Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 13 Eyl 2012

1980 – Diyanet – Çankaya ve Şeyh Süleyman Hilmi Efendi ( k.s.a )

Posted by Site - Yönetici Eylül 13, 2012

1980 - Diyanet - Çankaya ve Şeyh Süleyman Hilmi Efendi

1980 – Diyanet – Çankaya ve Şeyh Süleyman Hilmi Efendi ( k.s.a )

12 Eylül 1980’de askerî darbe yapılmış, halkın seçtiği sivil iktidar tepetaklak edilmiş, ülke karanlıklar içinde kalmıştı. Hoş, eskiden de pek aydınlık değildi ama yeni rejim çok karanlıktı.

Çoğunluğu oluşturan Sünnî halk tehditler, baskılar, zulümlerle sindirilmişti. Askerî düzen dine, imana karışıyor, halkın inanç hürriyetini hiçe sayıyordu. Diyarbakır hapishanesi bir facialar meşheriydi. Milyonlarca Kürt vatandaş eziliyordu. Ben Kürdüm demek, sokakta Kürtçe konuşmak yasaktı. Bu yasağı çiğneyen ve delenler feci şekilde eziliyordu.

Ordu, vatan müdafaasıyla ilgili asıl vazife ve hizmetlerini ikinci plana atmışfaşist vesayet rejimini ayakta tutmaya çalışıyordu.

İşte bu hava içinde Ankara Diyanet Başkanlığı‘nda çok gizli hummalı bir faaliyet yürütülüyordu. Çankaya’da generallere dinî durum hakkında bir brifing verilecekti. Bu maksatla, günlerce çalışılarak kapalı kapılar ardında hazırlanan bir rapor, bir matbaada çok az sayıda bastırılmıştı. Nihayet brifing günü geldi ve bizim Diyanetçiler köşke çıktılar. Generaller can kulağıyla dinliyorlardı.

İslâmî kesimin iki büyük cemaati orada gammazlandı. Biri merhum Süleyman Hilmi Efendi Hazretleri’nin cemaati, ötekisi Risâle-i Nur talebeleri…

Gammazlar raporda özetle şöyle yazmışlardı:

Süleymancılar, tarikat esaslarına dayalı teokratik bir devlet kurmak istiyor. Onların kursları, pansiyonları ellerinden alınmalı, dernekleri kapatılmalı, talebeleri Kemalist rejime sadık Diyanete ve devlete verilmelidir.

Bu maksatla kararlar alındı fakat askeri konseyin bütün üyeleri tarafından imzalanmadığı için hayata geçirilemedi.

Gammazların kışkırtmalarıyla başta Şeyh Süleyman Efendinin damadı merhum Kemal Kacar olmak üzere yüzden fazla Süleyman Efendi bağlısı  yakalandı, Antalya’ya götürüldü hapse atıldı, aleyhlerinde davalar açıldı...

Bendeniz Süleyman Efendi cemaatini yakından tanıyan bir kimseyimOnlar Ehl-i Sünnet Müslümanıdır, Şeriata sımsıkı bağlıdır, beş vakit namaz kılarlar; imanlı, dindar, ahlaklı, faziletli gençler yetiştirmek için çalışırlar. Her cemaatin olduğu gibi onların da meşrepleri vardır. Lakin esasta dindar Müslümanlardır. Askeri bir idareye onları yukarıda anlattığım şekilde gammazlamak, hizmetlerinin engellenmesini istemek, kurslarının kapatılmasını, mallarına el konulmasını tavsiye etmek vicdanlı bir Müslümana yakışmaz.Arada meşrep farkı olabilir, lâkin her hal ü kârda Kemalist darbe idaresine onları şikayet etmek bir mü’mine yakışmaz.

Bu satırları yazarken Diyanet‘i kurum olarak, Diyanetçileri de kâffeten suçlamayı ve karalamayı aklımın köşesinden geçirmem. İsim vermedim, kimlik belirtmedim, benim şahıslarla bir alıp vereceğim yoktur.

Gençliğimde 1950 yıllarının sonunda iki sene Diyanette mütercim olarak kadrolu memuriyet yaptım. Eski hocaları tanıyorum. Onlar Osmanlı medreselerinde okumuşlardı, sahih itikatlı, âlim, fakih, âbid kimselerdi. 

1960’tan sonra Derin Devlet, vesayet rejimi, resmî ideoloji çeteleri Diyaneti bozmaya çalıştılar ve maalesef bunda hayli başarılı oldular.

Diyanetteki bütün gerçek hocaefendilere selam ve hürmetlerimi arz ediyorum… Camilere kiliselerde olduğu gibi sıra konulması aleyhindeki fetvalarını, İslâm’da teravih namazı olmadığı hezeyanına verdikleri ilmî cevabı yürekten alkışlıyorum.

Hiçbir İslâm hocası Resulullah Efendimizin (salat ve selam olsun ona) hadîslerinin AB normlarına, Feminist ideolojisi ilkelerine göre ayıklanması cinayetini kabul etmez.

Hiçbir gerçek İslâm hocası Fazlurrahman denilen zındığın Tarihsellik ve Tatiliyye mezhebine sempati duymaz.

Namazların cemaatle kılınması erkeklerin vazifesidir. Binaenaleyh geçen sene Hacı Bayram Camii’nde yapıldığı gibi yatsı ve teravih namazında cami içinin erkeklere kapatılması, dışarıdan otobüs ve minibüslerle kadın taşınması gibi bid’atler tecviz edilemez.

Askerî darbeden sonra, darbeci generallere Çankaya’da brifing veren ve bir kısım Müslüman hizmet erbabını onlara gammazlayan, onların Kur’an kursları, pansiyonları, dershaneleri kapatılsın diyen zihniyeti kınıyorum…

Mehmet Şevket EYGİ – 09 Eylül 2012 Pazar

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kafirlerin İslam’dan soğumalarına sebep bizim zayıf olan imanımızmı ?

Posted by Site - Yönetici Eylül 13, 2012

kuran,1980 - Diyanet - Çankaya ve Şeyh Süleyman Hilmi Efendi

Kafirlerin İslam’dan soğumalarına sebep bizim zayıf olan imanımızmı ?

Bâyezid zamanında bir kâfiri, iyi bir Müslüman çağırdı. Ona:

-“islâm ile nurlansan ve hem de necat ehli olup sürür ve sevinç bulsan ne iyi olur!” dedi. O Kâfir dedi ki:

-“Eğer bu îmân, âlemin şeyhi Bâyezid’in îmânı gibiyse; şüphesiz öyle bir îmâna ben güç ve takat getiremem. Onun gayret ve himmeti benim tahammül ve tasavvurumdan çok fazladır. Onun yaptığını ben, hayâl bile edemem…

Gerçi din ve îmândan uzağım ama, onun îmânına îmân ettim. Onun herkesten yüce. Hakk’a sadâkatından dolayı, pek latif ve nurlu olduğuna îmân ettim.

Yok eğer sizlerin îmânı îmân ise, ona bir arzum ve meylim yoktur.

 (Ey bu zamanın gafil ve Allah’ın nurundan mahrum olan ilim ve amelsiz Müslümanları!) Kimde îmâna bir meyil ve Müslümanlığa doğru bir ilerleme zuhur etse, sizi görünce ona bir gevşeklik gelir, İslam’dan soğur.

Zîrâ sizin îmânınızın adı kalmış! Manâsı yok olmuştur. Çöle kurtuluş yeri demek gibidir bu…

Sizin îmânınızı (ve hayat tarzınızı) görenin îmân aşkı söner, yok olur.”

Kaynak : Mesnevî ve İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/523-526.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: