Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 21 Nis 2010

Ebûs-Suûd Efendi

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2010

Ebûs-Suûd Efendi

Ebûs-Suûd Efendi

Ebûs-Suûd Efendi

Ebûs-Suûd Efendi, Şeyhü’l-İslâm ve büyük müfessir. Şeyhü’l-İslâm Ebus-Suûd el-imâdî 1490 (H.898) tarihinde doğdu. Kemal paşadan ders aldı. İyi bir eğitim gördü. Medreseye müderris tayin edildi. Sonra şeyhü’l-İslâm oldu. Tam 30 (otuz) yıl bu bu vazifede kaldı. Bir çok kitap yazdı. Yazdığı kitablarının içinde en meşhuru. “irşadü’l-Akli’s-Selîm ilâ mezâyâ’l-Kur’ân-ı Kerim” isimli tefsiridir. Çok değerli bir tefsirdir. Ruhu’l-beyan tefsirinin kaynaklarından biri de bu mübarek tefsirdir. 1574 (H. 982) yılında vefat etti.

Kaynak: Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi – cilt 1

..

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kim Kimdir ?, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

İşte Abdülhamid’in tarihî mektubu!‏

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2010

İşte Abdülhamid'in tarihî mektubu!‏

İşte Abdülhamid'in tarihî mektubu!‏

İşte Abdülhamid’in tarihî mektubu!‏

Tarihte 31 Mart Vakası olarak bilinen ayaklanmayla İttihatçılar tarafından tahttan indirilip Selanik’e gönderilen Sultan II. Abdülhamid’in, bu dönemde Suriye’deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a yazdığı mektup tarihe ışık tutuyor.

Yaklaşık 100 yıl boyunca şeyhin ailesi tarafından himaye edilen mektup, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın himayesine sunuldu. Cihan’a konuşan şeyhin torunu Ammar Ebu Şamat, yüklü para tekliflerine rağmen mektubu satmadıklarını anlattı. Ebu Şamat, Esad’a teslim ettikleri orijinal mektubun bir kopyasını da ilk kez Cihan haber ajansıyla paylaştı.

Mektupta Sultan II. Abdülhamid, İttihatçıların ve Yahudilerin tüm ısrarlarına ve 150 milyon altın tekliflerine rağmen Kudüs’ü nasıl satmadığını kendi ağzıyla anlatıyor. Abdülhamid Han, mektubunda özellikle Filistin’de Yahudilere toprak vermediği için tahttan indirildiğini dile getiriyor.

Sultan Abdülhamid’e bir cevap mektubu yazan Mahmut Ebu Şamat da halifeye hitaben “Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Bu davranışın sebebiyle Allah senden ebeden razı olsun.” diyerek kendisini teselli ediyor. Şeyh Mahmut Abuşamat’ın yakınları tarafından günümüze kadar kutsal bir emanet gibi korunan iki mektup da güvence altına alınmak üzere Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a sunuldu.

31 Mart Vakası’nın ardından tahttan indirilen Sultan Abdülhamid, sürgün kaldığı Selanik’teki Alatini Köşkü’nde belki de hayatının en zor günlerini yaşadı. II. Abdülhamid, bu dönemde yaşadıkları sıkıntıları Şam’da bulunan ve mensubu olduğu Şazeli Şeyhi Mahmut Ebu Şamat ile yazdığı bir mektupla paylaştı. Tahttan indirilişi, olayların arka planı, sebepleri ve o şartları anlatan bir mektup yazan Sultan Abdülhamid, mektubu gizlice köşkün muhafızı ile Şam’da bulunan şeyhi Mahmut Ebu Şamat’a gönderdi.

ŞEYHİN ABDÜLHAMİD’E CEVABI…
Mahmut Ebu Şamat, gelen mektubu büyük inkisarla okuduktan sonra cevaben bir mektup ele aldı. Şeyh Ebu Şamat’ın 2. kuşak torunu olan Ammar Ebu Şamat dedesinin ele aldığı mektupta, şu ifadeleri yazdığını naklediyor: “Müslümanların Halifesi; Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Allah sana sabredenlerin ecrini versin. Bu davranışın sebebiyle Allah senden ebeden razı olsun… Ey mülkün sahibi ve maliki olan Allah’ım! Sen mülkü istediğine verirsin, mülkü istediğinden çeker alırsın. İstediğini aziz kılarsın, istediğini zelil kılarsın. Hayır senin elindedir. Muhakkak sen her şeye Kadir’sin.”

Yaklaşık 100 yıllık tarihi mektup Mahmut Ebu Şamat’ın yakınları tarafından büyük özenle saklanmış. Kutsal bir emanet gibi korunan ve geleceğe adeta ışık tutan Sultan Abdülhamid’in bizzat kendi eliyle yazdığı mektup Suriye’de büyük özveri ile korunuyor. Sultan Abdülhamid’in mensubu olduğu Şazeli Şeyhi Mahmut Ebu Şamat’ın 2. kuşak torunu olan Ammar Ebu Şamat, büyük bir özveri ile korudukları mektup için ayrı bir ihtimam gösterdiklerini anlatıyor. Çıktığı hutbelerde Sultan Abdülhamid’in ne kadar büyük bir Sultan olduğunu anlatmak amacıyla birçok kez bu mektubu okuduğunu anlatan torun Ebu Şamat, “Sultan Abdülhamid, Yahudiler tarafından 150 milyon İngiliz altını teklif edilmesine rağmen ‘dünya dolusu altın verseniz bu teklifinizi kabul etmem’ diyerek huzurundan kovuyor. Gün geçtikte bu yüce insanın önemini anlıyoruz.” diyerek büyük sultana sevgisini anlatıyor.

MEKTUBU SATIN ALMAK İÇİN YÜKLÜ PARA TEKLİFİ YAPILDI; AMA AİLE MECLİSİ ESAD’DA KARAR KILDI
Mektubun tarihi ve manevi bir boyutunun olduğunu kaydeden torun Ammar Ebu Şamat, “Mektuplar yıllarca büyük bir özveri ile saklandı. Büyük dedem Ebu Şamat, İttihatçılar döneminde de mektubu korudu. Şam’ın Fransız işgalinde de bu emanet korundu. Şimdi torunları olarak bu güne kadar muhafaza ettik. Ancak aile fertlerine büyük para teklifleri gelmeye başladı. Bu teklifler üzerine aile fertleri bir araya gelerek alınacak kararı tartıştık.” şeklinde konuşuyor.

Ammar Ebu Şamat, büyük dedesine gönderilen mektubun önemli ve tarihî bir bölge olduğu için güvenilir bir mekanda muhafaza edilmesine karar verdiklerini söyledi. Ebu Şamat, “Aile fertlerine büyük paralar teklif edildi. Önemli ve tarihi bir belge olduğu için aile meclisi bunu reddetti. Ardından bu emanet mektubu emin ve güvenilir bir yere vermeye karar verdik. Aile fertlerinden Dr. Faruk Ebu Şamat bu mektubu Devlet Başkanı Beşşar Esad’a gönderdi. Kendisi korusun diye.” diyerek mektubu güvence altına aldıklarını söyledi.

Sultan Abdülhamid’in, şeyhi ve mürşidi Ebu Şamat’a gönderdiği mektup aynen şöyle:

Ya Hû…

Bismillahirrahmanirrahim vebihi nestain

Elhamdülillahi rabbil-alemin ve efdalü salati ve ettemmü teslim ala Seyyidina Muhammedin resulü rabbul-alemin ve ala alihi ve sahbihi ecmain vettabiine ila yevmiddin.

İşbu arîzamı tarikat-i Şazeli Şeyhi vücutlara ruh ve hayat veren ve cümlenin efendisi bulunan Eşşeyh Mahmud Ebüşşamat Hazretlerine ref ediyorum:

Mübarek ellerini öperek ve dualarını rica ederek selam ve hürmetlerimi takdimden sonra arz ederim ki, sene-i haliye şehr-i mayısın 2. günü tarihli mektubunuz vasıl oldu. Sıhhat ve selamette daim olduğunuzdan dolayı Allah’a hamd ve şükürler ettim… Efendim, evrad-ı Şazeli kıraatine ve vazife-i Şazeliyyeye, Allah’ın tevfikiyle gece ve gündüz devam ediyorum. Ve bu vazifeleri edaya muvaffak olduğumdan dolayı Allah Teala Hazretlerine hamd ederim ve davet-i kalbiyenize daima muhtaç olduğumu arz ederim.

Bu mukaddimeden sonra, şu mühim meseleyi zat-ı reşadetpenahilerine ve zat-ı semahatpenahilerin emsali ukulü selim sahiplerine tarihî bir emanet olarak arz ederim ki, ben Hilafet-i İslamiyeyi hiçbir sebeple terk etmedim.

Ancak ve ancak ‘Jön Türk’ ismiyle maruf ve meşhur olan İttihat Cemiyeti’nin rüesasının tazyik ve tehdidiyle Hilafet-i İslamiyeyi terke mecbur edildim. Bu ittihatçılar, Arazi-i Mukaddese ve Filistin’de Yahudiler için bir vatan-ı kavmî kabul ve tasdik etmediğim için ısrarlarında devam ettiler.

Bu ısrarlarına ve tehditlerine rağmen ben de katiyen bu teklifi kabul etmedim. Bilahare yüz elli milyon altun İngiliz lirası vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi katiyen reddettim ve kendilerine şu sözle mukabelede bulundum: ‘Değil yüz elli milyon İngiliz lirası, dünya dolusu altın verseniz bu tekliflerinizi katiyen kabul etmem! Ben otuz seneden fazla bir müddetle Millet-i İslamiye’ye ve Ümmet-i Muhammediye’ye hizmet ettim. Bütün Müslümanların ve salatin ve Hulefa-i İslamiyeden aba ve ecdadımın sahifelerini karartmam ve binaenaleyh bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem’ diye kat”î cevap verdikten sonra hal’imde ittifak ettiler.

Ve beni Selanik’e göndereceklerini bildirdiler. Bu son tekliflerini kabul ettim ve Allah Teala’ya hamd ettim ki ve ederim ki; Devlet-i Osmaniyye ve Alem-i İslam’a ebedî bir leke olacak olan tekliflerini, yani Arazi-i Mukaddese ve Filistin’de Yahudi devleti kurulmasını kabul etmedim. İşte bundan sonra olan oldu. Ve bundan dolayı da Mevla-yı Müteal Hazretlerine hamd ederim.

Bu mühim meselede şu maruzatım kafidir.

Ve şu sözlerimle mektubuma hitam veriyorum. Mübarek ellerinizden öperek hürmetlerimi kabul buyurmanızı sizden rica ve istirham ederim. İhvan ve asdıkamın cümlesine selamlar ederim.

Ey benim muazzam üstadım! Bu babda sözümü uzattım. Muhat-ı ilmi semahatpenahileri ve bütün cemaatinizin malûmu olmak için uzatmaya mecbur oldum.

Veselamualeyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.

Hadim-i el-Müslimin

Abdülhamid “

(CİHAN)

Bu yazıyı gönderen M.Emin Özler bey’e teşekkür ederiz

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Osmanlı Tarihi, Osmanlılar, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

HIZIR A.S. NİYE KÖLE OLDU?

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2010

HIZIR A.S. NİYE KÖLE OLDU?

HIZIR A.S. NİYE KÖLE OLDU?

HIZIR A.S. NİYE KÖLE OLDU?

Hızır Aleyhisselam sık sık insanların arasından ayrılır halvet eder kendi nefsi ile mücahade eder. Bir gün beni İsrail sokaklarında dolaşırken bir köle yaklaşıp ondan Allah için bir sadaka ver dedi.
Hızır Aleyhisselam verecek bir malı olmadığından, benim sana verecek hiçbir şeyim yok ki dedi. Ama köle ısrarla bana
Allah için ver, zira sen nurlu ve merhametli bir insansın deyince daha fazla dayanamaz peki öyleyse mademki Allah aşkına dedin. Beni yanında pazarda götür bir köle gibi sat parası senin olsun der.


Adam, Hızır Aleyhisselam’ı pazarda 400 dirheme satar. Hızır Aleyhisselam köle olarak alan adam ona fazla bir iş vermek istemese de, o:
Ben yaşlıyım ama bir genç gibi çalışır size hizmet ederim” der. Hızır Aleyhisselam satın alan adam inançsız bir kimse olmasına rağmen merhametli birisidir. Nitekim adamın büyük bir hurmalık bahçe duvarı örülecektir, altı kişinin yapacağı işi Hızır Aleyhisselam verir, kendiside bir saatliğine evden ayrılır. Birde gelir bakar ki bir saat içinde koca bahçe duvarı örülmüş:
Bunu sen tek başına mı yaptın?
Evet” cevabını verir.

Adam duruma şaşırır ve ona derki:
Bu oturduğumuz ev bize yetmiyor bahçenin bir tarafına bir ev inşaa etmek istiyorum bana yardım et.” Hızır Aleyhisselam ise ben tek başıma bu işi yaparım deyip işin başına geçer. Bir gün gibi kısa bir zaman diliminde bunu yaptığını gören adam:
Sende bir sır var, sen kimsin? Melek misin, cin misin” der. Hızır Aleyhisselam:

Ben Allah’ın yarattığı aciz ve garip bir kulum, sırf Allah adına köle oldum,” der. Sonra da başından geçen hadiseyi anlatır adama. Adam bu olay üzerine:
Sen Allah için köle oldun satıldın, şu dini bana bir anlat“, der. Hızır Aleyhisselam’ı dinleyen adam:
Benden bir isteğin var mı?” diye sorar ve Hızır Aleyhisselam:
Beni serbest bırakın Rabbime ibadet edeyim, ama yinede siz bilirsiniz” der.
Bu söz üzerine adam ağlamaya başlar:
Mademki sen Allah için köle oldun satıldın, bende hem senin söylediklerine iman ettim hem de seni Allah için serbest bıraktım” der. Hızır Aleyhisselam Yüce Rabbisine secde eder ve şükürler olsun der.


Kaynaklar:
1-Evliyalar Ansiklopedisi,
2-Ruhul Beyan,
3-Futuhatı Mekkiye,
4-Tibyan Tefsiri,
5-Miratı Kainat

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Hızır, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: