Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 18 Kas 2009

Veren El, Alan Elden Daha Hayırlıdır

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2009

veren-el-alan-elden-daha-hayirlidir

Veren El, Alan Elden Daha Hayırlıdır

Her ne kadar alan kendisine farz olan bir şeyi yerine getiriyorsa da, veren alandan daha hayırlıdır. Bu meseleyi üç kısımda işleyeceğiz:

a) Birincisi: Veren bir vacibi edâ ediyor. Alan ise aslında kesbe muktedir, fakat muhtaçtır. Burada ulemânın ittifakı ile, veren alandan daha faziletlidir. Çünkü o, vermekle bir farzı işliyor. Alan ise almakla bağışı kabul ediyor. Aslında bunu almayıp kazanması da mümkündür. Farzı edâ etmenin derecesi ise, diğer ibadetlerde olduğu gibi, bağışı kabul etmenin derecesinden daha üstündür. Farz olan ibadeti edâ etmedeki sevab, nafileleri edadan daha faziletlidir. Buna delil ise, şudur: Farzı işleyen kendi nefsi için işliyor. Teberruyu kabul eden ise, başkası için işliyor. Bir kimsenin kendisi için olan ameli, daha faziletlidir. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyor: “Kendi nefsinden başla.”242 Bunun manası şudur: Bir kimsenin kendi nefsi için olan edası, kendisini borçtan kurtarır. Dolayısıyle sadece kendi nefsi için işlemiş olur. Alan ise, bizzat almakla, kendi nefsine bir faide sağlayamaz. Belki de aldıktan sonra verme şansı doğar. Verinceye kadar durup durmayacağı da bilinmez. Bunun için de zengin için, fakir üzerinde sadakayı aldığından dolayı bir minnet yükü yoktur. Çünkü bunun neticesinde zengin için hasıl olan, fakir için hasıl olanın fevkindedir. Çünkü zengine, şu anda ihtiyaç duymadığı, fakat ileride, âhirette ihtiyaç hissedeceği bir şey teklif edilmiştir. Zenginin, şu andaki maksadının hasıl olması, yani zekâtının düşmesi için buna muhtaçtır. Şayet fakirler zekât almamak üzere anlaş-salar, bundan dolayı günaha girmezler; aksine bunun için övünürler. Fakat zenginler, farz olan zekâtı vermemek üzere anlaşsalar, günahkâr olurlar. Bundan anlıyoruz ki, minnet, yani başa kakma, zenginin değil, fakirin hakkıdır.

b) İkincisi: Veren de, alan da, her ikisi de mesuliyetten kurtulmuştur. Alan kesbe muktedir olduğu halde bile, veren sevab işlemiş olur. Burada aynı zamanda veren daha faziletlidir. Çünkü o, vermesiyle zenginlikten kurtulup; fakirliğe meylediyor. Alan ise, almakla zenginliğe meylediyor. Fakirliğin derecesinin zenginliğin derecesinden daha yüksek olduğunu açıklamıştık. Kim ameli ile fakirliğe meylederse, daha yüksek derecede olur. Şüphesiz ibadetler imtihan için konulmuştur.

Allahü teâlâ şöyle buyuruyor: “O, hanginizin daha güzel amel edeceğini imtihan etmek için ölümü de, dirimi de yaratandır. O galib-i mutlaktır, bağışlayandır. “243 Âyette geçen “ibtilâ”nın manası almaktan çok vermekle ortaya çıkar. Çünkü imıiharL nefsin istemediği amelde olur. Herkesin nefsinde verme değil de, alma arzusu vardır. Bunun için de Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyor: “Muhakkak Müslüman, bir dirhem tasadduk etmesinde, yetmiş şeytanın arzusunu kırmağa muhtaçtır.”244 Vermekte imtihan manası daha açık olunca, fazileti de daha fazladır. Çünkü Rasûlullah (sas)e amellerin en faziletlisi-den sorulduğunda, “en ağır olanı”245 şeklinde cevab verdiler. Yani bedene en meşakkatli olanıdır. Yine sadakanın en faziletli olanı sorulduğunda da şöyle cevab verdiler: “Gücü az olanın, imkânı nisbetinde gayret göstererek verdiğidir.”246

Sadakayı alan için nefsinin arzula/ına cevab verme imkânı doğuyor. Veren için ise, mülkünden çıktığı için, nefsin arzularını yerine getirme gibi bir durum yok. Derecelerin en yükseği de nefsi, arz’ularını yerine getirmekten menetmektir.

c) Üçüncüsü: Veren teberru kabilinden veriyor, alan da farzı işliyorsa, meselâ alan kasbden âciz olur, açlığını giderecek kadar bir şey almağa muhtaç durumda bulunursa, fukahaya göre, yine veren daha faziletlidir. Ahmed b. Han-bel (rh) ve İshak b. Râhaveyh (rh) gibi ehl-i hadise göre ise, burada alan daha hayırlıdır. Çünkü fakir, almakla yapılması gereken bir farzı yerine getiriyor. Veren ise nafile işlemiş oluyor. Yukarıda açıkladık ki, farzı yerine getirmek, nafileyi işlemekten daha yüksek bir derecededir. Bu durumda alan, almaktan kaçınsa, günahkâr olur. Veren ise vermekten kaçınsa günahkâr olmaz. Çünkü burada vermesi üzerine farz olan bir başkası da bulunabilir. Sevab da cezanın derecesine göredir. Görmez misin ki, Allahü teâlâ, Rasûlullah’ın (sas) hanımlarını, diğer kadınları tehdit ettiği şeyin iki katı ile tehdit ediyor: “Ey Peygamberin hanımları, sizlerden biri açık bir hayasızlık yapacak olursa, onun azabı iki kat olur. Bu Allah’a kolaydır.”247 Sonra onlar itaat ettiklerinde sevablarının da diğerlerinin iki katı olduğunu belirtiyor: “Sizlerden Allah’a ve Rasûlüne boyun eğip salih amel işleyenlere ecrin iki katını veririz. Ona cömerçe rızık hazırlamışızdır.”248 Burada günah, almadığı zaman verene değil de, alana olduğuna göre, alan için verenden daha çok sevab vardır.

Fakat bunların hepsi selâmı alma meselesinde değişiyor. Selâm vermek sünnettir. Selâmı almak ise farzdır. Fakat bununla beraber, selâmı vermek, selâmı almaktan daha faziletlidir. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: “Selâmı verene yirmi sevab, selâmı alana ise on sevab vardır.”249

Bazıları da diyorlar ki: Alan bir nefsi ayakta tutmak isti yor. Veren ise, nefsi güzelleştirmek için veya malı çoğaltmak için gayret ediyor. Nefsi ayakta tutmak, malı çoğaltmaktan daha yüksek derecededir.

Bu meselede bizim delilimiz de Rasûlullah’tan (sas) rivayet edilen şu hadistir: “Üstteki (veren) el alttaki (alan) elden daha hayırlıdır.”250 Hadiste, edâ edilen şeyin nafile veya farz oluşu arasında bir fark gözetilmemiştir.

Denilse ki: Burada Yazının devamını oku »

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | Leave a Comment »

KURBAN BAYRAMI – VAAZ – Seyfettin Alkan Hocaefendi.

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2009

KURBAN BAYRAMI – VAAZ – Seyfettin Alkan Hocaefendi.

Vodpod videoları artık kullanılamıyor.

 

 

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler | Etiketler: , , , | 1 Comment »

Akseki-Hoca köyü – Kekikçi Dursun Dede

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2009

Akseki-Hoca köyü – Kekikçi Dursun Dede

 

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel, Türkiye, Video | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: