Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 31 Oca 2008

Modern Tesettür (!)

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2008

Modern Tesettür

Modern Tesettür (!)

Askeriyede savaş anında her asker bir “sütre” gerisinde yatar, oradan ateş eder.

Kore’den gelen bir subay, bir taş göstermiş, “Beni kurtaran bu taştır.” demiş. Savaşırken o taşın arkasında yatmış. Bir iki kurşun o taşa değip sekmiş, böylece o arkadaş vurulmamış.

Sütre ve tesettür aynı kökten gelir. Setr… Yani örtmek…

Nasıl ki askerler savaşta sütre gerisinde yatarak korunur, Müslüman hanımlar da tesettürle kendilerini düşmanlardan korurlar. İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bir zamanlar modernizme uyarak hızla açılan Amerika gibi ülkeler şimdi tesettürün çarelerini arıyorlar. Amerikalılar bir zaman çıplaklıkta sınır tanımayarak çıplaklar kampı bile kurdu. Sonra baktılar ki soyunmak felaket getiriyor, hiç faydası yok, babasız çocukların sayısı her geçen gün artıyor; şimdi de müstehcenlikle mücadeleye başladılar. Çünkü haramlar, insanı çökerttiği gibi aileyi ve milleti de çökertir.

Bazı insanlar gözlerini, güzellik aramak için kullanır. Güzel bir çiçeğe baktığı gibi güzel bir kadına da bakar. Çiçeğe bakar, “Bu ne güzel bir çiçek!” der alır. Güzel kadın da hoşuna gitmişti…

Videolar, resimler, filmler, internet müstehcen resim göstererek insanlığı çökertmek istiyorlar. Ya onlara bakmayacağız veya onlar ortadan kalkacak! Eğer onlara bakarsak koyunun ota koştuğu gibi, sineğin tatlıya koştuğu gibi insan da harama yapışır; maddeten ve mânen ölür.

Gözü yaratan, gözün baktığı yeri görür. Harama bakan, gözüyle avlanmıştır. Sanki onun bakışı ip olur, kişiyi baktığı şeye bağlar. İnsan da ister istemez o yöne gider. Bu sebepten harama bakmamak lazım.

Otobüsteydim. Önde oturan yolcu, gazeteyi açmış bakıyor. Gazetede bir resim var. İçimden dedim ki: “Allah’ım, bu resme bakmamı haram etmişsin; işte ben de başımı çevirdim!

Nefse hakim olmak kolay değil. Fakat zoru başarmak mesele…

Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?

En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek. Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına kayılıyor… Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, “Bana bak!” Bu olmaz! Rengin önemi yoktur yeter ki, kişiyi cazip göstermesin. İnsan kendini Allah’a beğendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu mantonun rengini beğenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beğenmez. O hanım şöyle soracak kendine: “Bu mantoyu Allah beğenir mi?” O’dur önemli olan. Bol mu? Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı?

Bir kadının iffetli sayılabilmesi için, örtünmesi yeterli değildir. Kadının bakışları, yürüyüşü, hareketleri… Bunlar tesettürü oluşturan bütünün parçalarıdır. Kur’an’da tesettür, “cilbab” diye geçer. Yani kadının kafasından bir örtü bırakacağız, işte oldu cilbab…

Şimdiki hanımlar, modern tesettürlü (!) Modernizm Avrupa’ya aittir. Kanımca böyle hanımları imanları kurtaracak… “Efendim ben öyle kapanamam.” Kapanma. O zaman gelecek tehlikelere de razı ol.

Kapalı bir hanım, yolda giden diğer bir kapalı hanımı durdurmuş, şöyle demiş: “O kadar güzel kapanmışsın ki, çok cazip görünüyorsun!

Ceylanı güzelliği için vururlar. En güzel meyveye çok taş atarlar. Altın, değerli olduğu için onu ateşe atıp eritirler. Elmas yontuldukça kıymetlenir. Geyikleri boynuzları için avlarlar. Bazı hayvanlar kürkleri için acımasızca öldürülür. Birçok değerlere sahip olanlar, birçok felaketlere uğrayabilirler. İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmek için vardır. İslamiyet’in dışına çıkansa, avcının ağına düşer!

Tesettür, kadının cazibesini artırması değildir!

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür | Etiketler: | Leave a Comment »

Misafir ağırlama kültürümüz

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2008

9Misafir ağırlama kültürümüz

Misafir ağırlama kültürümüz

Temelini İslam’dan alan kültürümüzde misafire niçin geldiği, ne zaman gideceği ve aç olup olmadığı sorulmaz. Bunun yerine herkes kendi imkanlarına göre hiç beklemeden hazırda olan, kolay hazırlanabilen ne varsa kısa sürede bir sofra hazırlanır.

Misafir sofraya yalnız başına oturtulmaz.
Misafiri rahatlatmak için komşular da seferber olurlar ve hizmette kusur edilmez.
Bu durumda misafir de yiyeceği kadarını yer sonra da kalanını bırakarak sofradan kalkar.
Yemekten sonra da misafire içecek bir şey ikram edilir.
Ancak bu ikramda kullanılan dil önemlidir.
Misafire Kahve alır mısınız? ` yerine, “Kahvenizi nasıl alırdınız” onun daha rahat olmasını sağlayacaktır.
___________

Peygamber efendimiz (sav) “sizden biriniz kurdugu yemek sofrasini misafirlerin önünde bulundugu müddetce melekler o kimseye salat ve selam ederler” buyurmuslardir.

Horasan alimlerinden biri, yiyemiyecekleri kadar bol yemek sofralar kurar ve su hadis-i serif rivayet eder: “kardeslerinin yedikleri ve onlardan arta kalan yemegi yiyien kimse bu yemegin hesabi icin sorguya cekilmez.” ve; ben onlardan artan yemekleri yemek icin misafirlerime fazla yemek ikram ederim, derdi.

Peygamberimiz (sav) “kul üc seyden sorguya cekilmez. sahur yemeginden, iftar yemeginden, dost ve kardesleriyle yedigi yemeklerinden” buyurmusdur.

Abdullah bin Ömer (ra): “yanina bol yiyecek alip yolculukta arkadaslarina ikram etmek, kisinin serefli ve insaniyetli olusundandir” buyurmusdur.

Ashab-i Kiram “bir sofraya toplanip birlikte yemek, ahlakin üstünlüklerindendir” buyururlardi.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Görgü Kuralları, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 4 Comments »

Yarım kilo bal için 17 bin arı 10 milyon çiçek

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2008

Yarım kilo bal için 17 bin arı 10 milyon çiçek,bee-swarm

Yarım kilo bal için 17 bin arı 10 milyon çiçek

Bal kimi zaman güzellik iksiri olmuş kimi zaman dertlere derman… Bu besin öyle değerliymiş ki Eski Mısır’da, devlet yönetimindeki kişilere maaşlarının bir bölümü ‘bal’ ile ödenirmiş. Tarih boyunca itibar gören bal bugün yok olma tehdidiyle karşı karşıya

Hafta sonu çiçeklerle uğraşırken kulağımın dibinden vyzz diye birşey geçti. Tabii ki bir arıydı bu, önemsiz sayılabilirdi. Ancak bal arysy oldu?unu fark edince hareketsiz kalarak onu biraz izlemek istedim. Bal arıları sürü olarak yaşar, öyle herhangi bir yerde tek başına bal arısı görmek olağan bir durum değildir. Nereden geldiyse? Bahçede ne var ne yok teker teker yokladı. Daha sonra ıtır bitkininin çiçeklerini beğendi, onları gezdi. Uzaklaşmadan yeni açan yasemine gitti ve orada da bolca zaman geçirdi. Sonra da geldiği gibi gitti. Balkona çok fazla sarı arı gelir ama hiç bu kadar işini ciddiye alan ve çiçekleri seçen bir arı görmedim. Bal arıları hangi çiçeği seçeceğini iyi biliyor besbelli, boşuna değil ballarının bu kadar güzel olması.

M.Ö. 3500 yıllarına dayanan arıcılık, şu günlerde bu çalışkan hayvanların nedensiz ölümlerine tanık oluyor. Önce Amerika’dan gelen haberler, daha sonra dünyanın çeşitli arı yetiştiricilerinin olduğu bölgelerden alınan bilgiler ve en son Türkiye’deki toplu yok oluşları bir bilmece. Kovanlarda ölüleri bile bulunamayan arılar yok oluyor. Sebebinin küresel ısınma olduğu tahmin edilen bu durumda Amerika’da arı kovanlarında yüzde 70, Türkiye’de ise yüzde 50 civarında kayıp var.

10 MİLYON ÇİÇEK DOLAŞIYOR

Sanılanın aksine bal, çiçek polenlerinden elde edilmiyor. Ana malzemesi, arıların çiçek ve meyve tomurcuklarından topladıkları nektarlar. Arı bu nektarları, bal midesi denilen organında kimyasal değişime uğrayarak vitamin ve minerallerden oluşan bir sos haline getiriyor. Vücutlarında oluşan balı kovandaki hücrelere yerleştirip üzeri mumla kapatılıyor. Koloninin petekleri hazırlarken oluşturduğu havalandırma sistemi, balın petekte kıvam ve lezzeti artana kadar dinlenirken korunmasını sağlıyor. Balı üç gruba ayırabiliriz: Çiçeklerden toplanılan nektarinden oluşan çiçek balı, ıhlamur, meşe ve çam gibi ağaçlardan sızan şekerli sıvıları toplayarak yaptıkları salgı balı ve çiçeklerin yetersiz olduğu bölgelerde yerlerde besicilerin kovanların önüne yerleştirdikleri tatlı çözeltileri toplayarak yaptıkları besleme bal.

Balın lezzeti tamamen toplanan nektarinlerin türüyle ilgili. Kabaca bir hesapla yarım kiloluk bir çiçek balı için 17 bin bal arısının 10 milyon çiçeği ziyaret etmesi gerekiyor. Bu şekilde rakamlara döküldüğünde meselenin ne kadar zahmetli olduğunu fark edebilirsiniz. Ama bal arıları o kadar çalışkan ki ihtiyaç duydukları balın çok fazlasını üretebiliyor.

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Türkiye, İbretlik, İlginç | 2 Comments »

Dünya Malı – Duâda Dikkat Edilmesi Gereken Bir Husus

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2008

EBRU-HAT-SANATI-KAMIS-EL-YAZMASI-EDEB-YA-HU__67370473_1 copy

Dünya Malı.

“İnsan gölge peşinde koşmaz. Dünya gölge gibidir. Nasıl güneşe karşı gidilse, gölge seni takip eder, peşini bırakmazsa; güneşe arka çevirirsen, gölge öne düşer, ne kadar koşsanyetişip yakalamak kaabil olmaz. Hakka dönüp (gölge misâli dünyayı) kendine tâbi kılmalı..”

Duâda Dikkat Edilmesi Gereken Bir Husus

“Büyükler, “Yâ Rabbî, bizi tahammül edemeyeceğimiz imtihana tâbi tutma” diye duâ ederler de, “Bizi imtihana sokma” demezler.

Zira imtihanda terfî-i derece var. Siz, “Yâ Rabbî, ben imtihan ehli değilim, beni imtihan etme, Habîbin iltimâsı ile, bizi bu âlemden imtihansız olarak göçür” diye dua edersiniz. “Allah imtihan ediyor” gibi sözleri aslâ konuşmamalı. Zira kim imtihan verebilir?”

S.Hilmi Tunahan (K.S.A)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: