Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Duaların Kabulüne Dair.

Posted by Site - Yönetici Şubat 15, 2012

Dua,dua,Duaların Kabulüne Dair,Davud Aleyhisselâm.

Duaların Kabulüne Dair. Rivayet Olundu:

Davud Aleyhisselâm’ın zamanında, kâfirlerin emirlerinden bâzıları, bir katili yakalayıp, geceleyin bir dağın başında bir ağaca astı. İnsanlar onu öylece bırakıp evlerine döndüler. Bu adam ağaca asılı olarak tek başına kaldı. Tapmakta olduğu ilahlarına yâni putlarına dua edip yalvarmaya başladı. Putları kendisine hiçbir fayda vermedi. Adam Allah’a döndü. Ve adam şöyle yalvardı:
-“Sen hak olan Allah’sın! Şu anda sana geldim. Sana iman ettim. Günahlarımdan tevbe ettim. Senin rahmetinden meded bekliyorum!” dedi. Allahü Teâlâ, Cebrail Aleyhisselâm’a:
-“Ey Cebrail! Şu adam kendi putlarına uzun bir müddet taptı, bu sıkıntılı ânında da onlara yalvardı durdu. Fakat hiçbirisi kendisine bir fayda sağlamadı. Bunun üzerine bana sığındı. Bana dua etti, ben de duasını kabul ettim. Şimdi yere in ve kendisini sağlıklı bir şekilde ağaç’dan indir,” buyurdu. Cebrail Aleyhisselâm, kendisine emredileni yaptı. Adam kurtuldu. Allah’a imanı daha arttı. Şehre indi. Sabahleyin onun ölmediğini, ve diri bir halde Allah’a namaz kıldığını gördüklerinde halk şaştı. Durumu Dâvud Aleyhisselâm’a haber verdiler. Davud Aleyhisselâm, bu işin sırrının ortaya çıkması için Allah’a dua etti. Allahü Teâlâ, Dâvud Aleyhisselâm’a vahyetti:
-“Ey Dâvud! Ben, bana iman eden ve dua edene rahmet ederim. Eğer ben bunu yapmayacak olursam, benimle diğer ilahların arasında ne fark kalır?! Buyurdu.
Bil ki, kıblenin değişmesiyle, Allah’tan başkasına taalluk ettikleri, mâsivâya dayandıkları, fena fıllâh derecesine ulaşamadıkları ve Allah’tan kendilerine gelen kazâ’ya rızâları olmadığı için, büyük bir cemaat, İslâm’dan çıkıp mürted oldular. Ve böylece onları, hüzün, keder ve bulanıklık seli alıp götürdü. Ama ezelî saadetle mesûd olanlar ise, Beyt-i Makdis’in hakîkatına taalluk etmediler, Kabe’nin de hakîkatına bağlanmadılar, belki onları ve başkalarını yaratan Rablerine bağlandılar. Kendi irâdelerinden vazgeçip fena buldular. Allah’ın irâdesi kendilerine geldi. Allah’ın iradesiyle hareket ettiler. Safî şehâdet gibi ki. ilâhî emirler ile surûr ve safa buldular.

İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/141-142.

.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: