Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Kurbanı şokla bayıltıp kesmek caiz midir?

Posted by Site - Yönetici Kasım 23, 2008

Kurbanı şokla bayıltıp kesmek caiz midir,HANGİ HAYVANLARDAN KURBAN KESİLEBİLİR,KURBAN KESMEK KİMLERE VACİPTİR

Kurbanı şokla bayıltıp kesmek caiz midir?

KURBANLIK HAYVANLAR VE BUNLARDA ARANAN ŞARTLAR

Kurban edilecek hayvanlar;

Koyun, keçi, sığır, manda ve devedir.

Vahşi hayvanlardan kurban etmek caiz değildir.

Çiftleşen hayvanlardan doğan yavrunun annesi ehlî ise erkeği vahşî de olsa bu yavrudan kurban etmek caizdir. Çünkü hayvanlarda yavru anneye tâbidir.

Koyun ve keçinin bir yıllığı kurban edilir. Ancak altı ayını doldurmuş olan kuzu annesinden ayırt edilemeyecek kadar gösterişli ve semiz ise kurban edilebilir. Oğlak için bu durum geçerli değildir.

Sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşında olanı kurban edilir. (1)

Koyun ve keçi bir kişi adına kurban edilebilir.
***

KURBANDA ORTAKLIK

Sığır ve deveye ise birden yediye kadar kişiler ortak olabilir. Ancak ortaklardan her biri Müslüman olmalı ve kurban niyetiyle ortaklığa girmiş bulunmalıdırlar. Et yeme maksadıyla ortaklık kurulursa veya birisi et yeme maksadıyla ortaklıkta bulunursa hiç birisinin kurbanı yerine gelmiş olmaz. Sığır veya deveyi kurban etmek üzere ortaklık kuranlardan her birinin vacip olan kurban niyetleri şart değildir. Ortaklardan bazısı vacip olan kurban, bazıları nafile, bazıları keffâret kurbanı, ceza kurbanı, Hacc-ı temettü veya Hacc-ı kıran kurbanı, nesîke/akîka kurbanı gibi değişik niyetlerle oraklıkta bulunabilirler. Kurban kesildikten sonra et, tartı ile eşit şekilde paylaşılmalıdır.(2)
***

KURBAN OLMASI CAİZ OLAN BAZI HAYVANLAR

– Yaradılıştan boynuzsuz, burma, yemini yiyebilen delirmiş hayvan,

– Çok zayıflamamış olan uyuz hayvan,

– Yaradılıştan kulakları küçük olan hayvan,

– Dişlerinin azısı düşmüş veya dişleri olmadığı halde yemini yiyebilen ve otlayabilen hayvanlardan kurban etmek câizdir.
***

“HAYVANLARA ACIMA” İSTİSMARI

Bilindiği gibi her yıl ülkemizde ve Müslümanların yaşadığı dünyanın diğer yerlerinde Kurban Bayramlarında milyonlarca hayvan kesilmektedir. Ümit ediyoruz ki, bu yıl bu rakkam daha da artmıştır. Kurban Bayramının dışında ise rutin olarak et ihtiyacının karşılanması için zaten milyonlarca hayvan kesilmeye devam ediyor.

Yine her av mevsiminde sırf bir eğlence ve sözde spor maksadıyla on binlerce vahşî hayvan öldürülüyor.

Ayrıca denizlerde balık avlanıyor.

Miladî yılbaşında kesilen milyonlarca hindinin ise hesabını soran yok.

Ama sıra Kurban Bayramında ibadet kastıyla kesilen hayvanlara gelince, kıyametler kopuyor, koparılıyor bazı “hayvanseverler” tarafından…

Vaziyet açıkça görülmektedir ki, bu bir çifte standarttır; temcit pilavı gibi her yıl tekrarlanıp durmaktadır. O bakımdan tabii ki Müslümanların bu konuşulanlara itibar etmeleri, bu gürültülere kulak vermeleri beklenemez. Onlar yine her yıl olduğu gibi, hiç şüphesiz gönül rahatlığı ile kurban vecibelerini ifa edeceklerdir.

Beslenme zincirinin en mühim halkası, hayvanlardan elde edilen proteinlerdir. Bu sebeple atalarımızın tabiriyle, “Aşırı merhametten maraz hâsıl olur” diyoruz. Kısacası dileyen et yemeyebilir, yani vejetaryen olabilir. Bu da sadece o kişileri ilzam eder, yalnızca onları bağlayan bir durumdur. Hiç kimse başkalarını vejetaryen olmaya zorlayamaz.

Kurban ibadetine karşı çıkanların öne sürdükleri sebeplerden biri de; her sene sağda-solda, sokak aralarında her önüne gelenin hayvan kesmesi… Bunun da çirkin bir manzaraya sebep olduğu iddiası yanında, insan ve çevre sağlığına zarar veriyor olmasıdır. İnsan ve çevre sağlığı için daha düzenli kesimlerin yapılması gerektiği doğrudur ve bu hususta belediyelere/mahallî idarelere iş düşmektedir. Ki, onlar da vazifelerini gereğince yapma gayreti içerisindedirler. Son senelerde bu durum, daha belirgin bir şekilde de görülmektedir. Özellikle büyük şehirlerimizde… Ayrıca iddia edildiği üzere “çirkin bir manzara” fikrine de katılmak mümkün değildir. Zira Müslüman bir ülkede tabii ki insanlar kurban kesecektir.

Bir başka sebep ise, kesilirken hayvanın çektiği acı meselesi… (Hemen antrparantez belirtelim ki, kurbanlık hayvanlar da şehittir, ancak şehitlerin duydukları kadar bir acı hissederler.)

Hayvanseverlerimiz buna tedbir olarak da, hayvanın şoklama metodiyle kesilmesi gerektiğini öne sürüyorlar. Nitekim “İlla da şoklanarak kesilmeli” diyenler, geçmiş yıllarda televizyonlarda bolca boy gösterdiler. Hatta “şoklama”nın nasıl ve ne şekilde yapılacağını dahi uzun uzun anlattılar, tartıştılar… Bu sene de, az veya çok mutlaka seslerini duyurmaya çalışacaklarında kuşkumuz yok.

Ancak bütün bunlar bir kenara, kanaatimizce unuttukları çok önemli bir şey var; Türkiye‘de şoklama tesisinin olup olmadığı… Oysa ülkemizde doğru-dürüst böyle bir sistem yok. Ama buna rağmen, “Olmazsa olmasın, ne fark eder; kurban mutlaka şoklanarak kesilmeli” diyenlerin de yine, günlerce medyayı işgal ettiklerini biliyoruz. Bazı “veterinerler” ise, garip-enteresan açıklamalarda bulunmuşlar ve “Ülkemizde ilkel şartlarda kesilen etler, insanları zehirler!” deyivermişlerdi… Bunun üzerine neredeyse her vatandaşın, tanesi 1 buçuk 2 bin YTL. civarında olan “şoklama makineleri”nden birer adet almalarını savunanlar bile çıkacaktı.

Oysa bildiğimiz kadarıyla bu işe, daha mezbahalarda bile geçilebilmiş değil. Neyse ki Allah‘tan tartışma uzun sürmemiş; bu arada sağolsun Diyanet’imiz de hemen imdada yetişmiş ve bunun caiz (!) olduğuna dair fetvayı basıvermişti….
***

KURBAN OLMASI CAİZ OLMAYAN HAYVANLAR

Dilerseniz sözü fazla uzatmadan meseleyi imkânımız nisbetinde ele alıp tahlil etmeye çalışalım.

Malum olduğu üzere bir hayvanın kurban olabilmesi için, kurbanlıkta aranan şartlara sahip olması lâzım. Bu şartlar da umumi manada “sıhhat” olarak ifade edilebilir. Bir hayvanın kurban olmasına mâni olan unsurlar, fıkıh kitaplarında uzun uzadıya anlatılmıştır. Hayvanın belli bir yaşta olması, sağlıklı olması ve sâire… Nitekim Bera bin Âzib’den (r.a.) rivâyet olunan hadîs-i şerifte Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

“Dört şey kurbanlıkta câiz değildir:

1. Açıkça belli olan körlük,

2. Açıkça belli olan hastalık,

3. Belli olan topallık,

4. İliği kurumuş derecede zayıflık.” (3)

Müçtehitlerimiz de bu dört kusura kıyasen, başka birtakım kusurlar daha saymışlardır. Şöyle ki:

– İki gözü veya bir gözü kör,

– Dişlerinin çoğu düşmüş-dökülmüş,

– Kulakları kesilmiş,

– Burnu kesilmiş,

– Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış,

– Kulağının veya kuyruğunun yarısından çoğu kesilmiş veya kopmuş,

– Memelerinin başları kopmuş, dolayısıyla yavrusunu emziremeyen, memesi kurumuş veya memelerinden birisi sütten kesilmiş olan koyun-keçi ile memelerinin ikisi sütten kesilmiş sığır ve deve,

– Kesileceği yere gidemeyecek derecede topal,

– Dört ayağından biri kesilmiş,

– Kemiğinde ilik kalmayacak kadar zayıflamış durumda olan hayvanların da kurban edilmeleri caiz değildir.

– Keza pislik yiyen hayvanlar da etindeki pislik temizleninceye kadar tutulmamış ise kurban olmazlar.

Bu mevzuda âlimlerden bazıları şöyle bir umumi kaide koymuşlar ve, “Hayvandan tam olarak, güzelce istifadeye mani olan her kusur kurbana manidir” demişlerdir.

Binaenlayeh kusur bu durumda değilse kurban olmaya engel olmaz. Kurbana mani olan bu kusurlar zengin içindir. Zengin, kurban edeceği hayvanı bu kusurlardan biri bulunduğu halde satın alırsa veya satın aldıktan sonra bu kusurlardan birisi meydana gelirse bu hayvanları kurban edemez. Fakir için ise her hâlükârda kesebilir, caizdir. (4)

Yukarıda zikredilen bu kusurlar kendisinde bulunan bir hayvan, Allah Teâlâ’ya kurban olarak takdim edilemez.
***

“KURBANI KESİN, AMA ELEKTRİK ŞOKU VERMEYİN”

Bütün bu izahlardan sonra şimdi gelelim elektrik şokuyla kurbanlık hayvanı bayıltarak kesme metoduna…

Her şeyden önce bu hususta karşımıza, dikkat etmemiz gereken iki ayrı mesele çıkmaktadır:

1. Şoklanarak kesilen bu hayvanın, mutlak olarak etinin yenilmesinin caiz olup olmadığı…

2. Kurban olarak kabul edilip edilmemesi…

Bir defa uzmanların verdiği bilgiye göre, kafasına pimi yiyen hayvan, 1,5-2 dakika içinde veya biraz daha fazla bir zaman zarfında ölebilir. Yani artık hayvan bir çeşit “bitkisel” hayata girmiştir. Kısa süre zarfında kesilmeyecek olursa ölür, zira hayata geri dönüşü yoktur, şayet dönebilirse de sağlıklı olması imkânsızdır. Çünkü verilen şok, hayvanın, yukarıda kurban olmasına mâni olarak saydığımız uzuvlardan herhangi birini bile değil, en önemli hayatî organı olan beynine tesir ediyor.

Bu durumdaki bir hayvan, eğer ölmezden önce kesilemezse dinen murdar olur, eti de yenmez. Ancak şoklanan hayvan hemen kesilmiş, ölüm de bu kesimle gerçekleşmişse, bununun eti yenilebilir. Ölüm kesimle gerçekleşmiş, şart yerine gelmiş kabul edilir. Bununla birlikte ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim adamlarımızdan Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’nun, kendisiyle yapılan bir röportajda şunları söylediğine şahit olmaktayız:

“Fesalli li-rabbike ve’nhar’, yani ‘Rabbin için namaz kıl, kurban kes’ deniliyor. ‘Kurbanı kesin’; ama dikkat edin, elektrikli şok vermeyin. Elektrik şokuyla olmaz. Elektrik şoku damarların geçirgenlik seviyesini (permeabilite) yükselterek, kanda dolaşan idrarın ete geçmesine sebep olur.”(5)

Bu konuda bu görüşlerin de gözardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Elektrik şoku ile bayıltılan hayvanın kurban olarak kabul görüp görmediğine gelince… Bu hususta da hemen karar vermezden önce meseleyi iyi düşünmek, etraflıca ele almak gerektiğine inanıyoruz.

O bakımdan şimdi gelin, bu bilgiler ışığında sâkin kafayla, hayvanın sadece murdar olmadan kesilip etinin yenilebilir olması üzerinde değil de, kurban olup olamayacağı hususunu iyi bir düşünelim…

Ayağı sakat, boynuzu kökünden koparılmış veya bir gözü çıkarılmış hayvan, bu kusurlarından dolayı kesilmeye ehliyetli kabul edilmezken, nasıl oluyor da beyni sakatlanıp meflüç hâle gelmiş, yerinden kalkamayan ve belli bir süre sonra ölmesi ya sakat kalması muhtemel bir hayvan sağlam kabul edilerek kurban olmasına cevaz verilebiliyor? Halbuki bu iş, tekrar uyanmak üzere bir bayıltma veya uyutma ameliyesi olmaktan öte, bir nevi hayvanı ölüm ya da felçli bir hayat yolculuğuna uğurlayıştır!

Sonuçta, veteriner ve uzmanların bu alanda daha çok çalışması gerektiğini… Kurbanların kesilmesinde titiz ve dikkatli davranarak, bilinen usûllerin takip edilmesinde isâbet ve fayda olduğunu düşünüyoruz. O usûlü de Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) şöyle tarif ve tavzih ediyorlar:

“Hakikaten Allah, her şeyi güzel ve uygun bir şekilde yapmanızı üzerinize farz kılmıştır. Şu halde birisini öldürdüğünüz zaman bile öldürmeyi güzel yapın (işkence etmeyin, uzatmayın) ve bir hayvanı kestiğiniz zaman da güzel ve uygun bir şekilde kesiniz. Herhangi biriniz bir hayvanı kesmek istediğinde önce bıçağını bilesin ve hayvanı çabuk keserek ona eziyet etmesin. ” (6)

Hâsılı gücü yeten her Müslüman, ceddimiz Hz. İbrâhim’in (a.s.) sünnetine uyup, Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) târif ettiği bu usûlle kurbanını kesmelidir.

Halis ece

DİPNOTLAR
(1) Bilmen, Ömer Nasuhi, B. İslâm İlmihali, İstanbul 1966, 410; Serahsî, el-Mebsût, Kahire 1324-31, 12, 9-10; Kâsânî, Bedâyîu’s-Sanâyi’, Kahire, 1327-28/1910, 5, 69-71; el-Fetâva’l-Hindiyye, 5, 297
(2) Bilmen, Ömer Nasuhi, a.g.e.,, 411; Kâsânî, a.g.e., 5, 71-72; Damad, Mecmau’l-Enhur, İstanbul 1328, 2, 521
(3) Ebû Dâvud, Sünen, Edâhî, 6
(4) Bilmen, Ömer Nasuhi, a.g.e., 411-12; Serahsî, a.g.e., 12, 15-18; Kâsânî, a.g.e., 5, 75-77; el-Fetâva’l-Hindiyye, 5, 297-299; Damad, a.g.e., 2, 519-520
(5) http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=277861
(6) Müslim, Sahih, Sayd, 11

3 Yanıt “Kurbanı şokla bayıltıp kesmek caiz midir?”

  1. ahgemin said

    selamüm aleyküm,

    günlerdir bu konuyu düsünüyorum ve sikintidan patlamak üzereyim. Arkadaslarla ortaklik bir kurbana girdim, nasip olursa bugün mübarek kurban Bayraminda kurbanimizi kesecegiz. camii hocamiza defalarca sordum zavalli adamcagiz dogru olani birtürlü söyleyemedi. Zirvalayip durdu. Internetin altini üstüne getirip bukonuda bilgi sahibi olmaya calistim ve en sonunda bu sayfada beni ikna edici bir yazi buldum. Ayağı sakat, boynuzu kökünden koparılmış veya bir gözü çıkarılmış hayvan, bu kusurlarından dolayı kesilmeye ehliyetli kabul edilmezken, nasıl oluyor da beyni sakatlanıp meflüç hâle gelmiş, yerinden kalkamayan ve belli bir süre sonra ölmesi ya sakat kalması muhtemel bir hayvan sağlam kabul edilerek kurban olmasına cevaz verilebiliyor? Bence isin püf noktasi burasi. Sevgili ortaklarim yarin sabahleyin beni belki yanlis anlayacaklar ancak onlarla bukonuyu acik acik konusacagim.Insaallah makul bir yol buluruz diye düsünüyorum.

    Herkesin bayramini kutluyorum.

    Beğen

  2. derya said

    Asıl işin püf noktası hayvanın mümkün olan en az acı ile hatta mümkünse hiç acı çekmeden kurban edilmesidir.Aklım, kalbim ve dini bilgim bana bunun doğru olduğunu düşündürüyor.Tabi kurban’ın amacı konusuna girmeyeceğim zira bu konuda farklı düşünüyorum.

    Hiç kimse başkalarını hayvan yemeğe zorlayamayacağı gibi hiç kimsede başkalarını vejetaryen olmak için zorlayamaz.Zaten zorlama kelimesi bir insanın başka bir insana yapmaması gereken birşeydir.Ayrıca kanun dışıdır.İnanç konusunda kimse zorla birşeyi almaz değil mi.Ama ne kadar yanlış yönlendirilmelerin olduğunu görmemek mümkün mü ?

    Lakin beslenme zincirinin en mühim halkası hayvanlardan elde edilen proteindir demek pekte doğru değildir.Dünyada 1 milyara yaklaşan vejetaryen ve vegan insan mevcuttur.Kısacası eskiden belki bir dönem hayvansal ürünlere ihtiyacımız olmuş olabilir ama günümüzde artık tahıl bakliyat bitkiler meyveler çerezler ile de pekala yaşamak mümkündür.Hatta gdo yemlerle beslenen kapalı alanlarda işkence gören doğadan alması gereken besinleri alamayan hayvanların yenmesi ile hastalıkların daha fazla arttığı gözlemlenmiştir.Üstelik hayvanlara yapılan eziyetler dolayısı ile helal olmayıp günah olmaktadır.

    Bunlar dışında giyimde alternatifleri varken yün,deri,ipek,kuş tüyü,kaşmir,kürk vs.. gibi birçok tekstil ürünü hayvanlardan temin edilmektedir.Ama insanlar genelde kürkün hayvandan elde edildiğini düşünür.Diğerlerini bilmeyiz görmeyiz.

    Hayvanat bahçeleri, Sirkler, At yarışları, Köpek döğüşleri, Aqua parklar, pet shoplar, atların efendisi gibi gösteriler ile kozmetik alanı dahil birçok yerde hayvana eziyet vardır.Ama zorla değil de gelenek alışkanlık ile uyutularak beynimize sorgulanması gereken birçok şeyi sorgulamayacak şekilde yerleştirmeleri ile ve bunları gündeme getirmemeleri ile çıkar çevrelerinin nasıl hareket ettiğini görmek ve birçok insanın bunu görmemesi büyük üzüntü vermektedir.

    Endüstriyel hayvancılığın doğaya verdiği zararlar ortada.Dünyanın tahıl ve su kaynaklarını tükettiği ortada.Bu yüzden insanlar açlıktan ölüyor.Bir hayvan yetiştirmek için kaç litre hayvan ve tahıl tüketiliyor.Oysa elimize geçen hayvan tahılın doyuracağı insan sayısından çok daha az insanı doyurabiliyor.

    Prof. İbrahim Saraçoğlu bugün sütün insanların kemiklerine iyi gelen kalsiyumu vermediğini açıkladı.Hatta sütteki kazein maddesi yüzünden vücudun onu nötürlemesi için kemikteki kalsiyumu emdiğini söyledi.Uht ve pastörize sütlerin ne kadar zararlı olduğu ortaya çıkıyor.Doğada bir hayvanın sütüne neden ihtiyaç duyalım.Öyle olsaydı şu an halen Annemizin sütünü emiyor olurduk.Allah bize anne sütünü belli yaşa kadar içmemizi sonra ise normal besinlere dönecek şekilde yaratmıştır.

    İlk emirde olduğu gibi oku sorgula sorgula sorgula.Herşeyi sorgula aklına kalbine ruhuna uygun şekilde sorgula.Din adamları bile farklı görüşler ortaya koyarak anlaşamazken onların değil kendi anladığım kadarıyla inandığıma göre yaşamak isterim.

    Konu çok uzun tabi fazla uzun yazarak yormak istemiyorum.Teşekkürler.

    Derya hanim, burda ne anlatmak istediniz? Yazinizda kurbandan girmissiniz ama yorumunuzun genel bir kismi insanlarin deri kurk giymemesi et yememesi vesaire den devam etmissiniz, Kurban ile senin anlattigin konular farkli konulardir, Kurban kesmek dini bir vecibedir,Allahin emridir, bunu zorlama gibi algilamak dogru degildir, Kurk giymek et yemek Hayvanlara iskence yapmak vs bunlar ayri konulardir,

    Beğen

  3. Derya said

    Pardon ismim derya ama kadın değilim belirteyim dedim.

    Sizde yazınızda kurbandan girip hayvanlara acıma istismarından ve şoklama gibi konulardan bahsetmişsiniz.Konu gayet birbiriyle ilintilidir.Konu hayvanları yapılan vicdansızlıklardır.

    Miladî yılbaşında kesilen milyonlarca hindinin ise hesabını soran yok.
    Ama sıra Kurban Bayramında ibadet kastıyla kesilen hayvanlara gelince, kıyametler kopuyor, koparılıyor bazı “hayvanseverler” tarafından…
    Beslenme zincirinin en mühim halkası, hayvanlardan elde edilen proteinlerdir. Bu sebeple atalarımızın tabiriyle, “Aşırı merhametten maraz hâsıl olur” diyoruz. Kısacası dileyen et yemeyebilir, yani vejetaryen olabilir. Bu da sadece o kişileri ilzam eder, yalnızca onları bağlayan bir durumdur. Hiç kimse başkalarını vejetaryen olmaya zorlayamaz.

    Bakın sizde bunları yazmışsınız.Benim bahsettiklerimle tamamen alakalı diye düşünüyorum.

    Siz nasıl kesilen hindilerin haddi hesabı yok diyorsunuz.Bende hayvanları mecbur olmadığımız halde her türlü yapılan sömürünün her yerde olduğunu dile getirmek ve inanılmaz bir tezatlığın olduğunu söylemek istiyorum.Siz bunu tezatlık olarak görmüyor musunuz yoksa ?

    Hayvanat bahçelerine gitmenin günah olmadığını yazan islam konulu sayfalar bile var.Hayvanların kafese kapatılması doğru değildir ama her ne olursa olsun yinede gidilmesinde sakınca görmüyorum diyorlar.Bumu müslümanlığın hayvanlara karşı ahlak adillik anlayışı.

    Kime sorsam giyim eğlence kozmetik desem onlara bizde karşıyız diyorlar ama yapılan HİÇBİR ŞEY YOK.En ufak dinin emrettiğini düşündüğü şeyleri yapıp etraflarını çevreleyen ve tam ortalarında bulunan büyük günahlardan kimsenin haberi yok.Çünkü onlar bizler için yaratıldı diyip haklarını savunmaya dair hiçbir isyanları yok.Bumudur müslümanlığın hayvanlara karşı olan vicdan anlayışı sorarım sizlere.

    Hadi dini bu şekilde algılıyorsun diyelim yada sağlık için bazı doktorların dediklerini kabul ediyorsun.BU GÖRÜŞLERİN SAMİMİ OLMASI İÇİN BUNLAR DIŞINDAKİ HERŞEYDE HAYVAN HAKLARINI SAVUNMAN GEREKİYOR.YOKSA HİÇBİR SAMİMİYETİNİZ OLMAZ.

    NEYSE UYUTULMAYA DEVAM ZATEN ÇOĞUNLUK İÇİN HER ZAMAN BÖYLE OLACAK.

    Kusura bakmayan rahatsız etmedim umarım.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: