Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 02 Oca 2008

Türban yasağı kalkmazsa defile yok

Posted by Site - Yönetici Ocak 2, 2008

122 copy (2)

Türban yasağı kalkmazsa defile yok

Ünlü modacı Cemil İpekçi üniversitelerde türban serbest bırakılana kadar defile yapmayacağını açıkladı.

Türbanın tülbentten geldiğini ifade eden İpekçi, “Bu bağlanış şeklinin bir ideolojik bağlanış şekli olduğunu kabul ediyorum. Çünkü hepsinin birden aynı şekilde bağlamasını başka türlü açıklayamazsınız. Ne zaman serbest kalacak, ondan sonra. Tabii ki bin şekil başı bağlama, bin şekil tesettür veya kapalı insanların giyinme şekilleri… Şu anda bu ideolojidir ve kimse kimsenin ideolojisine karışamaz” dedi. Kendisini AK Parti’ye yakın hissettiğini ifade eden İpekçi, “Kadın olsaydım türban takardım” dedi.

Turgay Güler’in sorularını yanıtlayan ünlü Modacı Cemil İpekçi, türbanla kadınların TBMM’ye girişine ise bu şartlarda karşı olduğunu söyledi. İpekçi, ‘ne zaman bir papaz vekil seçilebilirse, ne zaman azınlık vekilleri görebilirsek o zaman başörtülü vekil seçilmesini normal karşılarım. Demokasi farklı görüşlerin birarada yaşaması demektir” dedi.

Son olarak Fazıl Say eleştirisiyle gündeme gelen İpekçi, “Türkiye Malezya mı oluyor” sorusuna “Keşke olabilsek” şeklinde cevap verdi.

İpekçi’ye göre, AK Parti hükümeti cumhuriyet tarihinin en iyisi.

Kaynak: 8sütun

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Tesettür | Leave a Comment »

Böyle babadan böyle evlad olur

Posted by Site - Yönetici Ocak 2, 2008

Abdestin Duaları,Abdestin Fazileti,Abdest Nasıl Alınır,Abdest_by_onecatisi, Hikâye (insanlara iyilik)

Böyle babadan böyle evlad olur

Tâbiînden, İslâm âleminde Eshâb-ı kirâmdan sonra yetişen evliyânın ve âlimlerin en büyüklerinden İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe hazretleri’nin babası Sâbit hazretleri, daha bekar iken temiz ahlâklı, takvâ ve verâ sâhibiydi. Zühdü, salahı ve ilmi pekçoktu. Yüzünde bir nur vardı.

Bir gün bir dere kenarında abdest alıyordu. Suda bir elma gördü. Elmayı alıp, abdestten sonra elinde olmayarak dişledi. Fakat tükrüğünde kan gördü. Kendi kendine; “Şimdiye kadar bana böyle bir hal olmamıştı. Buna sebep ısırdığım elma olmalı.” dedi ve buna pişman oldu.

Elma sâhibini bulup helallaşmak için dere boyunca gitti. Nihâyet ısırdığı elmanın ağacını buldu. Ağacın sâhibini aradı. Onun cömerd ve ihsân sâhibi biri olduğunu öğrendi. Oradakiler; “Çok cömert ve ihsân sâhibidir. Elma ağacındaki bütün elmaları alsan, alma demez. Bir tane elmadan ne çıkar.” dediler.

Sâbit aramalardan sonra, bahçenin sâhibini buldu ve; “Ya elmanın parasını al, yahut helâl et.” dedi. Bahçe sâhibi onun haramlardan ve şüphelilerden sakınma husûsundaki gayretini görüp, hareketinin doğru olup olmadığını kontrol etmek istedi. Sâbit’e; “Helâl etmem için ne vereceksin?” diye sordu. Sâbit; “Altın istersen altın, gümüş istersen gümüş.” dedi.

Bahçe sâhibi; “Ben altın, gümüş istemem. Kıyâmet gününde senden dâvâcı olmamamı istiyorsan, bir teklifim var. Onu kabûl edersen hakkımı helâl ederim.” dedi. Sâbit; “Teklifin nedir?” diye sordu. Bahçe sâhibi; “Benim bir kızım var; gözleri görmez, kulakları duymaz, dili söylemez, ayakları yürümez. Bunu sana nikâh etmek istiyorum. Kabûl edersen elmayı sana helâl ederim. Yoksa, yarın kıyâmet günü Allahü teâlânın huzûrunda seni mahcûb ederim.” dedi.

Sâbit kendi kendine; “Ey dîninde sâbit olan Sâbit! Kıyâmette tehlike ve sıkıntılara mâruz kalmaktansa buna dünyâda katlanmak daha iyidir.” deyip kabûl etti.

Bahçe sâhibi, teklifinin kabûl edildiğini görünce, böyle bir kimseye kızını vereceği için çok sevindi. Nikâhı yapıldı. Gece olunca Sâbit üzüntü ile nikâhlısının bulunduğu odaya girdi. Orada, gâyet süslü, güzel, sağlam, görür, işitir, konuşur, yürür bir hanımla karşılaştı. Hanım efendi kalkıp Sâbit’i karşıladı. Saygı dolu ifâdelerle konuştu. Sâbit kendi kendine; “Yâ Rabbî! Bu ne iştir. Hayal mi yoksa rüyâ mı?” dedi. Hanımın kendi nikâhlısı olduğundan şüphelenip odadan geri çıkmak istedi. Hanımı; “Niye çıkıyorsun ey Allahü teâlânın sevgili kulu? Senin helâlin benim!” dedi. Sâbit ona; “Baban seni bana kötüledi. Kördür, sağırdır, dilsizdir, kötürümdür.” diye târif etti. Sen ise ne güzel yürüyorsun ve ne iyi konuşuyorsun. Niçin böyle söyledi. Şaştım doğrusu. Muhakkak bunda bir hikmet vardır.” dedi.

Nikâhlısı kız; “Bu bir sırdır, izin ver açıklayayım. Babamın sözünde yalan yoktur. Dînini kayıran ve seven bir insandır. Seneler oluyor bu evden dışarı çıkmış değilim. Şimdiye kadar hiçbir yabancı, yüzümü görmedi. Ben de bir yabancı yüz görmedim. Bu sebeple gözlerim harama kördür. Kulağım bir yabancı sözü duymamış ve günâh işlememiştir. Bunun için günâha karşı sağırdır. Ayaklarım günah yerlerine gitmez, bunun için kötürümüm. Dilimden hiç kötü söz, günâha sebeb olan bir kelime çıkmadı. Onun için dilsizim. Babamın sözlerindeki hikmet budur.” dedi.

Bu sözleri duyan Sâbit bin Zûtâ Allahü teâlâya şükretti ve; “Yâ Rabbî! Sen her şeye gücü yetensin.” dedi. Haramlardan ve şüphelilerden sakınma ve iffet esasları üzerine kurulan bu evlilikten; ilim, irfân ve takvâ sâhibi olacak olan Nûmân isminde bir çocuk dünyâya geldi. Büyüdü Hhanefi mezhebinin kurucusu imam-ı azam oldu. Hanefî mezhebi, Osmanlı devleti zamanında her yere yayıldı. Devletin resmî mezhebi gibi oldu. Bugün, dünya yüzünde bulunan Ehl-i islâmın yarıdan fazlası ve Ehl-i sünnetin pekçoğu, Hanefî mezhebine göre ibâdet etmektedir.

Toplumun temel taşı: AİLE / Mehmet Oruç

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Haramlar - Helaller, Türkiye, İlginç, İmam-ı Azam | 1 Comment »

BİZ ONU KATIK YAPAR

Posted by Site - Yönetici Ocak 2, 2008

20120603_194237 copy.jpgty8

BİZ ONU KATIK YAPAR YERDİK !

Hz.Muhammed`ten ( s.a.v.) Sonraki Yıllardır.

Hz.Ayşe,çevresindekilere,bir akşam babası Hz. Ebu bekir tarafından kendilerine gönderilmiş bir koyun paçasını eşi, Allah’ın Elçisiyle beraber nasıl parçaladıklarını anlatmaktadır.

Dinleyenlerin biri şaşkınlıkla sorar;
Bu işi karanlıktamı yaptınız Hz. Ayşe acı bir gülümsemeyle cevaplar : Lambaya koyacak yağımız olsaydı, biz onu katık yapar,yerdik.

.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, İbretlik | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: