Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 05 Haz 2010

Kazancın mertebeleri

Posted by Site - Yönetici Haziran 5, 2010

Kazancın mertebeleri

Kazancın mertebeleri

Kazancın mertebeleri

Kesbin, yani kazancın birtakım mertebeleri vardır. Herkes için zarurî olan bir miktar vardır ki, bu da vücudu ayakta tutacak miktardır. Bu miktarın bizzat kazanılması, herkes üzerine farzdır. Çünkü farzları yerine getirmek, ancak bununla mümkün olur. Farzları yerine getirmeye vesile olan şey de farzdır. Bundan fazlasını insan kazanmasa da, bununla rahat geçinebilir. Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyuruyorlar: “Kim emniyet içerisinde, vücudu sıhhatli, yanında bir günlük yiyeceği bulunursa, sanki dünyaya tamamıyla, sahib olmuş gibidir.” Rasûlullah (s.a.v) İbn Hanbeş’e tavsiyede bulunurken şöyle diyordu: “Açlığını giderecek kadar yiyecek, avret mahallini örtecek kadar bir bez parçası ve seni örtecek bir gölgeliğin varsa ne güzel. Bir de üzerine bineceğin hayvanın varsa, artık ona diyecek yok.

Ancak bu durum borcu olmadığı zamandır. Şayet borcu varsa, borcunu ödeyecek kadar para kazanması üzerine farzdır. Çünkü insanın kendi borcunu bizzat kendisinin ödemesi gerekir. Rasûlullah (s.a.v) “Borç ödenmelidir.” buyurmuşlardır. Bu da ancak bir şeyler kazanmakla mümkün olur.

Şayet hanımı ve çocukları gibi yakınları varsa, onlara yetecek kadar rızık temin etmesi de aynı şekilde farzdır. Çünkü karısının rızkını temin etmek, kocasının vazifesidir. Kur’an’da şöyle buyuruluyor: “Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nisbetinde kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın...” Yani onlara gücünüz nisbetinde harcayın demektir. İbn Mes’ud’un kıratına göre mana  böyledir.   Bir  başka  âyette  şöyle  buyuruluyor: “...Anaların yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur.. ,” Nafaka ile ilgili bir başka âyet te şöyle: “Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin. Rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah’ın kendisine verdiğinden versin. Allah kimseye verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah güçlükten sonra kolaylık verir.” İnsanın kendisine yetecek kadar rızık temin etmesi de, ancak çalışıp çabalamakla mümkün olur.

Bu meselede Rasûlullah (s.a.v) de şöyle buyuruyorlar:

Bir kimsenin rızkını temin ettiği kimselere zarar vermesi, kendisine günah olarak yeter.” Günahları işlemekten kaçınmanın farz olduğu da unutulmamalıdır.

Bir başka hadisde şöyle buyuruluyor: “Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır. Her hak sahibinin hakkını vermelisin.” Ancak bu hadis, birinci ile ilgili olmayıp, rızkın farziyyeti hakkındadır. Çünkü Rasûlullah (s.a.v) “Sonra nafakası üzerine olan yakınlarından başla.” buyuruyorlar. Farz olan miktarı temin ettikten sonra, kendisi ve ailesi için biriktirmek üzere kazandığı şey ise, rızıkta bir genişliktir. Rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v) ailesinin bir yıllık yiyeceğini biriktiriyordu. Bundan nehyedildikten sonra Hz. Bilâl’e (r.a) şöyle diyordu: “Ey Bilâl, Allah için harca. Arşın Sahibinin azaltacağından korkma.” Bu hadisle önceki hadis neshedilmiştir.

Şayet bir kimsenin yanında geçim sıkıntısı çeken yaşlı ebeveyni varsa, onlara yetecek kadar da para kazanması gerekir. Çünkü kazanma imkânı olduğu zaman, ebeveyninin ve ailesinin nafakalarının temini de onun üzerinedir. Rasûlullah (s.a.v) kendisi ile cihada çıkmak isteyen birisine şöyle sordular: “Annen baban var mı?” Sahabe “evet” şeklinde cevab verince, şunları söylediler: “Dön ve onların yanında cihad et.” Yani yiyecek bir şeyler temin et ve onlara harca. Allah, Kur’an’da da şöyle buyuruyor: “.. .Onlarla dünyada iyi geçin.. .” Bir şeyler kazanmaya kudreti olan bir kimsenin anne ve babasını açlıktan ölecek bir şekilde terketmesi, onlara iyilikle muamele değildir. Fakat bunun farziyyeti biraz daha aşağıdadır.

Kazancın mertebeleri

Kazancın mertebeleri

Rivayet edildiğine göre, bir adam Rasûlullah’a (s.a.v) dedi ki: “Yanımda bir dinarım var, (ne yapayım?) Rasûlullah (s.a.v) “Onu kendin için harca.” buyurdular. Sonra tekrar sordu: “Yanımda bir tane daha var.” Rasûlullah (s.a.v) de “Onu da anne ve babana harca.” buyurdular.

Anne ve babanın haricindeki mahremi olan diğer akrabalara gelince, onlara harcamak için para kazanmak bir kimseye farz değildir. Çünkü onların nafakasını temin etmek ona ait değildir. Ancak zengin olursa, yardım edebilir. Bu şekilde hareket etmek, onları gözetmek olduğundan, bir şeyler kazanıp onlara harcaması yine de güzel bir şeydir. Şer’an da mendub sayılmıştır. Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyuruyorlar: “Yakınlarının ihtiyacını karşılamak, misafirine ikram etmek ve arkadaşına iyilikte bulunmak için malı sevmeyen kimsede hayır yoktur.” Rasûlullah (s.a.v) Amr b. Âs’a (ra) şöyle dediler: “Sende biraz mal sevgisinin bulunmasını istiyorum.” Hadis şöyle devam ediyor: “Evet, salih bir kimse için olan salih (helâl) mal, ona akrabasının ihtiyacını gördürür ve sıla-i rahim yaptırır.

Sıla-i rahmi kesmek Rasûlullah’ın (s.a.v) şu hadisleri ile haramdır: “Üç şey Arşda asılıdır: Nimet, emânet ve akrabalık bağı.

Nimet der ki: Nankörlüğe uğradım, şükredilmedim.

Emânet der ki: Saklı tutuldum, lâyıkı ile edâ edilmedim.

Akrabalık bağı der ki: İrtibatım kesildi, sıla-i rahim yapılmadım.”

Rasûlullah (s.a.v) bir hadislerinde de şöyle buyuruyorlar: “Sıla-i rahim ömrü arttırır. Sıla-i rahmi kesmek ise, ömürden bereketi kaldırır.” Bir hadis-i kudsîde de şöyle buyuruluyor: “Ben Rahmanım, sıla-i rahmi yarattım. Onun üzerine kendi ismimden bir isim kazdım.

Kim ona ulaşırsa, ben de ona ulaşırım. Kim ondan ilgiyi keserse, ben de ondan ilgiyi keserim.”

Yakınlara infakı terketmek, onlarla olan irtibatın kesilmesine sebeb olur. Bunun için de onlara harcamak için bir şeyler kazanmak mendubtur. Bundan sonrası ise artık kulun kendi arzusuna kalmıştır. İsterse para kazanmaya devam eder, mal toplar, isterse bu işi bırakır. Çünkü selef-i sâlihînden bazıları mal toplamaya devam ettier. Bazıları ise bununla meşgul olmadılar. Bundan da anlıyoruz ki, her ikisi de mubahtır.

Kaynak: İmam Muhammed Şeybani – İslam İktisadında Helal Kazanç

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: