Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 06 Oca 2013

İSRAF VE TASARRUFUN ÖNEMİ

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2013

20,Zekâtın verileceği, harcanacağı kişiler ve müesseseler (2)

İSRAF VE TASARRUFUN ÖNEMİ

İsrafın Tarifi ve Hükmü:

Arapça bir kelime olan israf “serefe” kökünden gelmektedir. Seref, yemek, içmek, giyip, gezmek gibi meşru ve mübah olan hususlarda ma’kul ve ma’ruf sınırı aşmak demektir.

İsrafın Lugat Manası:

Lüzumsuz yere harcama yapmak, ihtiyaçtan fazla tüketmek, saçıp savurmaktır.

Istılah manası ise;

İnsan fiillerinde sınırı aşana, aşırılık yapana, dengesiz harcama yapan kimseye de müsrif denir.

Tüketim ve harcamada; en aşağı derecede cimrilik, ortası iktisat, aşırısı ise israftır. Allah (c.c.): İsraf ve cimriliği de haram kılmıştır. İşte Rabbimizin hükmü:

“Elini boynuna bağlı tutma (cimrilik yapma). Onu, büsbütün de açıp-saçma (İsraf da yapma), sonra kınanır, kaybettiklerinin hasretini çeker durursun.” [1]

İslam’ın emri iktisattır. İktisat; tüketim ve harcamada itidal üzere olmak, lüzumundan fazla ve noksan harcamaktan kaçınmaktır. İsrafın mukabili olan iktisat, mü’minlerin bâriz vasıflarından birisidir. [2]Allah şöyle buyurdu:

Onlar ki, (Rahman’ın has kulları) harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.[3]

İSRAF İLE İLGİLİ AYETi kerimeler

Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [5]

Yani zekatınızı verirken: Sakın ha! Bu benim malımdı da ben veriyorum. Yani bu adamın bu işte hiç hakkı yokken ben veriyorum veya malınızın öşrünü verirken, ben bu malı bu adama veriyorum, bunun hakkı yokken” demeyin. O adamın hakkı vardır.

Eğer vermiyorsanız o adamın hakkını gasbetmiş oluyorsunuz. Zekatı ve öşrü vermemekten ayrıca hesaba çekileceğimizi bilelim. “Sakın israf etmeyiniz” buyuruyor. [6]

KUR’AN-I KERİM’DE İSRAF

İnsanın, kendini ve sahip olduğu değerleri acımasız olarak harcaması israftır. Allah (c.c.), koyduğu ölçülere riayet etmeyip haddi aşanları, müsrifleri sevmez… İşte Rabbimizin hükümleri.

Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. [8]

Yeryüzü mescit olduğuna göre daima güzel ve temiz giyinmeye, güzel konuşmaya, güzel davranmaya devam etmemiz lazımdır.

Allah(c.c) İsraf Edenleri Sevmez

Kur’an-ı Kerim’de 17 yerde israfla ilgili ayet-i kerime vardır. Bunlardan 4 tanesi yeme-içme-giyme ile ilgilidir. Yani insanların tabiattan ürettiklerinin israf edilmemesi konusundadır. Geri kalan 13 tanesi ise (insanın israf) edilmemesi ile ilgilidir.

Bakara suresinin 29. ayetinde ifade edildiği gibi “yeryüzünde her ne varsa Allah sizin için yarattı” buyuruyor. Elektrik-su insan için yaratılmış. Ekmek insan için yaratılmış. Bütün yediğimiz-içtiğimiz, giydiğimiz, kullandığımız şeyler insan için yaratılmış, bunları israf etmeyeceğiz. [9]

İSRAF EDENLER, ŞEYTANLARIN KARDEŞLERİ OLUR

Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.” [10]

“Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.” [11]

.”

Mutluluk yayıldıkça çoğalır. Aile yuvasında yaşanan mutluluklar dalga dalga etrafa yayılmalıdır. Yakın akrabalara sevgi, saygı ve yardımlarımız esirgenmemelidir. Fakirlere, yolda kalmışlara yardım edilmeli. haz .Allah’ın kulu ve Hazreti Adem’in çocuğu diye bakmalı ve iman ettiğimiz Peygamberin çocuğu yolda bırakılmamalı.

Saçıp savuranlar yani mal varlığını haram yollardan harcayanlar şeytanın kardeşleri olurlar. Bu tür insanlardan birine sormuşlar. En çok duymak istediğin haber hangisidir? Bu şeytanın kardeşi cevap vermiş. “Babamın öldürülüp, katilinin yakalanması. Hem diyet alırım, hem de mirası yerim” demiş. [12]

İnsanlar, tabii ki bu arada Müslümanlar lüks eşyalar alıyorlar. Pahalı mobilyalar, baş döndürücü elektronik aletlerle 250 metrelik evlerini ve villalarını döşüyorlar. Marketlerden arabalar dolusu yiyeceklerle çıkıyorlar. Akılları dolduracak bir şekilde konforizme ve “mide”lere hizmet ediyorlar.

Halbuki bizim “iktisat etmek” gibi bir ilkemiz vardı. haz.Allah’ın Rasülü(s.a.v) “İktisad eden darlık çekmez” buyurmuştu. Yüce Allah’ın “İsraf edenler (saçıp savuranlar) şeytanların kardeşleri olurlar.” [13] fermanıyla savurganlığın manevi fecaatini haber vermişti. [14]

İSRAFIN ÇEŞİTLERİ

İnsanın sahip olduğu değerleri ve imkanları ölçüsüz kullanmak israftır. Bunun da birçok çeşitleri vardır. Bazılarını sıralayalım.

İsraf deyince, hatırımıza elektrik düğmesine basmak, çeşmelerimizin eskiyen lastiklerini değiştirmek, ekmek artıklarını atmayıp tirit yapmak gelir. Bütün bunlar israftır. Ancak, israf edilen şeylerin değerine göre israf önem kazanır. Mesela bir gram altını atıvermekle bir dilim ekmeği atıvermek aynı şey değildir. Günümüzde altının israfı daha büyüktür.

1. İNSANIN İSRAFI Yazının devamını oku »

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Muhammed bin Ali el-Hakîm et-Tirmizî (r.h.) Kimdir ?

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2013

Tesbih,Muhammed bin Ali el-Hakîm et-Tirmizî (r.h.) Kimdir , copy

Muhammed bin Ali el-Hakîm et-Tirmizî (r.h.) Kimdir ?

Muhammed bin Ali el-Hakîm et-Tirmizî (r.h.) Hakîm-İ Tirmizi hazretlerinin asıl ismi Muhammed bin   Ali bin Hasan bin Bişr’dir. Künyesi   Ebü Abdullahtır. Lakabı   Hakîn`dir.   Tirmizde   doğduğu   için   Tirmizî   nesbetiyle   tanındı.   Bazı kaynaklarda  adı   Muhammed   bin  Ali   Hakîm  Tirmizî  diye  geçmektedir.   Bazı kaynaklarda   da   kısa   olarak   Hakîm-i   Tirmizî  olarak   geçer.   Hakîm-i   Tirmizî hazretlerinin doğum tarihi bilinmemektedir.

Hakîm-i Tirmizî hazretlerinin sadece bir evi vardı.. Evinin de kapısı yoktu. Kapı yerine bir perde asardı. Bir ara evinden ayrılıp seyâhete çıkmıştı. Geri döndüğünde bir köpeğin evine girip orada yavruladığını gördü. Ses çıkarmadı. Talebeleri: -Efendim müsâde edin köpeği   yavruları ile birlikte evinizden atalım, dediler. 0 büyük zât: -Olmaz. dedi. -Ne edeceksiniz?

-Belki, yakında yavrularını alıp kendiliğinden buradan çıkıp gider. Gideceği zamana kadar bir ev kiralarım….

Hakîm-i Tirmizînin büyüklüğünü kabul etmeyen bir kişinin rüyasına Peygamber Efendimiz (s.a.v.) girer, ona:

-Ey kişi! Evine giren bir köpeği çıkarmamak için, kendiliğinden çıkar diye köpekten ricâ’da bulunarak seksen defa gelip giden bir zâtla kendini eşit mi tutuyorsun? Ebedî kurtuluşu istiyorsan git onun hizmetine kavuş, dedi. Bunun üzerine o zât, Hakîm-İ Tirmizî hazretlerinin huzuruna gelip günahlarından tövbe etti ve ona talebe oldu. Hakim-i Tirmizi hazretleri. 320 (m. 920) senesinde Nişabûr’da şehid edildi.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Ruhu’l-Beyan Tefsiri Tercumesi: 3/199-200.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kim Kimdir ?, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam Alimleri | Leave a Comment »

Türkiyede üretilen 3 milyon kg domuz eti hangi müslümanın midesine gidiyor ?

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2013

 HANGI FIRMALARIN VE RESTORANTLARIN DOMUZ ETIYLE ALAKALARI VAR 

Türkiyede üretilen 3 milyon kg domuz eti hangi müslümanın midesine gidiyor ?
Müslüman hükümetimiz müslüman seçmenine domuz etini niye layık görüyor ?

SUCUK,SALAM,SOSİS,FASTFOOD,PİZZA YERKEN BİRDAHA DÜŞÜNÜN…
VEYA HİÇ DÜŞÜNMEYİN AFİYET OLSUN

İstanbul Gaziosmanpaşa Hacımaşlı Köyü Domuz Çiftliği’nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı’na akıyor. Baraj, 10 milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var.

Türkiye’deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarinda et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere ‘kıyma’ seklinde satılıyor. Domuz etini Salam, sosis ve sucuk olarak da piyasaya sürmek en çok kullanılan yöntem.

Peki neden domuz?

Türk yemek kültürüne aykırı ve en önemlisi ‘Dinen yasak olmasına, rağmen neden domuz cazip bir konu?’

Çünkü domuz yetistiriciligi çok kârli bir iş.Domuz üretken bir hayvan.Cinslerine ve yaşına göre yılda 1, 2, bazen de 3 kez; ve her batında da 15-20’ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda 2 kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor!

Normal şartlarda evcil bir domuzun % 30’u yağ olarak ayrılabilmekte iken; bu rakam bazen % 50’yi bulabiliyor. Yani 150 kg’lik bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. Bu da Dana ya da Koyuna göre tercih edilmesinde çok önemli bir etken.

Beslenmesi çok kolay, cam dışında -leş dahil- her şeyi hatta kendi pisliğini bile yiyebiliyor. Her domuz ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.

Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul!? Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye ‘de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.

Türkiye ‘deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. Kilosu 1 ile 3.5 Türk lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak Kıyma, Sucuk, Salam ve Sosis olarak satıldığı dile getiriliyor. Çiftlik çalışanlarından İsmail Türk’ün verdigi bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarina kiyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.

Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak 5 firma domuz satın alıyor: 1-Çerkezo, 2-Polonez, 3-Nuta, 4-Namet ve 5-Sütte …

1. Çerkezo aldığı ürünleri Salam Sosis olarak piyasaya sürerken aynı zamanda Teşvikiye ‘deki Şarküterisinden de nihai tüketiciye ulaşıyor. (ki bu firmanin bir de “TADET” adı altında otellere ürün sattığı bir markası daha bulunuyor… ) Ayn zamanda butik mağazalarda ve ulusal zincir mağazalarda satılan BONUS markalı ürünlerin üreticisi de ÇERKEZO…

2- Ayazağa daki Çerkezo‘nun hemen yanında üretim yapan SÜTTE firmasi da salam, sosis ve jambonlarını markasıyla satıyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çeşitli zamanlarda farklı isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Sütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde PIGGY adıyla satılıyor. Üstelik ünlü Amerikan fast food zincirlerinden Little Caesar’s Pizza tam 10 yılı aşkın süreden beri et mamullerini SÜTTE firmasından temin edip bizlere bir güzel yediriyor!!!

3- POLONEZ 5 yıl öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip MIGROS’larda açık açık ürünlerini satarken, son yıllarda %100 dana etinden ürünler imal ettigini iddia ediyor.

‘Peki ya bunlar göz göre göre mağazalarında sattıran satın alma müdürleri aldıkları rüşvetin yanı sıra bu milletin vebalini aldıklarını da biliyorlar mı sizce?’

POLONEZ’in ciddi anlamda piyasaya yayılmasındaki en büyük faktör MIGROS’ tur . O dönem Migros’un et mamülleri satın almasında olan (Şu an oyuncak reyonunda Satın Almacılık yapan) Coşkun Bey’in büyük paralar karşılığında POLONEZ ‘le işbirliği içerisinde olduğunu ve bizzat domuzlari bizlere yediren kişi olduğunu biliyor muydunuz?

Peki ya
Migros’ta çalışan tüm tezgahtarların eksiksiz olarak her ay sonunda POLONEZ ‘in sahibi MUSTAFA AKKAS Bey’den (veya Satış Müdürü sıfatı ile çalışan ALİ ÖZYAVAŞ’tan) maaşlarını ve primlerini (bizlere sattıkları et mamulleri üzerinden ) aldıklarını biliyor muydunuz?
Peki
METRO GROS MARKETLER’in (Su anki değil bir önceki) satın almacılığını yapan kişinin Şu an BAGDAT CADDESINDE bulunan Polonez – Barbekü Restoranları’ nın sahibi olduğunu biliyor muydunuz?

Peki Izmir’in kalesi olarak görülen KiPA Marketler’in satın almacılğını yapan bayanın Polonez’in resmi hissedarı olduğunu biliyor muydunuz?

PEKİ AMERİKAN FAST FOOD ZİNCİRİ
DOMINO’S PIZZA ve ALMAN EKOLÜ
DR. OETKER PİZZALARIN İÇERİSİNDE POLONEZ ET MAMULLERİNİN KULLANILDIĞINI BİLİYOR MUYDUNUZ?

PEKİ GIMA MARKALI ve PİYASALARDA SATILAN “OPI” MARKALI ÜRÜNLERİ POLONEZ’İN ÜRETTİĞİNİ VE BUNUN KARŞILIĞINDA NE KADAR PARA YEDİRDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

‘Peki, sizce Türkiye de domuz eti yemeyen insan kalmış mıdır?’

4- NUTA öncelikle 7 TEPE markası ile tanınmakla beraber Güneydeki – Herşey dahil – tatil köylerinin bir numaralı tedarikçisi… Ee tabi yabancı turistlerin yanında yerli turistler de güme gidiyor! Bu firmalar özellikle Büyük Alışveriş Merkezlerinde ayrı bir stant açıyorlar. Ancak Küçük Şarküterilerde karışık olarak duruyor ve birçok tüketici farkına varmadan domuz ürünlerini satın alabiliyor . Üstelik işin ilginç tarafi bu firma Şimdi de firma tanıtım cd’si hazırlamış Carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptığını anlatıyor. Ama 7 TEPE SOSİS hafta sonları marketlerde KDV dahil 2.900 TL ye satılıyor.

Çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde “hayvan küspesi” gibi lafını bile etmek istemedigimiz katkılar kullanıyorlar … Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapılıp piyasaya sürüldüğü bir başka yer de NUTA ‘nın üretimini yapan kişinin işlettiği Dolapdere’deki imalathane. (“IDEAL” markali salam sosis imalatçısı )

5- NAMET ünlü EMİNÖNÜ HASIRCILAR ÇARŞISININ İÇİNDE yıllardır tanınan NAMLI PASTIRMACI’nin modern hali !!! Şu an modern(!) üretim tesisleri BAYRAMPAŞA MEGACENTER (GIDA HALİ) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylık -günün 24 saati çalıştıklarını düşünürseniz-70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede NAMET ayda tam 270 ton et mamulü üretiyor ve satıyor!!!

Bu aradaki 200 tonluk kapasite açığını ise İSTANBUL DIŞINDA ne idüğü belirsiz imalathanelerde, merdiven altı firmalarda üretim yaptırıp üzerine ‘ %100 NAMET KALİTESİ’ bastıktan sonra (üretim yeri olarak BAYRAMPAŞA’daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.

Carrefour ve diğer tüm zincir mağazalarda POLONEZ’in uyguladığı benzer taktikleri uygulayan NAMET bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor!..

Peki,Cem YILMAZ’ın dedigi gibi janjanlı ambalaja sahip NAMLI pastırmaları’ nın sahipleri olan Engin & Esen Mepa Kardeşlerin aynı zamanda Çorlu’daki domuz çiftliklerinin yarı hissesine sahip olduklarını da biliyor muydunuz?

2000 yılında patlak vermiş olan kaçak Buffalo (Yaban Öküzü) etlerinin de NAMLI pastırmaları’ nın sahipleri olan Engin & Esen Mepa Kardeşler tarafindan getirildiğini hatta Bayrampaşa’daki imalathanelerinin Gazetecilerin ve Kameralarin gözü önünde basıldığını, Engin Mepa’nin Show TV’ye, o dönemin 1 trilyon lirayı kendi elleriyle hediye ettiğini, sonra da Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla TÜM OLANLARIve BASKINLARI yalanladıklarını biliyor muydunuz?

NAMLI Pastırmalarının hem % 5 hissesine sahip olan, hem de İmalat Müdürlüğünü yapan “Muzaffer ….” adındaki şahsın aynı dönemde kardeşi ile Bağcılar semtinde açmış olduğu imalathanede At ve Eşek etinden yaptığı pastırmaları dilimleyerek Zincir Marketlere sattıklarını biliyor muydunuz?

2004 yılında da Uğur DÜNDAR ekibi tarafından BASILARAK ekranlarda gösterildiğini hatırlayabildiniz mi?

Domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor! Bu noktada tüketicinin yapması gereken şeyi Çevre Saglık İl Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi

Müdürü İrfan YILMAZ özetliyor:

‘- Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.’ ‘Kısacası ne yediğinize dikkat edin. Çok emin olmadığınız ve bilmediğiniz markaların ambalaj güzelligine kanmayın.’ Ömer KIZILIRMAK TÜBITAK-SAGE Planlamalar ve Kalibrasyon Birim Amiri.

ALINTIDIR.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Yedi kimse vardır ki………

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2013

Hadisi serif

Yedi kimse vardır ki………

Hadis-i şerifte buyuruldu:

Yedi kimse vardır ki Allah, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı o günde onları kendi gölgesinde gölgelendirir.

1-Âdil imâm,

2-Allah’a ibâdetten neşe alan genç,

3Kalbi mescidlere bağlı olan kişi, camiden çıktığı zaman, bir daha oraya dönesiye kadar…

4-Allah için birbirlerini seven iki adam… Allah sevgisinden dolayı bir araya gelen ve ayrılan kimseler…

5-Yalnız kaldığında Allâhü Teâlâ hazretlerini zikredip ağlayan kişi.

6-Kendisini hüsn-ü cemâl ve makam sahibi bir kadın çağırdığında: “Ben Allah’tan korkuyorum,” diyen adam,

7-Bir sadaka ile sadaka veren; fakat verdiği sadakayı gizleyen; hatta sol eli sağ elinin ne verdiğini bilmez.

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:

“Gizli sadaka Rabbin gadabını söndürür.

Amma sadakayı izhâr etmenin caiz olmasının yönü ise, eğer insan, sadakasını izhâr ettiğinde insanların kendisine tâbi olarak sadaka vereceklerini bilirse işte o zaman sadakasını izhâr etmesi daha faziletli olur.

Kaynak : Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercumesi: 3/196-199.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Seni yarattım – ibret alınacak bir hikaye

Posted by Site - Yönetici Ocak 6, 2013

“Seni yarattım” – (ibret alınacak bir hikaye)

ÇELİMSİZ, KÜÇÜK bir kız çocuğu sokağın köşesine oturmuş; yiyecek, para, ya da alabileceği herhangi birşey için dileniyordu. Üzerinde yırtık pırtık giysiler vardı. Yüzü gözü ise kir içindeydi. Çocuğun perişan bir hali vardı.

Kız dilenirken, sokaktan genç, sağlıklı, zengin görünümlü bir adam geçti. Kızı farketmişti. Ama, belli etmemek için, dönüp bir daha bakmadı. Geniş ve lüks evine, konfor içinde yaşayan ailesinin yanına geldiğinde, çok güzel hazırlanmış bir akşam sofrası onu bekliyordu. Fakat, az sonra, gördüğü o dilenci kız aklını takıldı yeniden. Duyguları birşeylere itiraz ediyordu.

Sonra, kolay yolu tercih etti ve itirazlarını Allah’a yöneltti. Böyle durumların var olmasına izin veren O değil miydi?

İçin için, O’na karşı:

Böyle birşeyin olmasına nasıl müsaade ediyorsun? Neden o küçük kıza yardım için birşeyler yapmıyorsun?” diye yakınmaya başladı.

Biraz sonra, ruhunun derinliklerinden gelen şu cevabı işitti:

Yaptım. Seni yarattım!

.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: