Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Öfke, yerini nasıl “sevgi”ye bıraktı?

Posted by Site - Yönetici Nisan 11, 2008

gelin kaynana ilişkisi,cinli gelin,Öfke, yerini nasıl “sevgi“ye bıraktı?

Öfke, yerini nasıl “sevgi“ye bıraktı?

İnsanımızın kitaplara mevzu olan, gazete sayfalarına yansıyan, televizyon proğramlarında ortalığa saçılan, zaman zaman sokaklara taşıp karakollara-adliyelere kadar uzanan aile dramlarını, kardeş-arkadaş sorunlarını, dost-ahbap kavgalarını, aşık-sevgili problemlerini çoğumuz görüyor ve biliyoruz. Bunlara verilen cevapları, gösterilen çözüm yollarını da…

… Ve maalesef bu konularda bize mahsus ya da bünyemize uygun aile yapı ve değerlerini, insan ilişkilerini, toplum-birey münasebetlerini dikkate almak yerine, daha çok farklı toplumlardan örnekler veriliyor…

Çoğu zaman da bunun ne kadar gerçekçi ve ne kadar yararlı olduğu-olabileceği ise hiç tartışılmıyor. Düşünüp akleden bir akl-ı evvel de maalesef çıkmıyor.

Basın ve medyaya sadece problemler yansıdığından, bugünkü rotasız-pusulasız gençlere örnek olabilecek 20-30, 40-50… yıl süren huzurlu ve mutlu beraberlikler, seviyeli ilişkiler, samimi dostluklar, candan arkadaşlıklar ise pek de hatırlatılmıyor, model olarak gösterilmiyor. Bir türlü sıra gelmiyor onlara… Böylece fertlerde, ailede, toplumda huzur-sükûn, istikrar ve mutluluğun uzun soluklu olmasını sağlayacak sağlam ve sağlıklı umdeler-düsturlar-ilkeler ve eski(meyen) değerler manzumesi de unutulup gidiyor. Oysa sadece nefsani zevk ve hayvani hazzın temel alındığı hiçbir beraberlikte devamlılık ve gelecek garantisi olamaz. Saman alevi, sabun köpüğü gibi geçici olur.

* * *

Özellikle gençlere belki örnek olur-olabilir umut ve düşüncesiyle yazıyorum:

Uzun yıllar seviyeli ve mutlu beraberliklerini-ilişkilerini sürdüren fertler/bireyler, huzur ve mutluluklarını devam ettiren aileler, toplumlar, onu kurarken oturttukları umde/ilke ve değerleri birlikte yaşatma gayretlerine borçludurlar…

… Ne bilgi, ne varlık, ne güzellik, hatta ne de denklik garantisi değildir mutlu ilişkileri devam ettirebilmenin… Onun için ortak uzlaşma ve anlaşma zemininin oturması başta değil aylar, yıllar alsa da katlanılmaya değer…

* * *

Sevdiğiniz insanın, hoşunuza gitmeyecek bir huyu da olsa, bilin ki bunun yanında hoşunuza gidenleri de vardır, hatta pek çoktur bu artı’lar eksi’lere nisbetle… Sizin kötü gördüğünüz yönlerde bile belki güzellikler gizli olabilir… Bugün için size rahatsızlık verse de, yarın hoş bir anı olarak hatırlanacaktır.

* * *

Tam da bu esnada eskilere uzanan destanımsı bir hikayeden söz etmek istiyorum. Belki bununla -başta kendimiz olmak üzere- insanımıza bir şeyler anlatmış olurum diye düşünüyorum. Hikaye şöyle:

Uzun yıllar önce Çin’de Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lakin kısa bir süre sonra kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği tamamen farklıdır… Bu da sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar. Gelinle kaynana geçimsizliği, hemen her toplumda olduğu gibi Çin geleneklerine göre de hoş bir davranış değildir ve çevrenin tepkisini alır. Ev, birkaç ay sonra bitmez tükenmez kavgalardan dolayı cehennem haline gelmiştir.

Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kız, babasının eski bir arkadaşı olan baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona bitkilerden yaptığı bir öz (terkip-ilaç) hazırlar ve bunu üç ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam genç kıza kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını; ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.

* * *

Sevinç içinde eve dönen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her gün en güzel yemekleri yapar. Kaynanasının tabağına azar azar zehir damlatır. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranır.

Bir süre sonra kayınvalidesi de çok değişmiştir ve artık ona öz kızı gibi davranmaktadır… Evde artık “barış rüzgârları, sevgi meltemleri” estiği için, genç kadın kendisini ağır bir yük altında hisseder; yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı dükkanının yolunu tutar… Yaşlı adama, o âna kadar kaynanasına verdiği zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir vermesi için yalvarır! Artık yaşlı kadının ölmesini istemiyor…

Baharatçı, yaşlı gözlerle karşısında konuşup duran Li-Li’ye bakıp, kahkahalarla gülmeye başlar!

– “Sevgili Li-Li der, sana verdiklerim yalnızca vitamindi, mineraldi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da güçlendirdin. Gerçek zehir, senin beyninde olandı. Sen ona iyi davrandıkça, öfke, yerini sevgiye bıraktı. Böylece artık siz gerçek bir ana-kız oldunuz”.

Öfkelerin yerini sevginin alması umut ve temennisiyle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: