Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 09 Eki 2012

Yeminin Çeşitleri

Posted by Site - Yönetici Ekim 9, 2012

11 Yeminin Çeşitleri

Yeminin Çeşitleri

Yeminler, üç çeşittir:

1 – Yemîn-i mün’akit,

2– Yemîn-i gamûs,

3– Yemîn-i lağiv.

Yemîn-i mün’akid: Âlimler buyurdular: Bir kişi yemin eder ve sonra yeminini bozarsa, eğer yemini geleceğe âit ise, buna keffâret yâni ceza gerekir. Bu çeşit yemine “Yemîn-i mün’akit” denir.

Yemîn-i gamûs: Eğer yemini (mâzî yâni) geçmişle ilgiliyse ve yemin eden kimse de olayı bile bile aksi olan şeye (yani bilerek yalan    yere)    yemin    ediyorsa,    bu    “kebâir”    yâni    büyük günahlardandır.

İmâm-ı Âzam Ebû Hanife hazretlerine göre kebâir’in yâni büyük günahların keffâreti yoktur. Yalan yere yapılan yeminlerin keffâreti yoktur. İmam Şafiî (r.h.) hazretlerine göre. bu yeminin keffâretini vermek vaciptir. Bu tür yeminlere “Yemîn-i gamûs” denir.

Yemîn-i lağiv: Eğer yemin eden kimse, olayı bilmiyor ve yaptığı yeminde doğru olduğunu sanıyorsa, hakikat de böyle değilse, bu, Ebû Hanife (r.h.) hazretlerine göre, yemîn-i lağiv’dir. Bunun için keffârete gerek yoktur.

Fakat İmam Şafiî (r.h.) hazretlerine göre, bu. yemin-i gamûstur; keffâreti gerekir diye hükmedilir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/591.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kim o aylarda hacca başlayarak onu üzerine farz ederse!

Posted by Site - Yönetici Ekim 9, 2012

2Hac,kabe,multezem,tavaf nasil yapilir,Kim o aylarda hacca başlayarak onu üzerine farz ederse!H.z. İsmail (a.s),Sa’d B. Ebi Vakkas (r.a)

Kim o aylarda hacca başlayarak onu üzerine farz ederse!

Yâni, teibiye getirerek ve kurbanlık hayvanı işaretleyip haccın edasını üzerine vacip kılarsa, demektir.

Çünkü hac, içinde ihrama girme ve ihramdan çıkma gibi fiiller olan bir ibâdettir. Namazda olduğu gibi, hacca başlamak için sâdece niyet kâfi değildir. Hacca başlamak için niyetle beraber mutlaka bâzı fiillerle hacca başlamak lâzımdır. O fıiler bizim zikrettiğimiz teibiye ve kurbanlık hayvanı işaretlemektir.

Teibiye şudur:

Yâ Rabbî! Davetine tekrar tekrar icabet ettim, bütün emirlerini yerine getirmek için huzuruna geldim. Rabbim! Senin her davetine icabet etmek boynumun borcudur. Senin saltanatında eşin, benzerin ve ortağın yoktur. Allah’ım! Bütün varlığımla sana döndüm. Hamd senindir, nimet senindir, mülk senindir. Senin asla eşin, benzerin ve ortağın yoktur. 

Rafes (kadına yaklaşmak) yoktur.

Yâni cima ve onun gerisinde olup kişiyi cimâya götüren hareketler yoktur. Mesela, öpmek ve çimdiklemek gibi şeylerin tümü ihrama ait yasaklardandır.

Arafat’ta vakfe yapmadan önce, cima yapan kişinin haccı fasit olur yâni bozulur, o sene haccı tamamen ifsada uğramıştır. O haccını kaza etmesi lâzımdır.

Arafat’tan sonra, (tehallülden önce) cima eden kişinin haccı fasit olmaz ama, bir bedene yâni deve ve sığır cinsinden olan bir kurban kesmesi gerekir.

Cima ile beraber, cimaya çağrışım yapan ve kişiyi cimaya götüren öpmek ve çimdiklemek gibi şeyler de haram kılındı. Cimaya düşmemek için…

Mahzurlu olan şeyleri ve günahları irtikab ederek, şeriatın hududlanndan dışarıya çıkmak yoktur.

Fısk: bütün çeşitleriyle isyanlardır. Fışkın içine, sövmek, birbirlerine lakab takmak, iğnelemek ve bunlardan başka her kötülük girer.

Hacda hizmetçilerle, yol arkadaşlarıyla ve ulaşım aracı sahipleriyle dalaşmak yoktur. Çünkü cidal, (çekişme ve dalaşmak) kişilerin arasına kin ve nefreti doğurur, sevgiyi giderir. Ama din işlerinde bu konuda mücâdele edip doğrunun ortaya çıkmasına vesîle olmakta bir mâni yoktur.

 Biz bunlardan (yani cima, fusûk ve cedelden) kaçınmakla emrolunduk. Her hâl-ü kârda günahlardan kaçınmak vaciptir. Ama hacda, bunlardan daha çok kaçınmak lâzım. Çünkü hacda bunlar, çirkinliğin en çirkini ve kabahatların en kabahat ve şenaatin en kötüsüdür. Bu şuna benzer: Erkek için ipek giymek haramdır. İpek elbiseyle namaz kılmak daha haramdır. Ve Kur’ân-ı kerim okurken nağme yapmak gibidir. Harfleri şekillerinden çıkarırlarken yaptıkları nağmeler ki, nitekim Kur’ân-ı kerim okuyanların bir kısmı böyle yapıyor, tuhaf tuhaf sesler ve mûsikî nağmeleri çıkarıyorlar. Ama tecvid kurallarına uyarak güzel olan Kur’ân-ı kerimi iyi okumak ve uzatılması gereken yerleri uzatmak mendûbtur yâni güzeldir. Zîrâ Efendimiz (s.a.v.) hazretleri şöyle buyurdular:

Seslerinizle Kur’ân-ı kerimi güzel ve düzgün okuyun. Çünkü güzel ses, Kur’ân-ı kerim ile daha güzel olur.

Nefsin kendisine dönmesi ve kalbin yumuşamasına sebeb olursa, tatriyb (sese ahenk vermek) makbuldür. İmâm-ı Âzam Ebû Hanife hazretleri ve seleften bir cemaat bu görüştedir.

“Ve azık tedârik edin

Yâni, kabahat ve çirkinliklerden korunarak meâd ve âhiretiniz için azık yapın, demektir.

Çünkü azığın en hayırlısı takvadır.”

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 2/430-434.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Hac İbadeti, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: