Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Kader Ve Kaza

Posted by Site - Yönetici Ekim 19, 2012

Kader ve kaza

Kader Ve Kaza

Ve bil ki: Kader ve kazadan kesinlikle meydana gelecek olan şeylere hiçbir şey fayda vermez. Yâni onların meydana gelmesini engelleyemez.  Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdukları gibi:

Sakınmak, kadere fayda vermez. Muallakta olan kadere sadaka ve benzerleri fayda verir. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin buyurduğu gibi: Sadaka ve akrabayı ziyaret, hastalıkları giderir ömrü uzatır.

Muhakkak ki sakınmak kazâ’yı reddetmez. Lakin duâ kazayı reddeder.

Kader’den sakınmak fayda vermez. Lakin inen ve inmeyen şeylere duâ fayda verir. Ey Allah’ın kulları size duâ etmeyi tavsiye ederim.”

Bâzı muhakkikin buyurdular: Mukadderat iki kısım üzeredir. Bir kısım külliyâta mahsustur. Bir kısım da cüz’iyât ve tafsilâta mahsustur.

Külliyat, insana mahsustur. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin haber verdikleri üzere dört şeye münhasırdır.

1 – Ömür,

2– Rızık,

3– Ecel,

4– Saadet ve şakaavet.

Bunlar değişikliği kabul etmezler. Sıla-ı rahim gibi iyilikler buna fayda vermez. Ancak farz-ı muhal yolu hariç. (Bunu) şu mânâda (söylüyorum) meselâ: Sıla-ı rahm yapan kişinin  rızkının geniş olduğu ve ecelinin tehîr edildiği, hayır (ve iyiliklerin) eserindendir. Eğer gerçekten, rızık ve ecelin değiştirilmesi mümkün olsaydı, bu sıla-ı rahim ile olurdu, demektir.

Kendisine bir hikmet taalluk ettiği bu şekilde, farz-ı muhal caizdir. Meselâ şu âyet-i kerîmede Allahü Teâlâ buyurduğu gibi:

De ki: Rahmân’ın bir veledi olsa, ben ona tapanların birincisi olurdum‘ Yâni farz-ı muhal demektir…

Amma cüz’iyât ise. tafsîliyet levâzımındandır. Cüz’iyâzın bâzısının insan için zuhuru ve meydana gelmesi, sebeblere ve şartlara bağlıdır.

Dua, kesb, çalışmak ve kasdetmek. bu sebeb ve şartların cümlesindendir. Yâni bunlar (dua, kesb, çalışmak ve kasdetmek gibi sebepler ve şartlar olmadıkça) onlar meydana gelmezler.

Kader ve kaza: Kadere îmân etmek imanın şartlanndandır.

Kader; ezelden ebede kadar hayır ve şer (iyi-kötü) meydana gelecek bütün hadiseler hakkında Cenab-ı Allanın kendi ilmi icabı bilip takdir buyurmasıdır.

Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulm’edici değilim!” El-Kamer: 54/49,

Irâde-i cüziyye; Cenab-ı Allanın kuluna verdiği belirli bir selâhiyet ve tercih etme hakkıdır. Kader ve kazâ’da irâde-i cüziyye’nin önemi çok büyüktür. Çünkü insan irâdesini iyiye kullanırsa Cenab-ı Allah, hayrı {ve iyiliği), kötülüğe sarfederse, kötülük (ve şerri) yaratır.

Bu itibâr ile Cennet ve Cehennemi insan kendi İradesiyle kazanır… Cenab-ı Allah, Hâlık (yaratıcı)dır. Kul (insan) kâsib (İsteyen ve elde temeye çalışan)dir. insan, fiilinin yaratıcısı değildir. Ama, isteyenidir. Bu imtihan dünyasında Cenab-ı Allah, iyi ve kötü kulunun bütün irâdelerini yaratır. Bu konuda daha geniş bilgi için bakınız: Mektubât: 217. ve 289. Mektub.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 2/713-714.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: