Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 09 Şub 2008

Ayakkabının Çamuru

Posted by Site - Yönetici Şubat 9, 2008

Ayakkabının Çamuru,Bâyezîd-i Bistâmî ,ruyada-eski-ayakkabi-gormek-islami-dini-diyanet-ruya-tabirleri

Ayakkabının Çamuru

Bâyezîd-i Bistâmî Hz yağmurlu bir havada Cumâ namazına gitmek için evinden çıktı. Sağnak hâlde yağan yağmur, yolu çamur hâline getirmişti. Yağmur bitinceye kadar bir evin ihâta duvarına dayandı. Çamurlu ayakkabılarını duvarın taşlarına sürerek temizledi. Yağmur yavaşlayınca câmiye doğru yürüdü. Bu sırada aklına bir mecûsînin duvarını kirlettiği geldi ve üzülerek;

“Onunla helâlleşmeden nasıl Cumâ namazı kılabilirsin? Başkasının duvarını kirletmiş olarak nasıl Allahü teâlânın huzûrunda durursun?” diye düşündü ve geri dönüp o mecûsînin kapısını çaldı.

Kapıyı açan mecûsî;

“Buyrun bir arzunuz mu var?” diye sorunca;

“Sizden özür dilemeye geldim.” dedi.

Mecûsî hayretle;

“Ne özrü?” diye sordu. O da;

“Biraz önce duvarınızı elimde olmadan çamurlu ayakkabılarımı temizlemek maksadıyla kirlettim. Bu doğru bir hareket değil. Yağmurun şiddeti bu inceliği unutturdu.” deyince,

Mecûsî hayretle;

“Peki ama ne zararı var? Zâten duvarlarımız çamur içinde. Sizin ayağınızdan oraya sürülen çamur bir çirkinlik veya kabalık meydana getirmez.” dedi.

Bâyezîd-i Bistâmî Hz;

“Doğru ama, bu bir haktır ve sâhibinin rızâsını almak lâzımdır.” dedi.

Mecûsî;

“Size bu inceliği ve insan haklarına bu derece saygılı olmayı dîniniz mi öğretti?” diye sorunca;

“Evet dînimiz ve bu dînin peygamberi olan Muhammed aleyhisselâm öğretti.” dedi.

Mecûsî;

“O hâlde biz niçin bu dîne girmiyoruz?” diyerek kelime-i şehâdet getirip müslüman oldu.

Güzellik bir nimettir.Nimete şükredilirse,manen

ziyadeleşir.Şükredilmezse degişir,çirkinleşir.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, İlginç, İslam Alimleri | 11 Comments »

Allâh’ı Zikir, En Büyük İbâdettir

Posted by Site - Yönetici Şubat 9, 2008

Allahu ekber,turkce hatim duasi,İsm-i A'zâm Duası

 

Allâh’ı Zikir, En Büyük İbâdettir

Mü’minler girip çıktıkları, oturup kalktıkları her mekânda zikirle meşgul olabilir, hatta olmalıdırlar.

Bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

“Kim bir yere oturur ve orada Allâh’ı zikretmezse, Allah’tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada Allâh’ı zikretmezse, ona Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allâh’ı zikretmezse, ona Allah’tan bir noksanlık vardır.”(1)

Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) bu ikazlarıyla, Allâh’ın zikrini kalbine-letâifine vird edinmeyen, bulunduğu mekânı ve zamanı onunla tenvîr etmeyen kimselerin, Allah tarafından rahmet, feyz ve bereket noksanlığına uğratılacağını haber vermektedir.

Çok büyük bir ibâdet olan zikri, sadece dil ile yapmak kâfi değildir. Aslolan, kalbin ve sair letâifin zikridir.

İnsan iki türlü zikreder:

1. Kendi irâdesiyle, şuurlu olarak,

2. İrâde dışı, yani gayr-i irâdî olarak…

İnsan, yaptığı bu ikinci kısım zikirden haberdar değildir. Her bir a‘zânın, hatta vücudumuzda bulunan her bir zerrenin, her an ihtiyaçları için Cenâb-ı Hakk’ı zikredip, ondan ihtiyaçlarını istemesi gibi… Meselâ gözün görmek, kulağın işitmek için ihtiyaçlarını Allâh’a arz etmesi… Demek ki insan, irâdî olarak Rabb’ini zikretmese de vücudu ondan uzak kalamıyor, zikrini muntazaman yapıyor. Fakat bu zikirler irâde dışı olduğu için, sahibine bir şey kazandırmıyor.

Hulâsa, zikirden daha büyük bir şey yoktur. “(Habîbim!) Sana vahy olunan kitabı oku. Namazı da dosdoğru kıl! Çünkü namaz, edepsizlikten, akıl ve şerîata uymayan her şeyden alıkoyar. Allâh’ı zikretmek ise, en büyük (ibâdet)tir. Ne yaparsanız Allah bilir.”(2) âyet-i celilesi, bu hakikati beyan etmektedir.

Rahmeti, ihsânı, lûtuf ve keremi sonsuz ve her an dâim olan Rabb’imizin zikrinden uzak yaşanan bir hayat, mânâsız olduğu gibi, insanı tatminsizliğe götürür.

Bütün sıkıntı, stres ve sapıklıkların temelinde ise, kalb huzûrsuzluğu-tatminsizliği vardır; kalbin tatmini, huzûr ve sükûnu ise, ancak Allâh’ı zikirle mümkündür.

ALINTI : Halis ece
DİPNOTLAR
(1) Ebû Dâvud, Sünen, Edeb, 31.
(2) Kur’ân-ı Kerim, Ankebût sûresi, 29/45.

Posted in Allah, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, İbadet | 2 Comments »

“İnşikâk-ı kamer” mu‘cizesi ve ay zeminindeki çatlak

Posted by Site - Yönetici Şubat 9, 2008

“İnşikâk-ı kamer” mu‘cizesi ve ay zeminindeki çatlak

“İnşikâk-ı kamer” mu‘cizesi ve ay zeminindeki çatlak

“İnşikâk-ı kamer”, Ay’ın ikiye ayrılması demektir. Resûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.)mu‘cizelerinden biridir. Bu mu‘cizenin meydana gelişi, tarih ve siyerlerde kısaca şöyle anlatılır:

Rasûlüllah Efendimiz’in (s.a.v.), dolunaya bir işarette bulunması üzerine, ay derhal ikiye bölündü. Her iki parça da birbirinden ayrılıp uzaklaştı ve kısa bir müddet sonra da tekrar yan yana gelip birleştiler.

Bu muazzam mu‘cize, müşriklerin isteği üzerine Mekke‘ye pek yakın bir mesafede Minâ‘da, aydınlık bir gecede vukûa gelmiştir. Kur‘ân-ı Kerim‘in bize haber verdiği en büyük ve en parlak mu‘cizelerden birisidir.

Nübüvvetin sekizinci yılında, Hicret‘ten beş yıl evvel meydana gelmiştir. sûresinin 1’inci âyetinde, “KamerKıyâmet yaklaştı ve ay yarıldı” buyurulmuştur. Pek çok sahâbeden gelen rivâyetlerin, Buhârî‘de geçen şekli ile hulâsası şöyledir:

“Biz Rasûlüllah (s.a.v.) ile Mekke civarında Minâ’da bulunuyorduk. Ay iki parçaya bölündü. Bir parçası dağın arkasında, öbür parçası da önünde idi. Rasûlüllah (s.a.v.), ‘Şâhid olunuz!’ buyurdu.” Mu‘cizeyi bizzat gören müşrikler, Rasûlüllah (s.a.v.)’ı kastederek, birbirlerine, “Bu size büyü yaptı” dediler. İçlerinden biri:

— Eğer Ay’a büyü yaptıysa, büsbütün dünyayı tutacak değil ya! Siz, gelen yolculardan bir sorunuz bakalım, görmüşler mi? Eğer bu hâdiseyi onlar da sizin gördüğünüz gibi gördüklerini söylerlerse, Muhammed’in (s.a.v.) nübüvvet iddiâsı doğrudur. Aksi takdirde bu bir sihirdir, dedi. Ve sorduklarında ise yolcular:

— Evet, gördük; ay ikiye bölündü, demişlerdir.

***

İNŞİKAK-I KAMER’LE ALAKALI BAZI HADİSLER

Müslim’in Sahîhi’nde geçen hadislerden birkaçı ise şöyledir:

Abdullah b. Mesûd (r.a.), Rasûlüllah (s.a.v.) zamanında de Allah’ın Rasûlü: “ay iki parçaya bölündüŞahid olunuz!” buyurdu, demiştir. (Müslim, Sahîh, Hadis No: 5010)

Enes b. Malik‘in (r.a.) anlattığına göre, Mekke halkı Rasûlüllah’tan (s.a.v.) kendilerine bir mucize göstermesini istemişler. O da onlara, ayın yarılmasını iki kere göstermiştir. (Müslim, Sahîh, Hadis No: 5013)

İbn Abbas (r.a.) da Rasûlüllah’ın (s.a.v.) zamanında ay yarıldı demiştir. (Müslim, Sahîh, Hadis No: 5015)

***

İNŞİKAK-I KAMER’LE ALAKALI TARİHİ DELİLLER

Ayrıca bu mu‘cizenin vukûuna dair başka deliller de vardır. Mesela bu cümleden olarak;

– Şifa Şerhi‘nde Aliyyülkârî‘nin (rh.)…

– Muvazzah İlm-i Kelâm‘da Ömer Nasuhi Bilmen merhumun, bazı tefsirlere atfen bildirdiklerine göre, Hindistan‘da bulunan bir heykelin üzerinde:

“Kamer (ay) ikiye bölündüğü yıl yapılmıştır” diye yazmaktadır.

***

SPUTNİK’TEN ALINAN FOTOĞRAFLAR VE BATI’NIN İKİYÜZLÜLĞÜ

“İnşikâk-ı kamer” mu‘cizesi mevzuunda, günümüzde ay etrafında dolaşan ve Sputnik adı verilen uydulardan alınmış –dünyadan çekilebilen fotoğraflara nazaran mesafeleri daha çok yaklaştıran– ay yuvarlağı ile alâkalı fotoğraflarda, ay sathının tam ortasında yukarıdan aşağıya uzanan bir çatlak görülmektedir. Bu çatlak, takriben bir buçuk kilometre genişliktedir. Amerikalılar bu çatlağa ‘Radley Rille’ adını vermişlerdir. Bu çatlakla alâkalı olarak Apollo–15 ile gerçekleştirilen derinliğine araştırmalar, bugüne kadar halka açıklanmadığına göre anlaşılan, bundan sonra da açıklanmayacaktır.

Nitekim dünyaca meşhur İngiliz gazetesi The Guardian’ın, 29 Temmuz 1971 tarihli nüshasında yayınlanan yorum-haber, Batı’nın bu işten korktuğunu ortaya koymuştur. Orada çıkan yazıda, Müslümanlar’ın daha şimdiden bu fotoğraflara dayanmak suretiyle, ‘İslâm Peygamberi’ne (s.a.v.) atfedilen ‘ay’ın ikiye bölünmesi’ mu‘cizesinin gerçekliğine dair isbat yoluna girdikleri… tarzında açıklamalara yer verilmişti.

Acaba bir gün, ilim nâmusu ağır basan insaflı astronotlar çıkıp, bu yarığın aslı ve esası mevzuunda insanlığa ışık tutacak, bunun, inşikâk-ı kamer mu‘cizesinde meydana gelen çizginin bir kısmını teşkil ettiğini açıklayabilecekler mi?..

Ne dersiniz?

HALiS ECE

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mucizeler, Türkiye, İlginç | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: