Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 07 Eki 2008

Hz. Osman’ın (r.a.) şehâdeti!

Posted by Site - Yönetici Ekim 7, 2008

h.z.Osman

Hz. Osman’ın (r.a.) şehâdeti!

Başa gelen belâ ve musîbetler, illâ da bir hata ve günah neticesi değildir. Bilakis âhiretteki makam ve mertebenin yükselmesi, Rabbimizin indindeki mükâfatın çoğalması hikmetine bağlı bir imtihan da olabilir. Bundan dolayıdır ki Sevigili Peygamberimiz (s.a.v.), “Mü’min belevîdir!” buyurmuşlardır. Yani belâlara, imtihanlara mâruz kalabilir. Mü’min bu musîbetleri, “Bu da geçer yâhu!..” diyerek karşılamalı, sabırlı olmaya gayret göstermelidir.

İslâm’ın dört büyük hâlîfesinden üçüncüsü olan Hz. Osman‘I (r.a.) âsiler muhâsara etmiş, evinin etrafını kontrol altına almışlardı. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anhümâ) de âsîlere karşı onu koruyor, muhâfızlık yapıyorlardı. Bir ara bunlar da âsîler tarafından yaralandılar. Bu sıradaki karışıklıktan istifade eden âsîler duvardan atlayıp içeriye girdiler. Bir köşede Kur’an okumakta olan halîfeyle yüzyüze geldiler. Hayâ ve sabır timsâli o büyük insan, âsîlere şunları sordu:

— Ben Medîne’ye geldiğimde Müslümanlar susuzluktan baygınlık geçirmekteydiler. Rume kuyusu bir Yahûdi’nin elindeydi. Parası olan Müslüman’a su satıyor, olmayan susuzluktan kendinden geçiyordu. Bu kuyunun yarısını satın aldım. Bir günü benim, bir günü de Yahûdi’nin oldu. Benim günümü Müslümanlar’a vakfettim. Bundan sonra Müslümanlar parasız su aldılar. Böyelece susuzluktan kurtuldular. Bu böyle olmadı mı?

— Evet öyle oldu!

— Mescid dar geldiği için Efendimiz (s.a.v.) bitişikteki komşusunun arsasını kim satın alır da mescidimize katarsa, cennette daha hayırlı arsaya kavuşmuş olur, buyurunca ben bu arsayı satın alıp da mescidimize katmadım mı?

— Evet öyle oldu. Bunu da sen yaptın.

— Düşmanla cihada giden ordumuzun teçhizâtı yoktu. Bunu görünce orduyu baştan sona mühimmatla teçhiz eden ben değil miydim?

— Evet sendin!

— Sebir dağında Resûlüllah’la (s.a.v.) birlikte Ebû Bekir, Ömer (r.anhümâ) ve ben de vardım. Dağ zelzeleye mâruz kalınca Resûlüllah (s.a.v.), “Sâkin ol ey Sebir! Senin üzerinde bir peygamber, bir sıddîk, iki de şehid vardır, demedi mi?”

— Evet, öyle dedi.

— Demek beni öldürenler beni şehid etmiş olacaklar. Kendilerinin ne durumda olacaklarını sizin irfânınıza havâle ediyorum!

Bundan sonra nihâi sözünü söyledi:

— Zaten ben bu gece rüyamda Resûlüllah’ı (s.a.v.) gördüm. “Hepimiz oruçluyuz, gel iftarı berlikte yapalım” buyurdu. Ben orucumu onunla açacağımı da düşünmekteyim!..

Tabiî ki bütün bunlar neticeyi değiştirmedi. Âsilerin gözleri dönmüştü bir kere… Kılıçlar indi, okumakta olduğu Kur’ân’ın sayfalarına mazlum ve şehid olan Halîfe-i Müslimîn’in kanları sıçradı!..

Rabbimiz bizim gibi âciz ve zayıf kullarını, Habibi ve sair sevgilileri hürmetine iltimas eyleyerek, böyle belâlara mâruz bırakmasın, böyle imtihanlara tâbi tutmasın.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Osman, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: