Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 26 Oca 2010

Abdulah Bin Mesûd Bir İnsana Şöyle Dedi

Posted by Site - Yönetici Ocak 26, 2010

Abdulah Bin Mesûd

Abdulah Bin Mesûd Bir İnsana Şöyle Dedi:

-“Muhakkak sen, fakihleri (İslam hukukçuları ve din bilginlerinin) çok olduğu ve kuraların (Kur’ân okuyucularının) az olduğu bir zamandasın. Kur’ân-ı Kerimin hakkını harflerini zayi etmemekle muhafaza et. Sen soru (fetva) soranları az; ona cevâb veren (fakihlerin) çok olduğu bir zamandasın. Bu zamanın fakihleri namazlarını uzatrlar ve hutbeyi kısa tutarlar. Bunlar amellerini istek ve arzularından önce yapmaya başlıyorlar. İnsanların üzerine bir zaman gelecek, fakihleri az olacak, kurraları çoğalacak, o zaman Kur’ân-ı Kerimin harfleri muhafaza edilir. Kur’ân-ı Kerimin emir ve yasakları zayi edilir. Soru (fetva) soran çok olur. gerçek manâ’da cevab (fetva) verebilecek çok azdır. Onlar hutbeyi uzatırlar, namazı kısa tutarlar. O çağda onların arzu, heves ve istekleri amellerinden önce gelir. (Önce dünyalık işlerini bitirirler, sonra ibâdet ederler).”

Bu âyeti kerimede şu işaret vardır. Misak’ın alınması umumîdir. “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?“de olduğu gibi. Lâkin bir kavim, şevk ve aşka icabet ederek, kabul etti. Bir kavim de, korkarak icabet etti. Her iki halde de işin Allah’ın emriyle tahakkuk ettiği bilinsin diye. Kimi hitabını işitir, hidâyetini gerektirir. Kimi hitabını işitir dalâletine mucip olur. İsrail oğullarının başına Tûr’un ayânen (herkes tarafından görülebilecek bir şekilde) kaldırılmasından daha açık bir delil olamaz. Onları, rüsvaylık kapladığında burhanın yani delil ve mucizelerin izhârı onlara fayda vermedi.

Size verdiklerimizi kuvvetle tutun,” ayeti kerimesi, Allah tarafından gelen, emir, yasak, taat ilimler ve diğer şeyleri insanî kuvvetle tutmanın mümkün olmadığına, onları ancak ve ancak Rabbanî bir kuvvet ve İlâhî bir destekle tutmak gerekli olduğuna işaret etmektedir.

Ve içinde olanları zikredin,” rumuzlardan, işaretlerden, incelik ve hakikatleri zikredin.

Gerektir ki takvaya nail olursunuz,” Mâsivâ’dan

Allah’a korunursunuz.

Sonra onun arkasından, yüzçevirdiniz,” Yani hak yoldan  sapıttınız.   (l/İ 55)   Mîsâkı   aldıktan   sonra,   tabiî

kuvvetlerin istilâsı ile şeriate ittibâ yani şeriate uymak ve amel etmekten yüz çevirdiniz. Allah tarafindan mübtelâ olmakla muvafakat tarikatının sülûkundan kaçtınız.

Eğer Allah’ın fazl ü keremi ve rahmeti olmasaydı,”… Bu başlangıçta geçen İlâhî bir yardım, vasat bir durumda, mîsâkı kuvvetle alma başarısı, tevbeyi kabul etme, tevbe etmeye başarı kazanma ve ömrün sonuna kadar tevbede dâim olan rahmetidir.

Her halde siz hüsrana düşenlerden olurdunuz,” isyana İsrar edenlerden, azab ile aldanıp zarar eden, hüsrana uğrayan, dünya ve âhiretin gitmesi, âhiret ve dünya cezası ile elbette hüsrana düşerdiniz. Sizden, günaha isrâr eden ve aşırı gidenlerin hali böyle olduğu gibi…

Elbette bilirsiniz.” kitab, Yahudilerden Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin asrında yaşayanlaradır. Yani Allah’a yemin olsun ki, Ey İsrail oğullan, siz tanıdınız ve bildiniz.

O aşırı giden ve yasağı çiğneyenleri,”

İçinizden,” Seleflerinizden (geçmişinizden), Hal olduğu için mahallen mensubtur.  “de” o gün,

Cumartesi gününde. Yani cumartesi günündeki kendileri için tayin edilen sadece ibâdet etmek ve ona saygı gösterme yerine o av ile meşgul olup cumartesinin hukukuna tecavüz ettiler. kelimesinin aslı, kesmektir. Çünkü Yahudiler, o gün kesmekle emir olundular. Yani bütün dünyevî işlerini kesmelerini ve Allah’ın ibadetiyle meşgul olmakla emir olundular. Uykuya da denir. Çünkü uyku hali, insanı, ihtiyarî hareketlerden (bilinçli davranışlardan) keser. Bu âyette tahzir ve tehdit vardır. Sanki şöyle denilmektedir: Siz onlara, (Cumartesi gününe tecâvüz edenlere) bir ceza verildiğini biliyorsunuz. Siz de sakının ki, onlara gelen musibet, size de dokunmasın, başınıza gelmesin.

 

Kaynak : Rûhu’l-Beyan Tefsiri Tercümesi – cilt 1

..

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: