Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 24 Kas 2010

CEVRİYEM…Bir Hoca Efendinin Eşine Yazdığı mektup!!!

Posted by Site - Yönetici Kasım 24, 2010

osmanlitokadi,Ey Dilberi Rana!,copy

CEVRİYEM…Bir Hoca Efendinin Eşine Yazdığı mektup!!!

Sebeb-i Med’den hemzem, neden muttasıl iken munfasıl olduk.. arızaya bağlama ne olur.. lazımî sükun ol evine dön.. Söz, bir daha ğunne yapar gibi kafanı ütülemeyeceğim. . kelimelerimi seçerken özellikle muhaffef olanları tercih edeceğim..

Sen konuşurken hep dinleyeceğim. . Arızî olur durur isen kaç vecih olur isen ol kabulümsün..
İşmamına kurban olduğum, yalvartma gayrı.. mahrecim sıfatım kalmadı.. avam kıraatı gibi dağıldım.. sekte sonrası nefesi kesilen, acemi imama döndüm.. Gel, dön evine eskisi gibi iklab olalım.. Daha olmadı kendine uydur, te’ye uğramış dal gibi mütecaniseyn et beni..

İsteklerim olur ise nacizane i’male yapmadan kısa yollu kasr edeceğim.. sana karşı makabli kesreli ra gibi ince olacam..
Ne olur sende birşeyler söyle.. Huruf-i mukattaa gibisin, anlamıyom seni.. biraz muhkem ol, canımı yee.. söylediklerimi tahaddi olarak algılama.. beni dirayet tefsiri gibi, kafana göre yorumlama.. söylediklerimin siyakına-sibakı na da bak.. hatta sebeb-i nüzulune de bak.. her dediğime inanasın diye illa mekki sure gibi yemin mi edeyim.. her konuda zahirime bakma benim.. müteşabih yönlerimi hep menfii yorumlama.. anlayasın diye tertil üzere konuşuyorum.. sende derdini böyle anlat.. kelam-ı hadr’ın kulak kepçemden geri dönüyor..

Koyduğun kurallar kalıcı olsun.. birgün kural koyuyorsun, ertesi gün nesh ediyorsun.. i’cazü’l Kur’an gibisin..
Her yaptığını, her söylediğini tefsir etmek için sülalenden en az 10 kişinin rivayetine başvuruyorum. .

Sana yalvardığım kadar kıraatimi düzeltmeye uğraşsaydım, Ahmet Hoca’dan Yasin’i geçerdim…
Geleceksen gel gelmeyeceksen diğer 3 hakkımı kullanıp talak-ı selaseyi kafana geçireceğim..


Tecvid ancak bukadar güzel anlatılırdı 🙂

ALINTIDIR

..

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Muhabbet, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Hz. Aişe ( r.a )’ın evlilik yaşıyla alakalı.

Posted by Site - Yönetici Kasım 24, 2010

Allah Yazdı İse Bozsun....

Hz. Aişe ( r.a )’ın evlilik yaşıyla alakalı.

Soru:

Hz. Aişe (r.a.)’nın doğum tarihi, evlendiği zamanki yaşı hakkında bize bilgi verir misiniz? Malum bazı çevreler bu meseleyi ısıtıp ısıtıp müslümanların önüne getiriyorlar. Sizin bu konudaki açıklamalarınız hiç bir yoruma mahal bırakmayacak netlikte…

Cevap:

Ben bu konuda çok araştırma yaptım. Mü’minlerin annesi Aişe (r.a.) validemiz Ebu Bekir b. Ebi Kuhafe (r.a.) ile Kinane kabilesinden Ümmü Rüman binti Amir b. Uveymir’in kızıdır. Bu ahlak abidesi, âlim, fakîh, faziletli annemiz Hz. Aişe (r.a.) Peygamberimiz Efendimiz Muhammed Mustafa (sav) ile evlenmiş, Resul-u Ekremin zevce-i tahireleri olmuştur. Güzel, faziletli, sıddîk adına lâyık bir zatın kızı iken, bütün insanlığın Peygamberi, bütün Peygamberleri tasdik eden son ve kıyamete kadar dünya düzenini kurmaya, dünyayı imara tek yetkili Hz. Peygamber Muhammed Mustafa (sav)’ın eşi olmakla ayrı güzel bir mevki kazanmıştır. Hz. Peygamber (sav)’in, kız olarak evlendiği tek eşidir. Rasulullah’ın (sav) âlem-i bekaya irtihalinden sonra, İslam esaslarının öğretilmesi konusunda çok ciddi hizmetlerde bulunmuş bir hanımefendidir.

Ancak, Rasulullah (sav) ile evliliği konusunda kendisinin naklettiği bir hadiste: (Buhari Nikah 38, Tirmizi, Nikah 10, İbn Mace, Nikah 53, Müsned-i Ahmed 6/42,54,118, 200, Dârimi, Nikah 28) Rasulullah ile 6 yaşında nişanlandığı, 9 yaşında evlendiği, 9 yıl evli kaldığı ifade ediliyor. Bu sebeple de samimi Müslümanlar “acaba bu kadar küçük yaşta mı evlendi?” sualini, kendi kendilerine soruyorlar. Birazcık lafını sözünü esirgemeyenler veya İslam düşmanları da bu yaşta bir evliliği tenkid konusu yapıyorlar. Kendisinden yapılan bu rivayetin yanında, yine kendisinin rivayet ettiği başka hadisler de var.

Buhari’nin, Kefalet 4, Menakıbü’l-Ensar 45, Edeb 64, Salat 86’da, Müsned-i Ahmed 6/198’de zikrettiği rivayette Hz. Aişe (r.a.): “Anam-babamın İslama girdikleri sırada benim kesinlikle onların davranışlarına aklım eriyordu.” diyor. Bu hadis, başka kaynaklarda, “Ben bildim bileli anam – babam Müslümandı.” Şeklinde yanlış anlaşılıp tercüme edildiği için, Hz. Aişe’nin doğum tarihi ve yaşı konusunda, bi’setten sonra doğduğu konusunda delil kabul edilmiştir. Halbuki doğru olan tercümesinde olduğu gibi anlaşıldığı takdirde, Hz. Aişenin bi’setten en az 5-6 yıl önce doğduğuna delil olur bu hadis. Çünkü Ancak 5-6 yaşındaki bir çocuk, biraz da kabiliyetli ise, o yaşlarda ana-babasının davranışlarına aklı erer. Bu hadisten anlaşıldığına göre Hz. Aişe’nin 604-605 yılları arasında doğmuş olması gerekir.

Hz. Aişe, Mekke’de, Peygamberliğin 4. yılında nazil olan Kamer Suresi’nin “Asıl kıyamet onların tehdit edildiği cezalandırma anıdır. O vakit daha feci ve daha acıdır.” (46) ayetiyle ilgili bir rivayette bulunurken “Bu ayet Mekke’de Muhammed (sav) e indirildi. Ben o zaman genç kızlık çağına (cariye) girmek üzere olan bir çocuktum. Oyun çağındaydım.” (Buhari Fedailülkur’an 6, Fethülbari 11/291, Ayni 20/21) diyor. Bu hadisten anlaşıldığına göre en az 10-11 yaşlarında olması gerekir.

Hz. Aişe’nin ablası Esma’dan 10 yaş küçük olduğu kesin. Hicret sırasında, Abdullah b. Zübeyre hamile olduğuna ve 27 yaşında olduğunu belirttiğine göre Esma (r.a.) 595 yılında doğduğu kesinlik kazanıyor. (Nevevi,Tehzib’ül-Esma 2/597,Hakim, Müstedrek 3/635)

İbn İshak Hz. Ebu Bekir’in müslüman olduğu sırada Esma (r.a.)’ın 15 yaşına girdiğini ve 18. Müslüman olduğunu belirtirken, Hz. Aişe’nin de Ebu Bekr (r.a.) tarafından İslam’a davet edilmiş çocuk yaşında Müslüman olduğunu söylüyor. Hz. Aişe’nin adını Habeşistan’a hicretten önce Müslüman olanların arasında sayıyor. (İbn İshak, Sire 124, İbn Hişam Sire 1/83,271)

Kardeşi Abdurrahman Hz. Aişe’den bir yıl önce doğmuştur. Bedir Savaşı’na iştirak ettiği sırada 20 yaşındadır. Hudeybiye’den sonra 27 yaşında İslam’a girdiğine göre Hz. Aişe’nin 604 yılında doğmuş olması gerekir. (ibn’ül Esir, Üsüd’ül Gabe 3/467)Hz. Aişe (r.a.) Bedir savaşından sonraki Şevval ayında Rasulullah ile evlenmiştir.

Rasulullah (sav)’in Alem-i Bekaya irtihali sırasında 27 yaşında olduğunu Mişkat’in müellifi Hatib-i Tebrizi, kitabında belirtiyor. Hz. Aişe’nin kendi ağzından da Rasulullah ile 9 yıl evli kaldıklarını öğreniyoruz. Bu rivayetler de, Hz. Aişe’nin doğduğu tarihle ilgili bize ortalama bir yıl vermektedir ki, bu 604-605 yılları arasıdır.

Asr-ı saadet 2/1010’da, Hz. Aişe’nin hicret sırasında 17 yaşında olduğu zikredilmektedir.

Hz. Aişe, Peygamberimizle nişanlanmadan önce, Mutim b. Adi’nin oğlu Cübeyr b. Mutim (yaşı 19)’le nişanlanmıştır. Peygamberimiz, ikinci defa nişanlandığı ve evlendiği nişanlısıdır. Demek ki Hz. Aişe, içinde yaşadığı toplumun geleneklerine göre nişan takılacak çağa gelmiş bir genç kızdır. İlk nişanı, nişanlısının babası Mutim tarafından bozulduğu için Rasulullah ile nişanlanmıştır.

Hz. Aişe’nin Rasulullah ile nişanı uzun sürmüştür. O kadar ki, Hz. Ebu Bekir, Rasulullah’a niçin evlenmediği konusunu sormak mecburiyetinde kalmıştır. Maddi imkan eksikliğini duyunca da, Rasulullah’a borç para vererek, düğünün daha da geciktirilmemesini sağlamıştır.

Rasulullah (sav) döneminin medyası, o günün hiciv şairleridir. Rasulullah (sav) de dost-düşman herkesin gözünün üzerinde olduğu meydanda bir insandır. Eğer bu konuda örfe uygun olmayan bir şey söz konusu olsaydı, kesinlikle hicv ederlerdi. Bu konuda en ufak bir ima bile söz konusu olmamıştır.

Söz örften, gelenekten açılmışken bu konuda şunları da belirtmemiz gerekir. Hz. Aişe’nin emsali olan kızların, erkeklerin evlendikleri yaşın tesbitinde de fayda var. Ablası Esma 18 yaşında evlenmiştir. Fatıma anamız 17 yaşında,. Hz. Safiye 18 yaşında , Hz. Hafsa 18 yaşında, Hz. Cüveyriye 18 yaşında evlenmiştir. Hz. Ali 22 yaşında evlenmiştir. Cübeyr b. Mutim 19 yaşında nişanlanmıştır. Bunlar, bu konuda zikrettiğimiz delilleri teyit etmektedir.

Bir de meseleye Kur’an-ı Kerim nokta-i nazarından bakmak faydalı olacaktır.

Kur’an-ı Kerim’de, hukuki ehliyet yaşının “eşüd yaşı – 18 yaş” (*) olduğu açıkca zikredilmektedir. Rasulullah’ın (sav) bunu bile bile, Hz. Aişe (r.a.) ile 9 yaşında evlenmesi mümkün müdür? Ondan Kur’an’a aykırı bir davranış sadır olabilir mi?

Peki Hz. Aişe’den rivayet edilen, 6 yaşında nişanlanma, 9 yaşında evlenme meselesini, mezkur karşı delillerle nasıl te’lif edeceğiz. Lisan-ul Arap’a bakıldığı takdirde, Arapça’da 11’den 19’a kadar olan sayılar kullanılırken, “birler” hanesi kullanıldığı takdirde “onlar” hanesinin de kastedildiğinin anlaşılmasının gerektiği ifade edilmektedir. Bir bedevi, “şunu bir yap” dediği zaman, “cebimde on dirhem var, bir dirhem de sen ver ” dediği zaman, “cebimdeki para onbir” olsun demek istemektedir. Hz.Aişe, Arapçayı en edebî konuşan hanımlarından biridir. Arapçadaki bu özelliği kullanarak 6 ve 9 yaşla, 16 ve 19 yaşı kasdettiği anlaşılmalıdır. Burada bir şeyi daha zikredelim; Hz. Aişe, “Çocuklarınıza şiiri öğreterek dillerini tatlandırın.” buyurmaktadır.

Yani Hz. Aişe 16 yaşında nişanlanmış, 19 yaşında da evlenmiştir.

(*)Kur’an-ı Kerim’de, hukuki ehliyet yaşının “eşüd yaşı – 18 yaş” olduğu açıkca zikredilmektedir.Örnek ayetler: 4/6 “Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların olgunlaştıkları, akıllı ve tedbirli davranır hale geldikleri konusunda samimi kanaatiniz oluşursa, vakit geçirmeden mallarını kendilerine verin. Büyüyüp de mallarını geri alacaklar düşüncesiyle cahilce israf ederek, alelacele yemeyin...”

Bu yazıyı gönderen degerli  ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, H.z Aişe ( r.a ), Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 5 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: