Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 15 Oca 2010

3000 BİN YILLIK MUCİZE – İBRETLİK – VİDEO

Posted by Site - Yönetici Ocak 15, 2010

3000 BİN YILLIK MUCİZE – İBRETLİK – VİDEO

Londra British müzesinde bulunan 3000 yıllık Firavun cesedi ilk kez bu kadar net görüntülendi. Firavun cesedi görenleri hayrete düşürüyor.

Firavun’un cesedi ilk olarak, Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra’ya getirilmişti. Görüntülerde Firavun’un saçlarının bir kısmının halen yerinde olduğu ve başının bazı azalarının etlerininde çürümeden durduğu görülüyor. Cesedin alın kısmında ise et kalmamış.

İBRET OLSUN DİYE MUMYALANMADAN KORUNMUŞ

Elleri ve ayakları secde eder vaziyette olan cesed diğer Firavunlar gibi mumyalanmamış. Fakat mumyalanmamasına rağmen tam 3000 senedir çürümeyen cesedin Allahü Teala’nın ibret olsun diye korunduğuna inanılıyor.

Tam bir ibret vesikası olarak vücudu hiç bozulmamış, etleri çürümemiş ve tüyleri dahi dökülmemiş şekilde ve secde eder vaziyette bulunmuştur. Firavun ölürken secdeye kapanmıştı. Kur`an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(İsrailoğullarını denizi yararak geçirdik, Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları [yarılan denizde] takip etti. Firavun denizde boğulurken, “İsrailoğullarının inandığından başka ilah olmadığına iman ettim, ben de Müslüman oldum” dedi. Ona “Şimdi mi inandın, daha önce isyan eden bir bozguncu idin” dendi. [Denizde boğulan Firavuna Allahü teâlâ buyurdu ki:] Senden sonrakilere bir ibret teşkil etmesi için, bugün senin [denizdeki] cesedini [çürütmeden] çıkarıp [sahile] atacağız. Buna rağmen insanların çoğu âyetlerimizden gafildir.) [Yunus 90,92]

FİRAVUN VE HZ. MUSA’NIN HİKAYESİ

Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen isimdir. Mısır`a hakim olan 26 Firavun sülalesi vardı. Her sülalede çeşitli Firavunlar asırlarca hükümdarlık etti.
Musa aleyhisselam zamanındaki Firavun, [II. Ramses olduğu söylenir], 400 sene yaşamış ve ilahlık iddiasında bulunmuştu. Kendisine secde etmeyenlere ve Musa aleyhisselama inananlara işkence ve zulüm yaptı.

Musa aleyhisselam, Firavun`u dine davet etti. Firavun kabul etmedi. Yanındaki veziri Haman`a sordu. O da; “Musa, büyük sihirbazdır. Bizi aldatıp, ülkemizi elimizden almak istiyor” dedi. Böylece Firavun`un imana gelmesine mani oldu ve iman eden hanımı Asiye`nin de şehid olmasına sebep oldu.

Firavun, Musa aleyhisselamın mucizelerine inanmadı, kâfirlerin suları kan oldu, kurbağa yağdı, cilt hastalıkları oldu. Üç günlük karanlık devam etti.

Firavun bu mucizeleri görünce korktu. Musa aleyhisselam ile ona inananların Mısır`dan gitmesine izin verdi. Sonra Firavun verdiği bu izne pişman oldu. Askerlerle peşlerine düştü. Denizde yollar meydana geldi. Musa aleyhisselam da, İsrailoğulları ile birlikte denize girdi. Firavun ve askerleri, bunları yakalamak üzere denize girip takip etmeye başladılar. Kızıldeniz`in Süveyş kısmına gelince, denizdeki yollar kapanıp, Firavun`un askerleri boğulmaya başladı, Firavun da aynı akıbete uğrarken, hemen secdeye kapanıp, iman ettim dediyse de, boğularak askerleri ile birlikte öldü.

Firavun`un cansız cesedi asırlarca denizde kalmasına rağmen Allahü teâlânın kudreti ile çürümedi. Âyette de bildirildiği gibi, cesedi üç bin sene sonra sahile atıldı.

Kaynak :www.egazetehaber.com

Posted in Ölüm - Ecel, Belgesel, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kim Kimdir ?, Mucizeler, Tarih, Tavsiyeler, Video, Yorumlar, İbretlik, İlginç | Leave a Comment »

NASİHAT…………EN İYİ VE EN KÖTÜ

Posted by Site - Yönetici Ocak 15, 2010

Nasihat lokman hekim, lokmanhekim, nasihat,sohbet,, dini hikayeler.kissadan hiseler

NASİHAT…………EN İYİ  VE  EN  KÖTÜ

Birgün Hz.Lokman’dan, bir koyun kesip en iyi yerinden iki parça et getirmesi istendi.Lokman aleyhisselam da, kestigi hayvanın dilini ve yüregini getirdi.

Birkaç gün sonra, bu defa hayvanın en kötü yerinden iki parça et getirmesi istendi; o yıne dilini ve yüregini getirdi.Sebebi sorulunca Lokman (a.s.) şöylededi.

‘’ Bu ikisi iyi olursa,bunlardan daha iyisi; ( bu ikisi ) kötü olursa, bunlardan daha kötüsü olmaz.’’

NASİHAT …….. MÜ’MİNİN ŞAŞILACAK HALİ

Hz.Suheyb (r.a.) rivayet etti. Resülullah (s.a.v.) ile beraber oturuyorduk. Bu esnada Resulüllah güldü ve ‘ Beni güldüren şeyin ne oldugunu sormayacakmısınız?’ buyurdu. ‘ Neden gülüyorsunuz Ya Resülallah?’ dediler.

Resülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘’ Mü’minın işine hayret ederim,şaşarım.Hepsi kendisi için hayırlıdır.

Şayet kendisine sevdigi birşey isabet ederse,bundan dolayı Allah’a hamd eder ve kendisi için hayırlı olur.

Hoşuna gitmeyen bir şey isabet etse, sabreder. Bu da kendisi için hayırlı olur.

Mü’minden başka her işi kendisi için hayırlı olan hiç kimse yoktur.

NASİHAT……… İSRAF

İsraf, herhangi bir şeyde aşırı gitmek demektir.Daima orta yollu hareket etmeyi teşvik eden dinimiz, harcamada ve yaşamada israfı haram kılmıştır.Yiyip içmede,giyip kuşanmada,nefeslerimizi ve kuvvetimizi kullanmada israftan kacınmamızı emretmiştir.Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimede (mealen ):’’ Ve onlar ki harcadıkları zaman ne israf ne de darlık gösterirler. Bunun arasında mutedil ( orta ) bir yol tutarlar.’’ ( Furkan-67 ) buyurmuştur.

Şeytan,insanoglunu kötü yollara teşvik ile ömür sermayesini israf ettirmek ister.Allahü Teala şeytanın bu oyunlarına gelmemeleri için kullarını ikaz ederek şöyle buyurmuştur :

‘’ Şüphe yok ki,saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir.Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.’’ ( isra-27 )

Resülullah (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde;

‘’ Kim iktisat ederse Allah onu zengin yapar, kim de saçar,savurursa ( israf ederse ) Allah onu fakir kılar.’’ Buyurmuştur.

İslamiyet,israfın önüne geçmek için abdest alırken dahi israf edilmesine müsaade etmemiş, zamanın boşa harcanmaması için faydasız ve manasız sözleri de israf saymıştır.

Resülullah (s.a.v.)Sa’d b.Ebi Vakkas’ın (r.a.) abdest alırken suyu fazla kullandıgını gördü ve ‘’ Ey Sa’d, bu ne israftır?’’ buyurdu. O da; ‘’ Abdestte israf varmıdır?’’ dedi. Resülullah (s.a.v.); ‘’ Evet, akan bir nehirden olsa bile (vardır).’’ Buyurdu.

Dinimizin koydugu bu esasları hayatımızın her safhasında tatbik etmeye gayret etmeliyiz.Sofraya düşen ekmek kırıntılarını atmak,fasulye,pirinç gibi yemek hazırlanırken yere düşenleri almamak,su,elektrik,gaz vesairi lüzumsuz yere kullanmak hep birer israftır.

Kaynak : Fazilet takvimi -6-11-12 ocak-2010

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: