Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 20 Mar 2010

FANİ HAYAT ÇABUCAK GEÇER GİDER.

Posted by Site - Yönetici Mart 20, 2010

FANİ HAYAT ÇABUCAK GEÇER GİDER.

FANİ HAYAT ÇABUCAK GEÇER GİDER.

FANİ HAYAT ÇABUCAK GEÇER GİDER.

HİÇ YAŞANMAMIŞ GİBİ ANGELİR BİTER .


Allah adamlarından, Hakkın büyük velisi.

Dine, müslümanlara hizmetti tek gayesi.

O bir gün buyurdu ki: (Bu dünya muvakkattır.

Ölümden sonra olan hayat asıl hayattır.

Çünkü insan, ne kadar sürse de uzun ömür,

Sonunda ecel gelir, ömür biter ve ölür.

Bu böyle olsa dahi, o sonsuz hayat yine,

Kurulmuştur bu kısa hayatın üzerine.

İyi geçirilirse bu üç beş günlük hayat,

Kazandırır insana, sonsuz huzur ve rahat.

Ve eğer geçirirse günahla her anını,

Hak eder öldüğünde, Cehennem azabını.)

Bir gün de buyurdu ki: (Ölüm var ey cemaat!

Ölümden sonra başlar hakiki, asıl hayat.

Bu dünya bir hayaldir, vefasız, fanidir hem.

Ahiret öyle değil, ebedidir o âlem.

Şunu unutmayın ki, yazılıyor ameller.

Hepsinin hesabı var mahşerde birer birer.

Fazla ince hesaplar yapmayın aranızda.

Ki, çok incelenmesin sizin hesabınız da.

Üzersen üzülürsün, kırarsan kırılırsın.

Tarlaya ne ekersen, yarın olur alırsın.

Velhasıl ne yapsanız dünyada gizli, açık,

Mahşerde, ona göre bulursunuz karşılık.

Ey akıl sahipleri, düşünün, ibret alın.

Henüz ecel gelmeden ölüme hazırlanın.

Sakın aldanmayın ki, çabuk biter bu dünya.

Bu hayat bir hayaldir, yahut kısa bir rüya.

Bu faniye aldanan, bulmaz huzur ve sevinç.

Aklı olan, gönlünü kaptırır mı buna hiç?)

Bir gün de buyurdu ki: (Ey gafil olan insan!

Gece gündüz, Rabbine edersin günah, isyan.

Bir damla sudur aslın, ölürsün bugün, yarın.

Sayılmayacak kadar çoktur hem de günahın.

Kendine gel, adam ol, olsan dahi paşa, bey.

Teneşir tahtasında bitecek yarın her şey.

Bu günkü havaların, yarın sona erecek.

Ölüme hazırlan ki, çetin günler gelecek.

Bakmayın şimdi dimdik ayaktayız, yürürüz.

Bir gün de musallada yatarız hem de dümdüz.

Bir gün Resul-i ekrem, gidip bir kabristana,

Ağlayınca, Eshabı sordular bunu ona.

Buyurdular ki: (Ölüm, dehşetli bir iş elbet.

Buna hazırlanın ki, başa gelir akıbet.)

Dünya, hayal ve hiç’tir, işi de hiç’tir elbet.

Hiç ile uğraşan da hiç olur en nihayet.

Ölüm ve sonrasına kim hazırlanır ise,

Olur Allah indinde hayırlı, iyi kimse.)

Bu şiir’i gönderen Şeyma’ya teşekkür ederiz.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, Şiir | 5 Comments »

General Jean Hamilton’un Çanakale Hatıralarından‏

Posted by Site - Yönetici Mart 20, 2010

General Jean Hamilton'un Çanakale Hatıralarından‏

General Jean Hamilton'un Çanakale Hatıralarından‏

General Jean Hamilton’un Çanakale Hatıralarından‏

18 Mart 2010

7 Nisan 1915, İskenderiye: Yahudilerden faydalanacağımıza inandım. Onları kendi çıkarlarımız için istismar edip Yahudi gazetecilerin ve bankerlerin çabalarını sağlardık; Yahudi gazeteciler bizim davamıza renk katar, Yahudi bankerler de kesemize para yağdırırdı.

17 Haziran 1915: Merakımı mucip olmuştur; karşımızda Hristiyanlara düşman bir Müslüman eri ols, hatta o er kısmen aç olsa, kendisine 10 şiling verilse ve iyi bir akşam yemeği ile karnı doyurulsa, ne yapardı acaba? Maamafih, dünyada Osmanlı Türkü’nden başka din uğruna canını fedaya münakaşasız hazır bir millet ve asker yoktur. Teslim olması için her asker başına 10 şiling yerine 50 ingiliz lirası teklif etsek yine de Türk askeri onu suratımıza çarpar, dünyaya rezil oluruz.

30 Haziran 1915, İmroz: Garip! Çerkez asıllı Türk esirlerinden biri, yaralı bir İngiliz askerini ateş altınta sırtına alıp taşımış.

5 Temmuz 1915, İmroz: Saat altıda Türkler hat halinde değil, bir çeşit arı sürüleri gibi yığınlarla hücuma devam etmekteydiler. Çalılıklar içinden binlerce Türk çıkıyordu. Makineli tüfeklerin yaylım ateşiyle çoğu öldürüldü. Cesetleri topraklar üzerinde duruyor. On güne kalmaz, Türk askerleri tamamiyle eriyecektir!

21 Ağustos 1915, İmroz: Saat sabaha karşı 4.30 idi. 11.tümenin, Türklerin ileri mevzilerini ele geçirdikleri haberi geldi. Yeniden karakol dağa tırmandım. Bu sefer İsmailoğlu tepesini hiçbir kuvvet elimizden kurtaramazdı. Sabah erken saatlerde durumda umulmadık bir değişme başladı. Gittikçe yoğunlaşan bir sis, etrafı göz gözü görmez hale getirmişti. Top, tüfek, sesleri birer birer azaldı ve cephe sustu. Tabiat Türkleri gizlemiş, Allah onları korumuştu.

2 Eylül 1915, İmroz: Dün gece çok acayip ve korkunç bir rüya gördüm. Çadırım İmroz adasında olduğu halde Hellas burnunda boğuluyordum. Boğazımı sıkan elin baskını hala hissediyorum. Sular başıma yaklaşıyor. Hiç böylesine korkunç rüya görmemiştim.”

Çanakkale Müttefik Orduları Başkomutanı General Jean Hamilton

Bu yazıyı gönderen M.Emin Özler bey’e teşekkür ederiz.

..

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tarih, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Arş-ı âzamı ve muhterem taşıyıcılarının keyfiyetini bildirir.

Posted by Site - Yönetici Mart 20, 2010

ars-i-azami-ve-muhterem-tasiyicilarinin-keyfiyetini-bildirir

Arş-ı âzamı ve muhterem taşıyıcılarının keyfiyetini bildirir.

Ey aziz, malum olsun ki, müfessirler ve muhaddisler, söz birliği ile demişlerdir ki; Hak Taâlâ, âlemin tamamını bir anda yaratmaya kâdirken altı günde yaratması, yani pazar gününden başlayıp âlemde bulunanları cuma gününde tamam eylemesi, kullarına her işte sabır ve ihtiyatı öğretmek ve anlatmak içindir.

Nitekim buyurmuşlardır ki: “And olsun ki gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve biz bir yorgunluk da duymadık.” (51/38). Hak Teala kudretiyle, yeşil cevherin yüksek özünden arş-ı âzâmı yaratmıştır ki, onun nurunun büyüklüğü anlatılamaz. Bunun etrafı kırmızı yakut olup, bütün yaratıkların sıfat ve sûretleri burada nakşolunmuş, resmedilmiştir. Göklerin üstünde Rahman’ın arşı, meleklerin kıblesi kılınmıştır.

Nitekim yeryüzünde Kâbe, yerdekilerin kıblesi kılınmıştır. Arş-ı âzamın yetmiş bin lisanı vardır ki, her bir lisanı başka bir lügatla Hak Taala’ya tesbih eder, zikredicidir. Arş-ı âzamın dört sütunu vardır ki, her biri yerin derinliklerine ulaşır. Arş-ı âzam su üzerinde, su rüzgâr üzerindeyken Hak Taala dört büyük melek yaratmıştır; halen arşı taşıyanlar onlardır. Kıyamet gününde başka dört büyük melek yaratsa gerektir ve arşın taşıyıcıları o gü sekiz olsa gerektir.

Arşın taşıyıcılarının her birinin dört yüzü vardır ki; bir yüz insan sûretinde tasvir olunmuştur. Her bir yüz, yeryüzünde kendi benzeri olan yaratıklar için Allah’dan rızık istemektedir. Arşın taşıyıcıları daima ayakta durup, arş-ı âzamı boyunları üzerinde yüklenmişlerdir. Ayakları ise yedi kat yerden aşağıdadır. Allah’a yakın meleklerin hepsinden, Allah katında daha muhterem olan arşın taşıyıcılarıdır. Bu meleklerin birinin adı israfil’dir ki, arşın bir ayağı onun boynu üzerinde sapasağlamdır. Hak Taala’ın katında hepsinden daha aziz ve kerim olan odur. Sûrun sahibi odur ki, kıyamete dek Levh-i Mahfuza bakar. Sûra üflemek için hazır durur. Levh-i Mahfuzdan, Cebrail, Mikail ve Azrail aleyhisselamların işlerini, durumlarını ve amellerini açıklamakta, haber vermekte ve kendilerine ulaştırmakta mahirdir.

Arşın taşıyıcılarından her birinin dört kanadı vardır ki, dört yöne yayılmışlardır. Arşın taşıyıcılarının yarısı kar, yarısı ateştir ki, biribirlerini söndürmeyip, yıldız böceği gibi biribiriyle kaynaşmışlardır. Arşın taşıyıcılarının cüsseleri öyle büyüktür ki, kulak memeleriyle boyunları arası kuş uçuşuyla yediyüz yıllık mesafedir. Arşın taşıyıcılarına “büyük melekler” adı da verilmiştir. Arşın taşıyıcılarının kelimeleri, sürekli tesbih olup, şu sözler lisanlarının virdi kılınmıştır: “Sübhane zi’l’ mülki ve’l-melekut. Sübhane zi’l-arşi ve’l-izzeti ve’l-azameti ve’l-heybeti ve’l-kudreti ve’l-kibriyai ve’l-ceberuti Sübhane’l-meliki’l-mabudi Sübhane’l-meliki’l-mevcudi Sübhane’l-meliki’l-hayyi’llezi Lâ yenâmü ve lâ yemutü sübbuhun kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü’l-melaiketi ve’r-ruh.”

Kaynak : Marifetname – Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Marifetname, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: