Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 20 Şub 2008

HİKMETLİ SÖZLER

Posted by Site - Yönetici Şubat 20, 2008

İmâm Gazâlî k.s.

HİKMETLİ SÖZLER

– Akıldan daha iyi mal, cehâletten daha büyük musîbet, meşveretten daha sağlam istinâdgâh (dayanacak-güvenecek yer) yoktur. (İmam Câfer-i Sâdık r.a.)

– Bir kimseye zulmetmeye gücün yettiğinde, Allâh’ın gücünün de sana yeteceğini düşün. (Ömer ibn-i Abdülaziz r.aleyh.)

– Dünyayı tanıyan bir kimse, ne onun genişliğine sevinir, ne de sıkıntısına üzülür. (Süfyân-ı Sevrî k.s.)

– Nimetler ürkektir. Onları ŞÜKÜR ile bağlayın.(İmâm Gazâlî k.s.)

Posted in Düşündüren Sözler, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye | Leave a Comment »

Ezan sesine hasret kalmak

Posted by Site - Yönetici Şubat 20, 2008

Ezan sesine hasret kalmak,Ezân-ı Şerifin Delili - Ezana Karşı Ücret Almak -ve Çirkin Sesli Müezzin

Ezan sesine hasret kalmak

 

Sen şanlı zamanların yüreğinden geçerek

Dedelerimin ruhlarını titreterek, emerek

Ondan bana, benden ona süzülerek giden ses

Târihlere başka bir öz, başka bir göz veren ses

Sen ey hazin, sen ey âlî uzun nefes… Ey cihân

Ey dînin nurlu sesi, ey ulu ses, ey ezan!!!

Senin sesin gün doğmadan tan yerine yükselir

Tekkelerden, câmilerden îman aşkı ses verir

Bu ılık ses ümitlerin mâbedini ısıtır

Vicdanlara sükûn serper, fikirleri ışıtır

Senin sesin şâirlerin kaleminde inledi

Seni gençlik ihtiyarlık, seni varlık dinledi

Ey yurdumun müşfik sesi, ey İlâhî gün nefes

Ey dînimin canlı sesi, ey mukaddes nurlu ses

Ey hak sesi, insanlığı gürbüzleştir, gürleştir

Kanlıları kardeş eyle, cihanları birleştir

Ey ulu ses, ey ezan!..

Bu mısralar, İhsan Raif Hanım‘ın “ezan” başlıklı iki ayrı şiirine aittir. Paris‘te ezan sesine hasret kaldığı günlerde yazılmıştır.

Hakikatte ezan sesinin duyulmadığı bir yerde yaşamanın ağır yükü altında ezilmeden, ezana hasretlik ne demekmiş anlaşılamaz. Ecnebî diyarlarda insanlarımızın neden çabucak yitirildiğini ve eğer güçlü bir îmâna sahip değil ise, nasıl da heder edilmiş ömürlere sürüklendiklerini söylemeye hâcet var mı? Belki de bu yüzden duâlarımıza bir tekerleme hâlinde, “Rabbim! Ezânımızı dindirtme…” temennîleri süzülüp gelmiştir.

İhsan Raif Hanım’ın Paris’te dinlediği kilise çanları arasında aynı duâyı günlerce tekrarladığını duyar gibiyiz.

İhsan Raif Hanımefendi, Osmanlı vezirlerinden Köse Raif Paşa’nın kızıdır. Beyrut’ta doğmuş ve Paris’te vefat etmiştir. Bununla beraber daha sonra na‘şı İstanbul’a getirilip Rumelihisarı Kabristanı’na defnedilerek Boğaz’ın dâvûdî ezanlarıyla sıla hasretini giderecektir. Küçük yaşlardan itibaren Fransızca ve edebiyat dersleri alan İhsan Raif Hanım, edebiyat ve şiire sıcak alâka duyuyordu. Rıza Tevfik’in şiirleriyle karşılaştığında da sanatkâr rûhu onu şiir yazmaya sevk etti. Türk edebiyatının hece vezniyle yazan ilk kadın şâiri oldu. “Gözyaşları” adını verdiği şiir kitabı, daha ziyade muztarip gönlünün gözyaşlarıyla nemlenmiştir. “İstanbul” başlıklı şiirinde, bakınız bir şehri nasıl bir sevgi hisleriyle anıyor:

Yıllarca ağladım güldüm dizinde

Âşıkların sesi hep âh u zârdır

Gönüller çalkayan ak denizinde

Kocamış Bizans’ın gölgesi vardır

Canıma can katan ah İstanbul’um

Perişan hüsnüne âşık bir kulum

Hasretinle inler evli bir dulum

Gönlümde kanımın gür sesi vardır

İstanbul, ey garbın gizli beresi

Söyle aşk ilinin yolu neresi?

Akşam gurubunda Göksu Deresi

Kayıktan kayığa siner kabarır

Hüsnünü söylerler hep dilden dile

Âşıkların çekmiş nice bin çile

Göğsünde yetişen güllerde bile

Ezelî bir sevda kokusu vardır.

İstanbul’a ve ezan sesine hasret, henüz kırkdokuz yaşında iken gurbet ellerde hayata veda eden bu hanımefendinin vefat tarihi, 4 Nisan 1926’dır.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Edebiyat, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Şiir | 2 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: