Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 09 Eyl 2009

YAŞAYAN SELÇUKLU ÇARŞISI EŞREFOGLU BEYŞEHİR

Posted by Site - Yönetici Eylül 9, 2009

En büyük Ramazan etkinliği Beyşehirde

Beyşehir Ramazan’da Selçuklu’yu yaşıyor

Beyşehir Belediyesi, düzenlediği Ramazan programları ile beğeni topladı. Yaşayan Selçuklu Çarşısı bölge halkının büyük ilgisini çekiyor

Ramazan ayına özel olarak belediyelerin yaptığı kültür çalışmalarından bir tanesi de Beyşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirildi. Beyşehir Belediyesi, Ramazan etkinlikleri kapsamında aralarında Eşrefoğlu Camii, Eşrefoğlu Türbesi ve Eşrefoğlu Hamamı’nın da bulunduğu tarihi Eşrefoğlu Mahallesi’nde “Yaşayan Selçuklu Çarşısı” oluşturdu.

YAŞAYAN SELÇUKLU ÇARŞISI

Hacivat ile Karagöz, Keloğlan ve Nasreddin Hoca tiplemelerinin halkla iç içe olduğu, davullar dövdürülüp zurnaların çalındığı etkinlik alanı ve geleneksel Türk el sanatı eserlerinin sergilendiği bedesteni ile Yaşayan Selçuklu Çarşısı büyük ilgi görüyor. Tarihi eserlerin yoğunlukla bulunduğu bu bölgede kültürü yaşatmak ve halkı Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yaşanan Ramazan gecelerine götürmek için böyle bir çalışma yaptıklarını dile getiren Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşçı, bu yıl ilk olarak düzenlenen çalışmaya katılımın beklediklerinden fazla olduğunu ve bu durumun önümüzdeki yıllarda yapılacak olan kültür ve turizm faaliyetleri için kendilerini umutlandırdığını ifade etti. Halkı yaklaşık bin yıllık tarihi bir yolculuğa çıkaran etkinlik alanının Ramazan ayı sonuna kadar açık kalacağı, ilginin devam etmesi halinde Yaşayan Selçuklu Çarşısı’nın yılın 365 günü faal durumda kalacağını dile getirdi.

BEYŞEHİR BURAM BURAM TARİH

Yapılan turistik ve kültürel etkinliklere Beyşehir halkının yanı sıra çevre illerden de katılım olduğunu bildiren Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşçı, bölgenin en büyük sorununun sahip olduğu değerleri yeterince tanıtamaması olduğuna vurgu yaptı. Beyşehir’in her yerinin buram buram tarih koktuğunu anlatan Taşçı, böylesine önemli olan tarihi bir merkezin ülke turizminde daha iyi konumlara getirilmesi ve daha çok turist çekmesi için önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Osmanlı Devleti’nin ilk sulama projesi olan Taş Köprü’sü, Eşrefoğlu Camii, Eşrefoğlu Türbesi, Eşrefoğlu Hamamı ve tarihe ışık tutan sokakları ile kültür turizminin önemli merkezlerinden biri olan Beyşehir’in sahip olduğu Beyşehir Gölü ile avlanma turizmine, doğal güzellikleri ile doğa turizmine ve yine sahip olduğu dini değerleri ile inanç turizmine büyük katkılar sağladığını aktaran Beyşehir Belediye Başkanı Taşçı, bölge turizminin gelişmesi için arka planda kalmış, unutulmaya yüz tutmuş güzellikleri de ön plana çıkarmaya çalıştıklarını dile getirdi.

….

Posted in Diger Konular, Eşrefoglu Camii Beyşehir, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Oruç, İftar ve Oruçlunun Duası

Posted by Site - Yönetici Eylül 9, 2009

20Oruç, İftar ve Oruçlunun Duası

Oruç, İftar ve Oruçlunun Duası

ORUÇ ÇOK BÜYÜK BİR MÂNEVÎ KAZANÇ KAPISIDIR

Rabbimiz celle şânuhû bir âyet-i celîlesinde şöyle buyuruyor:

“Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, taata/itaate devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, sadık/doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşû sahibi/mütevazi erkekler ve mütevazi/alçakgönüllü kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını/iffetlerini koruyan erkekler ve (ırzlarını/namuslarını/iffetlerini) koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.” [1]

* * *

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.):

“– Cennette birtakım köşkler vardır, dışları içlerinden, içleri de dışlarından görülür” buyurmuştu. Bunu işiten bir bedevi ayağa kalkıp:

“– Bu köşkler kimler içindir ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordu.

Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v.):

“– Sözünü güzel ve hoş söyleyen tatlı dilli, yemek yediren, oruca devâm eden, gece herkes uyurken Allah için namaz kılan kimseler içindir!” buyurdu. [2]

* * *

Ebu’d-Derda (r.a.) diyor ki:

“Üç haslet olmasaydı dünyada kalmak istemezdim:

1. Alnımı yere koyarak gece-gündüz Yaratan’ıma secde etmek ve bu şekilde ebedî hayatıma hazırlanmak.

2. Günün en sıcak anlarında (oruç tutarak) susuzluğa katlanmak.

3. Meyvenin iyisi seçildiği gibi sözlerin iyisini seçen kimselerle oturmak.” [3]

***

ORUÇLUYA İFTAR ETTİRMEK

Cenâb-ı Hak Kelâm-ı Kadiminde şöyle buyuruyor:

“Dini (âhireti) yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar; Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.” [4]

* * *

Rasûlullah (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki:

“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” [5]

* * *

Sultan III. Mustafa bir Ramazan ayında Şeyhülislam Mehmed Emin Efendi konağına iftara gitmişti. Söz esnâsında:

“– Efendi, arada size gelmek isterim amma konağınız pek uzak yerde” dedi. Efendi de:

“– Sâyenizde yakın yerlerde bir ev tedâriki mümkündür, lâkin gördüğünüz gibi şu civar hânelerin hiçbirinde mutfak yoktur” cevâbını verdi. Bu söz Padişah’ın tuhafına gitti:

“– Acâib, bu evlerde yemek pişirmezler mi?” diye sordu. Efendi:

“– Cümlesinin sabah ve akşam yemekleri fakirhâneden gider. Ânın içün buradan ayrılmak istemem” dedi. [6]

***

ORUÇLUNUN DUASI GERİ ÇEVRİLMEZ

Hz. Mevla-yi zû’l-Celâl bir âyet-i kerîmede şöyle buyuruyor:

“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin isteğine karşılık veririm. O hâlde (kullarım da) benim dâvetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.” [7]

* * *

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i şeriflerinde:

“Oruçlunun duası geri çevrilmez.” buyurmuşlardır. [8]

* * *

Ümmü Eymen (r.a.) Allah’a ve Rasûlü’ne hicret etmek üzere yola çıkmıştı…

Oruçluydu…

Yanında ne yiyecek ne binek ne de su kabı vardı…

Tihâme çöllerinin şiddetli sıcağı altında yol alıyordu. Açlıktan ve susuzluktan ölmek üzereydi…

İftar vakti geldiğinde başının üzerinde bir hışırtı işitti. Başını kaldırdığında beyaz bir iple asılmış bir kova gördü. Kendisi şöyle der:

“– Kovayı aldım, kanıncaya kadar içtim. Ondan sonra artık bir daha susamadım.”

Ümmü Eymen (r.a.), ‘acaba susar mıyım’ diye kızgın güneşin altında oruç tutar, Kâ’be’yi tavaf ederdi; ancak yine de susuzluk hissetmezdi. Bu durum ölünceye kadar böyle devam etti. [9]

DİPNOTLAR
[1] Ahzâb suresi, 35.
[2] Tirmizî, Sünen, Birr, 53/1984.
[3] Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, 2, 11/1193.
[4] Mâûn suresi, 1-3.
[5] Tirmizî, Sünen, Savm 82/807; İbn-i Mâce, Sünen, Sıyâm, 45/1746.
[6] Süheyl Ünver, Bir Ramazan Binbir İstanbul, s. 64.
[7] Bakara suresi, 186.
[8] İmam Ahmed, Müsned, 2, 305.
[9] Abdurrazzak, Musannef, 4, 309; Ebû Nuaym, Hilye, 2, 67; İbn Hacer, İsabe, 8, 170; İbn Sa‘d, 8, 224

Alinti : Halis Ece

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: