Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 02 Oca 2010

Piyangonun kararttığı hayatlar

Posted by Site - Yönetici Ocak 2, 2010

MEHMET SARIOĞLU

MEHMET SARIOĞLU

Piyangonun kararttığı hayatlar

Yeni yıl şansı şimdiye kadar onlarca kişiyi sevindirdi. Ancak o milyonerler har vurup harman savurunca ve eşlerini boşamaya kalkışınca ibretlik hale geldi.

Talih kuşunun kapılarına konduğu isimler, şansızlığın da adı oldu. İşte filmlere taş çıkartan o hikayelerin kahramanları:

AYHAN YALÇINKAYA: Edirneli Yalçınkaya, 11 yıl önce Milli Piyango’dan büyük ikramiye kazandı. Ancak para, Yalçınkaya’nın hayatını yerle yeksan etti. Yalçınkaya, “Keşke ikramiye çıkmasaydı” dedi.

MEHMET SARIOĞLU: Denizli’nin Tırkaz Köyü’nde yaşayan Mehmet Sarıoğlu’na 40 yıl önce büyük ikramiye çıktı. Bir anda zengin olan Sarıoğlu’nun ilk işi, kendine ev yaptırmak oldu. Ancak zamanla parası kalmayan Sarıoğlu’na, komşuları bakmaya başladı. Yeşil kart sahibi olan Sarıoğlu, devletin verdiği yaşlılık maaşına muhtaç kaldı. Bir süre önce evi yanan ve sokaklarda yaşamaya başlayan Sarıoğlu, donarak hayatını kaybetti.

CEM POSTACI: Adana’da yaşayan Cem Postacı, 1990’ın yılbaşı çekilişinde 1 milyar 250 milyon lira kazandı. Ancak Postacı’nın sevinci 6 yıl sonra hüzne dönüştü. 1996’da oğlunu kaybeden Postacı, emlak işine girdi. Ancak bir süre sonra iflas etti.

OSMAN KAPLAN: Denizli’de marangozluk yapan Osman Kaplan, çeklerini ödeyemediği için hapse girmişti. 1999’da özgürlüğüne kavuşan Kaplan, 2 gün sonra Sayısal Loto’dan 340 milyar kazandı. 2 çocuk babası Kaplan’ın ilk işi eşinden boşanmak oldu. Ardından 20 milyar lira harcayıp bir şarkıcı ile nişanlandı. Ancak nişanı 6 ay süren ve paraları suyunu çeken Kaplan, boş ceplere kaldı.

ORHAN ULUSOY: 1984 yılında aldığı bilete 7 milyon lira isabet etti. Ancak Ulusoy’un huzur içindeki hayatı 3 sene sürebildi. İşleri ters gittiği için kızı evi terk etti.

NUSRETİN ÇINAR: Evli ve 3 çocuk babası olan Tokatlı Çınar’a da 1995’te 6 milyar lira çıktı. Önce yurt dışına giden Çınar, otobüs alarak şirket kurdu. İşleri iyi gitmeyen Çınar, 1995 yılında iflas etti. Çınar, “Göz olan paradan hayır gelmez” dedi.

ALİ ATICI: Çaycı Atıcı’ya 2004’te Sayısal Loto’dan 543 bin TL çıktı. Eşini boşayan Atıcı, 14 yaşındaki A.K.’ye imam nikahı kıydı. Ancak aradığı mutluluğu bulamayan A.K. ” Bu para beni perişan etti” dedi.

MUSTAFA SAVGAN: “Kaybedenlerin” en ilginci ise Adanalı Mustafa Savgan’dı. 1979’da 10 bin, 1982’de 30 milyon, 1984’te 15 milyon lira olmak üzere 3 kez ikramiye kazanan Savgan ilk olarak eşinden ayrılmaya karar verdi. Ancak eşi buna yanaşmadı. Savgan, “Paralar eşime kalmasın diye harcamaya başladım. 150 memurun maaşını 2 ayda yiyordum. Sonunda paraları tükettim. Evlenirken karıma aldığım 1 kilo altını da sattım, sonra İstanbul’a döndüm” dedi. 1985’ten beri İstanbul’da ayakkabı boyacılığı yapan Savgan’ın hayatı “Kaybedebilme Kabiliyeti” adını taşıyan belgeselde anlatıldı.

(Takvim)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İbretlik, İlginç | Etiketler: | 1 Comment »

GÖYNEM’CE ŞİVE VE DEYİMLERİMİZ

Posted by Site - Yönetici Ocak 2, 2010

gynem912

GÖYNEM’CE  ŞİVE VE DEYİMLERİMİZ

– A –
Acıgerik : Genirme
Afakanı kalkmak : Çok sinirlenmek, sinirleri tepesine çıkmak
Alaf : Büyükbaş hayvanlara verilen ot saman karışımı yiyecek
Andaç : Karşı, karşıda
Apana : Wc, tuvalet
Arnavut Ağız : Gereksiz yere çok konuşan, bağıran
Arşalaya almak : Gizli bir şeyin ortaya çıkması, herkesin konuşması
Aşır : Aşure
Avurt : Ağzın iki yanı
Ayazlık : Evlerde genellikle yazın oturulan çıkıntılı mekan, cumba
Aydaş : Çelimsiz, zayıf

– B –
Bade Kösmek : Çelme takmak
Bağır tahtası : Göğüs kafesi
Basma : Çiçekli kumaş
Batma : Büyükbaş hayvanların ahırdaki yiyecek teknesi
Bayam : Badem
Beşarat : Çirkin
Beynamaz : Namazsız, namaz kılmayan
Bicik : Meme, göğüs
Bilik : Çocuk penisi, pipi
Bişirgeç : Yufka ekmeği pişirirken sac üzerinde döndürme aleti
Bizim oğlan : Erkek kardeş
Bobuç : Pabuç, ayakkabı
Boduç : Toprak testi
Boğarsak : Çiftleşme isteğinde olan ve erkek dana isteyen inekler için kullanılan bir sıfat
Bokis : Yumruk, boks
Bosdan : Meyve sebze bahçesi
Böğrülce : Fasülye
Börttürmek : Haşlamak (Pişirilen sebzeler için)
Buymak : Çok üşümek
Bülüç : Civciv, piliç
Bünnez : İnşaatta temel

C – Ç
Campil : Ampül
Carkon : Plastik büyük su bidonu
Cibil : Uykudan kalkınca göz kenarlarında oluşan sarımsı renkte pislik
Cice : Yenge
Cınga : Çinko
Cıngar : Kavga, gürültü, karmaşa
Cırcır : Fermuar
Çağlık : Oda içinde bulunan banyo, duş yeri
Çatma : Ahşap eğreti yapı
Çapa : Kazma
Çebiç : Küçük erkek keçi
Çecik : Cacık
Çelki : Etrafı çalı çırpı ile çevrili üstü açık küçük baş hayvan barınağı
Çılkı : İnce küçük odun parçacıkları, çalı çırpı
Çırpılamak : Evi badana etmek
Çiğin : Omuz
Çimmek : Banyo yapmak
Çinge : Az, biraz. Ateşten sıçrayan kıvılcım
Çingil : Üzüm salkımı
Çintmek : Dövmek, dayak atmak
Çitil : Su veya süt konulan saplı küçük metal kap
Çoplak : Çukurlaşmış toprak arazide su birikintisi

– D –
Dayaklamak : Kapıyı arkadan kilitlemek
Demin : Az önce
Devligün : Ertesi gün
Dıkı : Az, biraz
Dizek : Bahçe duvarı
Dişenmek : Kaşarlanmak
Domuz ölüğün körü : Sana ne, sen ne karışıyorsun anlamında bir deyim
Duma tutmak : Nezle olmak
Dünek : Tavuk kümesi

E – F
Ebişmek : Sırtına almak
Ece : Kardeş
Ege : Al getir
Elavnaarşı : El aleme karşı
Embicik : Emzik
Emişik : Süt kardeş
Emsiz : Beceriksiz
Engi : Ağzın içinde ve dudaklarda oluşan yara
Engücü : Nasıl olsa, herhalde
Enteş : Aynı yaşta olan, akran
Eşik : Merdiven
Evişmek : Bir araya gelmek, toplanmak (Nesneler için)
Ezi : Taziye, başsağlığı
Fıldırmak : Fırlatmak, atmak

– G –
Gabış : Boynuzsuz keçi
Gale almak : Dikkate almak
Galesiz : Sorumsuz
Ganare : Aç gözlü, gözü aç
Gaptırmak : Vurmak, dövmek, tokat atmak
Garayerin dibine git : Toprağın altına git, defol git anlamında bir deyim
Gasdan : Şakacıktan
Gatıran : Sedir ağacı
Gavete : Domates
Gayıl olmak : Hakkına razı olmak
Gayış : Pantolona takılan bel kemeri
Gaypışta : Eğim, meyil
Gembil : Ağaç tırtılı
Gıbıtmak : Koşmak
Gığla : Sığırcık kuşu
Gıldır : Çelimsiz, zayıf
Gıncırık : Tahtarevalli
Gildingili : Dolu yağışı
Gilik : Erik, kayısı zeytin gibi meyvelerin çekirdeği
Gilingir : Küçük testi
Goma : Koş getir
Gonaç : Saçta oluşan kepek
Goruk : Olgunlaşmamış üzüm
Goyak : Dağlık kesimlerdeki ekilip biçilen sınırlı arazi
Göcek : Ahşap hatıl, lento (Eski taş binlarda)
Gömgöğelek : Kelebek
Göynütmek : Sobayı veya ateşi çok yakmak
Gubargıç : Balon
Gubartmak : Top, balon, lastik gibi şeyleri şişirmek
Gumpir : Patates
Gunnama : Kedi köpek gibi hayvanların yavru yapması
Gupa : Bardak

– H –
Havlu : Evin arka bahçesi
Hapaz : Avuç
Hayta : Yaramaz, haşarı
Helik : İnşatta ve taş duvar yapımında kullanılan küçük taş, blokaj taşı
Helke : Metal su kabı
Hırtipliği kesilmek : Güçsüz kalmak, gücü kesilmek, zorlanmak
Hi : Evet
Holus : Un, bulgur elemek için kullanılan büyük elek
Holuşka : Genellikle Ramazan ayında sahur için yapılan peynirli sulu mantı
Hüşkü : Yaşanılan ev içinde oluşan, süpürülebilir döküntü ve pislikler

I – İ
Iğranmak : Kımıldamak, hareket etmek
Iramatlı : Rahmetli
Istıra : Nazar, dert
Ivrık : İbrik
İbdin : İlk önce
İğdiş : Erkekliği giderilmiş hayvan
İlbiz : Salyangoz
İledin : Ladin ağacı
İlenme : Beddua etme
İmanı Gevremek : Canı çok yanmak, çok eziyet çekmek
İnekyağı : Tereyağı
İni : Kayınbirader
İspirte : Kibrit
İsibat : Nazar
İşam : Çam ağacı
İt dirseği : Göz kapaklarında oluşan yara, arpacık

K – L
Kak : Elma armut kurusu
Kakaç : Koyun keçi gibi hayvanların etli kaburga kemiklerinin közde pişirilmiş hali
Kakışmak : Tartışmak, söz düellosu yapmak
Karadoğram : Etin kuşbaşı olarak doğranması
Karın ağacı : Çatı yapımında ana mahya olarak kullanılan yuvarlak kalın ağaç.
Kaşıklık : İnsan ağzı
Kel : Değersiz eşya
Kelek : Kavun
Keme : Fare
Kenef : Tuvalet, wc
Kerata : Ayakkabı çekeceği
Kertmek : Yontmak
Kese : Naylon poşet
Keşik : Herhangi bir oyunda veya işte oynama sırası, sıra, nöbet
Kıptı : Cimri, eli sıkı
Kilten : Metal su bardağı
Kisiren : Hamur kesme ve senit üzerine yapışan hamurları sıyırmaya yarayan metal alet
Kişnemek : Abartılı yaramazlık yapmak
Köfün : Küfe
Kömbe : Mayalı ekmek, peksimet
Köse : Kısa boylu
Köşkü : Balkon
Kursak : İnsan karnı
Külünk : Balyoz
Kümbümek : Yüksek bir yerden atlamak, hoplamak
Kümbüz : Yumruk
Lüle : Sigara içerken kullanılan ağızlık

– M –
Markuç : Plastik küçük su bidonu
Mastı : Kaba, sorumsuz, ağır canlı
Mavru : Kedi yavrusu
Maytap : Komik
Me : Bir kişiye bir şey uzatılıp verilirken ‘al’ anlamında bir kelime
Meh : Gördün mü, alamadın mı anlamında kullanılır
Mekiş : Şakak
Mekmen : Ense
Merk : İrin
Meyhur : Sarhoş
Mıh : Çivi
Mıhla : Kavurmalı yumurta
Milangaz : Mutfak veya piknik tüpü
Motur : Traktör
Muar : Su kaynağı
Muarı : Duman bacası
Mundar : Pis, pislik, helal ve temiz olmayan
Murey : Geveze
Müzevirci : İspiyoncu

– N –
Nagalet : Lanetli, kötü
Nakıs : Aksilik, aksi kişi
Namazlağı : Seccade
Nevli dönmek : Baş dönmesi
Naylon : Traktör römorku

O-Ö
Odun ocağın küllene : Soyun kurusun, yok olsun anlamında bir deyim.
Okal : Değersiz kişi
Ödü sıtmak : Çok korkmak
Öğündüre : Kağnıda öküzü hareket ettirmek için kullanılan ucu çivili uzun ince sopa
Öncek : Geniş ve uzun etek
Öteyüzlü : Manavgat ve Serik köylüleri
Ötürük tutması : İshal olmak
Öveç : Yaşlı erkek keçi, teke

P- R
Papara : Ekmek aşı, ekmek yemeği
Patel : Pedal
Pavkırmak : Öksürmek
Pelit : Meşe ağacı
Peşkir : Havlu
Pırtı : Ev eşyası
Pinti : Cimri
Pise : Katran
Porta : Evin büyük giriş kapısı
Postal : Kısa çizme
Pör : Küçük çivi
Pürçük : Püskül

– S –
Sadeyağ : Tereyağı
Sallangıç : Salıncak
Serek : Raf
Sındı : Makas
Sırt : Giyecek, elbise
Sızak : Taşların arasından akıp, taş oyuklarına toplanan su birikintisi
Sicim : İnce ip
Silbiç : Yamuk, yamuk kafalı
Sirke : Bit yavrusu, küçük bit
Sivtimek : Kurutulmuş taneli sebze ve tarım ürünlerini kabuğundan ayırmak
Sürgün sürmesi : Karda tipi olayının gerçekleşmesi

– Ş –
Şabab olmak : Aşık olmak
Şak : Yarım, yarısı, kısım
Şamar : Tokat
Şelek : Bir tarafı eksik
Şepşek : Salak, avanak
Şevşir : Düz olmayan, kıvrımlı
Şırınga : Enjektör
Şırkmak : Elma armut gibi meyveleri ağaçtan yere indirmek
Şinik : 15 kg ağırlığında ölçü birimi
Şirnemek : Yaramazlık yapmak
Şurup : Salça

– T –
Tamlı : Sapsız bıçak
Teccel : Yaramaz
Tellel : Sesli duyuru, ilan
Temşit : Sahur
Tentene : Dantel
Ters : Hayvan gübresi
Terslik : Hayvan gübresinin toplanıp biriktirildiği yer
Teylemek : Bakmak, seyir etmek
Teyyare : Uçak
Tokucak : El ile çamaşır yıkarken çamaşırlara vurulan ahşap alet
Tomaç : Yufka ekmekle yapılan dürüm
Topis : Otobüs
Tor : Havlu
Tosgala : Sert cisimlerden yapılan yuvarlak küçük top
Tüp : Merhem, krem
Tütü : Güzel koku
Tütmek : Koklamak (Sobadan oda içersine duman çıkmasına da denir)

U-Ü-V
Ukubat : Rutubet, nem
Uzgamına : Boşu boşuna
Ülü : Dil ucunda çıkan yara
Ülük : Çaydanlık, ibrik gibi eşyaların su dökülen ince ve dar ağzı
Ümük : İnsan boğazı, gırtlak
Velense : Battaniye

Y-Z
Yal : Köpekler için hazırlanmış yiyecek, köpek maması
Yalama : Geveze, patavatsız
Yalak : Çeşme oluğu
Yangal : Yamuk
Yazmış : Küçük dişi keçi
Yemeni : Ayakkabı
Yemiş : İncir
Yuluk : Sapan lastiklerinin bağlandığı deri veya lastik parça
Zebile : Kağnıya koşulmuş öküzün eyeri
Zebil etmek : Boşa götürmek, boşa harcamak
Zere : Zahire, gereğinde kullanılmak üzere saklanan tahıl. buğday
Zıbartmak : Dövmek

Mustafa Akkocaya Teşekkür ederiz. Bu yazı www.goynemder.com sitesiınden alınmıştır

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İlginç | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: