Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 21 Ara 2008

BEYTÜLMÂLE RİAYET

Posted by Site - Yönetici Aralık 21, 2008

Beytulmal

Beytulmal

BEYTÜLMÂLE   RİAYET

Lügat itibariyle mal evi, hazine manasına gelen beytülmal; ilk zamanlar sanki mücerred bir mefhum idi. Elde edilen ganimetler hiç bekletilmeden ihtiyaç sahiplerine dağıtılırdı. Hz. Ömer (r.a) devrinde ise gelir kaynakları artarak Medine-i Münevvere’ye pek çok mal gelmeye başladığından, toplanan malların muhafazası için hazine tesis edilerek buna “Beytülmal” adı verildi.
Allah ve Rasulü’nün her emir ve tavsiyelerine harfiyen uymakta olan Ashab-ı Kiram, Beytülmal hususunda da kıyamete kadar gelecek Müslümanlar için, numune-i imtisal olacak hassasiyet ve itina göstermişlerdir. 

1- Sıddık-ı Ekber (r.a) ölüm döşeğinde, beytülmalden maaş almak istemediğini,
Müslümanların hazinesini genişletmeyi çok arzu ettiğini ve o zamana kadar hazineden aldığı toplam miktar karşılığında, filan yerdeki tarlasının hazineye verilmesini, kendisine tahsis edilen köle, deve ve elbisenin de vefat ettiği zaman Hz. Ömer’e teslim edilmesini vasiyet etmiş ve bu vasiyeti yerine getirilmişti. (Ayni 5/419) 

2- Abdurrahman bin Avf hazretleri, Hz. Ömer halife iken ziyarete gelmişti. Selam
verip oturdu. Hz. Ömer (r.a) kendisiyle hiç meşgul olmuyor, hatta selamını bile almıyordu. Hayretle neticeyi beklerken, Hz. Ömer işini bitirince, Beytülmal’e ait olan mumu söndürüp, kendi şahsına ait olan mumu yaktıktan sonra “Ve aleykümüs-selam” deyip selamını aldı. 

3- Hz. Ömer (r.a), bir yere Vali tayin ederken, onlara şahitler huzurunda, ince
elbiseler giymeyeceklerine, has undan yapılmış ekmek yemeyeceklerine, halkın ihtiyaç ve şikayetlerine kapılarını kapatmayacaklarına ve muhafız edinmeyeceklerine dair yemin ettirirdi. (Ebu Yusuf, Kitabü’l-Harac s.125-126) 

4- Hz. Ali (r.a), Rey valisi Yezid bin Huceyye’yi hesabın 30 bin dirhem eksik
çıkması üzerine muhakeme edip hapsetmiş.
PEYGAMBER EFENDİMİZ ŞÖYLE BUYURMUŞLARDI: “Bizim kendisine vazife verdiğimiz bir kimse zekat olarak aldığı küçük bir iğneyi bile bizden gizlerse o (yaptığı şey) bir hıyanet ve bir hırsızlıktır.” (Ebu Yusuf, Kitabü’l-Harac s.121)
Rasulüllah Efendimiz (sav), İbnü’l-Lütbiyye ismindeki zekat memuruna hediye aldığı için çok kızmış ve halka hitaben “Ne oluyor da bizim göndermiş olduğumuz bir memur, dönüp geliyor ve; bu size aittir ve şu ise bana hediye olarak verilmiştir, diyebiliyor. O, anasının veya babasının evinde oturup kalsaydı da, görseydi bakalım kendisine herhangi bir hediye gelecek miydi! ” (Buhari, Ahkam 24) diyerek bu nevi hediyelerin meşru olmayacağını haber vermiştir.

BEYTÜLMÂL VE KUL HAKKI CEHENNEME GİRMEYE SEBEPTİR. 

Kişi beytülmaldeki bir iğneden dahi hesaba çekileceğini unutmadan, kullanmak ve istifade etmek için kendisine tahsis edilen varlıkları, gözü gibi muhafaza ederek, kendi malından daha fazla hassasiyet ve i’tina göstermelidir. (12/13.11.2003 Fazilet Takvimi)

KOPUK YULARIN HESABI

Hz. Ömer’in vefatından bir sene sonra oğlu Abdullah (r.a) babasını rüyasında görmüş ve mescide gelerek gördüğü rüyayı anlatmıştı. 

“Dün akşam babamı –ölümünden ancak bir sene sonra- rüyamda görebildim. Halbuki babamı rüyamda görebilmek için her akşam dua ediyordum. Ancak dün akşam müyesser oldu. Babamın rengi değişik bir haldeydi. “Sevgili babacığım! Mübarek yüzünün rengi neden böyle oldu?” diye sordum. Babam da “Oğlum, yeni kurtuldum; Şimdiye kadar hesaplarla meşgul idim. Çünkü hesapların biri bitiyor, diğeri başlıyordu. Nihayet hesap, sadaka develerinin bir yularına gelmişti. O eskimiş yular bir çok yerinden bağlanmış, artık deveye bağlanacak hali kalmadığından atmıştım.
 HZ. ALLAH “O YULARI NEDEN ATTIN, MÜSLÜMANLARIN MALLARINI HEDER ETTİN.” diye sordu, dedi. 

2004 Fazilet Takvimi

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Yorumlar | 2 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: