâ et.” dedi. Rasû-lullah(s.a.v.), ona: “Ukkâşe bu hususta seni geçti.” cevabını verdi. [480]

İmam Ahmed b. Hanbel… İmrân b. Husayn’den rivayet etti ki; İbn Mes’ud şöyle demiştir:

Bir gece RasûluIIah (s.a.v.)’in yanında çok konuştuk (sohbetimiz uzun sürdü). Sonra ertesi gün yanına gittiğimzde bize şöyle dedi: “Dün gece (rü­yada) peygamberler ümmetleriyle birlikte bana gösterildiler. Kimi peygam­ber yanımdan geçerken beraberinde üç kişi, kiminin beraberinde bir gurup, kiminin beraberinde bir cemaat vardı. Kimi de yalnızdı. Nihayet beraberinde İsrâiloğullarından büyük bir topluluk olarak Musa (a.s.) yanımdan geçti. (Çoklukları) hoşuma gitti. “Bunlar kimdir?” diye sordum. Bana: “Bu, karde­şin Musa’dır. Beraberindekiler de İsrâiloğullaııdır.” denildi. “Ümmetim ner-de?” diye sordum. “Sağına bak!” denildi. Baktım. Tepeciklerin insan yüzle-riyle dolu olduğunu gördüm. Sonra bana, “Soluna bak!” denldi. Baktım. Ufu-kun insan yüzleriyle dolu olduğunu gördüm. Bana: “Razı oldun mu?” denil­di. “Razı oldum ya Rab! Razı oldum ya Rab!” dedim. Bana denildi ki: “Bun­larla beraber yetmiş bin kişi var ki; onlar hesap vermeksizin cennete gireck-lerdir.” Sözün şurasında Peygamber (s.a.v.) sahabilere şöyle dedi: “Anam ba­bam size feda olsun. Eğer şu yetmiş bin kişiden biri olabilecekseniz olun. Eğer bunu yapamazsanız tepedekilerden olun. Onu da yapamazsanız, ufuk-takilerden olun. Çünkü ben orada birbirin karışan tedirgin insanlar gördüm.” O esnada Ukkaşe b. Mihsan kalkıp: “Ey Allah’ın Rasûlü! Allaha duâ et de beni de o yetmiş bin kişinin arasına katsın” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) onun için duâ etti. Başka bir adamda kalkıp “Ey Allah’ın rasûlü! Beni de onların ara­sına katması için Allah’a duâ et” dedi. Rasûlullah (s.a.v.) ona: “Ukkâşe bu hususta senden önce davrandı” dedi. Sonra kendi aramızda konuşarak “Bu yetmiş bin kişi sizce kimlerdir?” diye sorduğumuzda kimileri: “Onlar; müs-lüman olarak doğup Allah’a hiç ortak koşmayan ve ölünceye kadar bu halle­rini sürdüren kimselerdir” dediler. Peygamber (s.a.v.) bunu duyunca şöyle buyurdu: “Onlar; vücutlarına dağ yaptırmayan, başkalarının gizliliklerini araştırmayan, (olaylarda ve eşyalarda) uğursuzluk aramayan, Rablerine gü­venip dayanan kimselerdir.” [481]

Taberanî… İmran b. Husayn’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöy­le buyurmuştur:

“Ümmetimden yetmiş bin kişi hesap vermeksizin, azâb gömleksizin cennete girecektir.” Onlar, kimlerdir ya Râsulallah? diye sorulduğunda şu ce­vâbı verdi: “Onlar; vücutlarını dağlamayan, başkalarının gizliliklerini araştır­mayan, (olaylarda ve nesnelerde) uğursuzluk aramayan, Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.” [482]

İmam Ahmed b. Hanbel… Câbir b. Abdullah’tan rivayet etti ki; Rasûlul­lah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“İlk zümre kurtulacaktır. Onların yüzleri, dolunay gecesindeki ay gibi (parlak)dır. Yetmiş bin kişidirler. Hesaba çekilmezler. Onlardan sonra gelenler de böyle… Bunların yüzleri, gökteki en parlak yıldız gibidir.” Böyle de­dikten sonra Rasûlullah (s.a.v.), diğerlerini de anlattı. [483]

Bezzar… Enes’ten rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete girecektir. Bunlardan her yetmiş kişiyle, yetmiş bin kişi daha girecektir.” [484]

Bu hadisin manâsı muhtemelen şöyledir: Her bin kişiyle ve her bir kişiyle -ki bu daha çok ve daha kapsamlıdır- yetmiş bin kişi daha cennete girecektir.

İmam Ahmed b. Hanbel… Enes’ten rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Doğrusu Cenab-ı Allah ümmetimden dörtyüzbin kişiyi cennete koya­cağını bana vâdetti.” [485]

Hz. Ebubekir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu sayıyı bize artır” deyince Rasû­lullah (s.a.v.) avuçlarını birleştirerek “İşte böyle!..” diye karşılık verdi. Bu defa Hz. Ömer: “Bu kadarı sana yeter ey Ebubekir!” diyerek araya girdi. Hz. bubekir: “İlişme bana ey Ömer! Allah hepimizi cennete koysa bunun sana ne zararı olur?” deyince Hz. Ömer şu karşılığı verdi: “Allah dilerse bütün halkını tek avucuyla da cennetine kendi rahmetiyle koyar!” Bunun üzerine .asûlullah (s.a.v.) (Ömer’i kastederek): “Doğru söyledi” dedi. [486]

Hafız Ebû Yâ’lâ… Enes’ten rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle bu­yurmuştur:

“Ümmetimden yetmiş bin kişi cennete girecektir.”

Sahabiler: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu sayıyı bize artır” dediklerinde -ken­disi bir kum yığını üzerinde bulunuyordu- kumu eliyle savurdu, (yani bu ka­dar çok sayıda cennete gireceksiniz demek istedi): Tekrar “Ey Allah’ın Ra­sûlü! Bu sayıyı bize artır” dediklerinde, yine kumu eliyle savurdu. Sahabiler de şöyle dediler: “Ey Allah’ın nebisi! Artık bundan sonra cehenneme gireni Allah rahmetinden uzak etsin!” [487]

Taberanî… Umeyr’den rivayet etti ki; Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Doğrusu Cenab-ı Allah, ümmetimden üç yüzbin kişiyi cennete koyaca­ğını bana va’d etti.” Umeyr: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bu sayıyı bize artır” de­yince Rasûlullah (s.a.v.) eliyle kumları savurarak “İşte sayılamayacak dere­cede bu kadar çok kimseyi cennete koyar” dedi, Umeyr, yine: “Ey Allah’ın R-asûlü! Bu sayıyı bize artır” deyince Hz. Ömer: “Ey Umeyr! Bu kadarı sana yeter” dedi. Umeyr: “Ne diye bize karışıyorsun ey Hattabın oğlu?” diye so-ninca Hz. Ömer de şu karşılığı vedi: “Allah dilerse, insanları bir avuçlayıp savuruşta cennete koyar.” Rasûlullah (s.a.v.) de: “Ömer doğru söyledi” dedi. Hafız Ziya: “Ömer(r.a.)’in bundan başka hadisi bulunduğunu bilmiyorum”edi. [488]

Bezzar… Ebû Saîd el-Hudrî’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ümmetimden yetmiş bin kişi hesaba çekilmeksizin cennete girecektir.” âşe kalkıp, “Ey Allah’ın rasûlü! Beni de onların arasına katması için AlIah’a duâ et” dedi. Rasûlullah (s.a.v.): “Allahım! Bunu da onların arasına kat” diye duâ etti. Sonra başka bir adam da: “Ben de aralarına katması için Allah’a duâ et ya Rasûlallah!” dedi. Rasûlullah (s.a.v.): “Allahım! Buna da onların arasına kat.” diye duâ etti. Oradaki topluluk sustu. Sonra birbirlerine: “Keşke biz de ‘Ey Allah’ın rasûlü! Bizi de aralarına katması için Allah’a duâ et’ deseydik” dediler. Rasûlullah (s.a.v.): “Ukkâşe ve arkadaşı bu hususta si­zi geride bıraktılar. Ama duâ etmemi isteseydiniz, ederdim. Etseydim, cen­nete girmeniz kesinleştirdi.” diye karşılık verdi. [489]

Taberanî… Ebû Umame’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle bu­yurmuştur:

“Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişinin cennete gireceğini bana vâ-detti. Bunlardan her bin kişiyle birlikte yetmiş bin kişi daha vardır. Bunlara hesap ve kınama yoktur. Ayrıca Aziz ve Celil olan Rabbim üç kez insanları avuçlayıp cennete savuracaktır.”

Bu rivayetin lafzı (kelimeleri) İbn Ebû Şeybe’ye aittir. Taberanî’nin ri­vayetinde “Her bin kişiyle birlikte yetmiş bin kişi daha vardır.” cümlesi yok­tur. [490]

Ebubekir b. Ebi Âsim… Ebû Umame’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Cenab-ı Allah, ümmetimden yetmiş bin kişiyi hesaba çekmeksizin cen­nete koyacağını bana vâdetti.” Yezid b. Ahnes: “Allah’a yemin ederim ki; ya Rasûlallah bunlar, senin ümmetinin içinde o kadar azdırlar ki (kara) sinekler arasındaki (kırmızı ve beyaza çalacak tonda) sarı sinekler kadardırlar.” deyin­ce Rasûlullah (s.a.v.) şu cevabı verdi: “Cenab-ı Allah bu yetmiş binin her bin kişisiyle birlikte yetmişler bin kişiyi daha cennete koyacağını ve bu sayıya üç kez avuçlayarak cennete savuracağı kimseleri de ekleyeceğini bana vâdetti.”

Hafız Ziya dedi ki: Bu hadisin rivayet senedinde adı geçen kimselerin Horî dışında kalan tümü sahih rivayet sahipleridir. Yalnız, Horî’nin de kriti­ğe tabi tutulduğunu bilmiyorum. [491]

Taberanî… Ukbe b. Abd es-Sülemî’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Doğrusu Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişyi, hesaba çekmeksizin cennete koyacağım bana vâdetti. Onlardan her bin kişiyle birlikte yetmişer bin kişi daha vardır. Ayrıca üç kez avuçlayıp savuracağı kimselerinde ek ola­rak cennete konulacaklarını bana bildirdi.” Bunu duyunca Hz. Ömer tekbir getirip şöyle dedi: “Cenab-ı Allah ilk yetmişi; babalarına, oğullarına ve aşi­retlerine şefaatçi kılacaktır. Beni sonda avuçlayıp cennete savuracağı kimse­lerin son gurubundan biri kılmasını temenni ediyorum.”

Hafız Ziya, bunun senedinin illetli olduğunu bilmiyorum, dedi. Doğru­sunu Allah bilir. [492]

İmam Ahmed b. Hanbel… Atâ b. Yesar’dan rivayet etti ki; Rüfaa el-Cü-henî şöyle demiştir kendisine: Rasûlullah (s.a.v.)’le birlikte yürüdük. Ke-did’e (veya Kadid’e) vardığımızda Rasûlullah (s.a.v.) bize şöyle buyurdu:

“Aziz ve Celil olan Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi -hesaba çekmeksizin- cennete koyacağını bana vâdetti. Sizler ve salih olan eşleriniz-î çoluk çocuklarınız cennetteki meskenlerinize yerleşmeden önce hiç bir ümmetin cennete girmeyeceğini umuyorum.” [493]

Taberanî… Sevbân’dan rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyur­muştur:

“Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi hesaba çekmeksizin cennete koyacaktır. Onlardan her bin kişiyle birlikte yetmişer bin kişi daha vardır.” [494]

Taberanî… Ebû Saîd el-Enmarî’den rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Doğrusu Aziz ve Celil olan Rabbim, ümmetimden yetmiş bin kişiyi he­saba çekmeksizin cennete koyacağını bana vâdetti. Bunlardan her bin kişiyi de yetmişbin kişiye şefaatçi kılacak sonra da üç kez avuçlayarak (çok sayıda insanı) cennete savuracaktir.” [495]

Bu hadisin râvilerinden Kays diyor ki: Ben, Ebû Saîd’e sordum:

— Sen bunu bizzat Rasûlullah (s.a.v.)’den mi işittin?

—- Evet, kulaklarımla işittim. İşittiklerimi de kalbim hıfzetti. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştu:

“Allah dilerse ümmetimin bütün muhacirlerini bu kapsama alır. Sayı ta­mamlanmazsa, kalan kısmını arabilerle ikmâl eder.”

Bunların hesabı Rasûlullah (s.a.v.)’in yanında yapıldı. Sayılan dört mil­yar yediyüz bini buldu. Rasûlullah (s.a.v.) de şöyle dedi: “İnşaallah ümmeti­min muhacirleri bu meblağı doldurur.”

Sahih adlı eserinin “El-Ba’s ve’n-Nüşûr” bölümünde Buharî… Ebû Ye­zid el-Medinî’den rivayet etti ki; Amr b. Hazm el-Ensarî şöyle demiştir:

Rasûlullah (s.a.v.) üç gün bize görünmez oldu. Sadece farz namazları kılmak için mescide gelir, namazı kıldıktan sonra hemen evine dönerdi. Dör­düncü günde yanımıza geldi. Kendisine, “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize görün­mez oldun. Biz de bir olay meydana geldiğini sandık” dediğimizde şöyle bu­yurdu: “Sadece iyilik ve hayır oldu. Yüce Rabbim, ümmetimden yetmişbin kişiyi hesaba çekmeksizin cennete koyacağını bana vâdetti. Bu üç gün zar­fında kendisinden bu sayıyı artırmasını diledim. Rabbimin bir, şerefli ve cö­mert olduğunu gördüm. O yetmiş bin kişiden her biriyle birlikte yetmişer bin kişiyi daha bana bağışladı. Ben: “Ya Rab! Ümmetimin sayısı bu kadarı bu­lur mu?” diye sorduğumda, ‘Bu sayıyı sana arabilerle tamamlarım” dedi.” Dahhâk, bu hadisin tenkid edildiğini; Neseî de metruk olduğunu söylemiştir.

Taberanî… Ebû Mâlik’ten rivayet etti ki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyur­muştur:

“Muhammed’in canı kudret elinde bulunan zâta yemin ederim ki; kıya­met gününde Cenab-ı Allah sizleri zifirî karanlık bir gece gibi topluca yeri satmış bir zümre halinde cennete gönderecektir. Melekler diyecekler ki: Muhammed ile beraber gelenler, diğer peygamberlerle beraber gelenlerden daha çoktur.” [496]

Kaynak :İbn Kesîr, Ölüm Ötesi Tarihi, 298-303.

Dipnotlar:

[476] Buharı, Rıkak, 7/199

[477] Tirmizî, Kıyame, 4/12; Ahmed b. Hanbel, 2/359

[478] Müslim, Cennet, 3/17

[479] Ahmed b. Hanbel, 7/1

[480] Müslim, Kitabü’1-İman, 1/371

[481] Müslim, İman, 1/199

[482] Müslim, İman, 1/198

[483] Müslim, iman, 1/316

[484] Ahmed b. Hanbel, 5/393

[485] İbn Mâce, Zühd, 2/34

[486] Heysemî, Mec-‘uz-Zevâid, 10/404

[487] Heysemî, Mecma’uz-Zevâid, 10/404; Ebû Ya’lâ’dan

[488] Bk. Heysemî, Mecma’uz-Zevâid, 10/405, Ebû Bekr b. Umeyr’den; Ahmed b. Hanbel, 3/193

[489] Müslim, İman, 1/197-198

[490] Tirmizî, Kıyame. 4/12

[491] Bk. Heysemî, Mecma’uz-Zevâid, 10/362; Tirmizî; İbn Mâcc

[492] Beyhakî, el-Ba’sü ve’n-Nüşûr, 170

[493] Ahmed b. Hanbel, 4/16

[494] Taberanî, Mu’cem-i Kebir, 2/1413

[495] Bk. Ahmed b. Hanbel, 5/268

[496] İbn Kesîr, Ölüm Ötesi Tarihi, Çağrı Yayınları, İstanbul, 2001: 298-303.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: