Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

“Oy gurban olayım sağa! Biz gardaşuk…”

Posted by Site - Yönetici Mayıs 2, 2008

evimizden-c3a7c4b1karken-okunacak-dua

“Oy gurban olayım sağa! Biz gardaşuk…”

Oflu‘nun biri Osmanlı zamanı askere alınmış. Tesadüfe bakın ki; kur’ası Yemen’e çıkmış.

O zamanlar Yemen’e altı ayda gidilir, altı ayda gelinirmiş. Tabiî gelinebilirse…

Çünkü Yemen ahâlîsi ekseriyetle Alevîliğin Zeydiyye koluna mensûb olduğundan onlar “Hilâfet”i tanımaz “İmâmet”e inanırlar. Bundan dolayı Osmanlı’yı pek çok uğraştırmışlar ve çete muharebeleriyle sayısız Anadolu evladını hâinâne bir sûrette öldürmüşlerdir.

Osmanlıların Yemen’e bir ihtiyacı yoktu. Yemen, Osmanlı toprağı olsa da, olmasa da bir şey değişmezdi. Ancak Mekke ve Medine’nin emniyeti bakımından Kızıldeniz’in girişindeki bu ülkede asker bulundurmak ihtiyacı vardı. Bu stratejik (sevku’l-ceyşî) zarûret sebebiyle oraya gönderilen Osmanlı askerlerinin pek çoğu vatanlarına dönememiş, bundan dolayı yanık türkülerimizden biri olan “Yemen Türküsü” Anadolu’da harc-ı âlem bir hâle gelmişti. Bu türküde:

“Bura Yemen’dir,

Gülü çemendir

Giden gelmiyor

Acep nedendir.”

Yahut;

“Burası Huş’tur

Yolu yokuştur

Giden gelmiyor

Acep ne iştir.”

sözleriyle bu hazîn Yemen mâcerasının dillerde kalmış bir hâtıra ve terennümüdür. “Hûş” Yemen’de merkez Sana’nın yüzelli kilometre kuzeybatısında bir şehirdir. Yemenliler buraya kelimeyi cemi’lendirerek (çoğul yaparak) “Hûşân” derler. Hâlâ burada yüksek bir dağın tepesinden Türklerden kalma bir kale ve geniş bir “Türk Şehitliği” vardır.

Bizim Oflu, on yıl burada askerlik yaptıktan sonra terhîs edilmek üzere İstanbul’a geri gelmiş. Selimiye kışlasında son günlerini geçiriyor ve terhîs tezkeresini bekliyormuş. Bu esnâda kışlanın yemekhânesinde çalıştırılıyormuş… Uzun bir sırığa takılan karavanayı iki asker omuzlarında götürüyorlarmış. Bir gün bizim Oflu’ya eş olarak acemi erlerden biri düşmüş. Karavanayı omuzlayıp götürürlerken bu acemi eri gözü ısıran, on seneden beri de vatanından çok uzakta olan Oflu’nun kafası karışmış. Sırığın diğer ucunu omuzuna atmış yürümekte olan acemiye demiş ki:

“– Ula habu karavanayı koy yere bakayum. Sağa bir şey soracağum. Yüzüne bakayrum, sanki seni bir yerden tanıyrum. Bir yandan da düşüniyrum, on seneden beri ben Yemen’deyim. Sen daha çocuksun. Ula adın nedur?”

Acemi er:

“– Mehmed” demiş ve ilâve etmiş. “Seninki?”

“– Ahmed” demiş ve bundan sonra aralarındaki konuşma şu minval üzere devam etmiş:

“– Ula nerelisun?”

“– Trabzonliyum. Ya sen?”

“– Ben da.”

“– Ula Trabzon’un neresindensun?”

“– Ofliyum. Ya sen?”

“– Ben da.”

“– Ula, Of’in hangi köyündensun?”

“– Çufaruksa!”dan,Ya sen?”

“− Ben da.”

“– Ula evunuz köyün neresündedur?”

“– Köyün yukarsunda, mezarluğun yanidur.”

“– Ula babanin adu nedur?”

“– Recep.”

Oflu heyecanla ilâve etmiş:

“− La ananun adi nedur?” Acemi er:

“− Hava!” deyince Oflu, elinde tuttuğu karavana omuzluğunu fırlatarak karşısındaki gence sarılmış ve:

“− Oy gurban olayım sağa! Biz gardaşuk. Sen benim Yemen’e giderken köyde bıraktuğum küçük gardaşum Mehmed imişsin.” demiş ve ağlamaya başlamış.

Not: “Türküm!..” veya “Kürdüm!..” diyerek birbirleriyle kavgaya heveslenen bütün evlâd-ı vatana ithâf olunur.

Kaynak: Kadir Mısıroğlu, İthaflı Fıkralar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: