Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 27 Ara 2008

Dingonun ahırı ne demek?

Posted by Site - Yönetici Aralık 27, 2008

Dingonun ahırı

Dingonun ahırı ne demek?

Dilimizde dingonun ahırı mı diye kullandığımız bir söz vardır. Hiç merak ettiniz mi bunun ne demek olduğunu?
Atlı Tramvaylar zamanında, tramvaylar 2 atla çekilirken dik Şişhane yokuşunu çıkabilmek için Azapkapı’dan takviye at alarak yokuşu çıkabilirlermiş.

Tramvay bu haliyle Taksim e kadar gelir, burada çıkartılan atlar, bu gün Taksim alanının batı kısmındaki sular idaresi maksemi ile Fransız konsolosluğu arasında bir ahırda bir süre dinlendirildikten sonra tramvaya bağlanmadan boş olarak Azapkapı ya götürülürlermiş.

Taksim deki bu ahırı Dingo adlı bir rum vatandaş işletirmiş. Gün boyu bir sürü atın girip çıkmasından dolayı dilimizdeki ” Burası Dingo’ nun ahırı mı giren çıkan belli değil ” sözünün buradan geldiği söylenir.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Türkiye, Yorumlar, İlginç | Etiketler: | 1 Comment »

NASREDDİN HOCA MERHUMUN ŞAHSİYETİ

Posted by Site - Yönetici Aralık 27, 2008

NASREDDİN HOCA

NASREDDİN HOCA

NASREDDİN HOCA MERHUMUN ŞAHSİYETİ

Nasreddin Hoca merhum, kelimenin tam mânâsıyla mükemmel bir tâ’lim ve terbiye erbâbıdır. Onun fıkraları Müslüman-Türk insanının ince zekâsını, nükte gücünü ve hayat anlayaşını en güzel biçimde aksettirmektedir.  İnsanımızın mizah dehâsını da yine o temsil etmektedir. Yediden yetmişe her kademedeki Türk halkı onu tanımakta, sevmekte, fıkralarını kendi mizahına vesîle yapmaktadır. Hatta yalnız memleketimizde değil, dünyanın diğer ülkelerinde bile Hoca merhumu tanımayan, hoş latîfelerini bilmeyen duymayan hemen hemen yok gibidir.

Fıkraları hiçbir zaman kıymetten düşmediği gibi, ileride de düşecek gibi değildir. Zira onun latîfeleri, dünya mizah edebiyâtının en kuvvetli örneklerinden birisi, hatta birincisidir. Ancak bu fıkralar içinde, çirkin ve müstehcen olduğu halde kendisine isnad olanlar da vardır. Merhumu bunlardan tenzih ederiz.

Nasreddin Hoca’nın bu derece gönülden sevilmesinin birçok sebepleri olmakla beraber, kanaatimizce ana sebebi, onun nüktelerinde ele alınan mevzûların hayatla iç-içe olmasıdır.

Hoca merhumun fıkralarına gülünür; ama asıl gâye güldürmek değildir… Düşündürerek insan davranışlarında müsbet yönde değişiklikler meydana getirmeye çalışmaktır. Bir mantıksızlığın, bir düzensizliğin göz önüne serilişi, yine insanı doğru yola çevirmek içindir.

Hoca (rh.), mizahlarının ilk kısmında keskin ve ince zekâsını göstermez. Bunun sebebi, halkın seviyesine inmektir. İkinci kısmında ise, kademeli bir şekilde dersini verir. Diğer taraftan onun nükteleri, her seviyedeki insana hitâbetmektedir.

Hoca merhumun fıkralarında tabiat ve cemiyet unsurları çoktur. Onun nüktelerinin farklılığı; zamana, mekâna, hâdiselere ve meselelere uygunluk arzetmesidir. Bu cihetiyle Hoca merhum, çok büyük bir mürebbî yani eğitimcidir.

Hoca Nasreddin merhumun nüktelerinin bir başka husûsiyeti de, her zaman vukû bulması muhtemel hâdiselerdir.

Bütün bu sebeplerden  dolayıdır ki, nüktelerindeki dersler, her zaman tazeliğini korumaktadır. Binâenaleyh tâ’lim ve terbiye (eğitim ve öğretim) işini kendilerine meslek olarak seçenlerin, Nasreddin Hoca’dan (rh.) öğrenecekleri çok şeyler vardır.

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasreddin Hoca, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: