Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 17 Ara 2010

KURÂN-I KERÎMİN MUHÂFAZASI

Posted by Site - Yönetici Aralık 17, 2010

KURÂN-I KERÎMİN MUHÂFAZASI

KURÂN-I KERÎMİN MUHÂFAZASI

KURÂN-I KERÎMİN MUHÂFAZASI

Hicr Sûresinin 9. âyet-i kerîmesinde şöyle buyuruluyor: (meâlen) Hiç şüphe yok ki zikri (Kur’an-ı Kerîmi) biz indirdik biz! Onu muhâfaza edecek de biziz!

Görüldüğü üzere Cenâb-ı Hak, Kurân-ı Azîmüş-Şânın muhâfazasını bizzât üstlendiğini bir çok tekîdle ifâde buyuruyor. Tefsir âlimleri bu muhâfazanın nasıl olacağı husûsunda birkaç vecîh beyân etmişlerdir,

Şöyle ki:

1. Allâhü Teâlâ, Kurân-ı Kerîmi hiçbir beşerin sözüne benzemeyen bir mûcîze kılmıştır. Böylece insanları Kurân-ı Kerîme ziyâde yapmaktan veyâ onu noksanlaştırmaktan âcîz bırakmıştır. Çünkü Kurân-ı Kerîme bir şey ilâve edecek veyâ eksiltecek olsalar nazm-ı Kurân değişir ve bütün akıl sâhipleri bunun Kur’ân olmadığını bilir.

2. Allâhü Teâlâ hiç kimseye Kurân-ı Kerîmle mücâdele edebilecek kudret vermemiştir. Onunla mücâdele etmeye kalkışan, dâimâ mağlûb olmaya mahkûmdur.

3. Cenâb-ı Hak, Kurân-ı Kerîmi muhafaza edecek, onu öğrenecek ve insanların da öğrenmesi için kıyâmet sabahına kadar hizmet edecek bir topluluğu vazîfelendirir. Bu sûretle, Kurân-ı Azîmüş-Şânın ortadan kalkmasına veyâ bozulmasına mânî olur.

4. Yine bir kişi Kurân-ı Kerîmin bir harfini veyâ bir noktasını değiştirmeye kalksa, muhakkak ona Bu yanlıştır, Allâhın kelâmını değiştirmektir, dalâlettir. İşte görülüyor ki, Kurân-ı Kerîm başka hiçbir kitaba nâsib olmayan bir muhâfaza altındadır.  Din düşmanlarının onu değiştirmek ve ortadan kaldırmak için bunca çalışmalarına rağmen Kitab-ı Mübînin bir harfini bile değiştirememeleri Kur’ân-ı Kerîmin en büyük mûcizelerindendir. (N-9)

Bu yazıyı gönderen degerli  ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Mahşer Meydanı ve Hesap

Posted by Site - Yönetici Aralık 17, 2010

Mahşer Meydanı ve Hesap

Mahşer Meydanı ve Hesap

Mahşer Meydanı ve Hesap

يَوۡمَٮِٕذٍ۬ تُعۡرَضُونَ لَا تَخۡفَىٰ مِنكُمۡ خَافِيَةٌ۬=“ O gün huzura arz olunursunuz. Size ait hiçbir şey gizli kalmayacak.

فَأَمَّا مَنۡ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُ ۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقۡرَءُواْ كِتَـٰبِيَهۡ=Artık kitabı sağ eline verilmiş olana gelince der ki; “-Alın okuyun kitabımı! Çünkü ben hakikaten hesabıma kavuşacağımı biliyorum

( فَهُوَ فِى عِيشَةٍ۬ رَّاضِيَةٍ۬ =İşte o hoşnut bir hayat içindedir.)

( فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ۬ = yüksek bir cennette)

(قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ۬ -=meyveleri de yakındır)

(كُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ هَنِيٓـَٔۢا بِمَآ أَسۡلَفۡتُمۡ فِى ٱلۡأَيَّامِ ٱلۡخَالِيَة = {dünyada} Geçmiş günlerde takdim ettiğiniz {iyi amellerin} karşılığı olarak afiyetle yiyin, için. )

َ فَأَمَّا مَنۡ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُ ۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقۡرَءُواْ كِتَـٰبِيَهۡ = Amma kitabı sol eline verilmiş olan kimseye gelince, oda der ki; “ – Ah keşke benim kitabım verilmeseydi!)

وَلَمۡ أَدۡرِ مَا حِسَابِيَهۡ = Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim” (Hakka suresi 18-26)

–   İnsanlar mahşer meydanında, onun dehşet ve azamet terleri içinde kıvranıp dururken gök tarafından büyük yapılı, korkunç suretli şiddet saçan melekler gelir. Nitekim Rasülullah Efendimiz; “-Allah-ü Teala’ nın öyle acayip melekleri vardır ki göz kapaklarının arası 100 yıllık mesafedir.” buyurmuştur. İşte bu melekler halka dönerek, teker teker bütün insanları çağıracak “ Ey falan oğlu filan hesaba gel” diyecekler.

İşte bu anda kalpler çarpmaya, vücutlar terlemeye başlayacak, akıllar yerinden oynayacak. Hesaba çekilmektense cehenneme gitmeyi  tercih edecekler. Suale başlamadan önce  arşın nuru gözükecek ve yeryüzü bu nur ile parlayacak.  O zaman herkes Allah-ü Teala’nın hesap görmeye başlayacağını anlayacak ve yine herkes Allah-ü Teala’nın yalnız kendisini  hesaba çekeceğini zan edecektir.

Azamet sahibi  Hz Allah o anda Cebrail’e cehennemi getir buyuracak, o da cehennemi getirecek. Gerekli emri alan cehennem  kükreyerek, insanlar üzerine kıvılcımlar saçmaya başlayacak. Herkes onun uğultusunu duyacak ve herkes feryadu figan ederek vay halimize diyecekler…

بِسۡمِ ٱللهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَعُرِضُواْ عَلَىٰ رَبِّكَ صَفًّ۬ا لَّقَدۡ جِئۡتُمُونَا كَمَا خَلَقۡنَـٰكُمۡ أَوَّلَ مَرَّةِۭ‌ۚ بَلۡ زَعَمۡتُمۡ أَلَّن نَّجۡعَلَ لَكُم مَّوۡعِدً۬ا (٤٨)

Meali: “ Ve hepsi saf saf olarak Rablerine arz edilmişlerdir. İşte buyurur; “- Celalim hakkı için ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz.Size hiç  bir mevıde yapmayacağız, hesap sormayacağız zan etmiştiniz. Sure-i Kehf = 48

Beş saf olarak geleceklerdir, bir saf Peygamberlerden, bir saf   evliyaullahtan , bir saf mü’minlerden bir safta münafıklardan oluşacaktır.

Bu yazıyı gönderen degerli  ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mahşer, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 2 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: