Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 05 Mar 2010

Peygamberimizin Kendisine Haram Olanlar

Posted by Site - Yönetici Mart 5, 2010

10613033_304009579793420_3016277920317603390_n copy.jpgv

Peygamberimizin Kendisine Haram Olanlar

Bunun hikmeti de şöyle açıklanmıştır: “Peygamberimiz’e has olmak üzere bazı şeylerin haram kılınmış olması, hiç şüphesiz O’nun şeref ve keremini artırmak, O’nu, küçük düşürücü bazı şeylerden korumak ve ahlakın en güzellerine yöneltmektir. Aynı zamanda, haram olan bir şeyin terkedilmesindeki sevab, şüphesiz mekruh olan bir şeyin terkedilmesindeki sevaptan daha büyüktür.” [35]

Peygamberimize zekat ve sadakaların haram kılınması

Evet, Peygamber’in (s.a.v.) özelliklerinden biri de, O’na ve O’nun ev halkına, kendisinin ve ailesinin kölelerine, âzadlılarma, zekâd ve sadaka almanın haram kılınmış olmasıdır. Bu hususta Müslim, Muttalib bin Rabia’dan rivayetle, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu bildirmektedir:

Bu, sadakalar, insanların mallarının kirleridir. Muhammed’e ve O’nun âline helâl değildir!

îbni Sa’d’ın Ebû Hüreyre, Aişe ve Abdullah bin Büsr’den naklettiği rivayete göre, “Peygamber Efendimiz hediyeyi kabul eder, sadakayı kabul etmezdi.”

(Yine îbni Sa’d, Hasan’dan rivayetle, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Yüce Allah, bana ve benim ev halkıma sadakayı haram kılmıştır!“)

îmam-ı Ahmed de Ebû Hüreyre’nin şöyle söylediğini nakleder: “Peygamber (s.a.v.), dışarıdan yemek getirildiği zaman, onun hediye olup olmadığım sorardı. Eğer hediye olduğu söylenirse, o yemekten yerdi. Eğer, sadaka olduğu söylenecek olursa, ondan yemezdi.

Taberâni’nin îbni Abbas’tan olan rivayeti de şöyledir: “Peygamber (s.a.v.), Erkam el-Zühri’yi, zekat toplamak üzere görevlendirdi. O da yanında Peygamberimiz’in âzadlısı Ebû Râfî’i götürmek istedi. Ebû Rafı’ ise Peygamberimiz’e sormaya gitti. Peygamberimiz kendisine dedi ki:Ey Ebû Rafı’, sadaka (zekât), Muhammed’e ve O’nun âline haramdır!

(Bunu, Ahmed ve Ebû Dâvûd da rivayet etmiştir. Ancak Ebû Davud’un rivayetinde: “Gerçekten sadaka bize helal değildir ve bir topluluk ve ailenin, âzadlısı da; onlardan sayılır” denilmiştir.)  [36]

Müslim ve îbni Sa’d Muttalib bin Rabia’dan şöyle rivayet eder: Ben ve Fadl bin Abbas Hz. Peygamber’e gidip müracat ettik ve dedik ki: “Ey Allah’ın Resulü, biz sana, bize zekat toplama hususunda emir ve yetki vermeni istemek için geldik.” Peygamber Efendimiz, biraz sükut etti, sonra başını yukarı kaldırdı. Biz ise kendisiyle konuşmak istiyorduk. Zeynep validemiz de bize işaretle, O’nu konuşturmamamız hakkında perdesi arkasından tenbihte bulunuyordu. Biz de bekledik. Sonra Peygamberimiz bize dönerek buyurdu ki: “Sadakalar, Muhammed’e, O’nun âline helal değildir! Bunlar, insanların mallarının kiridir.”

Alimlerimiz bu konuda demişlerdir ki: “Zekat ve sadakalar, insanların mallarının kirleri olduğu içindir ki, Peygamber Efendimiz’in yüksek makamları bundan korunmuştur. Peygamberimiz sebebiyle o’nun ev halkı da bundan korunmuştur. Sonra sadakalar, verilecek kimselere acınarak verilir ve alan kişi için bunda, ne de olsa bir zül vardır. ‘Bu sebeble Peygamberimiz ve o’nun yakınları, alan için zül bu-lunan sadakadan korunmuş, bunun aksine alan için izzet, veren için zül bulunan ganimet malları kendilerine helal kılınmıştır.

Alimlerimiz, diğer peygamberlerin durumlarının da böyle olup olmadığında ihtilaf etmişlerdir. Bazıları ki Hasan-ı Basri de onların ara¬sında bulunmaktadır, birinci kavli seçmişlerdir. Yani sadaka ve zekatın diğer peygamberlere de haram olduğunu söylemişlerdir. Bazıları ise ki Süfyan bin Uyeyne de bunlar arasında bulunmaktadır, ikinci kavli seçip: “Bu, Peygamberimiz’in bir Özelliğidir. Yani o’na mahsustur, önceki peygamberlere zekat ve sadakalar haram değildi” görüşünü ileri sürmüşlerdir.  [37]

Sonra Peygamberimiz’e haram oluşu bakımından, zekat ve nafile sadakalar aynıdır. Fakat ev halkı hususunda, nafile sadakaların da haram olup olmadığı konusunda, mezhebimiz âlimlerince (Şafiî) ihtilaf edilmiştir. Mezhebimizde, en sahih görülen kavle göre, Peygamberimiz’in ev halkına nafile sadakalar haram değildir. Onlara, sadece zekat almaları haramdır. Yine bizim mezhebimizdeki bir kavle ve Mâliki mezhebine göre, onlara nafile sadakalar da haramdır. Üçüncü bir kavle göre ise, onlara özel olan sadakalar haramdır; eğer sadaka umum müslümanların menfaati içinse, mesela yapılan mescidler, açılan kuyular gibi, bunlardan onların faydalanmaları da helal olur. Ibni Salâh’m bildirdiğine göre, keffâret ve nezirler, keza zekât tahsili için verilecek görevler de, en sahih kavle göre, Hâşimiler’e helal değildir. Az önce geçen hadisler de bunu teyid eder mahiyettedir. [38]

Peygamberimize Ve Onun Ev Halkına, İsmail Oğullarından Birinin Fidyesinin Haram Olması

Hakkında rivayet edilen bir hadise göre, Peygamber Efendi m iz’e ve o’nun yakınlarına; ismail oğullarından birinin fidyesinin de haram olduğu anlaşılmaktadır. Bu rivayet şöyledir:

Ahmed, İmran bin Husayn’dan nakleder, O şöyle der: “Bana ada¬mın biri anlatmıştı: İsmail oğullarına mensub kabilenin birinde ihtiyar bir adam varmış. Adamın oğlu, kaçarak Resûlüllah’m yanma gitmiş. Adam, oğlunu getirmesi için birini göndermiş. Fidye istenirse diye, fidyesini de birlikte göndermiş. Aracı adam, Resûlüllah’a gelip durumu anlatmış. Resûlüllah Efendimiz de:işte adamın oğlu! Götürüp babasına teslim edebilirsin” buyurmuş. Adam: “Fidyesini istemeyecek misiniz?” demiş. Resûlüllah da: “Bana ve benim ev halkıma, ismail oğullarından birinin fidyesini yemek, helal değildir” buyurmuştur. [39]

Peygamberimizin Bir Özelliği De, Kokusu Hoş Olmayan Bir Şeyi Yemesinin, Haram Oluşu İdi

Evet, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in Özelliklerinden biri de; kokusu hoş olmayan bir şeyi yemesinin, kendisine haram oluşu idi. Nitekim Ahmed ve Hâkim Câbir bin Semura’dan şöyle rivayet eder: “Peygamber (s.a.v.), Ebû Eyyub’un evine indiği zaman, Peygamberimiz yediği yemeğin artanını Ebû Eyyub’a gönderirdi. O da Resûlüllah’ın yemekte kalan parmak izleriyle teberrük ederdi. Birgün, yemekte Resûlüllah’m parmak izlerini göremeyince, O’na gidip sordu: “Ey Allah’ın Resulü, yemekte parmağınızın izini göremedim. Siz bu yemekten yememişsiniz” dedi. Peygamberimiz de ona şu karşılığı verdi: “Bu yemekte sarımsak vardı.” Ebû Eyyub tekrar sordu: “Sarmısak haram mıdır?” Peygamber Efendimiz de: “Hayır, haram değildir. Fakat sen benim gibi değilsin. Bana melek gelir” buyurdu. (Ve onlara bu yemeği yemelerini emretti. Es-Siratün-Nebeviye Ibni Hişam,  [40]

Buhari ile Müslim ise, Cabir’den şöyle naklederler: Peygamber Efendimiz’e içinde bazı yeşillikler bulunan bir yiyecek getirildi. Peygamberimiz, onun kokusunu iyi bulmadı ve bu yeşilliklerin ne olduğunu sordu. Kendisine bilgi verildi. O da: “Bunu ashabıma götürünüz, onlar yesinler” buyurdu. Peygamberimiz, kokusu hoş olmayan bu yiyeceği yemek istemedi ve bu münasebetle: “Ben, bazen meleklerle buluşurum! Sizin gibi değilim” buyurdu.  [41]

Peygamberimizin Dayanarak Yemek Yemesinin Haram Oluşu

Peygamber’in (s.a.v.) özelliklerinden biri de, dayanarak yemek ye¬mesinin haram oluşudur. Bu hususta sahih hadisler vardır. Bunlardan bazılarını görelim:

Buharı, Ebû Cüheyfe tarikiyle, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Bana gelince: Ben, dayanarak yemek yemem.” [42]

tbni Sa’d ise, tbni Amr’in “Peygamber (s.a.v.) Efendimizin dayanarak yemek yediği hiç görülmemiştir!” dediğini rivayet eder.

Yine îbni Sa’d, Ebû Yala, güzel bir senedle Aişe’den şöyle rivayet ederler: Peygamber (s.a.v.) bana hitaben dedi ki: “Ey Aişe, eğer ben istemiş olsam, benimle beraber yürüyen altından dağlar olurdu. Bana bir melek gelip şöyle dedi:Allah, sana selamını okumakta ve seni, melik bir peygamber olmakla, kul ve peygamber olmak arasında seçim sapmakla serbest bırakmaktadır.” O sırada yanımda bulunan Cebrâîl de bana, tevâzû göstermemi işaret ediyordu. Ben de, kul bir peygamber olmayı seçtiğimi söyledim…” Aişe validemiz derler ki: “işte ]bu olaydan sonra Peygamber Efendimiz, hiç dayanarak yemek yememiştir. Yine bu olaydan sonradır ki, Peygamberimiz: “Ben, bir kulun yediği gibi yerim! Ve bir kulun oturduğu gibi otururum!” buyururlardı.

Yine îbni Sa’d Zührî’den nakleder: O şöyle der: “Bize ulaşan haberlere göre, Peygamber Efendimiz’e, daha önce hiç gelmemiş olan bir melek iner, yanında Cebrâîl de bulunur. Melek Peygamberimiz’e hitaben: “Allah seni, melik bir peygamber olmakla, kul bir peygamber olma arasında muhayyer bırakmıştır. Bunlardan hangisini seçersin?” der. Peygamberimiz bu sırada, Cebrail’e bakar. O da: “Kul peygamber olmayı seç!” diye işarette bulunur. Peygamberimiz de: “Kul peygamber olmayı seçiyorum” buyurur, işte bu olaydan sonra, peygamberimiz’in ölünceye kadar dayanarak yemek yemediğini söylerler.”  [43]

(Taberâni, Ebû Nuaym ve Beyhakî îbni Abbas’tan rivayet ederler. Onların bu rivayeti de, aşağı-yukarı bundan önceki rivayet gibidir.)

îbni Sa’d’ın, birdeAtâ bin Yesâr’dan rivayeti var. O, şöyle demiştir: “Birgün Peygamberimiz Mekke’nin üst tarafında idi ve dayanmış olarak yemeğini yiyordu. Bu sırada Cebrail gelip:Ey Muhammed, hükümdarlar gibi mi yemek yiyorsun!” dedi. Peygamberimiz de bunun üzerine derhal oturdu.”

îbni Adiyy ile îbni Asâkîr’in Enes’ten rivayetleri de şöyledir: Cebrail Peygamberimiz’e geldiği bir sırada, Peygamber (s.a.v.) dayanmış olarak yemeğini yemekte idi. Peygamberimiz’e hitaben: “Dayanarak yemek, nimete dalmak (keyfîlik)tir!” dedi. Peygamberimiz de bunun ü-zerine derhal doğrulup oturdu. Artık bundan sonra, dayanarak yemek yediği hiç görülmedi ve şöyle buyurdu: “Ben ancak bir kulum. Kul gibi yer, kul gibi içerim.

Dayanarak yemenin şeklini tarif etmek maksadıyla el-Hattâbî şöyle demiştir: “Buradaki dayanarak yemenin mânâsı: Altındaki yaygıya veya mindere iyice yerleşik bir şekilde oturmaktır...” Hattâbî’nin bu tarifini Beyhakî de kabul etmiştir. Keza îbni Dıhye ve Kâdî Ayyâd da kabul etmişler ve muhakkik âlimlere göre, manânın bu olduğunu söylemişlerdir. Bazıları ise: “Bundan maksad, yanını yere dayamış, yâni yannamış olarak yemektir” demişlerdir.  [44

KAYNAK :  Peygamberimizin mucizeleri – imam suyuti

Dipnotlar Yazının devamını oku »

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Peygamberimizin Mucizeleri, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: