Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Bilgisiz cahillere ithaf olunur!

Posted by Site - Yönetici Temmuz 3, 2013

oku,okumak,ikra,ilk ayet oku,

Bilgisiz cahillere ithaf olunur! 

Şeriat” diyorsunuz, karşılığı şöyle geliyor: “Ay bunlar dört kadın almak istiyor, elimizi kesecekler, cebren başımızı örtecekler, özel hayatımıza müdahale edecekler, içkiyi yasaklayacaklar!” Ne ilgisi var?..

Din” diyorsunuz, “Ay kalbim çok temiz” diye başlıyor, “dedem hafızdı” diye bitiriyorlar…

Beş İslâm şartı ile altı iman şartını doğru dürüst sayabilen mumla aranıyor. Rol icabı “lahavle” çekemeyen oyuncu, din konusunda ahkâm kesiyor.

Tarih” diyorsunuz, “Bizim tarihimiz cumhuriyetle başlar” diye gevelemeye koyuluyorlar… Öncesi yok! Cumhuriyet tarihine bile doğru düzgün vakıf olan yok! Bir sürü mehdiye, yüceltme sonrasında “uzanan elleri kıracağız” edebiyatı geliyor…

Osmanlı” diyorsunuz, bilgisizliklerini kusuyorlar: “Padişahların anneleri yabancı… Padişahlar kardeşlerini katlettiler… Hacca bile gitmediler… Haremde zevk u safa sürdüler…” Tek tek cevaplandırıyorsunuz, o zaman da başka telden çalmaya başlıyorlar: “Siz Atatürk düşmanısınız, cumhuriyet düşmanısınız, laiklik düşmanısınız!” Ne ilgisi var?..

Ecdat” diyorsunuz, “Yahu heykelleri yok, sanatları yok, resimleri yok” diye sıralıyorlar… Ne mezartaşı sanatını biliyorlar, ne ebruyu, ne minyatürü…

Namus ve ahlâk” konusunu açıyorsunuz, “Ahlâk beyindedir, belden aşağıda değil” diye tekerliyorlar…

Fal” diyorsunuz, “fala inanma, falsız da kalma” diyerek güya ki vecize yumurtluyorlar: “İnanılmayan bir şeye nasıl bel bağlanır?” suali cevapsız kalıyor.

Demokrasi” diyorsunuz, “Sayısal üstünlük değil, siyasal üstünlük” diye meydan okuyorlar…

Kalkınma” diyorsunuz, “950 öncesinde her şey yolundaydı, sonradan Demokrat Parti çıktı ve her şeyi mahvetti” diyerek gerçeği tersine çeviriorlar…

Gelişme” diyorsunuz, ideolojik nutuklar atıyorlar…

Aile” diyorsunuz, “Bir imza ile insanları bağlamak çağ dışılıktır” diyerek karşı çıkıyorlar…

Gençlik” diyorsunuz, “imam hatipli olmasın” şartını dayatıyorlar…

Ben bu bilgisizlikten ve ilgisizlikten bıktım!..

Slogancılıktan gına getirdim!..

Yüzeysellikten yoruldum!..

Tekerleme dinlemekten usandım!

Topyekün gelin, ama biraz bir şeyler öğrendikten sonra gelin…

CAHİLLERE BİR KAÇ SÖZ

En iyisi cahillikle ilgili birkaç “özlü söz“ü alt alta yazmak… Basma cahilin izine, gitme şeytanın sözüne (Ruhsati).

Bilgisiz kimse, savaş davuluna benzer, içi boş olduğu için sesi çok çıkar (Sadi).

Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiği için, çoğunluk bilgisizdir (La Bruyere).

Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir (Sokrates).

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol (Mevlana).

Cehalet öyle binektir ki, üzerine binen zelil olur, arkadaşlık yapan yolunu kaybeder (Hz.Osman).

Hareket halindeki cehaletten daha korkunç hiçbir güç yoktur (Bernard Shaw).

Öğrenmek pahalıdır, ama cehalet ondan da pahalıdır (Henry Clausen).

Bu kadar

Yavuz Bahadıroğlu   2012-12-26  tarihli köşe yazısı. 

Bir Yanıt to “Bilgisiz cahillere ithaf olunur!”

  1. derya said

    Hersey çok doğru çok taktir ediyorum ama bir şey rahatsız ediyor ki o da muhammed celaleddin rumi ye mevlana denmesi zira mevlana mevlamız demek

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

    De ki: Bize hiçbir zaman Allah’ın yazdığından başka bir şey ulaşmaz. O, bizim Mevlamızdır ve müminler onun için yalnız Allah’a dayanıp güvensinler!”(Tevbe, 51)

    Okunuşu: Bismillahi’r-Rahmani’r-Rahim.

    “Kul ley yusibena illa ma keteballahu lena, hüve Mevlana ve alallahi fel- yetevekkeli’l-mü’minun.”
    buna dikkat ederseniz daha iyi olmaz mı?

    Site Yøneticisi : “Mevlâna” kelimesi , Arapça dilbilgisi açısından incelenecek olursa ,”veliye” sözünün “ism-i mastarı”dır.Veliye ,idare etti ,üstlendi manasına gelir.”Veli “ kelimesi aynı zamanda seven ve sevilen manası taşır.Mesela “mezheb” kelimesi “ hem tutan yol “ , hem de “hedefe gidiş” anlamı ifade eder.”Velî” kelimesi Arapça dilbilgisi açısından ise , “yönetmek” , “işi üzerine almak” anlamına gelen “velâyet” fiilinin faili yani , “işi üzerine, alan idare eden” anlamındaki sözdür.Tasavvufta “velâyet” , kulun Hak’a yakınlığı ve Hak’ın kulu, kulunda Hak’ı dost edinmesi durumu, yani veli olma manasını taşır.

    Efendimiz, sahibimiz anlamındaki “Mevlâna” kelimesi bazı isimlerin başına getirilerek saygı ifadesi olarak kullanılmıştır.Mesela ,Mevlâna Mübarek Şah ,Mevlâna Lûtfî, Mevlâna Celâleddin-i Rûmî gibi. Ayrıca eski dilde hitap sözü olarak da kullanılır idi.Yani “Efendimiz nasılsınız?” manasına “Mevlâna ne haldesiniz?” gibi.

    Mevlâna kelimesindeki “nâ” hecesinin Farsça’daki olumsuzluk edatı “nâ” ile bir ilgisi bulunmayıp, bu şekilde anlam vermeye yönelenleri aydınlatma bakımından şunlar yazılabilir. Farsça’daki “nâ” eki mutlaka kelimelerin başına gelir ve olumsuzluk ifade eder,”nâmâlum”= bilinmeyen, “nâmevcud”=bulunmayan kelimelerinde olduğu gibi.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: