Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 25 Şub 2011

Namazın Âdâbı

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

  Namazın Âdâbı

 

1. Müezzin kaamet getirirken: “Hayye-ale’l-felâh” dediğinde beklemeden ayağa kalkmak.
2. İftitah tekbirinde baş parmaklarını kulak yumuşağına temas ettirmek,
3. Kıyâmda secde yerine bakmak,
4. Rükû’da ayağının uçlarına bakmak,
5. Rükû ve secde tesbihlerini beş veya yedi defa okumak,
6. Alnından evvel burnunu yere koymak,
7. Secdede burnunun iki tarafına bakmak,
8. Selâmda omuzlarına bakmak,
9. Esneme geldiği zaman ağzını tutamazsa, sağ elin dışı ile kapamak,
10. İmkân nisbetinde iyi ve temiz elbise ile namaz kılmak,
11. Sağına selâm verirken, sağındaki cemaat ve melâikeye selâm vermeye niyet etmek,
12. Soluna selâm verirken solundaki cemâat ve melâikeye selâm vermeye niyet etmek,
13. Yalnız ise selâmda kirâmen kâtibîn ve hafaza meleklerine selâm vermeye niyet etmek,
14. Mümkün olduğu kadar öksürmeyi defetmek.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Namazın Sünnetleri

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Namazın Sünnetleri

 

1. Ezan okumak,
2. Namaza baslarken, ilk tekbirde erkeklerin ellerini kulaklari hizâsina kadar kaldirmasi,
3. Tekbirden hemen sonra el baglamak. (Kadinlar; gögsü üzerinde sag eli sol eli üzerine koyar. Erkekler ise, sag ellerinin bas ve serçe parmaklari ile sol bilegine halka yaparak göbek altina baglar.)
4. Sübhâneke okumak,
5. Eûzü ve besmele okumak,
6. Her rek’atta Fâtiha’dan önce besmele okumak,
7. Fâtiha’dan sonra “Âmîn” demek,
8. Rükû’a ve secdeye iner ve kalkarken tekbir almak,
9. Rükû’da üç kere tesbih okumak,
10. Erkekler, rükû’da ellerinin parmaklarini açik olarak dizleri üstüne koyup baslari ile sirtlarini bir hizada tutmak. (Kadinlar baslari ile sirtlarini düz yapmazlar) Kadinlar, parmaklarini birbirinden ayirmaksizin ellerini dizlerinin üzerine koymak,
11. Imam, rükû’dan kalkarken “Semiallâhü limen hamideh” demek,
12. Cemâat, rükû’dan kalkarken “Rabbenâ leke’l-hamd” demek,
13. Yalniz kilanin her ikisini de söylemesi,
14. Secdede üç kere tesbih okumak,
15. Secdede elin parmaklarini kapali tutmak,
16. Erkek, secdede karnini oyluklarindan uzak tutup kollarini yerden kaldirmak,
17. Kadin ise, secdede karnini oyluklarina yapistirip kollarini yanina temas ettirmek.
18. Tahiyyâtta ve ka’dede ellerini oyluklarinin üzerine koyup, parmaklarini kendi haline birakmak.
19. Tahiyyâtta erkek sol ayagi üzerine oturup sag ayagini dikmek,
20. Kadin ise iki ayagini sag yana yatirarak sol oylugu üzerine oturmak,
21. Selâma sagdan baslamak,
22. Son ka’dede Peygamber Efendimiz’e salevât okumak.

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Namazın Vâcibleri

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Namazın Vâcibleri

 

1. Namaza “Allâhü ekber” lafzi ile baslamak,
2. Fâtiha-i serîfe okumak,
3. Fâtiha’dan sonra bir sûre veya kisa bir sûreye muâdil olacak kadar âyet okumak,
4. Kirâeti evvelki iki rek’ata tahsis etmek,
5. Iki secdeyi birbiri ardinca yapmak,
6. Tâdil-i erkâna riâyet etmek. Yâni rükû ve secdeden dogrulunca ve diger rükünler arasinda mafsallar mutmain (her âzâ kendi mahallinde müstekar) oluncaya kadar beklemek,
7. Ka’delerde et-Tehiyyâtü okumak,
8. Namazin sonunda selâm vermek,
9. Ögle ve ikindi namazlarinin farzlarinda Fâtiha ve sûreleri gizli (sessiz) okumak,
10. Sabah, aksam ve yatsi farzlariyla cuma ve bayram namazlarinda imam olan kimse, Fâtiha ve sûreleri cehrî (sesli) okumak,
11. Üç veya dört rek’atli namazlarda ikinci re’katten sonra oturmak,
12. Fâtiha’yi, zamm-i sûre veya âyetten evvel okumak,
13. Namazda sehven terk edilen vâciplerden dolayi sehiv secdesi etmek,
14. Vitir namazinda kunut okumak,
15. Secdeye alin ile birlikte burnunu da yere koymak.

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Ka’de-i Ahîre

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Ka’de-i Ahîre

 

Namazın rükünlerinden altıncısı ka’de-i ahîredir ki, son oturuş demektir.

Ka’de-i ahîre, namazın sonundaki oturuşta “Et-tehıyyâtü”yü okuyacak kadar oturmaktır.

Kaadede erkekler, sağ ayaklarının parmakları kıbleye gelecek şekilde çevirir ve sol ayağını yatırarak iki ayağı üzerine oturur. Kadınlar ise iki ayaklarını sağa çıkararak uylukları üzerine oturur. Kadınların bu oturma şekline teverrük denir. Kaadede eller dizlerin üzerine kıbleye doğru serbest olarak konur.

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Secde

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Secde

 

Namazın rükünlerinden beşincisi secdedir.

Secde, rükû’dan doğrulduktan sonra alnını, burnunu, iki ayağının parmak uçlarını, iki eli ile iki dizini yani toplam yedi âzasını yere koymaktır. Secdede gözler burnun iki yanına bakar. Eller yüzün hemen iki yanında, parmaklar kapalı ve kıbleye doğru tutulur.

.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Rükû

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

 Rükû

Namazın rükünlerinden dördüncüsü rükûdur.

Rükû, kıyamda kırâatı bitirdikten sonra, baş ile arka düz olacak şekilde eğilmektir. Bu esnada kadınlar, parmaklarını dizkapakları üzerine kor. Erkekler ise, parmaklarıyla kavrayarak diz kapakları üzerine kor.

Oturarak namaz kılan, rükû’ için başını dizleri hizâsına kadar eğer.

.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Kunut Duâları

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Kunut Duâları

 

اَللَّهُمَّ اِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَنَسْتَغْفِرُكَوَنَسْتَهْدِيكَ وَنُؤْمِنُ بِكَ وَنَتُوبُ اِلَيْكَ وَنَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِى عَلَيْكَ الْخَيْرَ كُلَّهُ

.

نَشْكُرُكَ وَلاَ نَكْفُرُكَ وَنَخْلَعُ وَنَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ

.

اَللَّهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَلَكَ نُسَلِّى

.

وَنَسْجُدُ وَاِلَيْكَ نَسْعَى وَنَحْفِدُ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَنَخْشَى عَذَابَكَ اِنَّ عَذَابَكَ بِالْكُفَّارِ مُلْحِقٌ

“Allaahümme innâa nesteiynüke Ve nestegfiruke ve nestehdiyk Ve nü’minübike ve netüübü ileyk Ve netevekkelü aleyk Ve nüsnii aleykelhayra küllehüü nesküruke velâa nekfürük Ve nahleu ve netrukü men yefcürük.

Allâahümme iyyâake ne’büdü ve leke nüsallii ve nescüdü ve ileyke nes’aa ve nahfidü nercüü rahmeteke ve nahsâa azâabeke inne azâabeke bilküffâari mülhik.”

Mânâsi:

“Allâh’im, senden yardim, hidayet ve magfiret dileriz. Sana iman eder, sana tevbe eder, sana güvenip dayaniriz. Her hayirla zâtini senâ eder (nîmetlerine) sükrederiz. Asla seni (inkâr ile) küfretmeyiz. Sana isyan edenleri hal’ederiz ve terk ederiz.

Allâh’im, ancak sana ibâdet eder, sadece senin için namaz kilar ve secde ederiz. Ancak sana (kulluk) için çalisir ve kosariz. Rahmetini umar, âzabindan da korkariz. Zira senin azabin kâfirlere ulasicidir.”

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Peygamberlerin Mesleği.

Posted by Site - Yönetici Şubat 25, 2011

Peygamberlerin Mesleği.

Peygamberlerin Mesleği.

Çalışmak Peygamberlerin Mesleğidir.

Çalışıp çabalayıp bir şeyler kazanmak, Peygamberlerin (a.s.) yoludur. Biz de onlara tabi olmak ve onların yolundan gitmekle emrolunduk. Nitekim Allahü teâlâ da şöyle buyuruyor: “İşte bunlar Allah’ın doğru yola eriştirdikleridir. O halde sen de onların yoluna uy.. “ı0.

Bu âyetin izahı da şöyledir: İlk defa çalışıp çabalayan babamız Hz. Âdem (as) dır. Onun hakkında Allah şöyle buyuruyor: “Biz dedik: Ey Âdem, doğrusu bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi Cennetten çıkarmasın. Sonra bedbaht olursun.”11 Yani rızık elde etmek için yorulursun.
Mücâhid (rh) (v. 104/722), bu âyetin tefsirinde şöyle diyor: “Ölünceye kadar, amel-i sâlih yapmadan zeytinyağı ile ekmek yeme.

Rivayete göre, Hz. Âdem (as) yeryüzüne indirildiği zaman, Cebrail (as) ona buğday getirdi ve ekmesini söyledi. Hz. Âdem, buğdayı ekti, suladı, biçti, harman etti ve ekmek yaptı. Bu işleri bitirdiğinde ikindi vakti idi. Cebrail (as) ona geldi ve dedi ki: Rabbim sana selâm ediyor ve diyor ki:Bugün oruç tutarsan senin hatalarını affedeceğim ve evlâdlarına da şefaat edeceğim.” Hz. Âdem o gün oruç tuttu. Halbuki o, bu yiyeceğin Cennettekinin tadını verip vermediğini görmek için sabırsızlanıyor ve onu yemek istiyordu. Bunun için de oruçlu olanlar, ikindiden sonra yemek için daha istekli olurlar.

Nuh (a.s) da marangoz idi. Kendi kazandığını yiyordu.

İdris (a.s) terzi idi.

İbrahim (a.s) da bezzaz, kumaş ticareti yapardı. Nitekim bir hadisde şöyle buyruluyor: “Elbise ticareti ile uğraşınız. Çünkü babanız İbrahim Halîlullah (a.s) bezzaz idi.”12

Davud (a.s) da yalnız kendi eli ile kazandığını yiyordu.
Davud (a.s) bazan kıyafet değiştirerek çıkar, kendisi ve memleketinin ahalisi hakkında bilgi toplardı. Bir gün genç bir delikanlı suretinde karşısına Cebrail (a.s) çıktı. Davud (a.s) ona da sordu: “Ey delikanlı Davud’u nasıl bilirsin?” O dedi ki: “Davud ne güzel bir kuldur.14 Ancak onun iyi olmayan bir hasleti var.” Davud (a.s) o nedir diye sorduğunda genç şöyle cevab verdi: “O beytülmaldan yiyor. Halbuki insanların hayırlısı, kendi kazancını yiyendir.” Davud (a.s) ağlayarak ve Allah’a yalvararak kendi köşküne döndü. Allah’a duâ ediyor ve şöyle diyordu: “Ey Allah’ım, beni beytülmaldan müstağni kılacak bir kazanç şeklini bana öğret.” Allah da ona zırh yapma sanatını öğretti. Onun için demiri öyle yumuşattı ki, elinde demir başkasının elindeki hamur gibi oldu. Nitekim Kur’an’da şöyle buyuruluyor: “Ona, sizi savaşta korumak için zırh sanatını öğrettik. Artık şükreder misiniz?“15 Davud (a.s) zırh yapar oniki bine satardı. Bundan hem kendisi yer, hem de tasadduk ederdi.

Süleyman (a.s) hurma yapraklarından büyük küfe yapar ve bununla geçinirdi.1

Zekeriyya (a.s) marangoz idi.

İsa (a.s) annesinin eğerdiği yünün geliri ile geçinirdi. Bazan da başak toplar, bundan yerdi ki, bu da bir nevi kazançtır.

Bizim Peygamberimiz Rasûlullah (s.a.v) ise, bir zamanlar çobanlık yapardı. Rasûlullah (s.a.v) bir gün ashabına dediler ki: “Ben Ukbe b. Mu’ayt’ın çobanı idim. Allah’ın gönderdiği bütün nebiler çobanlık yapmıştır.”17

Sâib b. Şüreyk babasından şöyle rivayet ediyor: ” Rasûlullah (s.a.v) benim ortağım idi. Hayırlı bir ortaktı. Hoş geçinir, münakaşa etmezdi.”18 Ortaklığın ne üzerine olduğu sorulduğunda, deri üzerine olduğunu söylemiştir.
İmam Muhammed’in müzaraa bahsinde zikrettiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) Curf denilen yerde ziraat işi ile uğraştı.9 Bütün bunlar gösteriyor ki, kesb, yani bir şeyler kazanmak için çalışmak, Peygamberlerin yoludur.

 

Kaynak: İmam Muhammed Şeybani – İslam İktisadında Helal Kazanç

Dipnotlar: Yazının devamını oku »

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Peygamberler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: