Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 03 Nis 2008

Yasin-i Şerifin Fazileti

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

Yasin-i Şerifin Fazileti,Yasin-i Şerif,yasc3aen-i-c59ferc3aefin-fazc3aeleti

Yasin-i Şerifin Fazileti

Hadis-i Şeriflerde şöyle buyurulmuştur:

“Her şeyin bir kalbi vardır.Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir.Her kim Yasin suresi’ni okursa,Allâhü Teâlâ,onun bu okumasına ,Kur’an’ı on kere okumuş gibi sevap yazar.”

“Ölülerinize Yasin suresini okuyunuz!”

“Allah’ın rızasını ve Ahiret yurdunu umarak onu okuyan muhakkak mağfiret edilir.”

“Kim Allâhü Teâlâ’nın rızasını umarak geceleyin okursa,o gecede günahları bağışlanıp mağfiret olunur.

Kim gündüzün başlangıcında okursa,ihtiyaçları giderilir.

Sabaha çıkınca okursa, akşama kadar o gün kendisine kolaylık verilir.

Gecenin başında okursa,sabaha kadar o gece kendisine kolaylık ihsan olunur.”

Peygamber efendimiz(s.a.v.)buyurdular ki: “Yasin suresi’ni çok okuyunuz.Çünkü onda birçok hususiyet vardır.”

Bu Hadis-i Şerifin şerhinde şöyle denildi:

“Muhakkak aç kimse huzr-ı kalbe okursa Allâhü Teâlâ onu fazlıyla doyurur.

Korkan kimse okursa Allâhü Teâlâ ondan hüzün ve korkuyu giderir.

Eğer borçlu kimse okursa borcundan kurtulur.

İhtiyaç sahibi okursa Allâhü Teâlâ onun ihtiyacını giderir.

Kim ki sabah okursa akşama kadar Allâh’ın koruması altında olur.

Hangi beldede okunur veya tefsir edilirse Allâhü Teâlâ o beldeden belayı,susuzluğu,veba ve bunlardan meydana gelen hastalıkları kaldırır.

Kim akşam okursa sabaha kadar Allâh’ın koruması altında olur.

Ölen kimsenin üzerine okunursa ,ehl-i azaptan ise azabı hafifletilir.Ehl-i azaptan değilse rahatı ziyadeleşir.Çünkü kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur..

Bir Hadis : “İnsanların en hayırlısı ahlak bakımından en güzel olanıdır.”(Hadîs-i Şerîf, Muhtaru’l –Ehâdîs)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Yasin Suresi, Yorumlar | Leave a Comment »

Çörek Otu Mucizesi – Çörek otuna kıymet verin. Zira o ölümden başka her derde şifadır

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

Çörek Otu Mucizesi,Çörekotunun faydaları

Çörek Otu Mucizesi

SEVGİLİ Peygamberimiz (s.a.v.) 14 asır önce şöyle buyurmuştu: “Şu kara tanede (çörek otu) ölümden başka her derde deva vardır.” O zamanlardan günümüze kadar geçen asırlar boyunca, bu ufak taneli gıdada her hastalığa şifanın olabileceğine birçok kimse dudak bükmüştü. Ama Maren Franz adlı bir Alman çörek otunun sağlığımız üzerindeki faydalarını araştırıp, bu konudaki yayınları bir araya getirdi. Sonuçta, “Tabiattan Gelen Şifâ Kaynağı: ÇÖREKOTU” adıyla bir kitap ortaya çıkardı. Üstelik, Peygamberimizin çörek otuyla ilgili hadisinin kendisini uyardığını ve bu sözü rehber alarak bu kitabı hazırlamaya giriştiğini önsözde belirterek…

Çörek otunun tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli yağlar, %21 oranında da albumin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır. Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Az miktarda bazı vitaminler (B1, B2, B6 folasidi niacin), mineraller (demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selen) ve amino asitleri vardır.

Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ, savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun değeri, çok sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir.

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır. Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Çörekotunun faydaları,corek-otu-yagi-zayiflamak-icin-nasil-kullanilir copy

Çörekotunun faydaları:

• Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.

• İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

• Kan şekerini düşürür.

• Damar hastalıklarını önler.

• Hazmı kolaylaştırır.

• Vücuttaki zehirleri süzerek atar.

• İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.

• Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.

• Alerjiyi önler.

• Savunma sistemini dengeler.

• Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

• Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.

• Çörek otu ürünleri hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.

•Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

•Hazım zorluğu ve mide şişkinliklerinde çörek otu eskiden beri bilinmektedir.

•Hemoroide iyi gelir, çünkü damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır.

•Romatizma, şeker hastalığı ve kolesterolün yükselmesi gibi metabolizma hastalıklarına faydalıdır.

• İktidarsızlık ve kısırlıkta yine yarar verici tesire sahiptir. Çünkü çörek otu, cinsî hormonları tanzim etmekte, bedenî ve ruhî olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.

• Çörek otu yağı kadınlardaki aybaşı hâli sancıları ve diş ağrılarına karşı kullanılır.

Sağlıklı olmak için çörek otu kürü:

Tabii muhtevası ile savunma sistemine, metabolizma ve hormonlara iyi gelen çörek otu, vücudu toksin adı verilen zehirli maddelerden temizler, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cildi parlaklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm sağlar.

Çörek otu savunma (immun) sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı tavsiye edilmektedir. Yine tansiyon ve ateş düşürücü ve tabii antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara şifa olmaktadır. Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere alerjik hastalıklara, saç dökülmesine ve kepeğe karşı da tesirlidir.

Maren Franz’ın kitabından naklettiğimiz bu satırlar, çörek otunu “ölümden başka her derde deva” olarak tarif eden Peygamberimizin (a.s.m.) yüceliğini gözler önüne sermektedir. Çünkü Efendimiz (a.s.m.) çörek otunun henüz yeni keşfedilen bu mucizevî özelliklerini asırlar öncesinden, kıyamete kadar gelecek olan insanların en iyi anlayacağı şekilde ifade etmiştir:

Çörek otuna kıymet verin. Zira o ölümden başka her derde şifadır.

Çörek Otu Mucizesi ~ 2000
Sefa Saygılı

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Tamamlanan İslâm İnkılâbı ve Hz. Peygamber’in Vefatı

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

1

1

Tamamlanan İslâm İnkılâbı ve Hz. Peygamber’in Vefatı:

Zamana ve zemine uygun bir şekilde nerede nasıl hareket edeceğini gayet mükemmel hesap eden ve plânlı bir strateji uygulayan Hz. Muhammed, yirmi üç yıl gibi kısa bir sürede tarihte eşine rastlanılmayacak büyük bir inkılâbı gerçekleştirmişti. Kırk yaşında peygamberlik görevine başladığı zaman yapayalnızdı,. güçsüzdü, maddi imkânları yoktu. Buna mukâbil, mücâdeleye giriştiği toplum, tasawur edilebilecek en aşağı seviyede bulunuyordu. Müşriklerin inanç ve ibadetleri son derece mantıksıı ve gülünçtür; ahlâk telâkkileri müptezeldi; hak, adâlet anlayışları zulmün göstergesiydi; menfaatler her şeyin üstünde tutuluyordu. Böyle bir ortamda Hz. Peygamber’in yılmadan yorulmadan, büyük bir azim ve iştiyakla yürüttüğü İslâm daveti, yirmiüç senede öyle bir sonuç verdi ki; artık o dönemden “Asr-ı Saâdet” “Saâdet asrı” diye bahsetmek gerekecekti. Hz. Peygamber gerçekleştirdiği bu büyük inkılâbın heyecanı ve görevini lâyıkıyla yapmış olmanın huzur ve mutluluğu içerisinde kendisine iman edenleri hicrî onuncu senenin hac mevsiminde hac yapmak üzere Mekke’de topladığı zaman, genellikle kabul edildiğine göre, etrafında 114.000 sahâbi vardı. Bu hac, Hz. Peygamber’in son haccı olduğu için ve yaptıkları konuşmalarında bir bakıma ashâbına vedâ ettiğinden “veda haccı” diye adlandırılmıştır. Bu haccın yerine getirilişi sırasında Peygamber Efendimiz, muhtelif ibadet yerlerinde yaptığı konuşmalarında başlangıcından o güne kadar tebliğ ettiği hak dinin temel esas ve prensiplerini öz ve veciz ifadelerle, etrafım çevreleyen ashâbının şahsında bütün ümmetine son bir kez daha takdim ediyor ve Rabbinden “dinin artık tamam olduğu” mesajını alıyordu (el-Maide, 5/3).

Hz. Peygamber, Vedâ haccı’ndan Medine’ye döndükten sonra Üsâme b. Zeyd komutasında bir orduyu Bizans üzerine sevketmeye niyetlendi ve genç komutanını çağırarak gerekli tâlimâtı verdi. Ancak ordunun sefer hazırlıkları yapılırken Hz. Peygamber’in başlayan rahatsızlığı gün geçtikçe şiddetlendi ve O’nu bîtâb bir şekilde yatağa düşürdü. Hastalığının ilk günlerinde namaz vakti olduğu zaman mescide çıkıp ashâbına namaz kıldırıyordu. Ama 8 Rebîulevvel perşembe günü akşam üzeri geçirdiği bir baygınlıktan sonra o günün yatsı namazından itibaren imamlık, Hz. Peygamber’in emri ile Hz. Ebûbekir’e havâle edildi. Hicrî onbirinci yılın 12 Rebîulevvel pazartesi günü kuşluk vaktinde de kelime-i tevhid getirerek ve Rabbini kasıtla: “… Yüce dosta!” diyerek Rabbine kavuştu.

Hz. Peygamber’in cenazesinin hazırlanması, yıkanması, kefenlenmesi işlerini Hz. Ali, Hz. Abbâs, Abbâs’ın oğlu Fazl, Üsâme b. Zeyd gibi yakınını yerine getirdi. Peygamberlerin vefat ettikleri yerde defnolunacaklarına dair Hz. Ebûbekir’in rivayet ettiği bir hadis dolayısıyla, Hz. Peygamber’in vefat ettiği Hz. Âişe’nin odasında bir kabir kazıldı. Bu arada Ashâb-ı kirâm grup grup gelerek Rasûl-ü Ekrem için cenâze namazı kıldılar. Oda küçük olduğundan küçük cemaatlar halinde kılınan cenâze namazı bir hayli uzun sürmüştü. Bu sebeple Hz. Peygamber’in nâşı ancak çarşamba günü gece vakti kabre indirilebildi.
Peygamber Efendimiz vefat ettiklerinde 63 yaşında idi.

Posted in H.z Muhammed ( s.a.v ), İslam Tarihi | 2 Comments »

ZAMANLA ALÂKALI YABANCI BİLİM ADAMLARININ SÖZLERİ

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

ZAMANLA ALÂKALI YABANCI BİLİM ADAMLARININ SÖZLERİ

ZAMANLA ALÂKALI YABANCI BİLİM ADAMLARININ SÖZLERİ

1. Voltaire: “Kötülüğe fırsat her zaman bulunur, fakat iyilik için çok az.”

2. Nelson: “Bütün başarımı işlerimi zamanında yapmaya borçluyum.”

3. Goethe: “Hırsızların en zararlıları zamanımızı çalan hırsızlardır. Çünkü hırsızın her çaldığını telafi etmek mümkündür. Zamanı çalanların ise çaldığını telafi asla mümkün değildir.”

4. Ely Burn: “Kendi kendini yetiştirme hususunda elde ettiği başarıyı kendi dehasına değil, “boş vakitler” denilen kıymetli zaman parçalarını özen ile kullanmayı bilmiş olmasına bağlar.” (Bu zat, demirci olarak *hayatını kazandığı sıralarda 8 dil ve 22 Avrupa lehçesi öğrenmiştir.) “İstikbâlin idâreli kullanılışı mâzide yapılan israfı telâfi edebilir.”

5. Mary Roberts (Amerikalı romancı): “İnsanları doğru dürüst bir hayat yaşamaktan alıkoyan şey zaman yokluğu değil, zaman israfıdır.”

6. Churchill: “Mazinin tartışmasını yapmayı pek sevmem, zîra zamanımı bu tür tartışmalarla geçirecek olursam, istikbâli kaybederim.”

7. Franko: “İnsanların uyuşturularak ve zamanlarını öldürerek nasıl idare edildiğini: Ben bu ülkeyi (İspanya’yı) yıllarca futbol ve piyango ile idare ettim ve (stadlardaki, aranelardaki kalabalıkları kastederek), “halkı yüzbinlik beşiklerde uyuttum” diyor.

8. Voltaire Zadiag: “Beklenen biri için ondan daha yavaş, zevklenen biri için de ondan çabuk geçen bir şey yoktur. Büyüklüğü ile sonsuzluğa kadar uzanır. Küçüklüğü ile sonsuz parçalara bölünebilir. Herkes onu ihmâl eder, herkes onun kaybolmasından esef eder. Gelecek nesillere aktarılmaya layık olmayan ne varsa, onları karanlıklara gömer ve gerçekten büyük olan hareketleri de ebedileştirir. İnsanın en kıymetli hazinesi zamandır.”

9. Samuel Similes (İngiliz Yazar): “İş adamları zaman paradır.” Sözünü söylemeye alışmışlar, ama zaman sadece para değil, çok daha başka şeylerdir de. Zamanın değerlendirilerek kullanılması insanın, kendi kendisini geliştirerek ve karakterini sağlamlaştırarak daha kültürlü bir insan haline getirmesidir.”

10. Amiral Nelson: “Ben hayattaki başarımı bir işin yapılmasına başlanılması gereken zamandan 15 dakika önce hazır olmama borçluyum.”

11. Eflâtun (Platon): Kendisine sordular. Bu kadar çeşitli ilimleri öğrenmeye nasıl vakit bulup, güç yetirebildin? Cevap verdi “İlim tahsilinden çırada kullandığım yağ, bütün ömrümde içtiğim sudan daha çoktur.”

12. Galile: “Kararsızlık ve gecikme başarısızlığın iki önemli sebebidir.”

13. Ovidüs: “Süzülüp giden dalga, bir daha kaynağına dönmez. Saat bir kere geçti mi dönmemek üzere geçmiştir.”

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Yorumlar | 5 Comments »

ÖFKEYİ DİNDİREN SÖZ

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

Fatih sultan mehmet hazretleri

ÖFKEYİ DİNDİREN SÖZ

Ashab-ı kiramdan Süleyman bin sured r.a. buyuruyor ki;
Rasulullah .sa.v. ile beraber oturuyordum. O sırada iki adam birbirlerine öfkeyle kötü söz söylüyorlardı.Bunlardan birinin yüzü kıpkırmızi olmuş,şah damarları şişmişti.
Bunun üzerine Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu;
Ben bir kelime biliyorum,şayet o adam onu söylemiş olsa kanedinde bulduğu bu hal (öfke) ondan giderdi.Eğer euzü billahi mineş-şeydanirracim derse bu hal ondan gidecektir.”buyurdu.

FATİH SULTAN MEHMED HANIN DOĞUMU

ikinci sulan Murad hanın oğlu Sultan ikinci Mehmed han 1429 senesinde edirnede eski sarayda sabaha karşı Hüma hatundan dünyaya geldi.
Sultan ikinci Murad K. kerimde sure-i fethin ilk ayetlerine başlarken şehzadesinin dünyaya geldiğini müjdelediler.Şair padişah “Ya öyle mi,elhamdülillah ravzayı muradda bir gül-i Muhammedi açtı.” dedi.Böylece şehzadenin isminide koymuş oldu.Cuma günü vezirlerin ,emirlerin ve alimlerin hazır bulunduğu bir toplantıda iki rekat şükür namazı kıldıktan sonra kucağına verilen kundaklı bebeğin kulaklarına tekbir ve ezanla 3 defa Mehmed bin Murad diye seslendi.
Hoca Sadeddin Tacut-teravihde diyoru ki:
Fatih sultan mehmed hanın doğduğu sene yeryüzünde fevkaladelikler meydana gelmiştir.Doğduğu günlerde gündüz vakti gökyüzünde yıldızlar gecedeki gibi göründü.Büyük bir kuyruklu yıldı doğdu ve İstanbulun ucundan diğer ucuna uzanmış gibi seyredildi.O sene doğan çocukların çoğu erkekti.Hayvanlar ikiz yavruladılar.Atların yavruları erkek,ahır hayvanlarının dişi oldu.Tarlalarda ki hububat taneleri çok iri olup,bağ ve bahçeler meyva bolluğuna ğark oldu.Tarihçi Hmmer de benzerini yazmıştır.

(Osmanlı Tarihi)

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Fatih Sultan mehmet, Güncel, Gündem, Genel, Osmanlılar, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: