Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

İbâdette Cimrilik

Posted by Site - Yönetici Temmuz 10, 2013

rose-flower-hwallpvbaper copy

İbâdette Cimrilik

Rivayet olundu:

Allâhü Teâlâ Mûsâ Aleyhisselâm’a şöyle vahyetti.

-“Ey Mûsâ! Amel yapmadan cennetimi isteyenin hayası (utanması) ne kadar azdır!

Ey Mûsâ! Bana itaat ve ibâdet etmekte cimrilik eden kimse­ye karşı ben nasıl cömert olayım?” 

Amelsiz Cennet

Şehr ibni Havşeb (r.h.)[1] buyurdular:

-“Amelsiz cennet istemek günahlardan bir günahtır.

Sebebsiz şefaati beklemek bir çeşit aldanmaktır.

İtaat edilme­yenden, rahmet dilemek ise cehalet ve ahmaklıktır.”

Gemi Karada Yürümez

Râbiatü’l-Basriyye (r.h.)   [2]  buyurdular:

Kurtuıluş umarsın.

Ama onun yolunda yürümezsin.

Muhakkak ki gemi kuru yerde yürümez.

Karada gemi hareket etmez.

Zâlimlerin Farkı

Kuşeyrî (k.s.) buyurdular:

Allâhü Teâlâ hazretleri, Mûsâ Aleyhisselâm’a şöyle vahyetti:

-“Ey Mûsâ! Zâlimlere beni zikretmemelerini söyle!

Zîrâ ben azîmü’ş-şân  beni  zikredene  zikretmeyi  üzerime vâcib  kıldım.

Benim zâlimlere zikrim lanettir.[3]

İman Esastır

Bilki muhakkak umde (işlerin esâsı ve temeli) imândır.

İman ise şirke zıt olan tevhîd ile hâsıl olur.

Bu da kişiyi tevbe ve istiğfara götürür.

İman esâs olduğu için muvahhid olan bir mü’min müttekîlerden   sayıldı.

Bu imanı, onun cennete girmesine sebebtir.

Bundan dolayı mü’min kişiye gereken, ihtiyarını (istek ve ar­zusunu) Allâhü Teâlâ hazretlerinin emirlerine bağlanma cihetine doğru sarfetmesi ve Allâhü Teâlâ’nın yasakladığı şeylerden ka­çınmasıdır. Allah onun (ve seçtiği şeyin) yaratıcısıdır. Eğer tevfîk amel tarafına olursa, inayeti ilâhî de o cihette olur…

Allâhü Teâlâ hazretleri bizleri ve sizleri, sevdiği ve razı oldu­ğu şeylere muvaffak kılsın!

Kendisinden razı olduğu bu kalbleri kendi lutfu ve keremiyle tedâvî etsin. Amin.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/90.


Dipnotlar :

[1] Şehr bin Havşeb {r.h.) : Tabiînden fıkıh ve kıraat âlimi. Aslen Şam’lıdır. 20 (m. 641) doğdu. Birçok sahabelerle görüştü. Sikâ’dan olup rivayet etmiş olduğu hadis-i şerifleri “hasen” derecesindedir. Takva, tevekkül ve ihlâs sahibiydi. Şehr bin Havşeb (r.h.) hazretleri, 100 (m. 718) vefat etti.

 

[2] Râbiatü’l-Basriyye (r.a.) Râbiatü’l-Adviyyedir. Hanım evliyalardandır. Doğum tari­hi kesin olarak belli değildir. Fakir ve takvalı bir babanın dördüncü kızı olarak doğdu. İyi bir terbiye aldı. Bütün zamanlarını ibâdet ve taat ile geçirdi. Çok acıklı ve örnek bir hayatı vardı. Her hanımın mutlaka Râbiatü’l-Adviyyenin hayatını okuması ve kendisine örnek alması lâzımdır. Râbiatü’l-Adviyye hazretleri, 135 (m. 752) tarihinde Kudüs-ü Şerifte vefat etti.

 

[6] Letâifü’l-tşârât: c.1. s. 266, İmam Kuşeyri hazretleri bu rivayetin devamında şöyle buyurmaktadır: Allâhü Teâlâ hazretleri bu ümmetin zâlimleri için ise şöyle buyurdu:

Ve onlar ki, bir kabahat yaptıkları veya nefislerine bir zulmettikleri vakit, Allah’ı anarlar da, derhal günahlarına istiğfar ederler. Günahları da, Allah’tan başka kim mağfiret eder? Hem, yaptıklarına, bile bile ısrar etmezler.” Al-i imrân: 135; Letâifü’l-lşârât: c.l, s. 266,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: