Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Koğuculuk ( Laf Taşıma )

Posted by Site - Yönetici Ekim 26, 2008

Dedikodu,Koğuculuk ( Laf Taşıma )

Koğuculuk ( Laf Taşıma )

Bir kimseye, o kimse hakkında bir başkasının söylemiş bulunduğu bir sözü ya da o kimseye yönelik yapmış bulunduğu bir işi-gördüğünü veya duyduğunu öne sürerek- ulaştırma, aktarma, götürme işi… Söz taşıyıcılık… Senin hakkında şunu dedi veya senin aleyhinde şunu yaptı” gibi… Kendisine söz götürülen kimsenin sıradan biri olması ile herhangi bir konuda yetkisi bulunan bir görevli olması arasında fark yoktur. Bu bakımdan jurnalciler ve ihbârcılar da “koğucu” konumundadır. Ancak, Allah için yapılan şahitliktir ki, bunun dışındadır. Vay haline, diliyle çekiştirip alay edenlerin hepsinin” şeklinde anlamlandırılan “Veylün li külli hümezetin lümezetin” (Hümeze) âyetindeki ‘hümeze‘ kelimesi yalın bir çekiştirmeden çok koğuculuk anlamına gelmektedir (İmam Gazalî İhya, Terc. A.Arslan, VI, s.545) olmak üzere birçok âlimlerce ifade edilmiştir. Bu iki kelime, “hemmazin” ve “meşşain binemimin” şeklinde biribirinin müterâdifi, tamamlayıcısı biçiminde kullanılmış ve “sözü yaymak için yürüten hemmaz“lara aldırış edilmemesi, itibar gösterilmemesi bildirilmiştir (el-Kalem, 68/11). Koğucular cennete girmeyecektir” hadisi, ‘koğucu‘ karşılığı bazılarında ‘nemmam‘, bazılarında ‘kattat’ kullanılmış olarak yer almış bulunmaktadır (Tirmizi, Birr ve Sıla, 78). bevl‘den kaçınmayışı, diğerinin de ‘koğuculuk‘ yapmış olması yüzünden bu azabı gördüklerine dair hâdis de birçok hâdis mecmualarında yer almaktadır (Sahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih, 163 Sayılı Hadis). insanların arasını düzelten ve bunun lain hayır maksadıyla söz ulaştıran veya hayır kastıyla yalan söyleyen kimse, yalancı değildir” (Tecrid-i Sarih Tercümesi, 1156 Sayılı Hadis) mealindeki hadislerinde belirtmiş olduğu türden olandır. Şeklen koğuculuğa benziyor olmasına karşılık, niyet ve maksat bakımından onunla taban tabana zıt bir davranış biçimi… Tas tasi da, söz tasima” derler.
Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
(Hasetçi, kogucu ve falci benden degildir.) [Taberani],
(En kötünüz, söz tasiyan, dostlarin arasini bozan ve ayip arastirandir.)
[Taberani],
(Koguculuk yapan melundur.) [I.Maverdi],
(Söz tasiyan helalzade degildir.) [Hakim],
(Söz tasiyan, veled-i zina veya zina karisikligi bulunan soysuz kimsedir.)
[Beyhekî],
(Kogucu, kiyamette maymun suretinde hasrolunur.) [R.Nasihin],
(Söz tasiyan Cennete girmez.) [Buharî]
Bu hadis-i seriflerde geçen (Cennete giremez), (Benden degil) demek, “tövbe
edip helallasmadan ölen, cezasini çekmeden Cennete giremez” manasindadir.
Eger affa veya sefaate ugrarsa veya sevaplari çok olur, günahlarindan fazla gelirse cennete girer. Degilse, cezasini çeker. Her dogru söylenmez. Laf tasirken dogru söylenmis olabilir, ama bu dogruyu söylemek de büyük günahtir. Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:
(Koguculuk, kabir azabina sebep olur.) [Beyhekî],
(Söz tasiyanin kabrinde bir ates musallat olur, onu kiyamete kadar yakar.) [Si’ra]

Resulullah efendimiz, iki kabre ugradi.(Ikisi de azabdadir. Biri, elbisesini
idrardan korumaz, digeri ise kogucu idi) buyurdu. (Sir’a)

Salih bir zat, kendisine söz getirene dedi ki: (Bize üç kötülük getirdin.
Sevdigim kimseyi bana düsman etmek istiyorsun. Huzurlu kalbimi karistirdin.

Benim yanimda âdil, iyi biri idin, kendini fâsik, kusurlu yaptin.)
Koguculuk afetinden kurtulmak için, söz getirene karsisu altiseyi yapmak gerekir:
1- Ona inanmamali. Çünkü söz getiren fâsiktir. (Fâsiga inanilmaz. Sözü ile hareket edilmez. Kogucunun sözlerini kabul etmek, koguculuktan daha kötüdür) buyurulmustur.
2- Onu bu münkerden nehyetmeli. Çünkü Allahü teâlâ (Münkerden nehyet) buyurdu. (Lokman 17)
3- Onu sevmemeli! Çünkü söz tasimak günahtir. Günahkâr sevilmez. Onu düsman bilmeli!
4- Söz getirdigi kimseye acaba hakikaten söylemis mi diye sui zanda bulunup
da ona kötü gözle bakmamali! Çünkü sui zan haramdir. Hadisi serifte
buyuruldu ki: (Sui zan etmeyin! Sui zan, yanlis karar vermeye sebep olur.
Insanlarin gizli seylerini arastirmayin, kusurlarini görmeyin, münakasa, hased ve düsmanlik etmeyin, birbirinizi çekistirmeyin, kardes gibi birbirinizi sevin!) [Müslim]
5- Getirilen sözün dogru olup olmadigini arastirmamali! Çünkü tecessüsü, günahlari arastirmayi, Allahü teâlâ yasak etmis, (Birbirinizin kusurunu arastirmayin) buyurmustur. (Hucurat 12)
6- Getirilen söz hakkinda kimseye birsey söylememeli! Eger söylenirse, baskasinin perdesi yirtilmis, günahi meydana çikarilmis olur. Kusurlari gizlemeli, açiga vurmamali. Çünkü hadisi seriflerde buyuruldu ki:
(Arkadasinin kötülügünü gizleyenin kusurlari, kiyamette gizlenir.)
[Taberani]
(Arkadasinin aybini görmeyip gizleyen, cennete gider.) [Taberani]
(Arkadasinin aybini açiga vuranin aybi açiga çikar. Hatta evinde bile rezil olur.) [Ibni Mace]
(Müslümanin aybini arastiran, ona kötülük etmis olur.) [Ebu Dâvud]
(Birini tövbe ettigi günahtan dolayi ayiplayan, ayni günaha maruz kalmadan ölmez.) [Tirmizî]
Görüldügü gibi söz tasiyan kaç tane farzi terk ediyor ve kaç tane haram islemis oluyor.

Gıybette, bir kimse hakkında konuşma vardır. Konuşulanın konuşanları ilgilendirip ilgilendirmemesi, veya doğru olup olmaması da gıybet fiilini değiştirmez. Eğer konuşulanlar yalansa, hem gıybet hem iftirâ edilmiş olur. Konuşulanlar doğru ise, gıybet yapılmış olur. Koğuculukta ise, anlatılan şeyler kendisi ile konuşulan kimseyi ilgilendiren bir konuda olmaktadır: “

Arapça’da, daha doğrusu hâdislerde, türkçedeki koğuculuk kelimesini ifade edici iki ayrı kelime kullanıldığını görürüz: Nemime ve katt.. Bu işi yapanları tanımlamak için de nemmam ve kattat kelimeleri kullanılır. Süfyan’ın kattat ile nemmamı eş anlamlı görmesine (Tirmizi, Birr ve’ssıla, 78) karşılık, Hâfız el-Münzirî bu iki kelimenin daha farklı anlamlara geldiğini belirtmiştir. O’na göre, nemmam, bizzat gördüğü ya da sözün sahibinden duyduğu şeyleri ilgilisine taşıyandır. Kattat ise, başkalarından duyduğu şeyleri götüren kimse olmaktadır (Tergib ve Terhib, Çev.A.M.Büyükçınar, V, 386).

İslâm dininde koğuculuk hoş görülmemiş ve bu durum hem âyetlerde, hem de hâdislerde belirtilmiştir. Nitekim:

Bu konuda pek çok raviden gelip de, hemen hemen bütün sahih ve muteber hâdis kitaplarında yer alan hâdis-i şerifler de vardır. Sözgelimi, “

Kabir azabına uğratılan iki kişiden birinin ‘

Gazali, işleyicisi ya da söyleyicisinin başkalarınca bilinmesini istemediği bir şeyi, bu şey suç ve günah değil de iyi bir iş ya da söz olsa bile, o konu ile ilgilenebilecek bir başkasına taşımayı da koğuculuk kapsamında görmüştür. Ve koğuculuğa teşvik eden şey olarak da üç ayrı etki zikretmiştir: Ya sözü taşınmış olana kötülük yapılmak istenmekte, ya söz götürülen kimseye yaranmak amaçlanmakta, ya da konuşan boş şeyler konuşmak gibi bir alışkanlıktan kurtulamamaktadır.

Ancak, söz taşımanın, lâf götürüp getirmenin koğuculuk sayılamayacak, kınanamayacak bir türü daha vardır ki, o da, Peygamber Efendimiz Hazretlerinin “

Dogru olarak söz tasimak da nemime = koguculuk olur. Yalan katilirsa iftira da olur. Koguculuk günahtir. Ahirette cezasi agir oldugu gibi, dünyada da insanlarin aralarinin açilmasina sebep olur. Onun için “

Zübeyr YETİK

Bir Yanıt to “Koğuculuk ( Laf Taşıma )”

  1. ReCoN said

    yazılan yazı ile yayınlanan resim çelişkili. o resmin dedikoducu olarak gösteren bu yazının altında sitede yayınlandığından o kişilerin haberi varmı? sizin yaptığınız şey ile yazdığınız şey bir birini tutmuyor. bu yazi da büyük ihtimal yayinlanmaz. ama neyse.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: