Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Nebi ve Resul nedir?

Posted by Site - Yönetici Aralık 5, 2007

 

Nebi ve Resul nedir?

Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi?
CEVAP
Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir.
Bunlar, Yalnız Kur`an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etmezler. Hadis-i şeriflerin hepsine de uydurma derler.

Kitap gönderilen peygambere Resul denir. Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir. Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir. Peygamber Fars`çadır, resul veya nebi anlamında kullanılır. Kur`an-ı kerimin bir çok yerinde Peygamber efendimize Resul deniyor, bazen Nebi diye de geçiyor. Nebi denmesi Resul olmasına mani değildir. Yani bir resule nebi denmesi onun resul olmadığını göstermez. Genel kurmay başkanına bazen general, subay veya asker denmesine benzer.

Emirleri tebliğ etmekte ve insanları, Allahü teâlânın dinine çağırmakta, Resul ile Nebi arasında bir ayrılık yoktur. Ankebut suresinin, (Ona [İbrahim`e İsmail`den sonra] İshak ve Yakub`u da bağışladık. Nebiliği ve kitapları [Tevrat`ı, İncil`i, Zebur`u, Kur’anı], onun soyundan gelenlere verdik) mealindeki 27. âyetinde, İbrahim aleyhisselamın soyundan gelenlere nebilik verildiği gibi kitap verilen resuller de vardır. (Beydavi, Medarik, Celaleyn)

Kitap sahibi resullerden örnek verelim. Hazret-i Musa resul idi. İşte âyet-i kerime mealleri:
(Musa, «Ey Firavun, elbette ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir resulüm» dedi.) [Araf 104] (Sırf bu âyet bile, onların yalanını çıkarmaya yeter. Hazret-i Musa`ya Tevrat indi, yani kitap gönderildi. Bunun için kendisine resul deniyor. Peygamber efendimize de kitap gönderildiği için bir çok âyette resul deniyor. Resul denilince nebi de içine girdiği için daha çok resul tabiri geçiyor. Kelime-i şehadette de Resul deniyor. Nebilik daha yüksek olsa idi o geçer idi.

(Musa’yı mucizelerimizle Firavun ve topluluğuna gönderdik. Musa, “Ben âlemlerin Rabbinin resulüyüm”
dedi.) [Zuhruf 46] (Bu âyette de, Hazret-i Musa`nın resul olduğunu açıkça bildiriyor.)

Hazret-i Musa da, Peygamber efendimiz gibi, hem resul, hem de nebi idi. İşte âyet-i kerime meali:
(Kitapta Musa’yı da an; elbette o, muhlis bir kul ve resul olan nebi idi.)

Hazret-i İsa da, kendisine kitap gönderilen resul idi. İşte âyet-i kerime meali:
[Meryem 51] (Meryem’in oğlu Mesih [İsa] ancak bir Resuldür.) [Maide 75]

(“Biz, Allah’ın Resulü olan Meryem oğlu İsa’yı öldürdük” demeleri sebebiyle onları [Yahudileri] lanetledik, rahmetimizden kovduk.) [Nisa 157]

Kitap sahibi resul olan Musa aleyhisselam, kardeşi Harun`un da kendisine vezir yani yardımcı olmasını istedi. İşte âyet-i kerime meali:
(Ya rabbi, ailemden kardeşim Harun`u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl!) [Taha 29-32]

Allahü teâlâ, onun bu duasını kabul ederek buyuruyor ki:
(Allah, “Ey Musa! İstediğin sana verildi” dedi.) [Taha 36]

(Biz, Musa`
ya Kitab verdik, kardeşi Harun`u da ona vezir [yardımcı] yaptık.) [Furkan 35]
Kitap verilen resul olan Hazret-i Musa`dır. Hazret-i Harun ise onun veziri, yani yardımcısıdır. Yardımcısı daha üstün olur mu hiç? Hazret-i Musa Resul iken, Hazret-i Harun da nebi oldu. İşte âyet-i kerime meali:
(Rahmetimizden, kardeşi Harun`u bir nebi olarak ona bağışladık.) [Meryem 53]

Hazret-i Harun, Musa aleyhisselamın getirdiği dini, yani Museviliği tebliğ eden bir nebi idi.
(Zekeriyya mihrabda namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, Kelimullahı [İsa`yı] doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir nebi olarak Yahya’yı müjdeler” diye seslendiler.) [Al-i İmran 39] (Hazret-i İsa`nın kitap gönderilen bir resul olduğu yukarıdaki âyetlerde bildirildi. Hazret-i Yahya ise, Hazret-i İsa`nın getirdiği dini, yani İseviliği tebliğ eden bir nebi idi.)

Bu örnekler de açıkça kendisine kitap verilen peygamberlere Resul denir. Resullerin getirdiği dini tebliğ edenlere de Nebi denir. Her resul aynı zamanda nebidir. Peygamber efendimizden sonra, nebi gelmeyecektir. Bir âyet meali şöyledir:
(O, Allah`ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
Nebi gelmeyince, Resul hiç gelmez. Çünkü resullük makamı, nebilikten daha özel ve yüksektir.

Bu âyetlerden sonra, bu konudaki hadis-i şerifleri bildirelim:
(Nübüvvet ve risalet sona ermiştir. Benden sonra nebi de, resul de yoktur.) [Tirmizi]
(Nebiler benimle son buldu.) [Müslim]
(Resullerin ilki Âdem ve sonuncusu Muhammed`dir.) [Hakim, Taberani]

(Övünmek için söylemiyorum [hakikati bildiriyorum]
, ben mürsellerin [Nebi ve resul olarak gönderilen peygamberlerin] efendisiyim. Hepsinin sonuncusu ve şefaat edicilerin ilkiyim.) [Darimi]

(Diğer nebilere göre benim durumum şu misale benzer. Bir kimse, güzel bir ev yapar, fakat bir kerpici noksandır. Ziyarete gelen halk, evi beğenir. Yalnız “Şu boşluğa da bir kerpiç konsaydı” derler. İşte ben o kerpicim. “Hatem-ün-nebiyyin” yani nebilerin sonuncusu, tamamlayıcısıyım.) [Buhari, Müslim]

(Ya Ali, Musa`
nın yanında Harun nasıl idiyse, sen de, benim yanımda öylesin. Ancak, benden sonra nebi gelmeyecektir.) [Buhari, Müslim,Tirmizi, İbni Mace, İmam-ı Ahmed, Taberani]

Peygamber efendimiz, sadece zamanının ve Arabistan`ın değil, kıyamete kadar bütün insanların, bütün dünyanın resulüdür. Bir âyet meali şöyledir:
(Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmez.) [Sebe 8] Bir hadis-i şerif meali: (Ben bütün insanlara gönderildim.) [Müslim]

(Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151] (Bu âyet de kitabın nebiye değil, resule geldiğini göstermektedir.)

Kur’an-ı kerimde, Resulullahın son nebi olduğu bildirildikten sonra, İslam binasının tamamlandığı şöyle açıklanıyor:
(Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam`ı beğendim.) [Maide 3]

Allahü teâlâ, son nebi ve son resulünü gönderip dinini tamamladığına ve dinde noksan kalmadığına göre artık başka din ve başka peygamber aramak, Kur`an-ı kerimi inkâr olur.

Nisa suresinin, (Kıssalarını sana bildirmediğimiz resuller de gönderdik)
mealindeki 64. âyeti, resul sayısının Kur`an-ı kerimde bildirilmediğini göstermektedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Nebiler 124 bin, resuller ise 313 tür.) [Hakim]
Bu hadis-i şerif de, kitap getiren resullerin nebilere göre daha az olduğunu göstermektedir. Nebilerin çok olması, resullerin dinlerini yaymalarından dolayıdır.

Hazret-i Âdem`in üstünlüğü
Sual: İki âyet meali şöyledir:

(Nebilerden [Yalnız Allah`a kulluk ve ümmetlerini buna davet edeceklerine dair]
söz almıştık. Senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa’dan misak [sözüne sâdık olan o resullerden, ahitlerinde duracaklarına dair sağlam söz] aldık.) [Ahzab 7]
(O, Dîni doğru tutun [Allah`ı bir tanıyın, ona itaat edin, peygamberlerine, kitaplarına, âhiret gününe inanın, mümin ve Müslüman olun], ayrılığa düşmeyin diye dinden [iman esaslarından] Nuh`a emrettiğini sana da [senin ümmetine de] din olarak emretti. İbrahim`e, Musa`ya ve İsa`ya vahyedilenleri, sizin için de din kıldı.) [Şura 13]
Bu âyetler, bu beş peygambere gelen dinin aynı olduğunu ve ülülazm peygamberlerin beş olduğunu, Hazret-i Âdem`in ülülazm peygamber olmadığını göstermiyor mu?
CEVAP
Hayır. Sadece iki âyet alınmaz. Bir âyet, başka âyetlerle açıklanabilir. Bu âyetler, her peygamberin getirdiği dinin, iman esasları yönünden aynı olduğunu gösteriyor. Yani, diğer dinler kötü insanlar tarafından bozulmadan önce Âmentü`nün esasları bütün dinlerde aynı idi. Seçilmişlerden olan Hazret-i Âdem ile ilgili üç âyet-i kerime meali:
(Allah, Âdem`i, Nuh�u, İbrahim ve İmran ailesini âlemlere seçkin kıldı.) [Al-i İmran 33]

(Âdem`e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. “Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin” dedi.) [Bekara 31]

(Sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, “Âdem`
e secde edin” dedik; İblis�ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.) [Araf 11]

Bu âyetlerde, Hazret-i Âdem`in âlemlere tercih edilenler arasında, meleklerden daha üstün olduğu, Meleklerin kendisine secde ettiği ve eşyanın mahiyetini bildiği açıklanıyor. Kur`an-ı kerimde, Peygamber gönderilmeyen kavme azap yapılmayacağı ve Hazret-i Âdem`in oğlu Kabil`in cehennemlik olduğu bildiriliyor. Bu âyetler de Hazret-i Âdem`in peygamber olduğunu göstermektedir.

Hazret-i Âdem ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali:
(Resullerin ilki Âdem ve sonuncusu Muhammed`dir. Beni İsrail nebilerinin ilki Musa ve sonuncusu İsa`dır.) [Hakîm-i Tirmizi]

(Âdem, Allahü teâlâ ile konuşan bir nebidir.) [Hâkim, Beyheki]
(Allahü teâlâ, Âdem`i kudret eliyle Cuma günü yaratıp ruhundan nefhetti.)
[Müslim]
(Allahü teâlânın indinde günlerin seyyidi Cumadır, kurban ve Ramazan bayramı gününden de kıymetlidir. Cuma gününün beş hasletinden biri; Allah, Âdem`
i Cuma günü yarattı. Dünyaya o gün indirildi, o gün vefat etti.)
[Buhari, İ. Ahmed]
(Musa, “Ya Rabbi, Âdem sana nasıl şükretti” dedi. Allahü teâlâ buyurdu ki: “Başına gelenin benden olduğunu bildi. Bu onun şükrü oldu.”) [Hakîm-i Tirmizi]

(Allahü teâlâ Âdem`
e her şeyin sanatını öğretti. Cennet meyvelerinden ona rızk verdi. Dünya meyveleri bozulur, Cennet meyveleri bozulmaz.) [Taberani]

(Her gün üç kere, “Selâvatullahi alâ Âdeme
diyenin bütün günahları affolur ve Cennette Âdem aleyhisselama arkadaş olur.) [Deylemi]

(Âdem ile Musa Rableri nezdinde münazara etti, Âdem Musa`
ya galip geldi.) [Buhari, Müslim]
Hazret-i Âdem ülülazm bir peygamberdir.
(İtikadname, Ahlak-i alai)

İlk peygamberi inkâr
Sual: Bazıları Hazret-i Âdem`in ilk peygamber olduğunu inkâr ediyorlar. Oğlu Kabil`in cehennemlik olması, Hazret-i Âdem`in ilk Resul olduğunun başka bir delili değil midir?

CEVAP
Elbette öyledir. Allah`ın emrini kabul etmeyen Kabil`in, cehennemlik olması, babasının peygamber olduğunu göstermektedir. Çünkü Allahü teâlâ bir peygamber gönderip, dinini bildirmeden insanları mesul tutup, yaptıklarından dolayı cehenneme atmaz. Bir âyet meali:

(Biz, [helal ve haramları bildiren]
bir resul göndermeden önce azap etmeyiz.) [İsra 15]

Hazret-i Âdem gibi, İdris aleyhisselamın da peygamberliğini inkâr edenler var. Hazret-i İdris, Şit peygamberin torunlarından, kendisine 30 suhuf indirilen bir peygamberdir:
(İdris de doğru bir nebidir.) [Meryem 56]

Üç hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Miracda, ikinci gökte iken Cebrail, Bu İdris Peygamberdir` dedi.) [Buhari, Müslim]
(Resullerin ilki Âdem, sonuncusu Muhammed`dir. Kalemle yazan ilk nebi İdris`tir.) [Hakîm]
(Nebilerin ilki Âdem aleyhisselamdır.) [Taberani]

Hazret-i Âdem, ilk peygamberdir. İki âyet meali:
(Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem`i, Nuh`u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini [peygamber] seçip âlemlere üstün kıldı.) [Al-i İmran 33]

(İşte bunlar, Allah�ın kendilerine nimetler verdiği nebilerden Âdem`in soyundan, Nuh ile birlikte [gemide] taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail`in soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir.) [Meryem 58]

Resullerin ilki Âdem, sonuncusu Muhammed`dir [aleyhimesselam] (İmam-ı a`zam – Fıkh-ı ekber)

Kabil`in katil olması
Sual: Hazret-i Âdem�in oğlu Kabil, niçin, kardeşi Habil�i öldürdü?
CEVAP
Hazret-i Havva bir kız, bir erkek doğururdu. Kabil ile doğan kız [Eklima] çok güzeldi. Kabil bu kardeşi ile evlenmek istedi. Hazret-i Âdem, (Allah`ın emri böyle. Sen kardeşin Eklima ile evlenemezsin. Eğer bana inanmazsan, Habil ile Allah`a birer kurban kesin, hanginizin kurbanı kabul olursa Eklima ile o evlenir. Sürü sahibi Habil, bir koç, çiftçi olan Kabil de, bir demet buğday başağı ortaya koydu. Kabul olan kurbanı gökten bir ateş inip yakardı. Gökten inen ateş, Habil`in kurbanını yaktı. Başak demetine bir şey olmadı. Kabil, buna kızıp, Habil`i öldürdü.

Bu olay Kur`an-ı kerimde mealen şöyle bildiriliyor:
(Onlara, Âdem`in iki oğlunun gerçek olan haberini anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de, birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. [Kurbanı kabul edilmeyen Kabil, kıskançlık yüzünden, kardeşi Habil`e], “Andolsun seni öldüreceğim” dedi. Diğeri de dedi ki: Allah ancak takvâ sahiplerinden kabul eder. Andolsun ki sen, öldürmek için bana elini uzatsan da ben öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben, âlemlerin Rabbi olan Allah�tan korkarım. Sen, hem benim günahımı hem de [beni öldürmek, Allahü teâlâya ve babamıza isyan ederek işlediğin] kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olursun, zalimlerin cezası işte budur.� Bunun üzerine, [Kabil, bir insan nasıl öldürülür bilmiyordu, ilk insan öldürülecekti. İblisin, bir kuşun başına taş vurarak öldürdüğünü görüp] nefsine uyup kardeşini [başına taş ile] öldürerek, hüsrana [cehenneme giderek büyük zarara] uğrayanlardan oldu. [Kabil, ölünün gömüleceğini bilmiyordu.] Allah, kardeşinin ölüsünü nasıl gömeceğini göstermek üzere, ona [ölü kargayı gömmek için] yeri eşeleyen bir karga gönderdi. [Kabil] Bana yazıklar olsun! Kardeşimin ölüsünü gömmek için bu karga kadar olmaktan aciz kaldım� dedi.) [Maide 27-30]

İsevilik ve Musevilik
Sual: İbrahim suresinin 67. âyetinde,
(İbrahim, ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi; o, Allah`ı bir tanıyan doğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi)
deniyor. Bütün peygamberler Müslüman olduğuna göre, Hazret-i Musa ve Hazret-i İsa`nın dini de, İslam mıydı? CEVAP
Bütün Peygamberler, hep aynı imanı söylemiş, hepsi ümmetlerinden aynı şeylere iman etmelerini istemişlerdir. Fakat dinleri, yani kalb ile, beden ile yapılması ve sakınılması lazım olan şeyleri başka başka olduğundan, İslamlıkları, Müslümanlıkları da ayrıdır.
(S. Ebediyye)

Hazret-i Adem`den beri gelen dinlerde, dinin adı, gönderilen peygamberin adı ile söylenirdi. Mesela, Hazret-i Musa`nın dinine Musevilik, Hazret-i İsa`nın dini İsevilik denirdi. Her peygamber, bir bölgeye, bir kavme gelirdi. O bölgenin, o kavmin peygamberi olurdu. İslamiyet ise, cihanşümul [evrensel, üniversal] olarak geldi. Bir bölgeye, bir ırka değil, bütün insanlığa, bütün dünyaya geldi.

İslam kelimesinin anlamı Allah`a teslim olmak, boyun eğmek demektir. Müslüman da, kelime anlamı itibariyle, Allahü teâlâya kayıtsız şartsız teslim olan kimse demektir. Bundan dolayı bütün hak dinler, asılları itibarıyla İslam`dır ve Hazret-i Âdem`den kıyamete kadar gelip geçmiş bütün müminler de Müslüman�dır.

Sual: Peygamberlerin isimlerini ezberlemek şart mıdır?
CEVAP
Hayır, ezberlemek gerekmez.

Peygamberlerin faydası
Sual: Peygamberlerin insanlığa ne faydası olmuştur?
CEVAP
Bu soru, (Aklın, insanlara ne faydası var?) demekten daha yanlıştır. Aklın faydalarını, akılsızlığın zararlarını herkes bilir. Akıl çok önemli iken, o da tek başına doğruyu bulamaz.

Ahiret bilgileri ve Allahü teâlânın beğenip beğenmediği şeyler, akılla bilinemez. Eğer bunlar akılla doğru olarak, bilinebilseydi, sayısız Peygamberin gönderilmesine lüzum kalmazdı.

Tarih incelenirse, insanların kendi başlarına gittiklerinde, hep yanlış yollara saptıkları görülür. İnsan, kendini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu, aklıyla düşündü ise de, ona giden yolu, yani hakkı, doğruyu bulamadı. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

(Allahü teâlâ, kendi varlığını ve sıfatlarını, bizim gibi âciz insanlara, bu büyük Peygamberleri ile haber verdi. İnsanlara, dünya ve ahirette, faydalı olan şeyleri, zararlılarından, bunların aracılığıyla ayırdı. Peygamberler gönderilmeseydi, akıl, Allah`ın varlığını anlayamaz, Onun büyüklüğünü kavrayamazdı. Nitekim kendilerini akıllı sanan eski Yunan filozofları, Allahü teâlânın varlığını anlayamadılar. Her şeyi zaman yapıyor sandılar. Demek ki, insan aklı, bu büyük nimeti anlayamaz. Peygamber olmadıkça, bu sonsuz saadete kavuşamaz.)

Peygamberler gönderilmeseydi, insan, insanlığını dahi bilemezdi, ne aile hayatını, ne de toplum hayatını bilebilir, hayvanlar gibi yaşarlardı. Şimdi, dünyada bozuk dinlerde bile, evlilik hayatı, aile hayatı, insan ve hayvan hakları var. Bunlar, peygamberlerden öğrenilmişti.

İnsanlara neyin faydalı veya neyin zararlı olacağını, ancak Allahü teâlâ bilir. İnsanların dünyada ve ahirette rahat etmeleri için, neye, nasıl inanmaları, ne yapmaları ve nelerden sakınmaları lazım olduğunu bildirmek için Peygamberlerini göndermiştir.

Bütün Peygamberler, akılla bulunacak dünya işlerine dokunmayıp, yalnız bunları araştırmak, bulup faydalanmak için çalışmayı emretmiş, kendileri dünya işlerinden her birinin insanları ebedi saadete ve felakete nasıl sürükleyebileceklerini anlatmış ve Allahü teâlânın beğendiği ve beğenmediği şeyleri açıkça bildirmişlerdir. (S. Ebediyye)

5 Yanıt “Nebi ve Resul nedir?”

  1. RASIT said

    guzel kardesim kurani kerim de yanlis olmaz ali imran 81 ahsab 7 once arabcasini okuyun lutven ALLAH nebilerin vasivlarini acikliyor.bu mesaji tartisma olsun diye yazmadim delilsiz el yazma kitaplarla cevap olmaz.lutven hakim gozuyle konuyu ayetlerle inceleyin.

    Beğen

  2. Rasit bey, Ne demek istedigini tam anlayamadim, cahilligime verin lutfen, konuyu biraz acarmisiniz ?

    Beğen

  3. Handan said

    Sayin yukarikayalar cik simdi isin icinden cikabilirsen.Bizde bildiklerimizle yardimci olmaya calisalim diyicem ama bu konu beni asar.

    Beğen

  4. Handan, Arkadasin sorusunu ben tam olarak anliyamadim, Resul ve nebi hakkinda yukarida ayrintili aciklama var zaten,Arkadasin “Delilsiz el yazmasi kitaplarla cevap olmaz” neyi kast ettigini cøzemedim.

    Arkadasin bahsettigi Ali-imran suresi 81.ayet mealen :
    81- Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: “Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim, sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” demişti. Onlar: “Kabul ettik” dediler. (Allah da) dedi ki: “Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım”. Buyurulmaktadir

    ayrica Ahzap suresi 7.ayet : 7- Bu cümle yukardaki “Allah’tan kork” veya “Allah’a güvenip dayan” emirlerinden birine atfedilerek demektir. Yani an o peygamberlerden sözlerini aldığımız vakti, peygamberliği kabul ile dine davet ve Allah’ın emirlerini tebliği ve icra etmeye and ile söz verdikleri zamanı, ve hele senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa’dan. Bunların özellikle zikredilmesi şanlarına dikkat çekmek, Peygamberimizin önce zikredilmesi ise ta’zim içindir. Yani başta sen olmak üzere şanları en büyük olan ve ulü’l-azm denilen, özellikle bu meşhur peygamberlerden ki hep onlardan pek sağlam bir söz aldık. Ağır, kuvvetli birer misak. Buyurulmaktadir.

    Beğen

  5. Çok sağolun valla siz olmasaydınız dinden sıfır alcaktım

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: