Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 29 Ara 2007

Türkiye İle Rusya Arasında Köprüyüz

Posted by Site - Yönetici Aralık 29, 2007

Moskova’da Kuran Kursu Açarak Müslamanlara Hizmet Veren Hasan Arıkan Hoca

Türkiye İle Rusya Arasında Köprüyüz

Moskova’da Kuran Kursu Açarak Müslamanlara Hizmet Veren Hasan Arıkan Hoca Taka’ya konuk oldu.

Hasan Arıkan Kimdir?

1937 Antalya-Alanya doğumlu olan Hasan Arıkan tahlisini İstanbul’da tamamladıktan sonra uzun yıllar ülkemize din adamı olarak hizmet etti. Görev yaptığı illerde ve beldelerde binlerce talebe yetiştirmiş, aynı zamanda dini eserler yazmış ve bu görevlerine halen 5 yıldır, yurtdışında (Moskova’da) devam etmektedir. Doğu Karadeniz ve özellikle Trabzon’da 23 yıl vaizlik ve din hizmetleri ile sevilen bir şahsiyet oldu. Hasan Arıkan hocayı ramazan bayramı sebebiyle ziyarete geldiği Trabzon’da bulduk ve güzel bir sohbet yapma şansını yakaladık.

‘İki ülke yakınlaşıyor’

‘Rus çocukları bizim kursta okuyorlar. Anası babası geliyor diyor ki, ‘Sizde okuyunca daha bir hürmetkar oluyor. O anne ve babada islam dinine ayrı bir ilgi duyuyor. Rusya’da Moskova’da, mükemmel bir ortam var. İnanıyorum ki bizler, 2 ülkenin daha da yakınlaşması için önemli bir misyon üstlenmişizdir. Devlet Başkanı Putin, iç siyasete karışmadıktan sonra müslümanlara büyük ilgi gösteriyor.’

Bugünkü konuğum emekli vaiz Hasan Arıkan. İlim adamı olan ve birçok kitaba imza atan Hasan Arıkan hoca din hizmetlerine Rusya’nın başkentti Moskova’da kuran kurslarında devam ediyor. Arıkan ziyarette sorularımızı cevaplarken, Moskova da önemli bir hizmet verdiklerinin altını çizdi. İş adamlarımıza da, ihracaat konusunda uyarılarda bulundu:

TAKA: Hocam Trabzon, Erzurum ve ardından Moskova’ya gittiniz. Her yerde önemli bir kitle buluyorsunuz, sizde bir mıknatıs mı var?

ARIKAN: Rusya’nın Türk Cumhuriyetleri ayrıldıktan sonra ki nüfusu 145 milyon resmi kaynaklara göre bunun 23 milyonu Müslüman. Hatta halkın ifadesine göre 37 milyon Müslüman var. Moskova 16 milyon nüfuslu bir metropol. Bunun 2 milyonunun müslüman nüfus olduğu biliniyor. Onlara din hizmeti veriyoruz. Bu hizmetimize Rusya’daki Türkler büyük destek oldu, Ruslar da ilgi duydu.

TAKA: Artık Hasan Arıkan hoca Moskova’da biliniyor öyle mi?

ARIKAN: Moskova’da 6 cami var, kurslar da var. Öyle zaman oluyor ki bizim camimiz de yaklaşık 1000 kişiyle Cuma namazını kılıyoruz. Buradan gelen işadamlarımız bu manzara karşısında gözyaşı döküyorlar ve şükrediyorlar.

TAKA: İbadete sınırlama yok mu Rusya’da?

ARIKAN: Putin gölgesinden korkan bir lider değil. İçişlerine karışmama konusunda kararlı. Ama diğer türlü Türkmen olsun Tatar olsun, Azeri olsun herkesin dinini öğrenmesine müsaade ediyor ve bu konuda bölge müftülerine destek oluyor.

TAKA: Sıkıntılarınız oluyor mu, 1988 öncesinde adım atmakta zorlandığımız Moskova’da şimdi din eğitimi veriyorsunuz, kolay mı bu?

ARIKAN: Zaman, zaman zorluk çektik. İlk zamanlar Suudi Arabistan vahhâbileri gelmiş. Onlar İçişlerine karışmışlar. Çeçenistan’da ki savaş gibi. Onların pasaportlarına kırmızı damga vuruldu ve sınır dışı edildiler. Onlar giderken bazı tahribatlar da yaptılar. Rus hükümeti haklı olarak kızdı. Müslüman halk orada İslam kimliğinden vazgeçmemiş. Çocuklarını okutmaya çalışıyorlar, bizde onlara yardımcı oluyoruz.

TAKA: Sizi de incelediler mi, yüz yüze görüştüler mi, kimsiniz nereden geldiniz diye? Yazının devamını oku »

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Youtube’da yılın en çok izlenen videosu Kruger Savaşı

Posted by Site - Yönetici Aralık 29, 2007

Uluslararası internet ortamında video paylaşım sitesi YouTube’da bu yıl en çok bir bufalo sürüsünün aslanlara saldırısının gösterildiği Kruger Savaşı (Battle at Kruger) izlendi.
YouTube tarafından açıklanan sonuçlara göre, salt izlenme sayısı bakımından ilk sırayı alan, 8 dakikadan biraz fazla süren “Battle at Kruger” videosu, 21 milyondan fazla kez seyredildi.
Video, Güney Afrika’daki Kruger Ulusal Parkında bir safari sırasında çekildi. Filmi çeken Jason Schlosberg’in buradaki çekimlerinden hazırladığı belgesel gelecek bahar National Geographic kanalında yayımlanacak.

Posted in Belgesel, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Video, İlginç | Leave a Comment »

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN HİCRETİ

Posted by Site - Yönetici Aralık 29, 2007

 

 Resimdeki yer ” Sevr Magarasi “, Peygamberimizin h.z Ebubekir ile hicret ederken, musriklerden gizlendigi magara

HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN HİCRETİ


a) Dâru’n-Nedve’nin Korkunç Kararı

Akabe görüşmeleri ile Müslümanlık Medine’de yayılmağa başlamış, müşrikler korktuklarına uğramışlardı. Üstelik Mekke’deki Müslümanlar da Medine’ye göç etmişlerdi. Şimdi Hz. Muhammed (s.a.s.)’de Medine’ye gider, Müslümanların başına geçerse, Mekke’lilerin Şam ticâret yolu kapanabilirdi. Mekke müşrikleri Müslümanlara son derece kötü davranmışlar, târihte eşine ender rastlanan işkence ve hakarette bulunmuşlardı. Bunlar Medine’lilerle birleşip, kuvvetlendikten sonra kendilerinden öç alabilirlerdi. Esâsen Mekke’lilerle Medine’liler arasında, öteden beri geçimsizlik vardı. Çünkü Mekke’liler Adnânîlerden; Medine’liler ise Kâhtânîlerdendi. Durumun ciddiliğini anlayan Kureyş müşrikleri, Mekke’de yapayalnız kalan Peygamber Efendimize ne yapmak gerektiğini kararlaştırmak üzere Dâru’n-nedve’de toplandılar. Toplantıda Ebû Cehil, Ebû Süfyan, Ebu’l-Bahterî, Utbe b. Rabîa, Cübeyr b. Mut’im, Nadr b.Hâris, Ümeyye b.Halef, Hakim b.Hızâm…… gibi Mekke ileri gelenlerinin hemen hepsi vardı.

Müslümanlık tehlikesinin önlenmesiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürdüler. İçlerinden Ebûl Bahteri:
– Muhammed (s.a.s.)’i bağlayıp her tarafı kapalı bir yerde ölünceye kadar hapsedelim, dedi. Amr oğlu Hişâm:
– O’nu bir deveye bindirip Mekke’den çıkaralım, uzak yerlere sürelim, dedi. Ebû Cehil ise:
– Kureyş’in bütün kollarından birer temsilci seçelim. Bunlar aynı anda hücûm edip Muhammed (s.a.s.)’i bir hamlede öldürsünler. Kimin vurduğu, kimin darbesiyle öldüğü belli olmasın. Böylece kanı bütün Kureyş kabîlesine dağılsın, Hâşimîler bütün Kureyş kollarına karşı çıkamayacaklarından kan davasına kalkışamazlar. Çâresiz diyete (kan bedeline) râzı olurlar. Bu iş böylece kapanır… dedi. Ebû Cehil’in teklifi ittifakla kabûl edildi. Diğer teklifler beğenilmedi. Hemen Kureyş kollarında 40 yeminli kişi seçip toplantıyı bitirdiler.(125)

Müşriklerin Dâru’n-Nedve’deki bu konuşma ve plânları el-Enfâl Sûresi’nin 30’uncu âyetinde şöyle özetlenmektedir.
“Ya Muhammed, hatırla şu zamanı ki, inkâr edenler (Mekke müşrikleri) seni bir yere kapatmak veya (hepsi birden) öldürmek yahut da (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak hazırlıyorlardı. Onlar sana tuzak kurarken, Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Allah tuzakların en iyisini kurar.”

b) Rasûlullah (s.a.s.)’in Evinin Müşrikler tarafından Kuşatılması
Müşriklerin bu korkunç plânını Cebrâil (a.s.) Peygamber Efendimize haber verdi. “Bu gece, her zaman yatmakta olduğun yatağında yatmayacaksın, evini terkedeceksin…” dedi. Böylece Rasûlullah (s.a.s.)’e de hicret için izin verildi. Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) Hz. Ali’yi çağırdı.
Yazının devamını oku »

Posted in H.z Muhammed ( s.a.v ), Peygamberler, Tarih, İslam Tarihi | 1 Comment »

Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme

Posted by Site - Yönetici Aralık 29, 2007

Yılbaşı kutlamaları  gunah,yilbasi kutlamak,yilbasi kutlamalari,yilbasi kutlamak gunahmi,

Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme

 

KUTLANACAK NE VAR?

Peyami Safa’dan yılbaşı değerlendirmesi:

“… Şu yılbaşı gecelerinin mânâsını bir türlü anlamıyorum.

“Sevinecek ne var? Evvelâ her şey tersine: Küre-i arz ve insan bir yaş daha ihtiyarlıyor, kâinat bir yıl daha eskiyor, buna, ‘yeni sene’ diyorlar.

“Herkes ölüme bir yıl daha yaklaşıyor, buna seviniyorlar. Hayatın bir parçasını kaybetmek hoş bir şeymiş gibi, hep birbirlerini tebrik ediyorlar…

“… İnsanla ölüm arasındaki mesafeyi aydınlatan, bugünden başka bir gün bulamazlar mıydı? ”

“GERÇİ KÂFİR İŞİ…”

1829’un yılbaşı gecesinde, İstanbul’daki İngiliz elçisinin Haliç’te bulunan bir gemide büyük bir balo verdiğini… Baloya Osmanlı devlet adamlarının da çağrıldığını…

Dâvetlilerin yatsı namazını Tersane Divanhanesi’nde kıldıktan sonra, sandallarla gemiye gittiklerini…

Ertesi gün Kazasker Yahya Bey, Serasker Hüsrev Paşa’ya, katıldığı balonun ne menem bir şey olduğunu sorduğunda, onun;

“Az vakitte çok hazırlık yapmışlar. Biz baloda yapılanları bir ayda düzenleyemeyiz. Gerçi kâfir işi, fakat ne çare? Devletçe bir şey oldu, katılmak lüzum etti” dediğini…

Biliyor muydunuz?

NOEL ŞENLİKLERİ (!) VE İSTANBUL

New York Times gazetesinin, geçmiş yıllara ait bir nüshasından bir başlık:

“İstanbul’da Müslümanlar’ın çoğu Noel Baba’yı heyecanla bekliyor…”

İmza: Stephen Kinzer. Haber şöyle devam ediyor:

“Kırmızı yanaklı Noel Babalar, dükkan vitrinlerinden, gelip geçenlere gülücükler dağıtmakta… Caddeler Noel ağaçları ile süslenmiş. ‘Kafe’ ve dükkanlardan ‘Jingle Bells’ ve ‘Silent Nights’ nağmeleri (Amerikalılar’ın meşhur Noel gecesi ilâhileri) duyuluyor. Çocuklar kendilerine verilen hediyelerin paketlerini açacakları ânı sabırsızlıkla bekliyorlar…”

İşte böyle, muhterem okuyucularımız… Hz. Fâtih (k.s.)’in 1453’te alıp kubbelerle süslediği, İslâm’ın ilim-irfan, sanat ve medeniyet merkezi hâline getirdiği güzel İstanbul’umuzu bir Amerikan gazetesi, hem de pek haklı olarak, böyle tasvir ediyor. Bakın, bu içler acısı vaziyeti aynı yazar makalesinde nasıl değerlendirmekte:

“Kim ne derse desin, İstanbul, dünyanın en büyük İslâm şehirlerinden biridir. Asırlar boyu İslâm âleminin merkezi, pâyitahtı olmuş ve orada oturan Osmanlı Sultanları’nın emirlerine bütün İslâm âlemi itaat etmiştir. Ne var ki, modern Türkiye’nin doğuşundan beri, son yetmiş sene içinde, Batı örf ve âdetlerine bir uyum bahis mevzuu olmuştur.”

Gazetenin yazdığına göre, Noel Baba resimleri ile süslü kurdeleler ve etiketler satan bir dükkanın sahibi, “İslâm’a bağlı halk, bunları uygun bulmamaktadır; ama bunlar, sadece ufak bir azınlıktır” diyormuş. Değerlendirmeye bakın: Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede, Müslümanlar azınlıkmış. Yüzde bir ne ola ki?.. Herhalde çoğunluk!.. Enflasyonun bu türlüsünü görmemiştik. Artık rakamlar da değer kaybediyor galiba…

Yazar, İstanbul’u diğer Hıristiyan şehirlerinden ayırt etmenin mümkün olmadığını, tek farkın belki de sokaklarda Hazret-i Îsâ tasvirlerinin görülmemesinden ibaret bulunduğunu; ama her yıl, daha da artan bir coşku ile Noel kutlamalarının yapıldığını yazarak haberini sona erdiriyor. (Ocak’ 97)

Peki; bizi i‘tikâden, amelen, ahlâken, iktisâden istismar eden; bizimle ne dînî, ne millî, ne de insanî bakımlardan hiçbir alâkası bulunmayan; hatta ebedî hayatımızı bile husrâna uğratabilecek olan bu gayr-i müslimlere benzeme çılgınlıklarına, biz ne zaman son vereceğiz? Uyanmak için İsrâfil (a.s.)’in Sûr’a üflemesini mi beklememiz lâzım?!.

BİR RÂHİBİN İTİRAFLARI…

 

Râhip Samuel Zwemmer şöyle diyor:

“Müslümanlar’ı vaftiz etmek için boş yere çabalayıp durmayalım. Başka yollar, başka çareler deneyelim. İslâm memleketlerinde girişeceğimiz faâliyetlerde; onlara, önce Hıristiyan âdet ve an‘ânelerini, Hıristiyan bayramlarını, Hıristiyan kültürünü, Hıristiyan ahlâkını aşılayalım…”

Demek ki Hıristiyanlık, bazılarının dediği gibi, dinî motiflerden arındırılmış sadece sevgi ve “hoşgörü”ye dayalı bir inanç sistemi değilmiş. Bilakis bu sözler, İslâm âleminin benliğini tahrîbe yönelik, ahlâkî ve dinî dejenerasyon faâliyetlerinin itici gücü olup, saf insanları kandırmak için anlatılan masaldan ibâretmiş. Bu sebeple, dünya ve âhiret yıkımına uğramamamız için, akıllıca hareket edip, sözde yılbaşı kutlamalarını, Noel babaları, Noel anneleri, baba hindileri, çam ağaçlarını biraz daha dikkatlice incelememiz gerekiyor herhalde…

Bakınız; Ayasofya yıllardır mahzûn ve mazlûm beklerken, eloğlu torun “vaftiz ettirmek” için, taa nerelerden Fener Rum Patrikhaneleri’ne geliyor. Aynı zihniyet İstanbul’u Kostantinopolis olarak görüyor ve hâlâ da başkenti kabul ediyor…

O bakımdan, “Aman dikkat!” diyoruz…

Batı taklitçiliğinin topuzunu kaçırmayalım. Aksi takdirde maddî ve mânevî geleceğimizi ipotek altına sokmuş oluruz.

Bir elde kadeh, bir elde Kur`an

Bir helaldir işimiz, bir haram

Şu yarım yamalak dünyada

Ne tam kafiriz, ne tam müslüman

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Güncel, Gündem, Genel, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | 2 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: