Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 05 Mar 2011

Kur’an-ı Kerimdeki Secde Âyetleri

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Kur’an-ı Kerimdeki Secde Âyetleri

 

1. Sûre-i Â’raf, âyet: 206
2. Sûre-i Ra’d, âyet: 15
3. Sûre-i Nahl, âyet : 49
4. Sûre-i İsrâ, âyet: 107
5. Sûre-i Meryem, âyet: 58
6. Sûre-i Hac, âyet: 18
7. Sûre-i Fürkan, âyet: 60
8. Sûre-i Neml, âyet: 25
9. Sûre-i Secde, âyet: 15
10. Sûre-i Sâd, âyet: 24
11. Sûre-i Fussılet, âyet: 37
12. Sûre-i Necm, âyet: 62
13. Sûre-i İnşikak, âyet: 21
14. Sûre-i Alak, âyet: 19

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kur’an’daki Tilâvet Secdeleri

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Kur’an’daki Tilâvet Secdeleri

 

Kur’an-ı kerim’de tilâvet secdesi bulunan âyetlerin kenarında “Secde” diye yazılıdır. Kur’an okuyan kimse bu âyeti okuduğu zaman secde etmek üzerine vâcip olur. Bu kimse, kıbleye döner, ellerini kaldırmadan ” Allâhü Ekber” diye tekbir alarak secdeye varır. Secdede 3 kere ” Sübhaane rabbiyel a’laa ” der . Sonra tekrar “Allâhü Ekber” diye tekbir alarak doğrulur, ayağa kalkar. Ayağa kalkarken de “Semi’nâa ve eta’nâa gufraaneke rabbenâa ve ileykel masıyr” der.

Secde âyetini işiten kimsenin de secde etmesi lâzım gelir.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Sefer Bahsi

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Sefer Bahsi

 

Sefer, karada deve ile veya yaya yürüyüsle onsekiz saatlik (bugünkü ölçü ile doksan kilometrelik), denizde ise altmis millik bir mesafeye gitmektir. Bu kadar mesafesi bulunan bir yere yolculuk yapana ser’an “müsâfir” denir. Hangi vasita ile ve ne kadar kisa zamanda giderse gitsin, niyet edip yola çikan kimse sefer hükümlerine tâbidir.

Müsâfir, köyün veya sehrin evleri hududunu çikinca seferîdir. Ramazan ayi içinde bulunuyorsa oruç tutmayabilir. Tutamadigi günleri sonra kazâ eder. Bununla beraber sihhatine zarar vermeyecekse, orucu tutmasi daha hayirlidir.

Müsâfir dört rek’atli farzlari iki kilar. Aksam namazinin farzini vitir namazini ve dört rek’atli bütün sünnetleri kisaltmadan, tam olarak kilar.

Bir kimse dört rek’atli farzlari, Seferî iken dört kilarsa hatâ etmis olur. Bundan dolayi istigfar etmesi lâzim gelir. Ayrica selâmi tehir etmis oldugundan dolayi sehiv secdesi icâbeder. Ancak seferî iken gittigi yerlerde, mukîm imama uyarsa imamla beraber tam kilar. Sâyet kendisi imam olursa iki rek’at kilar ve selâm verir. Kendisine uyan cemaat seferî ise imamla beraber selâm verir. Eger cemaat seferî degilse, imam selâm verdikten sonra cemaat kalkar ve namazini tamamlar. Kiyâmda, isterse Fâtiha okur, isterse okumaz. Okumadigi takdirde okuyacak kadar bekledikten sonra rükû’a gider.

Yukarida târif ettigimiz müsâfir kimse, gittigi sehir veya köyde onbes gün ikâmete (kalmaya) niyet ederse, müsâfirlikten çikmis olur ve namazlari tam kilar. Onbes gün ikâmete niyet etmedigi halde isinin tamamlanmamasi gibi bir sebeple bugün çikarim, yarin çikarim diyerek aylarca, hattâ senelerce kalsa yine de sefer hükümlerine tâbidir.

Müsâfir kimse, asil vatanina geldiginde müsâfirlikten çikmis olur. Asil vataninda ne kadar az kalsa, yine de mukim olup, tam kilar.

Müsâfir bir kimse, seferde kazâya kalmis olan dört rek’atli farzlari seferde veya memleketine döndügünde iki rek’at olarak kazâ eder. Mukim iken kazâya birakmis oldugu dört rek’atli namazlari ise, seferde iken de dört rek’at olarak kazâ eder.

Vatan üç kisimdir:

1. Vatan-i aslî,
2. Vatan-i ikâmet
3. Vatan-i süknâ
Vatan-i aslî: Insanin dogdugu veya evlendigi yerdir. Orada dogmamis ve evlenmemisse de yasamaya niyet edip, ayrilmak istemedigi yere de vatan-i aslî, denir.

Vatan-i aslî, ancak diger bir vatan-i aslî ile bozulur. Meselâ, insanin dogup büyüdügü yer asil vatani iken, baska bir sehirden evlense ve esinin dogup büyüdügü yerde devamli kalmaya niyet etse, kendi dogdugu yer asil vatan olmaktan çikar. Eski asil vataninda, 15 günden daha az bir müddet için gelip kalacak olsa, 4 rek’atli farzlari kisaltir ve 2 rek’at kilar. Nitekim Peygamber Efendimiz, Medine’den, dogup büyüdügü ve evlendigi Mekke sehrine geldiginde namazlarini kisaltarak kilmistir.

Bir kimsenin birden fazla zevcesi olsa, bunlarin herbirini ayri ayri sehirlere yerlestirse, o sehirlerin hiçbirinde seferî olmaz. Vatan-i aslî, Vatan-i ikâmet ile bozulmaz.

Vatan-i ikâmet: Müsâfirin en az 15 gün kalmaya niyet ettigi ve asil vatanina en az 90 kilometre mesafede bulunan yerdir. Burada, namazlar kisaltilmadan 4 rek’at kilinir. Vatan-i ikâmet , diger bir vatan-i ikâmet ile ve vatan-i asliye dönmekle bozulur. Vatan-i ikâmet, vatan-i süknâ ile bozulmaz.

Vatan-i süknâ: Müsâfirin 15 günden daha az bir müddet için oturmaya niyet ettigi ve asil vatanina 90 kilometre veyâ daha fazla bir mesâfede bulunan yerdir. Süknâ vataninda 4 rek’atli farz namazlar iki rek’at kilinir.

.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kabirleri Ziyâret

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

 Kabirleri Ziyâret

 

Erkek ve kadınlar için kabirleri ziyâret menduptur. Zi-yaret esnasında, 1 Fâtiha, 11 İhlâs-ı Şerîf okunur ve hediye edilir. Bununla birlikte Yâsîn-i Şerîf ve Elhâkümüt-tekâsür sûrelerini de okumak müstehabdır. Okumak için kabirler üzerine oturmakta kerahet yoksa da, okumaksızın geçmek, üzerlerinde uyumak veya kirletmek mekrûhtur. Eğer kabirlere basmak zarûreti varsa, 1 Fâtiha,11 İhlâs-ı Şerîf okunup, o kabristanda yatan müslümanların ruhlarına hediye edildikten sonra basılıp geçilebilir. Kabir üzerindeki otları yolmak ve ağaçları kesmek mekruhtur. Çünkü ağaç ve otlar yaş olarak devam ettiği müddetçe, altında yatanların günahlarına keffârettir. Kurumuş olan ağaçları kesmek ve otları yolmakta beis yoktur. Evlâ olan, ondan da kaçınmaktır. Bilhassa insan kendi evine götürüp yakmamalı buna çok dikkat etmelidir.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kabirde Suâl ve Cevapları

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Kabirde Suâl ve Cevapları

 

– Rabbin kimdir?
Rabbim, Allâhü Teâlâ.
– Dinin nedir?
Dinim, Din-i Islâm.
– Peygamberin kimdir?
Peygamberim, Muhammed aleyhisselâm.
– Kitabin nedir?
Kur’an-i Azimüssândir.
– Kiblen neresidir?
Kiblem, Kâbe-i Muazzama.
– Kimin zürriyyetindensin?
Hz. Âdem aleyhisselâmin zürriyetindenim.
– Hangi millettensin?
Milletim, Millet-i Ibrahim aleyhisselâm,
Mü’minim Hakkâ, Müslümanim Elhamdülillah.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kabir Suâli

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Kabir Suâli

 

İnsan öldükten sonra kabre konulunca ona iki melek gelip; rabbinden, dininden, peygamberinden, kitabından, suâl sorarlar. Îman, itaât ve iyi amel sahiplerine Cenâb-ı Hakk orada meleklerin suâline cevap verecek bir kudret verir. Böylece meleklerin suâllerini cevaplandırmaya muktedir olurlar. Fakat kâfirler ve isyan ehli, Münker ve Nekir adlı suâl meleklerini görünce, heybetlerinden korkarak tutulup kalırlar, cevap veremezler.

Melekler, suâllerine cevap verebilen mü’minleri cennetle müjdeler ve o andan itibaren bu mü’mine ilâhi ihsan ve mükâfatlar başlar.

Cevap veremeyen kâfirlere ve günahkârlara ise: “Vah, yazıklar olsun sana” derler. Ve o kimsenin vücûduna cehennemden derhal mânevi bir hat bağlanır. Artık kabrinde sıkıntı içinde âzâb çekmeye başlar.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kabir ve Defin

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Kabir ve Defin

 

Cenâze namazı kılındıktan sonra, tabutun dört ayağından tutup götürmek sünnettir. Mümkünse kırk adım taşımalıdır. Taşıyanlar sür’atle ve sallamadan götürürler. Cenâzeyi takip ederken yüksek sesle zikir yapmak, mezarlıkta cenâze yere konmadan oturmak mekruhtur.

Kabir en az yarım adam boyu derinlikte ve cenâzenin rahatça girebileceği genişlikte kazılmalıdır. Daha derin kazılması daha iyidir. Kabrin kazılması tamamlanınca yer sert ise lahit yapılır. Yâni kabrin kıble tarafı, cenâzenin sığabileceği kadar oyulur ve cenâze oraya konulur. Cenâze kabre kıble tarafından indirilir. Kabre koyan kimse, cenâzeyi, sağ tarafı üzerine koyarak yüzünü kıbleye çevirir.

Koyarken de, “Bismillahi ve alâ milleti Resûlillâh” der. Kefenin baş ve ayak tarafındaki bağlar çözülür. Lahdin içindeki cenâzenin üzerine toprak dökülmemesi için kerpiç konulur. Kerpiç kolay temin edilecekse, onun yerine kuru odun parçası veya kiremit gibi şeyler koymak mekruhtur. Kabrin üzeri toprakla örtülür. Aynı yerden çıkan topraktan olması şartı ile, bir karış kadar yükseltilir, deve hörgücü gibi yapılır. Uzunca veya dört köşe yapılmaz.

Kabir sahibinin eseri kaybolmaması için taşlarına yazı yazmakta beis yoktur. Cenâzeyi ev içine gömmek mekruhtur. Ev içine gömülmek peygamberlere mahsustur. Sahibinden zorla alınan yere defnetmek de câiz değildir.

Cenâze sahiplerine tâziye yani başsağlığı dilemek üç gündür. Üç günden sonra tâziye mekruhtur.

Ölüyü bir şehirden diğer bir şehire götürmek faydasız ve mekruhtur.

Ölen kimsenin rûhu için Kelime-i Tevhîd ve Kur’ân-ı Kerîm hatimleri yaptırılıp ruhuna hediye edilmelidir. Bu ve benzeri hatimlerde ölü için çok büyük ecir, sevap ve fâide vardır. Yine ölünün rûhu için sadaka verip hayırlar yapmalı, fakirlere yardım ve ikramda bulunulmalıdır.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Mühim Hatırlatma

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Mühim Hatırlatma

 

1. Bir çok kimseler, cenâze namazının dördüncü tekbirinde, ya hiç ellerini bırakmadan selâm vermekte veya sağ tarafa selâm verince sağ elini, sol tarafa selâm verince de sol elini yana bırakmaktadır.
Bu hareketlerin her ikisi de yanlıştır. Doğrusu, dördüncü tekbiri aldıktan sonra her iki eli yana bırakıp selâm vermektir. Çünkü kendisinde sünnet olan bir zikrin bulunduğu kıyamlarda eller bağlanır. Sünnet olan bir zikrin kalmadığı kıyamlarda ise, eller bağlanmaz, yana salınır. (Dürer, 1/ 53)

2. Cenâze namazı içinde imam açıktan “Allâhü Ekber” diye tekbir aldıkça bazı kimseler kafalarını kaldırmaktadırlar. Bu da yanlış ve tehlikeli bir harekettir. Doğrusu, ne kafa ile ve ne de başka bir azâ ile namaz müddetince hiçbir harekette bulunmamaktır.
3. Cenâze namazı kılınıcak yer veya ayakkabı temiz değilse, ayakkabıyı çıkarıp üzerine basmalıdır.

.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Cenâze Namazının Kılınışı

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Cenâze Namazının Kılınışı

 

Cenâze namazi dört tekbir ve kiyâmla edâ edilir. Bu namazda secde ve rükû yoktur.

Imam, ölünün gögsü hizasinda durur. Cemâat da arkasinda saf tutar. Cemâata ölünün erkek veya kadin oldugu duyurulur, ona göre niyet edilir. Yâni “Allâh için namaza, meyyit için duâya, er kisi (veya hâtun kisi) niyetine uydum hâzir olan imâma” diye kalben niyet edip imamin arkasindan tekbir alinir. Ilk tekbiri alirken eller kulak hizâsina kadar kaldirilip göbek altinda baglanir, Sübhâneke, “ve celle senâüke” ile okunur.

Bundan sonra eller kaldirilmadan ikinci bir tekbir alinir. Bu tekbirleri imam âsikâr, cemâat ise gizli alir. “Allâhümme salli ve Allâhümme bârik…” okunur. Bundan sonra üçüncü tekbir alinir ve cenâze duâsi okunur.

Cenâze duâsini bilmeyenler burada “Allâhümme innâ nesteiynüke…” yi yâni kunut duâsini veya duâ niyeti ile Fâtiha-i serîfeyi okurlar. Daha sonra dördüncü tekbir alinir, eller yan tarafa birakilip selâm verilir.

Üçüncü tekbirden sonra okunacak cenâze duâsi:

.

اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا وَشَاهِدِنَا وَغَائِبِنَا وَكَبِيرِنَا وَصَغِيرِنَا وَذَكَرِنَا وَاُنْثَانَا اَللَّهُمَّ مَنْ اَحْيَيْتَهُ مِنَّا فَاَحْيِهِ عَلَى

.

اْلاِسْلاَمِ وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّنَا عَلَى اْلاِيمَانِ وَخُصَّ هَذَا الْمَيِّتَ بِالرَّوْحِ وَالرَّاحَةِ وَالرَّحْمَةِ وَالْمَغْفِرَةِ

.

وَالرِّضْوَانِ اَللَّهُمَّ اِنْ كَانَ مُحْسِنًا فَزِدْ فِى اِحْسَانِهِ وَاِنْ كَانَ مُسِيئًا وَتَجَاوَزْ عَنْهُ وَلَقِّهِ اْلاَمْنَ وَالْبُشْرَى

.

وَالْكَرَامَةَ وَالزُّلْفَى بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

“Allâhümmagfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve sâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ ve sagîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ. Allâhümme men ahyeytehû minnâ feahyihî alel islâmi ve men teveffeytehû minnâ feteveffehû alel îmâni ve hussa hâzelmeyyite (*) birravhi verrâhati verrahmeti velmagfireti verridvân. Allâhümme in kâne muhsinen (**) fezid fî ihsânihî ve in kâne müsîen fetecâvez anhü ve lakkihil’ emne velbüsrâ velkerâmete vezzülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn.” (***)

(*) Kadin ise “hâzihil meyyite” denir.

(**) Kadin ise “in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in kânet müsîeten fetecâvez anhâ ve lakkihel’emne” denir.

(***) Mânâsi: Allâh’im! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hâzir ve gâib olanlarimizi, büyüklerimizi ve küçüklerimizi, erkeklerimizi ve kadinlarimizi afv ü magfiret buyur. Yâ Rabb! Bizden yasattiklarini Islâm üzere yasat. Bizden öldürdüklerini iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü kolayliga, rahatliga, magfirete, rizâna erdir. Yâ Rabb! Eger bu ölü, muhsin ise ihsanini artir; ve eger yaramaz bulunmus ise affet. Kendisine emniyet, besâret, kerâmet ve kurbaniyet nasib buyur, rahmetinle, ey erhamerrâhimîn.”

* * *

Cenâze erkek çocuk ise, yukaridaki duâ “alel îmâni” den itibaren söyle okunur: “Allâhümmec’alhü lenâ feratan vec’alhü lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhüm-mec’alhü lenâ sâfian ve müseffean.”

Cenâze kiz çocuk ise, yukaridaki cenâze duâsi “alel îmâni” den itibâren söyle okunur: “Allâhümmec’alhâ lenâ feratan vec’alhâ lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhümmec’alhâ lenâ sâfiaten ve müseffeaten.”

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Cenâze Namazı

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2011

Cenâze Namazı

 

Cenâze namazı, vefat eden din kardeşlerimiz hakkında duâ olmak üzere bir farz-ı kifâyedir.

Cenâze namazının kılınması için aranan şartlar şunlardır:

1. Ölenin müslüman olması. Müslüman olduğu bilinmeyen, bu hususta hâli gizli olan kimsenin cenâze namazı kılınmaz. Ölenin müslüman olduğuna muteber şâhid ve delil lâzımdır .
2. Ölünün yıkanarak temiz kefene sarılmış olması.
3. Ölünün, imam ve cemaatin önünde olması.
4. Ölünün tamamının veya bedeninin çoğunun mevcut olması. Eğer bedeninin çoğu gitmiş veya başsız olarak yarısı varsa namazı kılınmaz, yıkanmaz. Bir beze sarılarak gömülür.

.
Hasan Arikan — Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: