Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Yörüklerde aile ve kadın

Posted by Site - Yönetici Nisan 15, 2008

Yörüklerde Aile ve Kadın

Yörüklerde Aile ve Kadın

Milli kültürümüzün sahip olduğu dinamiklerin belirlenmesinde, milli bünye analizlerinin büyük payı olduğu bilinmektedir. Sosyal yapımızın ana eksenini teşkil eden Türk boy sisteminin incelenmesi, milli kültür sahasındaki araştırmalara da ışık tutacaktır.

Anadolu konar-göçer kültürünün halk kültürümüzdeki yeri ve önemi bu açıdan bizim için son derece ciddi bir konudur.

Yörük hayatı bir bütün halinde incelendiği zaman “bir yığın, şekilsiz bir kümeleşme” olmadığı görülür. “Toplum yapısı ne sadece basit bir varlık olarak ve ne de sert bir şekilde yekpâre kalıplanmış çok sıkı bir tesanütle kaskatı donuk” olan Yörük dünyasında “son derece yumuşak, katılmaları kolaylaştıran, geçişini sağlayan” bir dünya görüşünün hakimiyeti hemen sezilir.

Çadırdan, mühendisin projesiyle kurulmuş eve; kıl çulhadan, karyola ve masaya rahatça geçmişler. Her yerde Yörüklerin yerleşik hayata, zirai kültüre, köy ve şehir yaşayışına hayret edicek derecede kolaylıkla ve kısa zamanda intibak edişilerini müşahede kabildir. Bu kültür değişmesini, tekâmül vetiresini şöyle bir şema içinde gösterebiliriz:

– Çadırda elbiselerin konduğu “ala çulhaların” yerini; çeyiz sandığı, konsol, gardrop almıştır.

– Yer minderi, sedir yerini; divan, sandalye, koluğa terk etmiştir.

– Peynir ve su koymaya mahsus deriden yapılmış “tuluk, tulum” yerini; tahta-ahşap ve bakır kaplara bırakmıştır.

– Yer sofrası yünden örülmüş bir bez örtü olup, yemek onun üzerinde yenilerek köy yerleşme ile sofra bezinin üzerine kasnak ve sini (ya da tepsi) konularak daha sonra masa, sandalye, herkese ayrı porselen servis tabakları, kullanılmaya başlanmıştır.

Eski Türk göçeberinde sosyal organizasyonun çok mürekkep (fazla karışımdan meydana gelmiş, birleşik) ve türlü yasa’ya müstenit kaide, müeyyide ve şekillerle oldukça mükemmel olduğunu görüyoruz. Boyların, oymakların teşekkülü, hakkı-hukuku, vazifesi, mevkii, kudreti belli, muayyen kaidelere göre her zaman tatbik edilmesi elzem mrasimlere tabi idi.

Göçebelerde dini tevekkül ve kanaatkârlık, örf, adet, töreye dayanan cömertlik, diğergamlık, ufak hesaplara bakmama temayülü görünüyor. Bu huylar; sayar, tartar, ölçer, biçerken müşteri lehine, alıcı lehine hareket etmek, süte bir gram dahi su koymamak, en ufak hileye tenezzül etmemek şeklinde tecelli ve tezahür ediyor.

Yörükler, erkek çocuklarını mutlaka sünnet ettirirler. Yaylalara, kışlaklara gezici olarak gelen sünnetçilere, yağ, süt, kıl karşılığı çocuklarını sünnet ettirirler. Temizliği, paklığı seven Yörükler, düğünlerini genellikle kışlakta veya yaz sonunda yaparlar.

Yörükler, son derece konukseverdirler. Gelen konuğa mutlaka kuzu veya oğlak keserek taze kuzu, oğlak eti sunulur.

Askere giden genç kişi için, kurban keserek konu-komşuya dağıtılır. Hayırlısıyla gitsin, gelsin diye. Askerden sağlıklı dönen kişi için de adak kesilir, adak konu-komşuya dağıtılır. Hayırlısı ile gitti-geldi diye adanan bir adak, mutlaka yerine getirilir.

* * *

YÖRÜKLERDE KADININ YERİ

Yörüklerin hayatında kadının önemli bir yeri vardır.

Çadırın yönetimi evin en yaşlı kadınınındır. Kadın evin direğidir.

– Çocuklara o bakar, konuğu kadın ağırlar, kilimi, çadırı, heybeyi, kolanı kadın dokur.

– Keçeyi kadın pişirir. (Dokumarı genellikle küçük boyutlu, bol renkli ve motifleri özgündür)

– Hayvandan sütü kadın sağlar. Üzerlerine giyilen giysiyi kadın diker. Keçiden koyundan kırkılan yünü, kılı o temizler, eğirir boyar bir-bir renkli motife dönüştürür. Çadırda dumanı tüttürür, ekmek, aş yapar.

Sözün özü; Yörük kadını beş parmağında beş hüner, üretkenliğin, sevginin vefanın eşsiz bir örneğidir.

* * *

Mektep-medrese görmemiş göçebe Türk kızlarının ibda’ edercesine (sıfırdan üretircesine) meydana getirdikleri motiflerle müzeyyen halı ve kilimler, yükte hafiftir, ancak bir çuvalı doldurur. Fakat en modern bir şehirdeki, en mutena bir salonu ziynetlendirecek vasıfta, sanat derğerindedir. Ücra dağ başlarında umulmadık yerlerde büyük bir manevi kültürü temsil eder.

Bir çadıra atlı bir misafir geldiği zaman onu genelde mutlaka genç kızı, yoksa kadın karşılar; silahını alır, atını bağlar; en ağır minderleri altına sermek ve dayanarak rahat etmesi için yastıklarını bir biri üzerine etrafına yığmakla ikram ve izaz eder, kahve ve ayran sunar.

Yörükler, kadın-erkek dağda-bayırda çoğu zaman işlerini birlikte görürler. Genç kız ve genç delikanlılarda kaçma-göçme olayına pek sık rastlanmaz, kimsenin namusuna leke gelmez.

Halis Ece
 
KAYNAK
Doç. Dr Pakize AYTAÇ, Yörük ve Türkmenlerde Günlük Hayat Sempozyum Bildirileri Kitabı, YÖRTÜRK VAKFI YAYINLARI

2 Yanıt to “Yörüklerde aile ve kadın”

  1. yemekten çok tesekuledelim bize ve size.

    Beğen

  2. erkan37 said

    güzel bir yazı …

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: