Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 29 Eki 2012

Avrupalılar Türkleri Neden Sevmez ?

Posted by Site - Yönetici Ekim 29, 2012

İslam, Türklerin milli rabıtalarını gevşetti diyen Atatürk’e Kadir Mısıroğlu’ndan reddiye.

Avrupalılar Türkleri Neden Sevmez ?

Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi’nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesi profesörlerinden Alman asıllı Prof. Fritz Neumark öğrencilerinden birinin “ Avrupalılar bizi neden sevmez, Hocam? Sualine şu cevabı verir;

– Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi demümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyanlar’ın hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince;

1- Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama, olaki laik olmak şöyle dursun, Hristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder.

2- Sizler farkında değilsiniz ama, onlar şu gerçeğin farkındadırlar; Tarihten Türk çıkarılırsa ortada tarih kalmaz. Osmanlı arşivi tam olarak ortaya çıkarsa, bugünkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

3- Avrupa’nın pazarı idiniz. Şimdi Avrupa’yı Pazar yapmaya başladınız.

4- En az 400 yıl Avrupa’da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz.

5- Selçuklular Anadolu’yu, Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı Ordularına mezar ettiler.

6- Sizi silah ile yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hakimiyet sağladılar. Önce giyiminizden hayat tarzınıza kadar; ahlaki değerlerinizi yıpratmaya başladılar, sonra da kendi içinizde sizi bölmeye başladılar.

7- Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etmeseydi, İslamiyet bu gün belki sadece Hicaz’da varlığını devam ettirebilirdi. Kaldı ki Vehhabiliği kuranlar da İngiliz Dominyon Bakanlığının adamlarıdır. Batı, her yerde İslamiyet’i sapık inançlara kanalize etti. Ama Osmanlı, Asr-ı Saadet’i devam ettirdi.

8- İfade ettiğim sebeplerden klise size kin kusmaktadır.

9- Ben Türkiye’ye geldiğimde iki üniversiteniz vardı. Şimdi (o zaman) 19 üniversite var. Osmanlı zamanında ise her yerde bir medrese vardı. Tarihinize bakın! Her medresede ilim tedrisatı vardı. İlk denizaltıyı Osmanlı’nın yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de ama Avrupa bunu biliyor.

10- Sizler, gerçek hüviyetinize, kimliğinize döndüğünüz zaman Avrupa’nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Ama bu şartlar da çok zor…

[Ord. Prof. Fritz Neumark (1900-1991), Hitler’den kaçarak 1933’te Türkiye’ye gelir. İstanbul Üniversitesi İktisat ve Hukuk fakültelerinde dersler vermiştir.

Bu yaziyi ve videoyu gønderen M. Emin beye tesekkur ederiz.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Dünya Ve Âhiret Seferlerinde Azık

Posted by Site - Yönetici Ekim 29, 2012

5Borç ve sıkıntı üzerine bir hadis

Dünya Ve Âhiret Seferlerinde Azık

Azığın hayırlısı, yemek olarak hazırlanan değil; takva olarak hazırlanandır. Kelâmın tahkikinde şu ortaya çıkmaktadır: Muhakkak ki insanın seferi (yolculuğu) vardır.

1 – Dünyanın içinde olan sefer,
2- Dünyadan (ölümle) olan seferdir.
Dünya’nın içinde yâni bir yerden bir yere yolculuk yapmak suretiyle meydana gelen seferlerde elbette azık lâzımdır.
Azık, yol için lâzım olan; yiyecek, içecek, binek ve maldır.

Dünyadan (ölümle) yapılan sefer ve yolculukta da elbette azık lâzımdır.
Dünyadan âhirete giden seferin azığı ise şunlardır:
1-Ma’rifetüllah,
2- Muhabbetüllah,
3- Taat ile meşgul olup, mâsivâdan yüz çevirmek,
4- Allah’a muhalefet etmekten kaçınmak,
5- Ve Allah’ın nehiylerinden yâni yasaklarından ictinâb edip kaçınmaktır.

Bu azıklar, dünyâ seferlerinde lâzım olan azıklardan daha hayırlıdır. Çünkü dünyâ azığı, seni münkati* (gececi bir azâb’dan) halâs edip kurtarmaktadır. Âhiret azığı ise, seni daimî elan bir azâbtan ve Cehennem ateşinden kurtarmaktadır.

Dünyâ azığı fânîdir; âhiret azığı ise, seni bakî, hâlis ve temiz olan lezzetlere yâni Cennete kavuşturur.

Hacca Azıksız Ve Hazırlıksız Gidilmez

Denildi ki, Yemen ehli, azık almazlar ve yola azıksız çıkarlar. (Bunun sebebini soranlara da şöyle cevap verirlerdi:)
-“Bizler tevekkül edenleriz! Çünkü Beytullah’a hacca gidiyoruz! O bizi doyurmayacak mı?” diyerek, tamamen insanlara yük olurlardı. Mekke’ye vardıkları zaman da halktan dilenmeye başlarlardı. Çoğu zaman da bu durum onları, hırsızlığa, soyguna, yağmalamaya ve gasp, yapmaya götürürdü. Ve bu şekilde azıksızliktan dolayı rezil olurlardı.

Bunun üzerine Allahü Teâlâ hazretleri: “Ve azık tedârik edin,” buyurdu.
Yâni, size yetecek ve kendisiyle yüzünü kararmaktan alıkoyacağınız kadar, kuru ekmek, yağ, sevik, hurma ve benzeri azıkları yanınıza alın. Bu azık sebebiyle insanlardan yemek istemekten, insanları zor durumda bırakmaktan ve onlara yük olmaktan korunun “Çünkü azığın en hayırlısı takvadır.” İstemekten ve çalıp, gasbetmekten korunun.
Ve bana takva ile gelin, ey beyni olanlar!
Çünkü akıllı olmak, Allah’tan korkmayı, takvâ’yı ve insanları takvaya teşvik etmeyi icabettirir. Sonra Allahü Teâlâ hazretleri, insanlara bundan maksadın Allahü Teâlâ’nın kendisi olduğunu emretti. Allah’tan başka herşeyden uzaklasın buyurdu. Hevâ ve hevesin şaibelerinden arınmış ve uzak olan aklın gereği de budur.

Bundan dolayı Allahü Teâlâ hazretleri hususiyetle akıl sahiplerine hitab etti. Takvâlı olmayan kişi, aklı olmayan akılsız gibidir.

Akıllı kişiye gereken, aklı bütün şaibelerden kurtarması, nefsini terbiye etmesi ve onu mertebelerin en yükseğine kavuşturup tekâmül etmesidir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/434-435.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Hac İbadeti, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: