Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 13 Ara 2010

Cezalandırılması Gereken Kâfirler

Posted by Site - Yönetici Aralık 13, 2010

Kafir,Cezalandırılması Gereken Kâfirler

Cezalandırılması Gereken Kâfirler

Tevbe eden bütün kâfirlerin tevbeleri dünya ve âhirette makbuldür. Ancak şu kâfirlerin tevbesi makbul değildir.

1 Bir peygambere küfrederek (söverek) kâfir olan.

2Şeyheyn (Hazreti Ebû Bekir ve Ömer (r.a.) hazretlerine) küfreden veya ikisinden birine sövüp kâfir olanlar.

3Sihir ile kâfir olanlar, kadın olsa bile,

4ZındıkIıkla kâfir olanlar. Zındık: Efendimiz (s.a.v.) hazretle­rine iman ettiğini ve zâhir’de şeriati itiraf ettiği halde, kâinatın (tabiatın) kıdemine kail olan ve hadiselerin meydana gelmesini ona isnâd eden kişidir. Bu ve buraya kadar nakil olunanlar,Âhkâmül-Mercân[1] isimli kitab’dan naklolundu. Bu kitab, kırtasiye ve kağıd yapraklan gibi şeylere değil; gerçekten gözbebeğine yazılması gereken bir kitabtır. [2]

Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi- İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri


Dipnotlar:

[1] Bu kitaibın ası! adı:  dir. Kitabın musannifi İmam Celâleddin es-Suyûtî hazretleridir. Baskıları 300 sahifelik bir kitab olup tahkikli yeni

[2] İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Fatih Yayınevi: 1/719.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

KURANI KERİMDE YOK, SÜNNET TEK BAŞINA DELİL OLMAZ DİYEN ZAVALLILAR GÖRSÜN BU AYETLERİ

Posted by Site - Yönetici Aralık 13, 2010

KURAN-I KERİME GÖRE RASÜLLÜLLAH VE SÜNNETİ SENİYYE

KURAN-I KERİME GÖRE RASÜLLÜLLAH VE SÜNNETİ SENİYYE

KURAN-I KERİME GÖRE RASÜLLÜLLAH VE SÜNNETİ SENİYYE

(KURANI KERİMDE YOK, SÜNNET TEK BAŞINA DELİL OLMAZ DİYEN ZAVALLILAR GÖRSÜN BU AYETLERİ)

Kur’an-ı Kerim, gerek Hz. Peygamber’i (a.s.m.) gerekse onun sünnetini pek çok yönü ile ele almıştır. Yapılan bir araştırmaya göre, konuyla ilgili kutsal kitabımızda yer alan ayetlerin sayısı 115 tanedir.

Hz. Peygamber (a.s.m.) ve sünnetinden bahseden ayetleri ana başlıklar altında örnekler vererek sıralayalım.

1- Hz. Peygamber’in (a.s.m.) Yüce Allah’ın inananlar için büyük bir lütfu olduğunu ifade eden ayetler.

Andolsun ki, Allah mü’minlere büyük bir lütufta bulundu; zira daha önce açık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken onlara, kendi içlerinden, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini temizleyen ve kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdi.”

Andolsun ki, içinizden size öyle aziz bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir; size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli ve merhametlidir. Eğer senden yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. Ondan başka İlah yoktur. Ona dayandım. O, büyük arşın sahibidir.”

2- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) imanın farz olduğunu belirten ayetler.

Allah’a ve Resulüne inanın.”

Kim Allah’a ve Resulüne inanmazsa bilsin ki, Biz, kafirler için alevli bir ateş hazırlamışızdır.”

3- Hz. Peygamber’i (a.s.m.) örnek bir insan olarak gösteren ayetler.

Andolsun ki, Allah’ın Resulünde sizin için uyulacak en güzel bir örnek vardır.”

Nûn. Yemin olsun kaleme ve yazdıklarına. Rabbinin nimeti sayesinde sen bir mecnun değilsin. Hiç şüphesiz senin için bitmez tükenmez bir mükafat vardır. Ve hiç şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzeresin.

4- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) Kur’an kerimin dışında da vahiy geldiğine işaret eden ayetler.

Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana olan lütfu, gerçekten çok büyüktür.”

O hevâdan (boş şeyler) konuşmaz; Onun konuştuğu, kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.”

Onlara ap açık ayetlerimiz okunduğu zaman, Bize kavuşmayı ummayanlar,Bize bundan başka bir Kur’anI KERİM getir, yahut bunu değiştirderler. De ki: Onu ben kendimden değiştiremem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edecek olursam, büyük bir günün azabından korkarım.

De ki: Peygamberlik benimle başlamadı. Bana ve size ne yapılacağını da bilemem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Ve ben ancak ap açık bir sakındırıcıyım.”

5- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) Kur’an’ı kerimi açıklama görev ve yetkisininin verildiğini gösteren ayetler.

Biz her peygamberi mutlaka kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara emredilen şeyleri açıklasınlar.

Biz sana Kitab’ı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve inanan bir kavim için o kitap yol gösterici ve rahmet olsun.”

Biz sana kitabı, onlara ihtilaf ettikleri şeyi açıkça bildiresin diye ve inanan bir topluluk için bir hidayet ve rahmet olarak indirdik.”

Nitekim kendi içinizde bir peygamber gönderdik ki, size ayetlerimizi okur, sizi inkar ve günah kirlerinden temizler, size Kur’an’ı KERİMİ , kainatın gayesini ve sırlarını ve daha bilmediğiniz nice şeyleri öğretir.

Muhakkak ki Biz, Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye Kur’an’ı KERİMİ sana hak ile indirdik. sen de hainlerin savunucusu olma.”

Ey Resul, Rabbinden sana indirileni insanlara bildir. Bunu yapmazsan VAZİFENİ yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Muhakkak ki Allah, kafirler gürûhunu maksatlarına ulaştırmaz.”

6- Hz. Peygamber’in (a.s.m.) hakemliğini ve verdiği hükümlerin kabulünü öngören ayetler.

“Hayır, Rabbin hakkı için onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde bir burukluk duymadan, tam anlamıyla teslim olmadıkça inanmış olamazlar.”

“Her hangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz; eğer gerçekten Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, onu Allah’a ve Resulüne götürün. İşte bu, daha iyi ve sonuç bakımından daha güzeldir.”

“Allah ve Resulü bir meselede hükmünü verdiği zaman, bir mü’min erkeğin yahut bir mü’min kadının artık işlerinde başka bir yolu seçme hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne isyan ederse, ap açık bir sapıklığa düşmüştür.”

“Aralarında hüküm vermek için Allah’a ve Resulüne çağrıldıkları zaman mü’minleri sözleri ancak, ‘işittik ve emrine uyduk’ demekten ibarettir. İşte onlar kurtuluşa erenleri tâ kendileridir.”

7- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) haram ve helal koyma yetkisini veren ayetler.

Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah’ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dinini din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.”

O kimseler ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de vasıflarını yazılı buldukları ümmî peygamber olan Resulüllaha uyarlar. O peygamber ise, kendilerini iyiliğe sevkedip kötülükten sakındırır; temiz ve güzel nimetleri onlara helal, habis olanları ise haram kılar; daha önce kendilerine yüklediğimiz ağır yükleri ve üzerlerindeki bağları onlardan kaldırır...”

8- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) itaati emreden ayetler.

Kim, Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.”

Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının.”

De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır.’ De ki: ‘Allah’a ve Peygambere itaat edin!’ Eğer yüz çevirirlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.

Biz hiç bir peygamberi, Allah’ın izniyle itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik...”

9- Hz. Peygamber’e (a.s.m.) isyan etmeyi ve ona her türlü eziyeti yasaklayan ayetler.

Kim, Allah’a ve O’nun RASÜLÜNE karşı gelir ve O’nun sınırlarını aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı ateşe atar...”

Kim, kendisine doğru yol gösterildikten sonra Peygambere karşı gelir ve mü’minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü yolda bırakırız ve Cehenneme sokarız.”

Allah’a ve Resulüne eziyet edenler yok mu, Allah onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için alçaltıcı bir azab hazırlamıştır.

Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah ve Resulüne karşı çıktılar. Allah ve Resulüne kim karşı çıkarsa, muhakkak ki Allah’ın cezası çetin olur.

O gün, inkara saparak peygambere isyan edenler isteyecekler ki, keşke yerle bir olsalardı!..”

Peygambere itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. Kim bundan yüz çevirirse, seni öylelerinin üzerine muhafız olarak göndermedik; sen ancak doğru yolu gösterip tebliğ etmekle mükellefsin. Onlar sana, ‘Emrin başımız üstüne’ derler. Senin yanından çıktıklarında ise, onlardan bir topluluk söyledikleri sözün tersini yapar, tuzak kurar. Allah da onların kurdukları tuzakları onların amel defterine yazar…”

“Onlar Allah’a ve Resulüne cephe almışlardır. Kim Allah’a ve Resulüne cephe alırsa, muhakkak ki Allah’ın azabı pek şiddetlidir.”

“Onlar bilmezler mi ki, Allah ve Resulüne kim karşı gelirse, onun için daimî olarak içinde kalmak üzere Cehennem ateşi vardır. Bu ise büyük bir rezilliktir.

Başlıklar altında verdiğimiz ayetlerin yanısıra, Kur’an’I KERİMDE yer alan yüzden fazla ayetin ışığında ulaşabildiğiniz bazı önemli tespitler kısaca şöyledir:

Yüce Allah, insanlığa kendi içinden birisini örnek olarak seçmiş, onu peygamber olarak görevlendirmiştir. Bu durum gerçekte insanlık için en büyük lütuflardan birisidir.

İnsanların, İlahî bir lütuf olarak kendilerine gönderilen bu RASÜLE inanmak, onun peygamberliğini ve tebliğ ettiği dini tasdik etmek zorundadırlar. Ancak bu inanç ve tasdik insanların kendi bildikleri ölçülerle değil, bizzat Kur’an’ı KERİMİN bildirdiği ölçülerle olmalıdır.

Allah-u Teala, son peygamberini bizzat kendisi terbiye etmiş, kitabında onun üstün bir ahlak sahibi olduğunu ve örnek alınması gerektiğini ifade buyurmuştur.

Hz. Peygamber’e (a.s.m.) bir RASÜL olarak verilen bilgiler sadece Kur’an’I KERİMDEN ibaret olmayıp, bunun dışında da kendisine pek çok bilgi verilmiştir. Ayrıca, doğrudan Allah-u Teala tarafından ayetleri açıklama yetkisi verilmiş, böylelikle onun sünnetinin inananları bağladığı vurgulanmıştır.

Hz. Peygamber’e (a.s.m.) itaat, Allah’a itaatle birlikte zikredilmiş, Resûl’e itaatin Allah’a itaat demek olduğu net olarak vurgulanmıştır. Bu durum Hz. Peygamber’in (a.s.m.) sünnetine Kur’anI KERİM tarafından verilen değeri açıkça gösterir.

Kur’anI KERİMDE olmayan hususlarda, Hz. Peygamber’e (a.s.m.) hüküm koyma, haram ve helal tayin etme yetkisi, yine bizzat Cenab-ı Hak tarafından verilmiştir. Bu itibarla, Kur’an KERİMDE’ olmayan hususlarda, Hz. Peygamber’in (a.s.m.) sünneti şer’î ve İslamî bir kaynaktır.

Bu güzel yazıyı bize gönderen degerli ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: