Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 21 Nis 2008

Yediklerimize dikkat

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2008

Şüphelilerden Sakınmak.haram helal,halal,haram,

Yediklerimize dikkat

Avrupa Birliği’yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor. Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme ‘merdiven altı’ yöntemle gıda üretimi yapıyor.

Buna denetim boşluğu da eklenince ‘gıda terörü’ olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor. Nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan gıda maddeleri insanların sağlığını tehdit ediyor. Merdiven altı firmalar, sattıkları eti kimyasal ilaçlarla şişiriyor. Sosis, salam ve sucuğa ezilmiş tavuk kemiği, kaşar peynirine de soya ve margarin katıyor. Zeytin de tekstil boyası ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gıda Komitesi Üyesi ve Keyveni Yemek Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik gıda üretiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir rapor hazırladı. “Tüketici sağlığı ve gıda güvenliğine karşı gıda terörü: Kayıt dışı ve Merdivenaltı Üretim” adı verilen raporda insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığı tek tek ortaya konuluyor.

Raporda Türkiye’de Tarım Bakanlığı’nın izni ve denetimi çerçevesinde 17 bin gıda sanayi işletmesi bulunduğu belirtiliyor. Ancak buna karşın 10 bini aşkın işletmenin de kayıt dışı ve merdiven altı yöntemle üretim yaptığı ifade ediliyor. Hatta bazı firmaların Tarım Bakanlığı’ndan izin almış gibi sahte belge düzenlediği öne sürülüyor.

Ete, Bradmix adlı ilaç katılıyor Sadık Çelik, bazı et işleme tesislerinin yurtdışından kaçak yollarla getirilen ‘bradmix’ isimli bir ilaçla eti yüzde 30-35 oranında şişirdiğini söylüyor. İlaç enjekte edilen etin su tutarak hacmini artırdığını, ağırlaştığını ve parlak göründüğünü belirten Çelik, “İlaçlı etler pişirildiğinde bile hacmini koruyor. Oysa pişen et gramajını kaybeder ve küçülür.” diyor. İlaçlı etlerin yüzde 40 daha ucuza satıldığını ifade ederek, çok ucuza kalitesiz yemek üreten bazı firmaların bu etleri kullandığını aktarıyor.

Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) Başkanı Dr. Can Demir ise Tarım Bakanlığı’nın et ve et ürünleriyle ilgili yönetmeliklerine göre ‘Bradmix’ kullanımının yasak olduğunu vurguluyor. Ancak buna rağmen kaçak yoldan kullanıldığını dile getirerek, “Bu ilaç kimyasal bir ürün olduğu için o etleri tüketen insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir.” açıklamasına yapıyor.

Öte yandan bazı merdiven altı işletmeler kasaplardan ve marketlerden topladıkları kemikli tavuk artıklarını yüksek ısıda işlemden geçirerek kıyma (MDM kıyma) haline getiriyor. Bunlardan da sucuk, salam ve sosis üretiliyor. VGHD Başkanı Can Demir, MDM kıymalı et ürünlerinin daha çok okul kantinlerinde ve büfelerde tost ve sandviç yapımında kullanıldığına dikkat çekerek, “Bizde büfe sucuk ve büfe salam diye bir tabir var. Nerede üretildiği belli olmayan ve çok ucuza satılan bu ürünler maalesef kemik artıklarından imal ediliyor.” uyarısında bulunuyor.

Gıda Terörü Raporu’nda anlatılan hileli gıda maddelerinden bazıları

Kaşara soya ve margarin
Normalde 1 kilo kaşar, 10 kilo sütten elde ediliyor. Merdiven altı işletmeler soya proteini kullanarak süt miktarını 6-7 kiloya düşürüyor. Kaşarın içine de margarin atılıyor. Bozuk peynirler de baharatlanarak yeniden satışa sunuluyor.

Zeytine tekstil boyası
Zeytin, tekstil boyalarıyla ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. Gemlik ve Akhisar zeytinlerinin için de daha düşük fiyatlı yörelerin zeytinleri karıştırılıyor. Zeytine gıda tuzu yerine sanayi tuzu katılıyor.

Ete nişasta, tavuk atıkları
Salam, sucuk, sosis ve kıyma gibi et ürünlerinde hayvansal atıklar, nişasta, tavuk derisi, zar, kan ve tavuk kemiği kullanılıyor. Buna ucuz pul biber ve nitrat ilave ediliyor ve renklendiriliyor.

Pul bibere aşırı tuz
Sapı ve çekirdeği ile öğütülen acı biber yağlanıp ağır çekmesi içini aşırı derecede tuzlandıktan sonra paketleniyor. Yol boylarında kurutulmaya bırakılan biberlerde de aflatoksin oluşuyor.

Sıvı yağ yerine atık yağ
Türkiye’nin dört bir yanından toplanan binlerce tonluk atık yağ, merdiven altı işletmelerde rengi açılarak tekrar satışa sunuluyor.

Kaynak: maranki.com Tarih : 22.09.2007

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , | Leave a Comment »

HELAL RIZIK TALEP ETMEK

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2008

helal-kazanchalaldede

HELAL RIZIK TALEP ETMEK

Rizik, Allahu teala`nin hayat sahiplerine verdigi ve onlarin da hayatin devami icin yedigi seydir. Insanlara muhtac olmayacak kadar helal rizik talebinde bulunmak, dilenmek zilletine dusmeden iffet icinde yasamak farzdir.

Allahu teala ” Ey iman edenler ! Size rizk olarak verdigimiz seylerin tertemiz olanlarindan yiyiniz ve Allaha sukrediniz. Eger siz ancak ona ibadetete bulunursunuz.” Buyurmustur. Bu ayeti kerime søyle tefsir edilmistir.

Size kismet ettigimiz riziklerin maddeten ma`nen temizlerinden yiyiniz. Zira rizkin harami da var helali de,Pisi de var temizi de. Fakat siz bunlarin temizlerinden ve kimsenin hakki gecmeterek kazanilan helallerinden yiyiniz.

Birtakimlarin yaptigi gibi helal, hos ve temiz seylerden kendinizi mahrum etmeyiniz. Temiz temiz, Helal helal yiyiniz. O helal ve pak riziklarla beslenen vucudunuzu, uzuv (Organ)larinizi yaratildiklari gayede kullaniniz. Sukrun hakikat-i ni`mete bu sekilde mukabele etmektir.

Vucudun her uzvunun yaratilisinin bir hikmeti vardir. Hakikatleri kesif ve Allahu Teala`yi bilmek icin ihsan edilen akli insanlari ifsat etmekte,haklarinin iptalinde kullanmak bu ni`metlere nankørluk olur.

Sihhatinin kiymetini bilmeyerek pis ve haram yiyenler kufran-i nimete dusmus,nankørluk etmis olacaklarindan maddi ve manevi pislikten kurtulamazlar. Insanligin kiymetini bilmeyerek pis ve haram yiyenler bøyle kufran-i ni`met edenler de maddi manevi pislikten kurtulamazlar. Birinden kurtulsalar digerine behemehal bulasirlar, (Bakara,172)

Rasulullah efendimiz (s.a.v.) “ iffet icinde helalinden dunyalik talep eden, Sehidlerin derecesinde olur.” buyurmustur.

Bir hadisi serifte ” Helal rizik talep etmek, her muslumana farzdir.” buyurmustur. Baska bir hadis-i serifte ise ” Bir kimse kirk gun helal lokma yerse, Allahu Teala onun kalbini nurlandirir ve kalbinden diline hikmet pinarlari akitir.” buyurulmustur.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Haramlar - Helaller, Tavsiyeler, Yorumlar | Etiketler: , , | 1 Comment »

KARINCANIN HİKAYESİ

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2008

KARINCANIN HİKAYESİ


Vaktiyle bir karınca varmış.Küçüklüğünde başına bir kaza gelmiş,ayağı kırılmış.Zavallıcık topal kalmış.
Ama gece demez,gündüz demez çalışırmış.Diğer arkadaşları gibi yuva yaparmış.Yuvasına kışlık yiyecek biriktirirmiş.
Günlerden bir gün insanların Kabe’ye gidip hacı olduklarını öğrenmiş.Karınca kabilesinin reisine niçin hacca gidildiğini sormuş.reis bilgiç bilgiç başını sallamış:
-Hala öğrenemedin mi?demiş.Hacca gitmek,zengin Müslümanlara farzdır.Allah’ın emridir.Suudi Arabistan’ın Mekke Şehrinde bulunan Kabe’yi ziyaret ederler.Arafat dağında vakfeye dururlar.böylece hacı olup dönerler.
Topal karıncayı almış bir düşünce:
-Acaba ben gidemez miyim?diye,günlerce düşünmüş.
Yemeden içmeden kesilmiş.Hacca gitme fikri rüyalarına bile girmiş.O kadar çok istiyormuş ki her gün yaşlı karıncalara Kabe’nin nasıl bir yer olduğunu soruyormuş.Ama gören yokmuş.Çünkü o zamana kadar hiçbir karıncanın aklına hacca gidip hacı karınca olmak gelmemiş.
Sonunda topal karıncanın sorularından bıkıp usanmışlar:
-Amma sordun,diye kızmışlar.Ne o,yoksa hacı olmaya mı karar verdin?
Bir şey söyleyememiş.Fakat içinden:(evet)demiş.(hacca gidip Kabe’yi ziyaret edeceğim ve hacı olacağım.)
Bir gün eşyalarını sırtına vurduğu gibi yola koyulmuş.
Az gitmiş,uz gitmiş,gece gitmiş,gündüz gitmiş…Yürüdükçe kırık bacağı daha beter ağrımaya başlamış.Nihayet dayanamayacağını anlamış ama vazgeçmekte istememiş.
Topallaya topallaya yürümesi bir çöl faresinin dikkatini çekmiş.Acımış haline.
-Zavallı dostum,böyle nereye gitmektesin?diye sormuş.
Karıncacık durmuş,yüzünde biriken boncuk boncuk teri silmiş ve ciddi ciddi cevap vermiş:
-Hacca gidiyorum kardeşim.
Çöl faresi şaşırmış:
-Bu topal ayağınla,şu zayıf halinle ve yorgunluğunla nasıl hacca gidebilirsin ki?Topal karınca boynunu bükmüş:
– Olsun, demiş. Gidemesem bile, hac yolunda ölürüm ya…Hikâye bu kadar sevgili çocuklar. Şimdi düşünme sırası bizde. Acaba topal karıncadan alacağımız bir ders var mı? Karıncacık bize ne anlatmak istiyor?

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Yorumlar | Etiketler: , | 1 Comment »

İmâm-ı Rabbânî ( k.s.a. )

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2008

imam-rabbani-hz.-türbesi

İmâm-ı Rabbânî ( k.s.a. )

Dînin ve dînî ilimlerin ihyâsı husûsunda İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mühim bir mevkii vardır. Çünkü o, “ikinci binin müceddidi”dir. İlk bin yılın sonlarında İslâm dîni büyük bir inkırâz tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Dînî ilimlere rağbet iyice azaldı. Cehâlet ve bid’atlar şuyû’ buldu. Dinde reform ve dinler arası telfik gayretleri devlet eliyle yürütülüyordu. İslâm ve müslümanlar hor ve hakir, küfür ve küffâr hâkim ve kâhirdi. Din ilmi ile meşgul olanlar bile, dünyâya rağbet ederek, âdetâ âlemin fesâdı için uğraşıyorlardı. İnsanların kurtarıcısı olan âlimleri de kurtaracak birine ihtiyaç vardı. Tasavvuf erbâbı ise büyük ölçüde vahdet-i vücûd ve felsefe menşe’li fikirlere kapılmış, ciddî hatalara düşmüştü.

İmâm-ı Rabbanî hazretleri böyle bir devirde dîni tecdîd ve ihyâ vazîfesine başladı. Yetiştirdiği talebeler ve yazdığı mektuplarla, dîni ve dînî ilimleri tervic etmeye çalıştı. Bu husûsta yazdığı mektuplardan bazı kısımları ehemmiyetine binâen arzetmeye çalışalım.

“Ulûm-ı şer’iyye talebesinin sûfiyye üzerine takdim edilmesi, himmet nazarında cidden güzel oldu. Talebe-i ulûmun takdîminde, dînin tervîci vardır. Çünkü onlar dîn-i nebeviyenin hâmilidirler. Millet-i Mustafaviyye, onlarla kâimdir. Kâinâtın efdali olan peygamberler, insanları sâdece dîne dâvet etmişlerdir. Bu yüce zâtların bi’setinden maksad, dîni tebliğ etmektir. Öyleyse hayırların en büyüğü, bilhâssa şeâir-i İslâmın yıkıldığı şu zamanda dîni tervîc ve onun hükümlerinden birini ihya için gayret göstermektir. Öyle ki Allah yolunda binler(ce şey)i infak, dînin meselelerinden bir meseleyi tervîce denk olmaz. Çünkü dîni tervîc etmek, peygamberlerin yolunu tâkip etmektir. O peygamberler ki, mahlûkâtın en şereflisi onlardır. İyiliklerin en mükemmeli onlara verilmiştir.” (İmâm-ı Rabbânî, Mektubat 1/48)

Çok sevdiği ve birçok yerde tezkiye ettiği, vefât ettiği zaman arkasından Allah’a, “Ey Allah’ım! Bizi onun ecrinden mahrum etme ve onun arkasından bizi fitneye düşürme.”, (İmâm-ı Rabbânî, 1/61) diye duâ ettiği Molla Ahmed Berkî hazretlerine yazdığı bir mektupta, onun mâneviyâtta yüce makâmlara ulaştığını müjdeledikten sonra şöyle buyurur:

“Senin bu devleti elde etmenin sebebi, cehâletin temekkün edip, bid’atların rüsuh bulduğu yerlerde, ulûm-ı diniyyeyi ta’lim ve ahkâm-ı fıkhiyyeyi neşretmen, evliyâullah’a muhabbet ve ihlas göstermendir. Allah bunları sana mahzâ fazlı ile vermiştir.” (İmam-ı Rabbani,1/275)

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kim Kimdir ?, İmam-ı Rabbani | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: