Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 20 Oca 2008

MUHYİDDİN İBN ARABİ HAZRETLERİ’NDEN TEVHİD IŞIĞINDA ÖĞÜTLER

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

MUHYİDDİN İBN ARABİ HAZRETLERİ’NDEN TEVHİD IŞIĞINDA ÖĞÜTLER

1. İnsan adaleti önce kendi nefsinde uygulamalı, insana yakışan ne kadar
güzel şeyler varsa, onları doğru bir şekilde kendisine mal etmeli.

2. Faydasız ilim, şifasız ilaca benzer. Güzel ilim, çalışma ile beraber
olandır.

3. İnsanın kendi şahsına rahmeti, başkasına rahmetinden daha büyüktür.

4. Peygamberlerden sonra, insanlar üzerinde en büyük hak, ana ve baba
hakkıdır. Duada, nefsini, ana babasına takdim emrolunmuştur. Kur’an 71/28
bunu, “Rabbim beni, anamı, babamı, evime inanmış olarak gireni, inanan erkek
ve kadınları bağışla; zalimlerin de yalnız helakını arttır,” şeklinde
belirtir.

5. Eğer söz sahibi isen, hak ile söyle, hak ile hükmet. Heva ve hevese uyma.

6. Hesap günü, ahiretteki hesap günü olmakla beraber, dünyada nefslerini
hesaba çekmeyenler için de geçerlidir. “Hesaba çekilmezden önce kendinizi
hesaba çekin” diye emir vardır.

7. Dünyada da cezalar vardır. Bunlar, insanları tevbe ve düşünceye
yönelttiği için faydalıdır. Tevbe Suresi 102. ayetinde, günahlarını itiraf
edenlerin affedilecekleri belirtilir: “Savaştan geri kalanların bir kısmı
da, suçlarını itiraf ettiler. Onlar iyi işi kötüyle karıştırmışlardı.
Allah’ın onların tevbesini kabul etmesi umulur; çünkü O bağışlayandır,
merhamet edendir.”

8. Allah’ın haklarına ve halkın haklarına dikkat et. Kur’an 47/38’de, “..
Allah zengindir, siz ise fakirsiniz.. ” buyuruluyor. İnsan daima Allah’tan
istemeye mecburdur.

9. Sakın ola ki iki kişinin arasını bozma. Bu durum dini yıkar.

10. Sağlığını ve boş zamanlarını en kıymetli hazine olarak bil. Allah’ın
razı olacağı işlerde, ölçülü bir şekilde değerlendir.

11. Terk ettiğin kabahatleri bir daha yapmamaya kararlı ol. İşlemekte
bulunduğun hayırlı işleri de ölünceye kadar sürdür, sakın bırakma.

12. Bilmediklerini bilenden öğren. Bildiklerini de bilmeyenlere öğret.

13. Sadaka mal ile olduğu gibi, Tehlil (La ilahe illallah), Tekbir (Allahu
Ekber), Tahmid (Elhamdü Lillah), Havkale (La havle ve la kuvvete illa
Billah), Tesbih (Süphan Allah) ile de olur. Bunlar, zikirlerin en üstünüdür.

14. Söylediğin söze dikkat et. Örneğin, bir insan mümin kardeşine kafir
dese, o kelime dediği yere gider. Eğer dediği gibiyse, orada kalır, değilse
söyleyene geri gelir.

15. Devletin büyüklerine dil uzatma. Hataları olursa onlara aittir. Senin
tutumun emirlere uymak, düzeni bozmamak olmalı. Eğer tenkid edeceksen,
sıfatı tenkid et, öze dokunma. Methedersen, her ikisini de methet.

16. Üç şeyden kork: Allah’tan, nefsinden, Allah’tan korkmayandan.

17. Allah sana servet ihsan etmişse, onu Allah’ın razı olacağı yerlere
sarfet. İnsan nimeti arttıkça, şükrünü arttırmalı. Şükür etmeyenlerin
kalbine dalgınlık gelir. Bunların dilleri zikrullaha, kalbleri de huzura
kavuşamaz.

18. Üç kişi bir yerde iken, ikisinin gizli konuşması veya üçüncünün
bilmediği dil ile konuşmaları doğru değildir.

19. Konuşmalarının anlaşılmasını istiyorsan, herkesin anlayabileceği şekilde
konuş. Bu yetenek, ilim adamlarının yanına cahil olarak varmakla, zahidlerin
yanına dünyayı bırakarak gitmekle, irfan ehlinin yanına varınca da susmakla
kazanılır.

20. Bir şeyi iyice bilmeden, görmeden işleme. İşlediğin işin kalıcı ve
faydalı olmasına özen göster.

21. Namazı evinin her tarafında kıl. Zekatını ver. İnsanlardan ayrı düşme.
Sabırla ve namazla Hak’tan yardım iste.

22. Evlere izinsiz girmeyin.

23. Misafirlerine ikram et. Misafirin hakkı üç gündür. Fazla kalırsa sadaka
olur. Misafire ikram, imanın şubelerindendir. Kötülüğü en güzel bir şekilde
savmak, sesini kısmak, sabırlı olmak, böbürlenmemek, alçakgönüllü olmak da
imanın kapsamındadır.

24. Abdest, başlı başına bir ibadettir. Abdestli bulun.

25. Kimsenin ayıplarını araştırma. Karınla, kocanla iyi geçin. Sakın kendine
uydurmaya çalışma. Çocuklarına güzel isimler koy, edep öğret.

26. Vasi, elçi, şahid olmamağa gayret et. Olduğun takdirde, sorumluluğunu en
iyi şekilde, bilerek yerine getir.

27. Gizli yapılan faydalı işler, ihlasın en büyük göstergesidir.

28. Arefe ve Aşure oruçlarına devam et. Zilhiccenin ilk on gününde,
Muharrem’in ilk on gününde ibadeti çok yap.

29. Günahında ısrar etme, hemen tövbe et. Yemine dilini alıştırma,
kararlarında acele etme. Eğer öfkeliysen, sakinleşmeyi bekle; aç isen,
açlığını gider.

30. Az ye, az uyu, öz konuş, yararlı iş işle. Herkesi dinle, sana faydalı
olanları al ve kendinde hapsetmeden ölçülü olarak dağıtmaya yönel.

31. Her halinde iyi niyetli olmağa gayret et. İbadetin başı, niyettir.

32. Falcılara ve büyücülere gitme. Kendin de böyle işlerle uğraşma.
Kazanmaya kudretin varken, sadaka alma. Her an Allah’ın verdiklerine şükret.

33. “Allah” ismi şerifine devam et. Başından elifi kaldırırsan, Lillah
kalır. Yine Allah’ın ismindendir. İkinci lam’ı kaldırırsan Hu kalır ki, o da
Allah’ın ismindendir. Başka hiçbir kelimede bu özellik yoktur.

34. Abdest alırken suyu fazla harcama. Her konuda israftan kaçın, ölçülü ol.

35. Yedi büyük günahtan sakın : Allah’a eş koşmaktan, isim peşine düşerek
yaşamaktan, nefse zulümden, yetim malı yemekten, hak edilmemiş para
yemekten, askerden kaçmaktan, insanlara kötü söz söylemekten, zan ve
sanılarda bulunmaktan.

36. Hürmetler karşılıklıdır. Sabırla öfkesini yutanın kalbine emniyet ve
imanın dolacağını da unutma.

37. İhtiyacı olanların yardımına, karşılık beklemeden koş.

38. İnsanları hayırlı işlere teşvik edenler, sevaba ortak olurlar.

39. Borcuna sadık ol. Sözünden dönme ve yerine getiremeyeceğin vaadlerde
asla bulunma.

40. Vasiyetlerin en faydalısı ve en doğrusu, Kur’an vasiyetidir. Kur’an’ı
oku, öğren, öğret.

41. Daima bilgili kişileri dinle. Bir işi bitirince, yeni bir işe başla.

42. Sır tutmasını bil. Sırrın sorumluluğu çok önemlidir.

43. Kusurları örtenlerden ol, Allah yardımcın olur. Akraba ve komşularına
iyilik et, müslüman olursun. Dostlarına iyilik et, mümin olursun. Allah’ın
farz kıldığı ibadetleri yap, abid olursun. Allah’ın taksimine razı ol, zahid
olursun.

44. Sana sunulan maddi, manevi değerlerde cimrilik yapma. Ölçülü dağıt.

45. Neyi arzuluyorsan, arzu ettigini önce kendin yap. Örneğin: Sevilmek
istiyorsan, önce sevmeyi öğren. Kazanmak istiyorsan, önce çalış. Hürmet
görmek istiyorsan, önce hürmet et.

46. Eğer işin sonundan korkar, nasıl sona ereceğini bilemezsen, Kur’an,
3/8’i oku : “Rabbimiz, bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi
eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz sen sonsuz bağışta
bulunansın.” 8/9 : “Rabbimiz, doğrusu geleceği şüphe götürmeyen günde,
insanları toplayacak olan sensin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz.”

47. Hata yapanları görüp, ne diyeceğini bilemediğin takdirde, Hz. isa’nın
dediği gibi söyle (Kur’an, 5/117) : “Sen benim içimde olanı bilirsin, ben
senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak sensin.”

48. Eğer, Allah’a yönelerek affını istersen, Muhammed Aleyhisselam ve
ensarının dediklerini söyle (Kur’an 2/286) : “Rabbimiz, eğer unutacak veya
yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin
gibi, bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği şeyi
taşıtma, bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen Mevla’mızsın, kafirlere
karşı bize yardım et.”

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Türkiye | 2 Comments »

Peygamberimiz As.nin Yengesi Kabre İnmeden Önce…

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

Fâtıma Hatunun Peygamberimiz (a.s.)a Annesinden Sonra

Fâtıma Hatunun Peygamberimiz (a.s.)a Annesinden Sonra Anne Oluşu; Ona Derin Sevgi ve Saygı Besleyişi

Ebu Talib Amcanın zevcesi Fâtıma Hatun; faziletli,[415] iyi halli bir kadındı. [416]
Peygamberimiz (a.s.)ın yanında, onun büyük bir mevkii ve itibarı vardı.[417]
Fâtıma Hatun vefat ettiği zaman Peygamberimiz (a.s.)ın gözlerinden yaşlar akmış;[418] “Bugün annem vefat etti!” buyurup[419] gömleğini ona kefen olarak sardırmış,[420] cenaze namazını kıldırmış.[421] gömüleceği kabrin içine inip yanının üzerine uzandıktan sonra onu indirtmişti.[422]
“Biz, senin buna yaptığın şeyi başkasına yaptığını hiç görmedik!?” dedikleri zaman:
“Ebu Talib’den sonra, bu kadıncağız kadar bana iyilik eden hiçbir kimse yoktur!
Âhirette Cennet elbiselerinden elbise giymesi için, ona gömleğimi sardırdım.
Kabre ısınması için de, oraya kendisiyle birlikte uzandım!” buyurmuştur.[423]
Peygamberimiz (a.s.), bu yengesi için duyduğu üzüntüden hayrete düşenlere de:
“O, beni doğuran annemden sonra, annemdi.
Kendisinin çocukları aç durur, suratlarını asarlarken, o önce benim karnımı doyurur, saçımı tarar ve gülyağlarıyla yağlardı.
O, benim annemdi! [424]
Cebrail ((a.s.)), Yüce Rabbim tarafından:
‘Bu kadın, Cennetliklerdendir!1 diye bana haber verdi” buyurmuş[425] ve:
“Allah seni yarlıgasın ve hayırla mükâfatlandırsın!
Allah sana rahmet etsin ey annem!
Sen, benim annemden sonra, annemdin!
Kendin aç durur, beni doyururdun!
Kendin çıplak durur, beni giydirirdin!
En nefis nimetlerden kendi nefsini alıkor, bana tattırırdın!
Bunu da, ancak Allah’ın rızasını ve ahiret yurdunu umarak yapardın!
Allah ki, diriltendir, öldürendir, hiç ölmeyen diridir O!
Yâ Allah! Annem Fâtıma binti Esed’i af ve mağfiret et!
Ona hüccet ve delilini anlat!
Girdiği yeri genişlet!
Ben peygamberinin ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için, duamı kabul buyur ey mer*hametlilerin en merhametlisi olan Allah!” diyerek, onun hakkında dua etmiştir.[426]
Peygamberimiz (a.s.); bu mübarek Cennetlik hatunu, sağ bulunduğu müddetçe, gidip ziyaret eder, onun evinde kuşluk uykusu uyurdu.[427]

Yazının devamını oku »

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Muhammed ( s.a.v ), Kabir Hakkında Herşey | 3 Comments »

Kadınları kilitlemek değil, içeri alamıyoruz

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

23qm2on8

Kadınları kilitlemek değil, içeri alamıyoruz

Üstad Âkif, Büyük Harbin ilk yıllarında Berlin’e gider. Orada kendisiyle tanışan asilzâde bir Alman kadını ile konuşurken kadın:
—Affedersiniz, der, sizin bir şair olduğunuzu duydum. O halde merhametli bir kalbiniz olmak lâzım. Diyorlar ki siz, memleketinizde kadınları kilitler, ondan sonra sokağa çıkarmazmışsınız. Onlara acımaz mısınız?
Bu acayip sual karşısında Âkif, acı acı gülümser ve:
—Yalanınız yok, yanlışınız var madam, demişti, “biz kadınları içeriden dışarıya bırakmıyor değiliz; fakat dışarıdan içeriye alamadığımız çoktur”!

Paylaş..

Posted in Düşündüren Sözler, Diger Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Tavsiyeler, Türkiye | Leave a Comment »

Hızma takmak abdeste ve gusle mani midir?

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

hizma-modelleri,Hızma takmak abdeste ve gusle mani midir

Hızma takmak abdeste ve gusle mani midir?

Buruna delik delmek insan fıtratına uygun değildir. Kız çocuklarının kulaklarını delip küpe takmak caiz ve uygundur. Ancak bunun dışinda buruna delik delmek ve hızma takmak doğru değildir.

Kadının zinetini namahreme göstermesi caiz değildir. Bu bakımdan hızma takan kadının bunu yabancı erkeklere göstermesi söz konusu olduğu için takılmamalıdır.

Burna yapıştırılan hızma suyun deriye temasını engelleyeceği için abdeste ve gusle mani olur.

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Türkiye | 15 Comments »

Günahkarım Anne

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

cehennem,Günahkarım annehell,paradis,aglayan kadin,din,islam,TEVBE.

Günahkarım Anne

Annee ………
Anne benim yorganım maviydi
Neden beyaz örttün üstüme
Pamuk gibiydi yatağım
Neden bugün taştan gibi
Gece lambasını yakmayı unutmuşlar
Oysa annem bilirdi karanlıktan korktuğumu
Yağmurmu yağdı acaba etraf toprak kokuyor
Anne yatağıma böcekler girdi alırmısın
Hafta sonuda değil neden yıkadılar beni
Üstelik yabancı kişiler
Neden ağlıyorsun anne
Yoksa bana küstün mü_?

Beyaz kanatlı iki kişi geldi yanıma
Biri sağıma durdu biri soluma
Sorular sordular bana hiçbirini bilemedim
Bunları bana öğretmemiştin
Aç saçlarını ipek saçlarını görsünler demiştin
Şimdi saçlarım alev alev yanıyor anne
Şimdi tırnaklarımı böcekler yiyor
Çok korkuyorum ağlıyorum
Duyuyormusun_?

Ne olur kurtar benı
GÜNAHKARIM ANNE

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Şiir | Etiketler: | 6 Comments »

Abdestin Fazileti

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2008

Abdestin Fazileti

Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Kim güzelce abdesî alip iki rek’at namaz kilarsa ve her ikisinde de içinde dünya ile ilgili bir endise tasimazsa, anasindan dogdugu gun gibi günâhlarindan siyrilir.»

Diger bir rivayete göre hadisin son kismi söyledir:

«— …Ve her ikisinde de bir hata islemedigi takdirde geçmis günahlari afvedilir.»
Yine Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Allah (C.C)’in günahlari bagislamasina ve dereceleri yükseltmesine yol açan ibâdetlerini sîze bildireyim mi? «Kötü islerin ardindan hemen abdest almak, câmilere dogru yürümek ve bir namazi kilinca diger vakti beklemek»´dir. Bunlar can kurtaran halatidir.»

(Peygamberimiz son cümleyi üc kere tekrarladi.) Peygamber (S.A.V)’imiz bir gün abdest azalarini birer kere yikayarak abdest aldi ve: «Su sekilde alinacak abdest, Allah (C.C)’in namazi kabul etmesinin asgari sartidir» buyurdu. Sonra azalarini ikiser kere yikayarak abdest aldi ve: «Azalarmi ikiser sefer yikayarak abdest alana Allah (C.C) iki kat ecir verir» diye buyuurdu. Daha sonra azalarini üçer kere yikayarak abdest aldi ve «Abdestin bu sekli, benim ve benden önceki peygamberlerin ve dostum Halil Ibrahim’in (A.S) abdest seklidir» buyurdu.
Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Abdest alirken Allah (C.C)’in adini anan kimsenin Allah (C.C) bütün vücûdunu temizler. Fakat Allah (C.C)’in adini zikretmeden abdest alan kimsenin sadece su dokunan âzalari temizlenir.»
Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Abdestli iken abdest alanin amel defterine on iyilik yazilir.»
Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Abdest üzerine abdest almak, nûr üzerine nurdur.»
Bütün bu hadisler, mü’minleri abdest tazelemeye tesvik eder.

Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Müslüman kul, abdest alirken agzina su verince agzindaki günâhlar cikip kaybolur, burnuna su verince burnunun gânahlari çikip kaybolur, yüzünü yikayinca göz kapaklarinin kenarlarina kadar yüzünün bütün günahlari süzülüp gider.

Ellerini yikayinca tirnak altlarina kadar bütün ellerinin günâhlari sü­ülüp gider, basina su verince de kulak altlarina kadar basinin bütün günâhlari süzülüp çikar, ayaklarini yikayinca da tirnak aralarina kadar ayaklarinin bütün günâhlari süzülüp çikar. Bundan sonra camiye kadar yürüyüp namaz kilmasi kendi için fazladan bir sevap olur.»
Peygamber ((s.a.v.).)’imizin:

«Abdestli oruçlu gibidir» buyurdugu rivayet edilir.

Peygamber’imiz ((s.a.v.).) buyuruyor ki:

«— Kim güzelce abdest aldiktan sonra gözünü göge kaldirarak «eshedü ellâilâhe illallahu vahdehû lâserike lehû ve eshedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû (Sehadet ederim ki, bir olan Allah (C.C)’dan baska ilâh yoktur. O’nun ortagi yoktur. Muhammed ((s.a.v.).) de O’nun kulu ve rasûlüdür» derse istediginden içeri girebilecegi sekiz Cennet kapisi açilir.»

Hz. Ömer (R.A.) buyuruyor ki; «Düzgün bir abdest seytani senden kovar.»

Mücâhid (R.A.j buyurur ki; «Abdestsiz ve tevbesiz, zikirsiz uyumamayi basarabilenler bu aliskanligi devam ettirmelidirler, çünki ruhlari hangi durumda alinirsa ayni vaziyette yeniden dirilirler.»

Rivayet edildigine göre Hz Ömer (R.A) Peygamber (S.A.V)’imizin sahâbilerinden birini Kâ’be örtüsü için Misir’a gönderir, adam Sam dolaylarinda bir kesis manastiri yakininda konaklar. Kesis ondan daha âlim degildir.

Hz. Ömer’in (R.A.) elçisi, kesis ile karsilasip onun bilgisinden faydalanmak ister, kesise gelir, manastirin kapisini çalar, fakat uzun müddet kapi açilmaz.
Sonra kapi açilip kesisin yanma girince ona bazi sualler sorarak ilminin derecesini ölçmek ister, aldigi cevaplar hosuna gider, bu arada kapida uzun müddet bekletilmesinden dolayi kesise sikâyette bulunur.

Kesis onun sikâyetine söyle cevap verir: Kapimiza yöneldiginde seni hükümdar edasinda gördügümüz için senden korktuk, seni kapida bekletmemizin sebebi:

Allah (C.C) Hz. Musa (A.S)’ya: «Ya Mûsâ, bir hükümdar tarafindan korkutuldugun zaman sen ve ev halkin hemen abdest alin. çünki abdestliler benim himayem altina girerek korktuklarindan emin olurlar» diye buyurdu. Biz de, kendim ve ev halki abdest alip namaz kilarak senin korkundan emin oluncaya kadar kapiyi yüzüne kapattik, sonra açtik.
KALPLERİN KEŞFİ

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: