Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 05 Kas 2009

Göynem`den resimler – 2009

Posted by Site - Yönetici Kasım 5, 2009

Göynem`den resimler – 2009

Resimleri buyultmek icin uzerine TIKLAYIN

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Göynem

Posted in Göynem`den Resimler...... | Etiketler: , , | 1 Comment »

Kurban seçiminin püf noktaları

Posted by Site - Yönetici Kasım 5, 2009

Kurban seçiminin püf noktaları

Kurban seçiminin püf noktaları

Kurban seçiminin püf noktaları

Kurban Bayramına sayılı günler kala kurban pazarları da hareketlenmeye başladı. İşte doğru, sağlıklı ve dinimize en uygun şekilde kurbanlık seçmenin püf noktaları.

Çok basit bir gözlemle herkesin aldığı kurbanın sağlıklı olup olmadığını burnu ve gözüne bakarak anlayabileceğini kaydeden Veteriner hekim Mustafa Yıldız, kurban seçiminin püf noktalarını açıkladı.

KURBAN SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

– Öncelikle kurbanlık için tosun ve koç tercih edilmeli. Dişi hayvan kesilmemesi, hayvan varlığının devamını sağlayacaktır.

– Koç, koyun ve keçinin bir, sığır ve manda cinsinden hayvanların iki, devenin de beş yaşını doldurmuş olması gerekir.

– Kurbanlık hayvanın burnunun merme (üst) kısmı kuru ve çatlak olmamalı. Nemli ve parlak olmalı. Kuru ve çatlak merme hayvanın enfeksiyon geçirdiğini ve ateşi olduğunu gösterir. Burun, kurbanın sağlıklı olup olmadığını ele verir.

– Enfeksiyon geçiren hayvanın tüyleri de birbirine karışır. Tüyleri düz ve parlak olan hayvanlar tercih edilmeli.

– Gözleri mat renginde olmamalı parlak olmalı. Mat renkli gözler hayvanın gözlerinde bir enfeksiyon olduğuna işarettir.

– İyi bir kurban arkadan bakıldığında kare, üçgen şeklinde değil, küp şeklinde görünmelidir. Kare ve üçgen şeklinde görülen hayvanlar genelde zayıf ve sağlıksız hayvanlardır. Hayvanın vücut ağırlığının yüzde 20’si kemiktir. Zayıf hayvan kemikten ibarettir.

– Hayvanın kuyruğu ne uzun ne de kısa olmalı.

– Topallık gibi fiziki bir sakatlığı olmamalı.

– Koyun ve inek dişi hayvan kesilecekse mutlaka gebe olup olmadığına bakılmalı, gebe hayvanlar kurban edilmemeli.

– Dişi kurbanlıkların memeleri çatlak ve kızarık olmamalı. Bu tür durumlar enfeksiyon olduğunu gösterir.

– İç parazit ihtimaline karşı bir kez parazit giderici ilaç kullanılmalı.

– Koyun, koç gibi kurbanlıklar seçerken bel bölgesi sıkıldığında ele kemik gelmemelidir. Kemik geliyorsa, bu, hayvanın zayıf olduğunu gösterir.

Timeturk

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

28 Şubat Hutbesi de isteriz, Aziz Müslüman!

Posted by Site - Yönetici Kasım 5, 2009

28 Şubat Hutbesi de isteriz, Aziz Müslüman!

28 Şubat Hutbesi de isteriz, Aziz Müslüman!

28 Şubat Hutbesi de isteriz, Aziz Müslüman!

 

Bu hafta Cuma namazına gidenler hutbe okunurken kulaklarına inanamadılar.

Cuma cemaati, tamamen politize olmuş ve dini kavramları ve hatta Allah’ın ayetlerini rejimin korunması ve yaşatılmasına feda etmiş “görüldü” kaşeli bir hutbe dinlediler.

Daha geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da cami mahyalarına asılan ideolojik ve faşizan sloganların lekesi silinmemişken ve üstelik din-ayet işleri bütün sorumluluğu Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne atmışken nereden çıktı bu karargah hutbesi?

Cumaya gitmeyen/gidemeyenler için neler söylemiş hocaefendiler cami kürsüsünden bir bakalım:

 

Aziz Müslümanlar!

İnsanlık, tarih boyunca adalet, iyilik, istişare ve eşit haklara sahip olma gibi bazı değerlerin arayışı içinde olmuştur.

Arayışlar neticesinde, bu değerlerin güzel bir biçimde gerçekleşmesine imkan veren Cumhuriyet idaresine ulaşılmıştır.

Cumhuriyet, dinimizin öngördüğü istişareye dayalı, hak ve özgürlükleri teminat altına alan, insanların yeteneklerini ortaya koyabilmelerine imkan tanıyan, düşünce ve inançlarını serbestçe ifade edebilecekleri bir idare şeklidir.

 

Aziz Mü’minler!

Kurtuluş savaşını gerçekleştiren iradenin bizlere kıymetli bir armağanı olan ve ilanının 86. yılını bu günlerde kutlayacağımız Cumhuriyetin, özünde taşıdığı ruha uygun olarak yaşatılmasının en temel vatandaşlık görevlerimizden biri olduğunu unutmayalım.

Bize bu kıymetli armağanı bırakan başta Gazi M. Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi hayırla anar, kendilerine Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz ederim.”

 

Bu hutbenin bir kısmı…

Buraya alıntılamadığımız diğer kısımda Allah’ın ayetleri cumhuriyetin faziletlerinin anlatılması için kullanılmış!

Peygamber efendimizin kimi uygulamaları ile de delillendirilerek İslam dininin cumhuriyet rejimiyle nasıl örtüştüğü ve Allah ve Rasulünün razı olduğu rejimin Cumhuriyet olduğu ispat edilmiş!

 

İslam üzerine ahkam kesecek değilim.

Kendini yetkin bulanlar İslam’ın nasıl bir düzen öngördüğünü, cumhuriyetin bu düzenle örtüşen örtüşmeyen yanlarını konuşur, tartışır.

Ama ben biliyorum ki, komünist bir rejimde yaşıyor olsaydık, yukarıda alıntıladığımız hutbe cumhuriyetin değil komünizmin nasıl İslam’la örtüştüğünden ve İslam’ın öngördüğü modelin aslında komünizm olduğundan bahsediyor olacaktı…!

Bu uğurda Allah’ın ayetleri ve Rasulünün uygulamaları komünizmi taltif etmek için fütursuzca harcanacaktı!

 

Her devrin Diyanet İşleri Başkanlığını yapan selef Diyanet İşleri Reisi Yeşilay haftasında, Kızılay haftasında hutbeler yayınlar bizde kızardık.

Eski reis emekli edilince nasıl sevinmiştik.

Üstelik akademik kariyeri olan ve dinin toplumsal hayattaki değerini ihya edebilecek bir reis seçildiği içinde umutlanmıştık.

Ne çok yanılmışız meğer!

 

Diyanet işleri reisi şimdi diyecek ki:

Başkanlığımız toplumsal olaylara duyarsız kalamaz.

Ağaç dikme bayramında da, Yeşilay haftasında da toplumsal alana müdahale eden bir din algısı gereğince hutbe yayınlarız.”

İyi güzelde aziz Müslümanlar, bu toplumsal alana müdahil olan din algısı niye hiç 28 Şubattan söz etmez.

28 Şubat bu ülkede cumhuriyet rejimine yönelik bir kalkışma değil midir?

Üstelik bu kalkışma doğrudan Müslümanlar üzerinden yürütülmemiş ve binlerce Müslüman bu kalkışmada zarar görmemiş midir?

Diyanet işleri başkanlığı kendi dininin mensuplarına ve kendi rejimine yönelik doğrudan bir saldırı karşısında neden bugüne kadar tek söz etmemiş, edememiştir.

 

Sosyal hayata müdahil din algısı sadece karargahtan onaylı eylemlerde işe yarıyorsa, karargahın veto ettiği toplumsal hayat algıları din ve dini alanın dışında tutuluyorsa nasıl bir bağımsızlıktan, nasıl bir özgürlükten bahsedeceksiniz.

Emir komuta zinciri içerisinde hazırlanan hutbelerle, dinin saygınlığına, dini alanın politize edilmesine göz yumarak ve çanak tutarak din algısına nasıl bir zarar verdiğinizin, söylediğiniz sözleri nasıl inanılmaz ve güvenilmez kıldığınızın farkında mısınız?

Elbette farkındasınız…

 

Diyanet İşleri Başkanı hazırlanan bu hutbeden haberdar değilse kendisine bir komplo kurulduğunu görmeli, yok haberi var ve onaylıyor ise bizzat komplonun kendisi olmalı!

 

Daha önce demiştim ki,

Açılım içeriden başlamalı

Mesela en yakınlardan, yol arkadaşlarından!

Mesela din-ayet işlerinden…”

Bu konuda ısrar ediyorum…

Alinti :Timeturk

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İlginç | Leave a Comment »

Namazlardan sonra Kur’an-ı kerim okunduktan sonra, Fatiha demek gerekir mi?

Posted by Site - Yönetici Kasım 5, 2009

Namazlardan sonra Kur'an-ı kerim okunduktan sonra, Fatiha demek gerekir mi

Namazlardan sonra Kur’an-ı kerim okunduktan sonra, Fatiha demek gerekir mi?

Namazlardan sonra Kur’an-ı kerim okumak da, okumamak da caizdir. Yani okunsa da olur, okunmasa da olur. Ancak Kur’an-ı kerim okumak çok sevap olduğu için vakit müsait ise, Kur’an-ı kerim okumak elbette çok iyidir. Kur’an-ı kerim okuyup Sübhane rabbike âyetinden sonra Fatiha okumasına sebep olunur. Fatiha okumak ise çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kur’an-ı kerimde hayrı en çok olan sure Fatihadır.) [İ. Ahmed]

(Kur’an-ı kerimin en faziletli suresi Fatihadır.) [Hakim]

(Fatiha suresi, bütün dertlere devadır.) [Beyheki]

(Fatiha suresi zehire şifadır.) [Ebuşşeyh]

Bir sahabi, Fatiha suresini okuduğunu söyleyince Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Yemin ederim ki, Allah, ne Tevratta, ne İncilde, ne Zeburda, ne de Furkanda, o surenin benzerini indirmemiştir. O, namazlarda tekrar edilen yedi âyet olup, bana verilen Kur’an-ı azimdendir.) [Tirmizi]

Peygamber efendimiz, Cebrail aleyhisselamla otururken bir melek gelip dedi ki:

(Senden önce hiç bir Peygambere verilmeyen, sadece sana verilen iki nur ile seni müjdeliyorum. Bunlar Fatiha suresi ile Bekara suresinin son âyetleridir. Bu iki sureden okuyacağın her harften dolayı, istediğin mutlaka verilecektir.) [Müslim]

(Fatiha suresi Allahü teâlânın gadabını önler.) [Şir’a]

Bir kabile reisini yılan soktu. Eshab-ı kiramdan biri Fatiha suresini okuyunca, Allah’ın izni ile hasta şifaya kavuştu. Kabile reisi, bir sürü koyun hediye etti. Sahabi, caiz olup olmadığını bilmediği için Peygamber efendimize sordu. Resulullah, (Ne okudun) buyurdu. O da, Fatiha suresini okuduğunu bildirince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:

(Fatihanın şifa olduğunu nereden bildin? O koyunları al, yanındakilere pay et!) [B.Arifin]

Berikada buyuruluyor ki:

(Dua okuması bildirilen yerlerde, Fatiha okumak daha iyidir. Namazlardan sonra dua edilmesi hadis-i şerifle bildirilmiştir. Fatiha suresi, duaların en iyisini bildirmek için nazil oldu. İmam, Fatiha dediği zaman, herkesin sessizce okumaları iyi olur. Çünkü duaların sonunda hamd etmek müstehaptır. Hamd etmenin en iyisi de Fatiha okumaktır.) [S.137]

Namazlardan sonra, Kur’an-ı kerim okumak, Kur’an-ı kerim okunduktan sonra Fatiha okumak caizdir. Okunmazsa günahı olmaz. Fakat okunursa sevap olur.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Soru Ve Cevaplar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: