Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 16 Nis 2008

MEZARDAKİ SEVAP PAYLAŞMASI

Posted by Site - Yönetici Nisan 16, 2008

 

kabir,mezar,olum,cenaze

MEZARDAKİ SEVAP PAYLAŞMASI

Müslümanlar kabirlerden geçerken fatihalar, ihlaslar okurlar, mezardakilerin ruhlarına hediye ederler. Bu hediyeler tıpkı sağlığında verilen hediyeler gibi ölüleri sevindirir, fayda verir.

Nitekim büyüklerden biri bir akşam misafir olmak istediği köyün mezarlığına kadar gelmiş, ancak köyde bir tanıdığı bulunmadığından, mezarlığın tenha bir yerinde sabahlamaya karar vermiş. Yatsıyı kılıp duasını yaptıktan sonra otların üzerine yatıp uyumuş. Gece ibretli bir rüya görmüş. Bütün kabir halkı ayakta, sevinçle bir şeyler paylaşıyorlarmış. Merak edip sormuş:

–Ey kabir sakinleri,ne paylaşıyorsunuz böyle sevinçle?

Biri cevap vermiş:

-Sevap paylaşıyoruz, sevap!

-Sevap sizin için çok mu mühim?

-Ne diyorsun sen. Ateşe düşen bir adamın, ateşin yakmadığı bir gömleği giymesi ne kadar mühimse, sevap da bizin için öyle mühim. Çünkü bizler sizin gibi hayatta iken bazı günahlar işlemişiz. Bu günahlardan dolayı burada ateş gibi sıcakların içinde yatıyoruz. Ancak bize sevap hediye edilirse onları sırtımızda sıcaklık geçirmeyen gömlek gibi hissediyoruz. Sıcaklığın tesiri azalıyor. Azabımız hafifliyor.

Uyuyan zat tekrar sormuş:

-Söyler misiniz, bu taksim ettiğiniz sevabı kimler hediye etti?

-Bu sevabı yoldan geçen müminler hediye ettiler. Bir çok insan mezarlıktan geçerken duygusuz ve anlayışsız şekilde dalgın dalgın geçip gidiyor. Bir fatiha, ihlas, yahut bildikleri bir duayı okuyup da ölülere hediye etmiyorlar. Ama öyleleri de var ki, yarın bizde öleceğiz, bize de okumazlar sonra, diyerek mezarlıktan geçerken hemen bildikleri duaları okuyup ölmüşlere hediye ediyorlar. İşte böyle bir grup geçti buradan akşamdan bu yana onların okuduklarının sevabını paylaşıyoruz artık bu sevaplara bizi sıkan sıcaklığın tesirinden biraz daha kurtulacağız bunun için sevinçli görüyorsun bizi.

Misafir yolcu, bundan sonra gördüğü her mezarlıktan okumadan geçmemiş.

Mutlaka bildiği dualardan okuyup hediye ederek, mevtaların sevap paylaşmalarına sebep olmaya gayret etmiş.

ALLAH cc cümlemizi kabir azabından cehennem azabından korusun , 1 Fatiha 11 ihlasi serif okuyarak ecdadimizin ve butun ehli imanin ruhlarina hediye edelim, Cok zor birsey degil, iki dakikamizi alir.


Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

HAZRET-İ NUH’UN ÖMRÜ

Posted by Site - Yönetici Nisan 16, 2008

Nuh a.s.HAZRET-İ NUH

HAZRET-İ NUH’UN ÖMRÜ

Nuh aleyhisselamdan, Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde çokça bahsedilmiştir. Çeşitli vesilelerle Kur’ân-ı Kerîm’de 43 yerde ismi geçer. Ayrıca bir surenin adı da Nuh’dur. Zamanında meydana gelen Tufan sebebiyle “İkinci Âdem” diye de anılagelmiştir. Asıl isminin Yesker olduğu, fakat kavminin kurtuluşu için çok ağladığından, ağlamak manasına gelen “nevh” kökünden türemiş Nuh sıfatının asıl ismine dönüştüğü kayıtlıdır. Bu isim sami kökenlidir. Mezopotamya metinlerinden Gılgamış Destanında bu isim yerine Utnapiştim kullanılmıştır. Gerek Nuh’un ve gerekse Utnapiştim’in sözlük manaları bilinmemektedir. Sümerlerin Tufan kahramanına verdikleri isim ise Zî-ud-Sudra’dır. Zî; hayat/can/ruh, Ud; zaman, Sudda ise; uzun manasına gelmektedir. Bu üç kelimeden meydana gelen ismin anlamı; Uzun ömürlü demektir.

Nuh aleyhisselamın kavmi içerisinde 950 sene kaldığı bildirilmektedir. Bugünkü yaş ortalamaları gözönüne getirildiğinde akıl almaz bir durumla karşılaşıyoruz. Kur’ân-ı Kerîm, Hazret-i Nuh’un dışındaki hiçbir peygamberin ömründen bahsetmez. Hemen ilave edelim ki; Mezopotamya’da bulunan tabletlerde anlatılan Tufan’dan kurtulan insanların önderi Ziussudra adını taşımaktadır ki; uzun ömür sahibi anlamına gelmektedir.

Arkeologların Mezopotamyada buldukları bütün kral listeleri birbirini doğrular mahiyettedir. Arkeoloji literatürüne göre tufandan önceki Sümer krallarına Er sülaleler 1 (ES-1) denilmektedir ki Tufan’a kadar 10 hükümdarın ismini içerir. 1932 yılında Irak’ın Horsabad şehri civarında, arkeologların WB-444 adını verdikleri 20.5 cm. kalınlığında bir tablet daha bulunmuştur. Bu tablete göre Tufan’dan önce tam 10 kral yönetici olmuştur. Bunlardan 7. nin adı Enok olarak verilmiştir ki, kayıtlardan İdris aleyhisselam olduğu tahmin edilmektedir. Eğer böyleyse İdris aleyhisselamdan 3 hükümdar sonra Nuh aleyhisselam göreve başlamış ve onuncu kral zamanında Tufan meydana gelmiştir.

Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şerifler başta olmak üzere diğer İslami kaynaklar tarandığında pek çok arkeolojik, antropolojik ve jeolojik bilmece kolaylıkla çözülecek gibi görülmektedir. Tabletlerdeki kayda göre Tufanın 10. Kral zamanında meydana geldiğini belirtmiştik. Bir hadîs-i şerîfte bunu teyid eden bir ifade vardır. Efendimiz, Eshab-ı kiramdan gelen bir soru üzerine; “Âdem aleyhisselam ile Hazret-i Nuh arasında 10 karn (kuşak, asır, dönem…) geçmiştir” buyurmuşlardır. İslam alimlerinin nakillerine göre ilk peygamberler Âdem, Şit, İdris aleyhimüsselam, hem peygamber, hem de o zamanki insanların yöneticisiydiler. Tabletlerde de buna benzer bazı ifadelere rastlanmaktadır. Tabletlere göre Tufandan önce gelen hükümdarlar, aynı zamanda birer din adamıdırlar. Maalesef tabletler İslami birikimden yoksun insanlar tarafından deşifre edildiklerinden, pek çok muğlak ifadenin açıklanmasında zorluk çekilmektedir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Nuh, Tavsiyeler, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: