Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Ümmeti Kurtaran Sâlih Ameller

Posted by Site - Yönetici Ocak 25, 2012

2salih ameller,namaz,oruc,hac.zekat.

Ümmeti Kurtaran Sâlih Ameller

Efendimiz (s.a.v.) uzunca bir Hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurdular:
Dün gece çok acâib (bir rüya) gördüm:
-Ümmetimden bir adam gördüm. Onun ruhunu almak için ölüm meleği (Azrail Aleyhisselâm) kendisine geldi. Anne ve babasına yapmış olduğu iyilik, ölüm meleğini reddetti. (Anne ve babaya yapılan iyilikler uzun Ömre sebeb olduğu gibi güzel bir ölümle iman ile gitmeye sebeb olur)
Ümmetimden bir adam gördüm: Adamın üzerine kabir azabı saçılıyordu. (Kabir azabına müstehak olacaktı), adamın almış olduğu abdestler geldi, onu kabir azabından kurtardı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Her tarafını şeytanlar kuşatmıştı. Onun daha önce yapmış olduğu zikrullah geldi. O adamı şeytanların elinden kurtardı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Azab melekleri ona hakim olmuşlardı. Ona azab edeceklerdi. Onun dünyâda kılmış olduğu namazlar geldi. Namazı, kendisini zebânîlerin elinden kurtardı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Susuzluktan solumaktaydı. Her ne zaman havuzun başına varsa, kendisine su verilmiyordu. Sudan men ediliyordu. Onun orucu geldi. Oruç, ona su verdi. Onu susuzluktan kurtardı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Sıra sıra oturan peygamberlerin yanına varıp oturmak istiyordu. Onu peygamberlerin ya¬nına oturmaktan men ediyorlardı. Onu kovuyorlardı. Onun cenabetten dolayı almış olduğu gusül abdestleri geldi, elinden tutup, yanıma getirdi. Her yerde kovulan o kişiyi yanıma oturttu.
Ümmetimden bir adam gördüm: Önünde bir zulmet (karanlık) vardı. Arkasında karanlık vardı. Sağında karanlık vardı. Solunda karanlık vardı. Üstünde bir karanlık vardı. Altında karanlık vardı. Adam karanlıkların içinde şaşkındı, ne edeceğini ve hangi tarafa hareket edeceğini bilemiyordu. Adamın hac ve umreleri geldi, onu zulmetlerden (karanlıklardan) çıkarıp, nur’un içine koydular.
Ümmetimden bir adam gördüm: Mü’minler ile konuşuyordu. Müzminlerden hiç kimse kendisiyle konuşmuyordu. Adam mü’minlerin içinde yalnız kalmıştı. Sıla-ı rahmi geldi. Sıla-ı rahm: Ey mü’minler topluluğu! Bununla konuşun! Bununla konuşun! Diyordu. Bunun üzerine mü’minler de kendisiyle konuşmaya başladılar.
Ümmetimden bir adam gördüm: Ateşin önündeydi. Ateş alev alev olmuştu. Ateşin kıvılcım ve alevleri, adamın yüzünü yakmak üzereydi. Adam eliyle ateşi yüzünden savmaya çalışıyordu. Adam’ın vermiş olduğu sadakalar geldi. Adamın yüzünü ateşten korudu. Adam ile ateş arasında bir perde oldu. Sadakaları, başının üzerinde birer gölgelik oldu.
Ümmetimden bir adam gördüm: Zebaniler onu her mekandan (her tarafından sımsıkı) tutmuşlardı. Adamın yapmış olduğu emr-i bll’marûf ve nehyi ani’l-münker (iyiliği emretme ve kötülüğü yasaklama) amelleri geldi. 0 adamı zebanilerin elinden kurtardı. Onu rahmet meleklerinin eline verdi.
Ümmetimden bir adam gördüm: Dizlerinin üzerinde çökmüştü. Onunla Allah ın (ilâhî rahmetin) arasında perdeler vardı. Onun güzel ahlakı geldi. Onun elinden tuttu. Adamı alıp Allahın katına çıkarttı. İlâhî rahmete nail olmasına sebeb oldu.
Ümmetimden bir adam gördüm: Sahifeleri, (amel defteri) sol tarafindan verilmeye meylediyordu. Onun kalbinde bulunan Allah korkusu geldi. Amel defterini sağ eline koydu. (1/240)
Ümmetimden bir adam gördüm: Mizanı çok hafifti. Onun yedirmiş olduğu iftarlar geldi. Terazinin iyi amel tarafı ağır bastı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Cehennemin kenarında duruyordu. Cehenneme düşmek üzereydi. Allah’ın büyüklüğünden dolayı hissetmiş olduğu titremeler ve ürpermeler geldi. Onu cehennemden kurtardı. Adam sıratı geçip cennete geçti.
Ümmetimden bir adam gördüm: Cehenneme düşmek üzereydi. Cehenneme meyletmişti. Allah korkusundan dolayı dökmüş olduğu göz yaşları geldi. Göz yaşları onu cehennemden çıkarttı.
Ümmetimden bir adam gördüm: Sırat köprüsünün üzerinde ayakta duruyordu. Adam bir dal ve yaprak gibi sallanıyordu. Onun Allah’a olan hüsn-ü zannı geldi. Sallanma ve titremesi geçti. Adam sırat köprüsünü geçti.
Ümmetimden bir adam gördüm: Sıratın üzerindeydi. Bazen sürünüp emekleyerek yürüyordu. Bazen küçük adımlar ile yürüyor, bazen de durup bir şeylere bağlanıyor ve tutunmaya çalışıyordu. Onun namazları geldi. Onun elinden tuttu. Onu doğrulttu, ayağa kaldırdı. Adam bu sıratı geçti.
Ümmetimden bir adam gödüm: Cennetin kapılarına varmıştı. Cennetin kapıları onun yüzüne kapandı. Onun şehâdet ve tevhid kelimeleri geldi. Cennetin kapılan açıldı. Şehâdet kelimesi onu cennete koydu.

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, başka bir Hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurdular:
Kim ihlasla Lâ ilahe illallah (Allah’dan başka ilâh yoktur) derse, o kişi cennete girer.” Denildi:
-“Ya Resûlellah! İmanın ihlası nedir?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdu:
-“Senin, imanını Allah’ın haram ettiği şeylerden koruma altına almandır.”
Bu tafsilâttan bilindi ki: Muhakkak ki kurtuluş her ne kadar Allahü Teâlâ hazretlerinin fazlı ve kereminde ise de lakin salih amellere bağlıdır. Amel bozuk olduğu zaman, akrabalık (yakınlık) insana fayda vermez.

Amma: Bir kişinin aslı temiz olursa onun furu’u (yani ondan türeyenler de) temiz ve güzel olur,” diyen kişiye şöyle cevap verilir:
Allahü Teâlâ hazretlerinin gâlib olan adeti (sürüp gelen kanunu) şudur: “Allah, ölüden diriyi çıkarır; Ve Allah diriden ölüyü çıkarıcıdır.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/97-101.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: