Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 18 Kas 2007

Şeyh Şamil

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2007

Şeyh Şamil

Şeyh Şamil

Ruslara esir düştüğünde;

Yemek esnasında, İmam Şamil’in iştahlı iştahlı yemek yediğini gören çar’ın:

kumandan, bu iştahla beni de yiyeceğinizden korkuyorum” demesi üzerine etrafındakilerin kahkahaya boğuşları uzun sürmemiş Kafkas Kartalı:

Siz kaygılanmayınız. Ben elhamdülillah müslümanım ve domuz eti yemem haramdır.”

*************************************************************

Aclik

Fatih, hocasi Aksemseddin’e sorar:
– İnsan acliga ne kadar dayanabilir?
Aksemsettin cevap verir:
– Ölünceye kadar

Posted in Diger Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler | Etiketler: | Leave a Comment »

Şaşılacak iştir

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2007

namaz,.

Şaşılacak iştir

Biri bir müslümandan veya bir Yahudiden bir mikdar tohum veya ekmek çalanı görür. Bunu görmesi ile kendini tutamaz.; bağırır hırsızı hırpalar ve ayıplar.

Durum böyle iken , namazın erkanından çalan , vaciplerini yerine getirmeyen , imamdan önce davranan birini gördüğü zaman susar , hiç ses etmez. Hiç konuşmaz.
Onun yaptığının yerinde olmadığını , doğrunun ne olduğunu söylemez;O KİMSEYE İHANET EDER. Bilhassa namaz işinde…

Halbuki Resulullah Aleyhisselam. Efendimiz şöyle buyurdu:
“- İnsanların ŞERLİ HIRSIZI namazından çalandır.”
Sahabe-i kiram sordu:
“-Ya Resulullah , bir kimse namazından nasıl çalar?”
Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu:
Rükuunu , secdelerini tamamlamaz, eksik yapar.”

Kaynak: Günyetü’t Talibin / Abdülkadir Geylani -ks-

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Namaz, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Allah mekandan münezzehtir

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2007

1,Allah,İman Nedir

Sual: Hıristiyanlar da Vehhabiler gibi tanrı gökte diyorlar. Bu inanç İncillerde var mıdır?

CEVAP
Hazret-i İsa`nın, göğe çıkıp, Allah`ın sağına oturduğu ve Allahü teâlânın gökte olduğu inancı Hıristiyanlığa sonradan sokulmuştur. Hıristiyan İngilizler tarafından kurulan Vehhabi inanışına göre de tanrı gökte, Hazret-i Muhammed de sağ tarafında oturmaktadır. Kitabül-Arş isimli Vehhabi kitabında, ”Allah Arş`ın üzerinde oturur, yanında Resulullaha da yer bırakır” deniyor. Hıristiyanlıkla Vehhabiliğin bu konuda da birbirine benzemesi tesadüf değildir. Ehl-i sünnet âlimlerinin hepsi ”Allah mekandan münezzeh” buyuruyor.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, zamanlı, mekanlı, cihetli değildir. Bir yerde, bir tarafta değildir. Zamanları, yerleri, yönleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu Arş`ın üstünde veya yukarıda gökte sanır. Arşı da, yukarısını da, aşağısını da O yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, kadim [ezeli] olana yer olamaz. Allah, madde, cisim ve hâl değildir. Benzeri, ortağı, zıddı yoktur. Bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Hatıra gelen her şey yanlıştır. O kâinatın ne içinde, ne de dışındadır. İçinde, dışında olmak, var olan iki şey arasında düşünülür. Halbuki kâinat, hayal mertebesinde yaratılmıştır. Hayal mertebesindeki âlemin devamlı var görünmesi, Allah`ın kudreti ile oluyor. (c.2, m.67)

Bir filmdeki cansız resimler, aynen canlı gibi hareket etmektedir. Bir kimse hayal kursa, hayalinde çeşitli işler yapsa, (Bu kimse, hayalinin içindedir, dışındadır) denemez. Çünkü hayal gerçek değildir. Rüya da hayale benzer. Rüya gören kimse, rüyasının ne sağındadır, ne solundadır. Rüyasında gözsüz görür, kulaksız işitir, dilsiz konuşur, yer, içer, hatta rüyasında rüya bile görür. Allahü teâlânın kudreti ile hep devam etse, insan rüyayı gerçek bilir, rüyadan başka hayat yok zanneder. Bu dünya hayatı da bir rüyadan ibarettir. Demek ki; kâinat hayal mertebesinde yaratıldığı için bize var gibi görünmektedir. Ezeli ve ebedi var olan yalnız Allahü teâlâdır. O halde, Allah, hayal olan bu kâinatın içinde, dışında denemez. (Mektubat-ı Rabbani – Sefer-i Ahiret Risalesi)

Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Allah, yukarıda, aşağıda, yanda değildir. Her varlık, Arş`ın altındadır. Arş ise, Onun kudreti, kuvveti altındadır. O, Arş`ın üstündedir. Fakat bu, Arş Onu taşıyor demek değildir. Arş, Onun lütfu ve kudreti ile vardır. O, ezelde, sonsuz öncelerde nasıl ise, şimdi hep öyledir. Arş`ı yaratmadan önce nasıl idi ise, ebedi sonsuz geleceklerde de, hep öyledir. Onda değişiklik olmaz.

İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Allahü teâlâ, mekandan münezzehtir. Ehl-i bâtıl, istiva, vech, yed gibi kelimeleri tevil etmedikleri için sapıtmışlardır. Allah`ın, Arşı istiva etmesi, Arşı hükmü altına alması demektir. ”Hükümdar, Irak`ı kansız olarak istiva etti” demek, ”Irak`ı kansız olarak ele geçirdi” demektir. Bu sapıklıklarına da ”Selefin yolu” diyerek selef-i salihine, [Eshaba ve Tabiine] iftira ediyorlar. Yedullahtaki yed kelimesini el gibi düşünmemeli. Mesela ”Falanca şehir, filanca valinin elinde” denilince, o şehrin valinin elinin içinde değil, onun idaresi altında olduğu anlaşılır. İstiva, vech gibi kelimeler böyle tevil edilir.) [İlcam-ül-avam]

Posted in Allah, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Allah Niye Biz Ve O Diyor?

Posted by Site - Yönetici Kasım 18, 2007

Allah,,,

Allah Niye Biz Ve O Diyor?

Sual: Meşhur bir ateist ”Kur`an çelişkilerle doludur, Allah kelamı olsa, bir yerde ben, bir yerde biz, bir yerde o diye söylemez. Mesela Fatiha`da alemlerin rabbi diye üçüncü şahıs olarak söylüyor” diyor. Böyle diyenlere nasıl bir cevap vermeliyiz?

CEVAP
Bu ateistin ifadeleri, din düşmanlığından çok, onun cahilliğini göstermektedir. Fatiha bir duadır. Müminlerin nasıl dua etmesi gerektiği bildirilmektedir. Meali şöyledir:

Alemlerin rabbi, ceza gününün tek sahibi, rahman ve rahim olan Allah`a hamd olsun. Ey rabbimiz, sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi nimet verdiğin kimselerin doğru yoluna ilet, gazaba uğrayanlarla sapıtanların yolundan uzak tut.

Kur`anda ben, biz, o gibi ifadelerin kullanılışı hakkında İsmail Hakkı Bursevi hazretleri buyuruyor ki:
Sultanların dört türlü konuşma tarzı vardır:
1- Ben yaptım der.
2– Biz yaptık der.
3- Kendinden bahsetmeden (Şunlar emredildi) der.
4- Yalnız unvanı ile (Sultanınız size şunu emretti, şunlar size yasak kılındı) der. Üçüncü şahıs olarak o diye de bildirir.

Allahü teâlânın, bazen ben, bazen biz demesi, halkın aşina olduğu sultanlara mahsus bir hitap tarzıdır. O, sultanlar sultanıdır. Yukarıdaki gibi dört tarzla da hitap etmiştir. Kur`an-ı kerimden üçer örnek verelim:

1- Ben dediğine örnekler:
Yalnız benden korkun. (Bekara 40)
Ben tevbe edenin tevbesini kabul ederim. (Bekara 160)
Kullarım beni sorarlarsa, bilsinler ki ben, onlara yakınım. Benden isteyenin, bana dua edenin duasını kabul ederim. (Bekara 186)

2- Biz dediğine örnekler:
Biz şükredenlerin mükafatını vereceğiz. (Al-i İmran 145)
Biz kâfirler için perişan edici bir azap hazırladık. (Nisa 37)
Biz Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık. (İsra 8)

3- Kendinden bahsetmeden verdiği emirlere örnekler:
Oruç size farz kılındı. (Bekara 183)
Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. (Nisa 24)
Namaz, müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır. (Nisa 103)

4- Üçüncü şahıs olarak bildirdiğine örnekler:
Allah ki sizi yarattı. (Rum 40)
O Rab ki, yeri sizin için bir zemin, göğü de bir tavan yaptı. (Bekara 22)
O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. (Bekara 29)

Allahü teâlânın Ben demesi yüce zatına göre, Biz demesi, isim ve sıfatlarına göredir. İsim ve sıfatlarının çokluğu zatının birliğine zıt değildir. Çünkü isim ve sıfatların hepsi, zata aittir. (Ruh-ul-beyan c.1, s.37)

Rablerin rabbi demek

Sual: Mektubat-ı Rabbanide, (Ellerimizi rablerin rabbi olan yüce Allah`a açtık) deniyor. Rabler diye çoğul kullanmak uygun mu?

CEVAP
Bazı kelimelerin birkaç manası olur. Rab kelimesi de böyledir. Rab = Besleyen, yetiştiren, terbiye eden demektir. O zaman yukarıdaki ifade, (Ellerimizi terbiye edenlerin terbiye edeni olan yüce Allah`a açtık) anlamına gelir.

Posted in Allah, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | 2 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: